Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Arınç'tan Cumhurbaşkanı Sezer'e eleştiri

    Hürriyet Haber
    23 Şubat 2005 - 00:00Son Güncelleme : 23 Şubat 2005 - 00:01

    Arınç, "Basit biri olduğum için kızdığım zaman çok kötü şeyler söyleyebilirim, ama çok yükseklerde olan insanlar bir kitapçık fırlatarak kriz çıkabilir" dedi.  TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Aylık Olağan Oda Meclisi Toplantısı'na katıldı. Konuşmasında ekonomi ve iç politikadaki gelişmelere değinen Arınç, sanayicilerin sorularını da yanıtladı.    Ekonomideki dalgalanmanın siyasete mutlaka etkisi olacağını belirten Arınç, burada bir bileşik kaplar teorisinin işlediğini anlattı.     Böylesi durumlarda işin siyaset adamlarına düştüğünü belirten Arınç, siyaset adamlarının bu nedenden dolayı, çok sabırlı ve vizyon sahibi olmaları, ümit ve güven vermeleri gerektiğini söyledi.    İnsanları ümitsizliğe düşürecek, telaşlandıracak, dalgalandıracak, şüpheye düşürecek davranışlardan kaçınılmasının da kolay olmadığına vurgu yapan Arınç, bunun ise oldukça zor olduğunu kaydetti. Arınç, şöyle dedi:    “TEPKİLER, İNSANDAN İNSANA DEĞİŞEBİLİR”    “Mesela bana bir gazeteci aynı şeyi 5 defa sorduğu zaman, ben sinirleniyorum. Bana 5 defa soran, belki Başbakan'a 15 defa soruyor. Yani bu insani bir yapı, tepki vermemek mümkün değil, ama Şeyh Edebali'nin Osmangazi'ye vasiyetini esas kabul edip, bunu cebinde taşıyan insanların er kişinin karı olarak bunu yapmak zorunda. İşin başında olan kızmayacak, gücenmeyecek, işin başında sabırlı olacak hoşgörülü olacak, şu olacak, bu olacak.     KİTAPÇIK FIRLATMA OLAYI Bülent Ecevit başkanlığındaki 57. hükümet döneminde 19 Şubat 2001 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yolsuzluklarla yeteri kadar mücadele edilmediğini belirterek DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti eleştirmişti. Sezer, yolsuzlukla mücadelenin Anayasa emri olduğunu belirten Sezer, masadaki Anayasa kitapçığını hükümet ortaklarına doğru fırlatmıştı.Bunun üzerine hükümet kanadı MGK toplantısını daha başlamadan terk etmişti. Ecevit, düzenlediği basın toplantısında, Sezer’in, kendilerine bürokratların gözü önünde hakaret ettiğini belirterek bir devlet krizi yaşandığını söylemişti.Ecevit’in açıklamalarından sonra, 21 Şubat 2001’de borsa hızla düşmüş ve yabancı yatırımcılar çok kısa bir zamanda 7 milyar doları yurt dışına çıkarmıştı. Yaşanan siyasi gerilim, Türkiye’nin yaşadığı en büyük ekonomik krize dönüşmüştü."ÇOK YÜKSEKLERDEKİ BİRİ BİR KİTAPÇIK FIRLATIP KRİZ ÇIKARABİLİR" Yani ben kızdığım zaman çok kötü şeyler söyleyebilirim. Çünkü ben basit, yani alelade insanlardan bir tanesiyim.  Ama çok yükseklerde olan insanlar da, tepkilerini başka türlü ortaya koyabilirler. Küçük bir kitapçık fırlatır, ondan da bir kriz çıkabilir. Yani bu tepkiler insandan insana değişen şeylerdir. Sonuçta meydana getireceği neticelere bütün bir toplumun nasıl acıyla katlandığını ve yıllarca bu krizlerden nasıl etkilendiğini görmeliyiz.” "TÜRKİYE'DEKİ YAPI GÜÇLÜ OLMALI" Bütün bunlar nedeniyle Türkiye'deki yapının güçlü olması gerektiğini vurgulayan Arınç, hem ekonomik hem toplumsal hem de siyasi ortamın, 'hafif bir cereyandan nezle olup gribe yakalanmaması' veya 'akciğerlerinin soğuk toplamayacak duruma gelmesi” gerektiğini  söyledi.    Arınç konuşmasına örneklerle devam ederken, söz gelimi borsanın ”birisi hapşırdı veya gülümsedi” diye düşmemesi gereğine işaret ederken, şöyle konuştu:    “Sayın Bush ile sayın Erdoğan'ın 8 dakika ayakta konuşmasında, şunu veya bunu söylemiş olması hepimizi sevindirir hale gelmişse, bunun aksine, oradan geçerken farkında olmadan başını çevirmemiş ve onu görmemişse demek ki borsa düşecektir, ekonomide dalgalanmalar olacaktır. Böylesine gülünç, basit, iğrenç şeyleri geçmişte çok yaşadığımız için şimdi gülerek hatırlıyoruz” diye konuştu.     Arınç, artık onun bunun bakışından, sözlerinden, davranışlarından etkilenmeyecek ciddi bir yapıya Türkiye'nin kavuşmaya ne kadar ihtiyacı olduğunu, herkesin görmesi gerektiğini vurguladı.    BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI        Konuşmasında Başkanlık sistemine ilişkin düşüncelerini de dile getiren Arınç, demokratik parlamenter sistemin Türkiye için ideal olduğunu düşündüğünü, ancak bunun dışındaki tartışmalara da saygı duyduğunu söyledi.    “Başkanlık sisteminin çok yararlı olduğu” söyleyen bir kişiyi de kendisinin dinleyeceğini, kendi düşünceleri çerçevesinde mutlaka bir paylaşımda bulunacağını anlatan Arınç, “ama başkanlık sistemi diye konuşanlara 'vay cumhuriyet düşmanı, rejim düşmanı' diye alel usul düşünmeden, inanmadan, bilmeden, görmeden bir takım suçlamalar yapılmasını da, doğrusu ayıplarım” dedi.    Türkiye'de bütün meselenin Türkiye'nin nasıl daha iyi yönetileceği konusu olduğunu belirten Arınç, bu konuda fikrini söyleyen herkesin, fikrinin dinlenmesinin demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğunu söyledi.    “İMAM HATİP LİSELERİ, TÜRKİYE'NİN GERÇEĞİ” Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Arınç, bir çocuğun 7 yaşında alınıp 15 yaşına kadar aynı eğitim sistemi içerisinde muhafaza edilmesinin, her çocuğun kabiliyetinin farklı olduğu düşünüldüğünde, neden farklı okullarda meslek elemanı, ara elemanı olarak yetiştirilmediğini anlamanın mümkün olmadığını söyledi.  Arınç, “ama bunu bir ölçüde anlayabilirsiniz, İmam Hatip liselerini karşıda bir hedefe koyar da, yalnız 'o kalmasın' diye bütün meslek liselerini aynı kotanın içerisinde mütalaa ederseniz, bu çok yanlış bir şey olur. İmam Hatip Liseleri, Türkiye'nin bir gerçeğidir” dedi.  Bu liselerin yeterli olup olmadıklarının tartışılabileceğini, isimlerinin değiştirilmesinden, müfredat programlarının değiştirilmesine kadar, her şeyin tartışılabileceğine dikkati çeken Arınç, bunların Türkiye'de tabu olmadığını sözlerine ekledi.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı