Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Arslanlı ve ayılı devlet adamlarımız

    Hürriyet Haber
    09.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Geçmişte birçok devlet adamımız hayvan meraklısıydı. Meselá, 16. asrın meşhur Kapdan-ı Derya'sı Cezayirli Gazi Hasan Paşa, arslanlarıyla gezerdi. İkinci Meşrutiyet yıllarının Niyazi Bey'i geyik, Atatürk'ün Selanik'ten arkadaşı Mehmed Arif Bey de ayı beslerdi.Tarih boyunca hayvan meraklısı birçok devlet ve siyaset adamımız oldu. Meselá Cezayirli Hasan Paşa küçükken yakalatıp sarayına getirttiği aslanları bizzat yetiştirir, terbiye eder ve kışın konağında, yazın yalısında yanında bulundururdu. Arslanlardan duyulan korku yüzünden saray tarafından uyarılmasına rağmen bile ölene kadar bu meraktan vazgeçmedi.Bir diğer hayvan meraklısı meşhur da, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin kurucularından Resneli Niyazi Bey'di. 1873'te Resne'de doğdu. 1897 Yunan Harbi'nde Bulgar, Sırp, Yunan ve Ulah çetelerine karşı çarpıştı. İkinci Abdülhamid'e baskı yapan Üçüncü Ordu'yu desteklemek için taburuyla isyan ederek Balkanlarda dağa çıktı. Meşrutiyet istedi ve İkinci Meşrutiyet'in ilánında önemli bir rol oynadı.Dağa çıktığı zaman bir geyik buldu. Yakaladı ve ayaklanmanın uğuru sayarak terbiye etti. Meşrutiyet'in ilánından sonra dağdan inip İstanbul'a geldiğinde geyiğini de yanında getirdi. Her yere geyiğini de götürüyordu. Bir defasında Sultan Reşad'ın huzuruna kabul olunacağı sırada, saray görevlileri geyiğin saraya girmesine izin vermediler. Niyazi Bey sinirlendi, padişaha haber gönderip 'Beni görmek istiyorsa, geyiğimi de saraya alması lázım' dedi. Geyik, Sultan Reşad'ın izniyle saraya girdi ama halı döşeli mermer merdivenlere bir güzel pisledi fakat olay fazla dallanıp budaklanmadan kapandı.Niyazi Bey'in geyiği sadece bizde değil yabancı basında da meşhur oldu; hatta şerefine bir de marş bestelendi. Marş okullarda da okutulmaya başlanınca günün konusu oldu ve Dersim Milletvekili Lütfi Fikri Bey zamanın Milli Eğitim Bakanı'na soru önergesi bile verdi. Devlet büyüklerinin beslediği hayvanlar arasında en komiği, Atatürk'ün Selanik'ten arkadaşı olan Ayıcı Mehmet Arif Bey'in ayısıydı.Arif Bey, İstiklal Savaşı yıllarında İnegöl civarında üç aylık bir ayı yavrusu yakaladı. Besleyip büyüttü ve her gittiği yerde onu da yanına aldı. Ayı, zaman içinde insani alışkanlıklar edindi. köylü çocuklarla güreşiyor, canı çektiğinde sigara içiyor, gece karanlıkta tek başına uyuyamıyor, hatta genç kızlara aşık oluyordu. Bir defasında hiddetlenip sahibi Arif Bey'itokatladı, başka bir gün de Arif Bey'i ziyaretten dönen ve arabasının kapısını açıp binmeye hazırlanan Ali Fuat Cebesoy'u bir kenara iterek arabaya binip arka koltuğa kuruluverdi.Reşad Ekrem'le HOŞ SOHBETLERTandırlı kayık19. asrın álimlerinden ve tarihçilerinden Sahhaflar Şeyhizade Esad Efendi için şeyhülislámlığa getirilmek, bütün ömrü boyunca bir gaye olmuştu. Kış günlerine rastlayan bayramlarda kayığına tandır koydurarak saraya gider, 'Padişah beni unutmasın, elbet birgün şeyhülislám tayin eder..' derdi. Bu gayesine eremeden ölmüştür.Kocakarı İLAÇLARIMide ağrısının devası merdiven canbazlığındaMidede su olursa üç gün boyunca sabahları merdivenden baş aşağı inmek lazımdır.İki dirhem ceviz tohumu, iki dirhem marul tohumu, iki dirhem turp tohumu, iki dirhem maydonoz tohumu, iki dirhem çörek otu, bir dirhem kuru karanfil, bir dirhem ham nohut, on iki ak günlük birarada dövülerek yirmibeş dirhem bala karıştırılır. Bu maddeleri ihtiva eden bal kaynatılıp köpüğü alındıktan sonra ateşten indirilir, sabah ve akşam günde iki kahve kaşığı alınır. Bu tertip mideyi kuvvetlendirir, balgamı keser, ağız kokusunu giderir, midedeki gazları atar.Nane ile limon kabuğu bir arada kaynatılarak suyu içilirse mide ağrısı ve bulantı kesilir. Bazı kimseler buna biraz da şeker katarlar.Pelin ve melis yaprağı kaynatılıp suyu içilirse mide ağrısı geçer.Kavrulmuş çörek otu nöbet şekeriyle birlikte döğülerek karbonata karıştırılır ve toz halinde alınırsa midede ağrı kalmaz.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı