Arnavutluk’tan Kuveyt’e ‘ortak ekonomik bölge’ uzanır, biz lider oluruz

Hürriyet Haber
27 Ocak 2012 - 20:41Son Güncelleme : 27 Ocak 2012 - 20:41

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Arnavutluk’tan yola çıkan bir kişinin Avrupa Birliği’nde (AB) olduğu gibi ta Kuveyt’e kadar, Bahreyn’den yola çıkan bir kişinin Fas’a kadar rahatça hareket edebildiği ortak ekonomik bölge vizyonumuz var. Türkiye, bu bölgenin lideri olur” dedi.

TÜRKİYE’nin tarihi ve kültürel ilişkilerinin olduğu Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini belirten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Bizim tarihten gelen güçlü bağlarımızı bundan sonraki dönemde siyasi ilişkilerimizin geliştirilmesinde kullanmamız kadar doğal bir şey yok. Aslında tüm bu coğrafyanın tek bir ekonomik çevre olabileceğine de kuvvetle inanıyoruz. Sınırların anlamını kaybettiği insanların, ürünlerin, sermayenin ve enerjinin rahatça hareket ettiği bir vizyonumuz var. Arnavutluk’tan yola çıkan bir kişinin AB’de olduğu gibi ta Kuveyt’e kadar, Bahreyn’den yola çıkan bir kişinin Fas’a kadar rahatça hareket edebildiği ortak ekonomik bölge vizyonumuz var. Türkiye de doğal olarak bu bölgenin lideri olacaktır. Bununla demokrasiyi, barışı, güvenliği ve refahı önceleyen bir coğrafya oluşturmak istiyoruz” dedi.
Uzun süre çalışmak önemli
Türkiye’de ekonomi ekiplerinin uzun süredir görevinin başında olduğunu ifade eden Babacan, Bloomberg HT’ye şu değerlendirmeyi yaptı: “Avrupa’ya bakıyorsunuz hükümetler başkanlar ve müsteşarlar çok çabuk değişiyor. Oralarda daha alışamadan görev değişikliği nedeniyle uzun süreli bir perspektif de sergilenemiyor. Çünkü sonrası belli olmadığı için günü kurtaran kısa vadeli çözümlere yöneliyorlar. Bu da ülkelerin kısa vadeli kararlarla yönetilmesini beraberinden getiriyor. Adımlar atmış, reformlar yapmış tedbirler almış ve bunların sonucunda başarılı sonuçlar almış bir ekonomi yönetiminin olması Türkiye’nin avantajı diye düşünüyorum.”
Yunanistan kurtarılmalı
Avrupa’nın Yunanistan’daki ekonomik sorunların çözümü yönünde geç kaldığını ama çözüm için hâlâ bir şeylerin yapılabileceğini düşündüğünü anlatan Babacan, şöyle devam etti: “AB’de Yunanistan ile ilgili iki farklı düşünce var. Bir kesim Yunanistan’ın ‘fişini çekelim’ derken, diğer kesim ‘Yunanistan kurtarılmazsa faturayı tüm Avrupa ödeyebilir’ diyor. Biz Türkiye olarak Yunanistan’ın kurtarılması fikrine daha yakınız. Aslında sorun başında çözülebilirdi ama bu yapılmadı. Bu sorun çözülemeyince risk bütün Avrupa’ya yayıldı. Bugün Portekiz’de risk primi arttı. Kriz küçükken tedbir alınsaydı, iş bu noktaya gelmezdi. Avrupa bu işe el koymakta çok bekledi çok geç kaldı. Bu geç kalış nedeniyle bazı ülkelerin siyasi yapısı da olumsuz etkilendi. Karar alıcıların sorunun varlığından haberdar olup olmaması önemli. Bu durumlarda liderlerin tereddütlü tutumu piyasaları etkiliyor. Bize göre sorunun çözümü doğru kararların alınmasıyla mümkün. Yapılması gereken dürüst bir biçimde sorunların ortaya konması ve kararlı adımların atılması.”

IMF ‘Ben demiştim’ tavrını benimsiyor

IMF’nin yayınladığı raporlardaki tahminlerle, sadece Türkiye için değil Avrupa, hatta dünya için de karamsar olduğunu, 3 ve 6 ayda bir yayınladığı raporlarda sürekli aşağı yönlü revizyonlar yaptığına dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, şunları kaydetti: “IMF’nin bu tavrına önceki dönemde aldığı ağır eleştirilere maruz kalmama tedbiri de diyebiliriz. Çünkü 2008-2009 krizinde IMF eleştirildi. ‘Siz bütün ülkelerin mali durumlarına hakimsiniz neden sonucun böyle olacağı uyarısında bulunmadınız’ denildi. IMF daha kötü tablolar durumunda ‘bak ben demiştim’ tavrında olmak istiyor. Dünya bankası da Türkiye’ye dair büyüme tahminini bu yıl için 2 küsur belirlemişti. Artık böyle rakamları aklımda tutmuyorum.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı