Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arınç’la olmuyor

<B>BÜLBÜLÜN çektiği dili belasıdır </B>diye bir halk sözü var. Galiba bunu biraz da bizim TBMM Başkanı <B>Bülent Arınç </B>için söylemişler.<br><br><B>Arınç </B>aslında iyi bir hatip. Ama aynı zamanda iyi bir hatibin asıl meziyetinden yoksun. Çünkü diline hakim olamayıp her şeyi bir anda berbat ediveriyor:

Dün, Bayan Arınç’ın adının bu yılki 23 Nisan davetiyesinde neden olmadığını soran gazeteciye, ‘Bunun karşılığı şeyini şey ettiğimin şeyidir. Bu konuda bilinmedik ne kaldı’ demesi gibi.

Bu öyle bir söz ki, tevil mevil götürmüyor. Düpedüz sansürlenmiş türden ağır bir küfür.

İyi de, ‘kime?’ küfür?

Bu sorunun yanıtını istediğiniz gibi verebilirsiniz. Ama hangisini verseniz, iyi bir yere varamazsınız.

Tahrik edici olmak istemiyoruz ama Sayın Arınç’ın bu sözlerinin kendisine TBMM Başkanlığı sıfatını veren Cumhuriyet rejiminin tanıdığı hemen her değeri hedef aldığını düşünmekten de kendimizi alamıyoruz.

Sayın Arınç gerçi, bu sözler ağzından çıktıktan bir saat kadar sonra;

‘Bir basın mensubu arkadaşımızın sorusu üzerine verdiğim cevap, yanlış anlaşılabilecek durumdadır. Sinirli olarak verdiğim cevabın maksadını aşan bir üslup olduğunu kabul ediyorum. Bu açıdan üzüntümü belirtmek istiyorum’ şeklinde bir açıklama yapmış ama Arab’ın, ‘Ba’de harab-ül Basra’ (Basra harap olduktan sonra) diye bir sözü var ya... Aynen onun gibi.

Aslında Arınç’ın, kendisindeki bu ‘kızınca gerçek kimliğini dışa vurma’ zaafının farkında olduğu biliniyor. O zaman ağzına geleni söylüyor.

Nitekim anımsayacaksınız, ‘değiştik’ iddialarıyla seçmenden oy isteyen AKP’nin (Adalet ve Kalkınma Partisi) adayı olmasına rağmen 3 Kasım 2003 seçim kampanyasında, ‘Türban meselesini çözmek namus meselemizdir’ diyerek ‘AKP’nin şahini rolüyle dikkati çekmişti.

Sonra ‘inat olsun diye Meclis Başkanlığı’na aday olduğunu’ açıkladı. Ardından Milliyet Gazetesi’ne verdiği bir demeçte;

Bildiğimi söylerim. Erbakan’ın yanlışlarına ortak olsaydım çoktan bakan, 50 defa genel başkan olurdum. Tayyip Bey’in yanında, onun yanlışlarına ortak olsaydım, bu noktada bulunmazdım’ dedi. (26.11.2002 Milliyet)

Sonra tuttu, ‘Ben geldiğim her yere seçimle geldim. Kimsenin çantasını taşımadım’ (1.12.2002 Hürriyet) diyerek birilerine taş attı.

Derken tuttu, eşini türbanıyla resmi protokole sokma kavgasının öncüsü oldu. Bu yürümeyince, geçen yıl kendisi tarafından verilen 23 Nisan kokteylini şöyle anlattı:

Davete göğüs dekoltesi açık olanlar bile katıldı. Asıl tehlike budur.’

Sayın Arınç sadece bunları söylemiyor:

Ben Atatürk’ün makamında oturduğumun farkındayım. Ben Atatürk milliyetçiliğine, devletin ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlıyım’ (4.12.2003 Akşam) diyor, diyor ama sıra onu göstermeye gelince bir türlü tutturamıyor.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI