Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arınç, olaydan kötü kokular alıyor

Başbakan yardımcısı Arınç ile dün birkaç saat süreyle başka konuları da kapsayan bir birlikteliğimiz oldu. Tabii iş ister istemez döndü dolaştı suikast girişimine geldi. Arınç’ın neler söylediğini televizyonlardan ve gazetelerden okumuşsunuzdur. Ben size onun neler söylemediğini anlatacağım, kendi gözlemlerimi paylayaşacağım.

Tekrar ediyorum, aşağıda okuyacaklarınız Arınç’ın ağzından çıkmadı. Bunlar benim gözlemlerim.

 

Başbakan yardımcısı, Genelkurmay Başkanlığının yaptığı açıklamayı tatmin edici bulmuyor. Eski türkçe deyimiyle “zırva tevil götürmez” (saçma sapan boş bir düşünceyi, eylemi haklı göstermeye kalkışmak yanlıştır) anlamına gelen bir tutum içinde. Evinin etrafındaki askerlerinbaşka bir görevle orada bulunduğu gerekçesine de inanmıyor. İlerde gerçekleştirilebilecek bir girişimin hazırlığı olabileceği kanısında.

 

Arınç, işte bundan dolayı biran önce bu konunun iyi bir şekilde soruşturulup gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyor.

BU GÜVENSİZLİK BİTİRİLMELİ

 

Bütün bu olayda beni en rahatsız eden noktaiktidarla Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki genel güvensizlik havasının bir türlü giderilememesidir.Bir ülkenin silahlı kuvvetleri bir açıklama yapıyorsa bu açıklamaya inanmak gerekir.Bir ülkenin silahlı kuvvetleri kamuoyunu yanıltamaz, yanıltmaz. Ancak, gelin görün ki, bizde TSK ne kadar açıklama yaparsa yapsın artık inandırıcı olamıyor. Bu gidişin devamı Türkiye’nin güvenliğini dahi tehdit eder bir noktaya gelebilir.

 

Buvahim bir durumdur.

 

Ne yapılıp edilip, bir an önce güvensizlik ortamı giderilmelidir.


“TÜRKİYE AVRUPADA DEĞİLSE, KIBRIS NEREDE?”

 

Avrupa Birliği dönem başkanlığı bu ay sonunda İsveç’ten İspanya’ya geçiyor.

 

İsveç’e, özellikledışişleri bakanı Carl Bildt’e bu ülkenin bir teşekkür borcu var.

 

Dönem başkanlığını aldıktan sonra, daha önceki politikalarını aynen sürdüren İsveç, görev süresince de Türkiye’nin tam üyelik projesini arslanlar gibi savundu. Hele, Carl Bildt’in bir çıkışı var ki, sizlere bahsetmeden edemeyeceğim.

 

Biliyorsunuz, başta Fransız  Cumhurbaşkanı Sarkozy olmak üzere, bir kesim var ki, sürekli şekilde Türkiye’nin Avrupalı olmadığını söylerler.

 

Küçücük bir bölümü (Trakya) Avrupa’da bulunan Türkiye’yi coğrafi açıdan Avrupalı sayamayız” derler.

 

Bu seslerin Avrupa Parlamentosunda, hatta Komsiyon veya Konsey toplantılarında da tekrarlanması üzerine  Carl Bildt’in tepkisi çok ilginç:

 

Türkiye’yi Avrupalı saymıyorsunuz. Sadece Trakya’nın Avrupada bulunmasını ve geri kalan bölümün, Anadolu’nun Avrupa dışındaolmasını sebep gösteriyorsunuz.O zaman ben size şu soruyu sormak isterim: Eğer TürkiyeAvrupada değilse, alkışlarla tam üyeliğe kabul ettiğimiz Kıbrıs’ın neresi Avrupa’da?

 

Bu yaklaşım şimdiye kadar kimse tarafından akıl edilmemiş, kimse tarafından ortaya atılmamıştı.

 

Bu gerçeği herkese hatırlattığı için, teşekkürler Carl Bildt...


SAĞLIK BAKANLIĞI, ÇOK HATA EDİYOR...

 

Sağlık Bakanlığı çok hatalı bir karar verdi.

 

Domuz gribinden ölenlerin sayısının bundan böyle açıklanmayacağını duyurdu.Halkı paniğe sürüklememek için böyle bir adım atıldığı söylendi.

 

Bu kararda ben, Başbakan’ınparmak izini görür gibiyim. Zaten başından beri, Akdağ, tüm başarılı çalışmalarına rağmen, kendini Başbakana bir türlü beğendiremedi.

 

Başbakan, aşı olmayacağını söyledi ve aşı kampanyasına ağır bir darbe vurdu. MHP’li Osman Durmuş kadar olmasa dahi, kafaları karıştırdı. Bakanıyla aynı görüşte olmadığını söyleyerek, kuşkuları arttırdı.

 

Başbakan, ölü rakkamlarının açıklanmasını istemediğini de bir ara söylemişti. Demek ki, kararda da Erdoğan’ın parmak izi var.

 

Ancak, hata edildi.

 

Bundan böyle fısıltı gazetesi baskıya geçecek. Farklı niyeti olanlar, şimdi “İktidar yasakladı. Zira korkuyorlar. Anadolu domuz gribinden kırılıyor. Ölü sayısı binleri aşıyor” yalanını seslendirecekler.

 

Siz, doğruları açıklayamadığızdan dolayı toplumun kafasında derin soru işaretleri yaratacaksınız.

 

Bu iş bütün dünya’da böyledir.

 

Bilgiyi sakladığınız, enformasyonu ve diyaloğu kıstığınız oranda, spekülasyona çanak tutarsınız.

 

Fısıltı gazetesini de hiçbir şekilde yasaklayamazsınız.

X