Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arkadaşlarım çocuklarına okul araştırırken okullara yardım gönüllüsü olup çıktılar

Birgün Sinan’ın okul arkadaşlarından birinin annesi beni aradı. Nora, senin fikrine ihtiyacım var, dedi.

Oğlu Şubat 2001 doğumluydu ve kendisi 2000’lilerle birlikte, ilkokula seneye başlamasını düşünüyordu. Küçük yaştan beri yuvaya gittiği için artık evde sıkılacaktı. Uzmanlara oğlunu göstermiş, akademik olarak ilkokula hazır olduğunun garantisini almıştı. Ne var ki çocuğunun hangi okula gideceği konusunda kararsızdı. Bir taraftan çocuğunu, mahalle okuluna göndermeyi istiyor, bir taraftan da iki senedir gittiği için alıştığı okula devam etmenin doğru olabileceğini düşünüyordu.

Ben bir güzel telefonda bağırıp çağırdım ona... "Yahu ne güzel alışmış çocuk bu okula, arkadaşları var, niye alıp başka bir yere taşıyacaksın? Hem de erken yaşta okula başladığı halde!"

Sonuçta zeki bir çocuk olduğundan eğitimle ilgili bir sorunu olmayacağından emindim. Ama bir yaş bile, o yaştaki çocukların ilişkileri ve sosyalleşmeleri arasında öyle bir fark yaratıyor ki, çocuğun diğerleriyle başa çıkıp çıkamayacağından emin olamıyor insan.

Nihayetinde annesi mevcut okula devam kararı aldı ama yerinde duramadı ve mahalle okullarımız için araştırmalara başladı.

DESTEK BEKLİYORLAR

Bu araştırmaları sonucunda, hemen yanı başlarındaki Vişnezade İlköğretim Okulu’nu ziyaret ettiğinde gördüğü eksikler üzerine mayıs ayında bir kampanya başlattı. Amacı, mahalle okullarının eksiklerinin giderilmesi ve tüm çocukların yanı başlarındaki okullara devam edebilmesi. Dünyasını çocuklar üzerine kuran yakın bir arkadaşına bu konudan bahsettiğinde, o da tüm işi gücü arasında, "Haydi yola çıkalım ama mezun olduğumuz liseyi de (Beşiktaş Atatürk Lisesi) projeye katalım" dedi.

Böylece iki arkadaş, iki anne, çalışmaya başlayıp Milli Eğitim Beşiktaş İlçe Müdürlüğü’ne gittiler. Listeye Ortaköy’deki Kılıç Ali İlköğretim Okulu da eklendi.

Şimdilik projenin sadece Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi ayağı yürüyor. Nuray ve Cemile o kadar işlerinin arasında bir de bununla uğraşıyorlar. Eğer kaynak bulunabilirse diğer iki okul için hedefledikleri projelere de başlanabilecek.

B.A.A.L.’de şu an ne yapılıyor derseniz; kütüphanedeki binlerce kitap DEWEY sistemine göre bilgisayara aktarılıyor. Böylece öğrenciler yeni öğretim yılında kütüphaneyi kullanabilecek. Kapalı spor salonu ve okul yemekhanesinin 18 Eylül’de açılabilmesi için okul mezunlar derneği ve Okul Aile Birliği ile bir ekip olarak canla başla çalışıyor.

Üç haftada bir toplanıp gelişmeleri raporluyorlar.

Nuray ve Cemile bir hatırlatma da yapmak istiyorlar. Milli Eğitim’e Yüzde 100 Katkı Kampanyası çerçevesinde yapılacak yardımlar vergiden düşülüyor ve okul için satın alınacak bilgisayar ve yazılımlar KDV’den muaf tutuluyor.

Nuray Saatçioğlu Uygur ve Cemile Şenulubaş Tankurt desteklerinizi bekliyor. nuraysaatcioglu@superonline.com, tankurt@tnn.net

Çocuğunuzun fotoğrafını nasıl çekeceksiniz

Bebeğinizi büyük bir heyecanla dokuz ay beklediniz. Sonunda dünyalar güzeli bir çocuğunuz oldu! Ama doğduğu andan itibaren yüzü sanki an be an değişiyor. Anneye mi, babaya mı yoksa daha çok halaya ya da amcaya mı benziyor? Bebeğinizin her geçen gün değişen yüz ifadelerini ve gülücüklerini sonsuza kadar saklamak geliyor içinizden, değil mi? Hewlett Packard Görüntüleme ve Baskı Grubu Pazarlama Müdürü Gökhan Erdoğan bebeğinizin en güzel fotoğraflarını nasıl çekebileceğinizi anlattı.

ALTI KURU, KARNI TOK OLSUN

Siz her dakika şen şakrak, mutlu mutlu gülümseyen, dertten tasadan uzak biri misiniz? Değilsiniz tabii. Bebeğiniz de öyle. Fotoğraf çekmeye başlayacağınız zaman altının kuru, karnının tok, uykusunu almış olmasına dikkat edin.

KÜÇÜK SAĞLAM VE DİJİTAL OLSUN

Kamera kaydı da yapabilen dijital fotoğraf makineleri, bebeğinizin her anını ölümsüzleştirmenizde size en büyük yardımcı. Kullanımı kolay ve pratik bir makineyle günden güne gelişimini, giderek belirginleşen yüz ifadesini ve göz rengini yakalayabilirsiniz. Dolayısıyla, ilk önerimiz hálá edinmediyseniz bir dijital makine edinmeniz ve hafıza kartını büyütmeniz. Bebeğiniz dünyaya gözünü açtığı saniyeden itibaren hayatında sayısız ilk yaşayacak. Siz de tabii! Dolayısıyla ne kadar sık fotoğraf çekerseniz sizin için o kadar iyi. Küçük ve hafif bir makine, her zaman yanınızda taşımanız için kolay olur. Ama sağlam bir model seçmeniz de önemli. Çünkü bu makinelerin yere düşme ihtimali yüksek. Ayrıca bebeğiniz büyüdükçe, makinenize ilgi duymaya başlayacak ve elinizden almak için çırpınacak.

Fotoğrafçı babalar ne diyor?

Üç çocuk babası olan fotoğraf sanatçısı Koray Erkaya öncelikle sabırlı olmanız gerektiğini söylüyor. Portre çekimleri, ifade yakalamak adına çok zor. Yeni doğan ve küçük bebekler flaştan rahatsız olacağı için çekim yapılacak yerin aydınlık olması çok önemli. İkiz babası Tamer Yılmaz, doğal ışığın bebek ve çocuk fotoğrafları çekerken çok önemli olduğunu ve mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini anlatıyor. Sabah erken saatlerde ve akşamüstü güneşin aşağıya indiği zamanlar, sokakta çekim yapmak için en güzel zamanlar.

ÇOK FOTOĞRAF ÇEKİN

Mükemmel fotoğrafı çekmenin ilkelerinden biri de çok fotoğraf çekmek. Bellek kartınız dolacak diye endişelenmeyin. Her mama yiyişini çekin demiyoruz tabii ama çekimlerin arasını uzatmayın. O kadar çabuk büyüyorlar ki, "Aa, bizimki emekliyor!" derken bebeğiniz kalkıp yürümeye başlamış bile. Dijital fotoğraf makinelerinin en iyi yanlarından biri, beğenmediklerinizi anında silebilmeniz. Eninde sonunda bebeğinizin mutlu göründüğü, size baktığı ve gülücükler saçtığı birkaç fotoğrafı çekeceksiniz.

IŞIĞI DOĞRU SEÇİN

Fotoğraf için en güzel ışık, güneş doğduktan hemen sonraki saatlerde ve güneş batmadan önce. Güneşin tepeye çıktığı öğle saatlerinde keskin gölgeler nedeniyle bebeğiniz asık suratlı çıkabilir. Bu saatlerde fotoğraf çekmekte inat ediyorsanız, çocuğunuzu korumak için gölgelik bir yer bulun. Flaş kullanarak ışık ve gölge arasındaki keskinliği yumuşatmanız mümkün. Flaş kullanacaksanız bebeğinizden en az 1.5 metre uzakta durmayı unutmayın.

ARKA PLANA DİKKAT

Bebeğinizin arkasındaki görüntü ne kadar sade olursa, çekeceğiniz fotoğraflar da o kadar başarılı olur. Tek renkli bir battaniye ya da yastık kullanarak başlayabilirsiniz işe. Işığı yansıtan ya da dağıtan arka plan objelerini çerçevenin dışına taşıyın. Yakın plan çekimler her zaman daha başarılı sonuçlar verir. Makinenizin zoom özelliğini kullanın. Bütün çerçeveyi bebeğiniz doldursun. Yukarıdan çekmek yerine bebeğinizin seviyesine gelecek şekilde oturun ya da diz çökün. Farklı açılardan çekim yapın.

EŞİ-DOSTU-AİLEYİ UNUTMAYIN

Bebeğinizi dedesiyle, ninesiyle, amcası ya da teyzesiyle birlikte görüntülerseniz çok hoş sonuçlar elde edebilirsiniz. Hem aile albümünüz için çok güzel fotoğraflar çekmiş olursunuz hem de bunları bastırarak manevi değeri yüksek bir hediye verebilirsiniz.

GELİŞİMİNİ TAKİP EDİN

Fotoğraflarınızı çeşitlendirmenin bir başka yolu da bebeğinizi periyodik olarak aynı eşya ile, örneğin aynı oyuncağı ile çekmek. Büyümesini ay ay göreceksiniz.

MAKİNEYE YAPIŞIK YAŞAYIN

Tamam biraz abarttık ama her an fotoğraf çekmeniz gerekecekmiş gibi hareket ederseniz, herkesi kıskandıracak sonuçlar elde edebilirsiniz. Sürekli kıpırdanıp duran bebekleri hareketsiz çekmek çok zor. Bunun için birçok dijital makinede bulunan "Action" modunu öneririz.

SIRA GELDİ PAYLAŞMAYA

O kadar çok fotoğraf çektikten sonra onları bilgisayarın ve kütüphanenin bir köşesinde unutmayacaksınız değil mi? Bebek fotoğraflarının en güzel yanı, onları dostlarınızla paylaşmak. Dijital fotoğraflarınızı e-posta ile gönderebilir, internet ortamında yayınlayabilirsiniz. Ayrıca bir fotoğraf yazıcısı sayesinde evde son derece başarılı baskılar yapabilrsiniz. Bazı yazıcı modelleri için bilgisayara bile ihtiyacınız yok.
X