« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Artık çilek de yok kayısı da

G.Saray Başkanı, yeni yabancı sistemiyle Avrupa’da mücadelenin zor olduğunu söyledi.

Röportaj: Ali Naci Küçük
SON GÜNCELLEME

“Federasyon’un 6+0+4 kuralı değişmezse, bizde artık ne çilek ne de kayısı olacak. Türkiye’de sıkıntı yaşamam ama karşımdaki Avrupa takımının 10 oyuncusu başka ülkeden. Benim 6 oyuncu ile limitte olmam ise doğru değil.”

GALATASARAY’da kongreye 24 saat kala yeni yönetimi ile görevi yeniden devralmaya hazırlanan Başkan Ünal Aysal, Hürriyet’e konuştu...
Kurumsallık ana teması altında yeni bir liste yapan ve sarı kırmızılı kulübü daha da ileriye götürmeyi hedefleyen Aysal ile Akmerkez’deki ofisinde bir araya geldik. Kongre süreci, son günlerdeki gelişmeler ve en çok tartışılan yabancı oyuncu sayısındaki itirazlarıyla ilgili Aysal çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte Galatasaray Başkanı’nın söyledikleri...
- Türkiye’de çok kaliteli oyuncular var. Ama yeterli sayıda kaliteli oyuncu maalesef yetişmiyor. Futbol Federasyonu bir karar aldı. Benim için Galatasaray’ın, en büyük görevi ve hedefi yurt dışındaki başarılarını geliştirmek olmalı. Bir Avrupa kulübü olarak oturması gerekli. Ancak benim karşımdaki Avrupalı 11 oyuncunun, 10 tanesini değişik ülkelerden karma yapıp en iyi isimleri oynattığı zaman, benim 6 oyuncu ile limitte olmam doğru değil.

ELİMİZDEKİ İMKANLARLA YAŞAYACAĞIZ

Bunun sakatlığı var, cezası var, oynayamaması, oyun içinde yorulması var. Bunları değiştirecek oyuncu dahi bulamayacak olmam kulübede beni sıkıntıya sokuyor. Bu karar değişmezse, Galatasaray’da artık ne çilek ne de kayısı olmayacak. Elimizdeki imkanlarla yaşamanın yollarını arayacağız.

- G.Saray’ın Türkiye’deki başarısına bu sistem bir sıkıntı getirmez. Benim Türkiye’deki rekabet yönünden bir endişem olmaz. Ama Avrupa’da çok büyük sıkıntı yaratır. Yalnız bana değil, diğer Avrupa’da oynayan takımlarımıza da yaratır.

ALMANYA BU İŞİ BİLMİYOR MU?

Bunun bir de mali olarak şu noktası var. Siz Türkiye’de suni bir Türk oyuncu karaborsası yaratıyorsunuz, bu sistemle. Yabancı kısıtlaması, Türkiye’de değeri 100 olan oyuncuyu 300-400-500’e alma zorunluluğu getirecek.

- Almanya örneği çok iyi bir model önümüzde. Almanya’da yabancı kısıtlaması yok, serbest. Şampiyonlar Ligi finalini iki Alman takımı oynadı. Almanya Milli Takımı ise şu anda altın çağını yaşıyor. Her şey ortada. Bizde kulüplerin hepsinin alt yapısı şu anda sıfır kilometrede. Bizim alt yapılarımızı hazırlamamız en aşağı 5 sene sürer. Böyle bir karar alınacak olsa dahi ben faydasına inanmıyorum.

17 KULÜBE KARŞI SADECE BİR KULÜP VAR

TFF seçimlerini kulüpler yapıyor. Bu oyları biz veriyoruz. 17 kulübün imzası ile vermiş olduğu eski sistemin değiştirilmemesine dönük bir karar var ortada. Bunu sadece bir kulüp imzalamadı. Siz seçmeninizin kararına karşı ertesi gün bir başka karar alıyorsanız, demek ki bir sonraki seçimde aday olmayacaksınızdır veya aday olmamanız için herkes çalışacaktır.

- Bir tek kulüp burada sırf rekabet endişesi ile buna “Evet bu kararı destekliyorum” diyebilir. Diğer 17 kulübün hepsi bu karara karşıdır. Bizim sorunumuz başkan Yıldırım Demirören ile değil, TFF ile.

Rakiplerimiz bize 1 sene kaybettirdi

SON 1 seneye baktığınız zaman G.Saray, bir takım yeniliklerle sadece günü kurtarmak değil, istikbalini garanti etmek üzere bir düzenleme içine girdi. Her şey hukuki, ahlaki formüller içerisinde yürütüldü. 153 milyon hissemiz var. Sadece 410 hisse sahibi, bu konuda organize edildi, spekülasyon ortamı yaratıldı. Teşviklerle bazı insanlar organize edildi. Mahkemeler, yargı ve idari kurumlar, SPK tesir altında tutulmaya çalışıldı. Ama her zaman adalet yerini bulur ve adaletten kaçılmaz. Rakiplerimiz, Galatasaray’ı yıpratmak ve hamlesini durdurmak için bir takım hukuki ve bürokratik hamlelere başvurdular. Bize 1 sene kaybettirdiler. Onlar yönünden başarılı bir işlemdi. Galatasaray önümüzdeki dönemde bu 1 seneyi süratle kapatacaktır.

Hiçbir başarı tesadüf değildir

FENERBAHÇE’nin eski dönemdeki başarıları, nasıl tesadüf değilse, bu dönemde Galatasaray’ın başarı ve yükselişi de tesadüf değil. Bunların hepsi bir çalışma ve emek mahsulü. Hiçbir başarı tesadüf değildir.
Bu sene Fenerbahçe ile aramızdaki rekabette 7-1’lik bir galibiyet sonucu var lehimize. Demek ki bu dönem biz daha başarılıyız.

Terim de, Ataman da bana çok benziyor

TERİM ve Ergin Ataman gibi iki hocaya sahip olduğum için çok şanslıyım. İki hocam da başarıya endeksli teknik adamlar. Onlar da benim gibi, başarısızlığı rüyalarında dahi görmek istemiyorlar. İkisi de ne kadar başarılı olduklarını ispat ettiler. Başkanlığım sürecince futbolda Fatih Terim, basketbolda ise Ergin Ataman ile devamlılığın sağlanması için elimden geleni yapacağım.

Chedjou ile frene bastık

TRANSFERDE Chedjou’yu alıp, diğer bütün opsiyonlarımız hazırken frene bastık. Bütün bu karar sonrası imkanlarımızı nasıl kullanalım, nasıl yönlendirelim, oyuncu sayımızı nasıl hesaplayalım, bunun hesabı içerisindeyiz. Yani, her şey sil baştan olacak.

Tarihe geçmeyi elbette isterim

- TARİHE geçmeyi elbette herkes gibi ben de isterim. Bu bir gönül ve özveri işi. Bu özverinin arkasında tek beklenti, takdir edilmek. Başka hiçbir beklentimiz yok. Bunun kararını, tarihe nasıl geçeceğimi Galatasaraylılar verecek ve belirleyecek. Bu işler genellikle insanlar öldükten sonra olur. Yaşadığı sürece de tarih çalışmaz.

G.Saraylı, rengi ne olursa olsun gelip oyunu kullanacak

“Üyelerin görevlerinden biri oy verme fırsatını kullanmaktır. Galatasaraylı gelip oyunu kullanacak. Bu bir özveridir.”

GALATASARAY üyeleri karar mekanizmasının çalışmasını sağlayan temel taştır. Üyelerin görevlerinden biri oy verme fırsatını kullanmaktır. Eğer Galatasaraylı isen gelip oyunun rengi ne olursa olsun kullanacaksın. Bu bir özveridir. Kongreye gelip oy veren herkes, kulübüne ne kadar sahip çıktığını, ne kadar fedakarlık edebildiğini gösterecektir. Bu işaretlerle, yönetimler daha güçlü ve cesur kararlar alabilir. Ya da daha temkinli kararlar alıp, günü idare etmeye çalışırız. Bu görevi yapmayanlar, Galatasaray’ın ne başarısına ortak olurlar, ne de başarısızlık halinde bir kritik yapmaya sahip olurlar. Şu gerçek de var. Katiyetle ben 22 Haziran’da (yarın) gerçekleştirilecek bir seçime Mayıs ayında yapılan kongreler kadar katılım olacağına inanmıyorum.

YÜZDE 25 BAŞARILI BİR ORANDIR

Bu zaten mümkün değil. Yaz ayının ortasında bir dönem. Katılım kendiliğinden yüksek olmayacaktır. 6400 seçmenimiz var. Bu seçmenlerin hepsinin katılmasını beklemek mümkün değil. Beşiktaş kongresinde seçmen sayısının yüzde 25’i kadar bir katılım gerçekleşti. Bu rakam mantıklı. Bunu yakalarsak bu başarılı bir sayıdır.

Fatih Terim ile daha sık konuşuyoruz

FATİH Terim ile geçtiğimiz dönemlerde konuşmadığımız kadar, daha sık konuşuyoruz. bence kimseye ihtiyacı yok. Fatih Hoca zaten Florya’yı kendisi yönetiyor. Biz ona bu yetkileri vermişiz. Hocanın desteğe yardıma ihtiyacı olsa, zaten ilk arayacağı insan kulüp başkanıdır. Futbolun başında o var.

Zamanımızın yüzde 85'i Galatasaray'a gidiyor

- GALATASARAY Başkanı olduğum vakit, zannediyordum ki, kendi işlerimde olduğu gibi özel hayatıma da zaman ayırabilirim. Başladığım günden bu yana devamlı artan bir yükü taşımaya başladım. Baktığımda, ortalama yüzde 85 zamanım Galatasaray için geçiyor.


Bunları da Beğenebilirsiniz