Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Arınç: Kimsenin benim için uykuları kaçmasın

    Hürriyet Haber
    24.07.2007 - 18:56 | Son Güncelleme: 24.07.2007 - 18:56

    TBMM Başkanı Bülent Arınç, yeni dönemde Meclis Başkanlığı'na aday olup olmayacağı sorusuna "Kimsenin benim için uykuları kaçmasın" yanıtını verdi.

    CNN Türk'te canlı yayında Yavuz Oğhan'ın sorularını yanıtlayan Arınç, “Meclis Başkanlığı ya da kabinede görev alıp almayacağına” ilişkin soru üzerine, kendi üzerinde hesaplar yürütenler olduğunu, bunlara
    acıdığını ve üzüldüğünü söyledi. “Ya beni tanımıyorlar ya tanıdıkları  halde bir şekilde yıpratmak, örselemek istiyorlar” diyen Arınç, ancak bu kişilerin başarılı olamadıklarını kaydetti. Arınç, “Manisa'da ve Türkiye'de alınan sonuç, herkesin gözünün önündedir” diye konuştu.

    Bir televizyon kanalında, “Arınç, tekrar Meclis Başkanı olmalı mı?' diye program yapıldığına dikkati çeken Bülent Arınç, “AK Parti'nin yeniden tek başına iktidara gelmesi ve yüzde 46'lık oy alınmasında 10 sebep varsa, bunlardan bir tanesi de Meclis çalışmalarıdır; benim şahsen Meclis Başkanlığım, Meclis Başkanlığında halkı kucaklamamdır” dedi.
    Bunda, Meclis Başkanlığında halka verdiği sivil, demokrasi mesajları ile Meclisin çok başarılı bir yönetimle ve performansla çok önemli kanunları çıkarmasının etkisi olduğunu anlatan Arınç, “5 nedenden, 10 nedenden, 100 nedenden biri, hem benim Meclis Başkanlığım, hem Meclisin başarısı, hem de Meclisin halka verdiği mesajdır” diyerek, Meclisin 2002'ye kadar paspas gibi yerde süründüğünü anlattı.

    Siyaseti, demokrasinin ana merkezi yaptıklarını; sivil kanalları açmaya çalıştıklarını, her Meclisin açılışında sivil mesajlar verdiklerini ifade eden Arınç, “Bazen de çok tartışıldı” denilmesi üzerine, “Çok tartışıldım. O tartışmalar da AK Parti'ye çok şey kazandırdı. Çünkü bana yöneltilen itirazların hiçbirinin 5 kuruşluk değeri yoktu. Onların her biri, militarist düşünceydi” diye konuştu.

    LAİKLİK İLKESİNİN YENİDEN TANIMLANMASI

    Bülent Arınç, özellikle laiklik ilkesinin yeniden tanımlanmasının çok tartışılan konulardan biri olduğunun ifade edilmesi üzerine, laiklik ilkesine gönülden bağlı bir insan olduğunu söyledi. “Laiklik adına millete zulmedilmesine hiçbir zaman taraftar olmadım” diyen Arınç, Almanya'daki, İngiltere'deki, Anglosakson'daki, Amerika'daki laiklik anlayışını istediğini kaydetti. Arınç, şöyle konuştu:

    “Onlar, laiklik adına Türkiye'yi bir cezaevi haline getirmek isteyenler. Laiklik adına bütün özgürlükleri kısıtlamak isteyenler. Böyle bir anlayış yok. Ben onlara, 'Anlayışınızı değiştirin, halkı kucaklayın, hiçbir korku, endişe taşımayın...' diyorum. Halk, laikliği benimsedi. O kadar benimsedi ki sonuçlar ortada, sokaklar ortada, yaşam biçimi ortada, eğlence merkezleri ortada, bürokratik kurumlar ortada... (Cumhuriyet oylanacak, laiklik oylanacak) ne demek? Aldığınız bu oy oranlarıyla, Türkiye'de laikliğin, cumhuriyetin yüzde 20 kadarının mı sahibi var? Hani nerede o meydanları dolduran 5 milyonluk mitingler?”

    Bülent Arınç, “(Laikliği yeniden tanımlamak gerekir) sözünüz mü AK Parti'nin oylarının artışında etkili oldu? Önümüzdeki dönemde bu tanımlamayı ne yapmak lazım?” sorusu üzerine, Meclis Başkanı olduktan sonra, 2. gün eşiyle birlikte Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i uğurlamak için havaalanına gittiğini söyledi. Arınç, “Sivil bir alanda Cumhurbaşkanını eşimle birlikte uğurlamak kadar insani bir davranış olabilir mi? Ben, bunu insani bir davranış, hem de protokol gereği yerine getirdim. Ama bazı laikçiler, benim havaalanında eşimle birlikte uğurlamamı bile idamlık suç olarak gösterdiler. Laikliğe aykırı bir eylem olarak gösterdiler. Buna Türkiye'de inanacak 20 tane insan çıkmaz. 20 tane insanın dışındaki 69 milyon insan, beni ve eşimin tutumunu haklı buldu” diye konuştu.

    “Madem haklıydınız, bir daha niye gitmediniz?” sorusu üzerine Arınç, bu sorunun cevabının, bilinen bir cevap olduğunu, AK Parti'li yöneticiler olarak “Ülkeyi gerginliklere sokmadan, kavga ortamına götürmeden, bize ne yapılırsa yapılsın, bunu sinemize çekeceğiz, ülkemiz adına bu fedakarlıkları yapacağız” dediklerini söyledi. Arınç, “Yaptığımız öyle şeyler vardır ki bunu, zamanı gelince söyleriz. Her zaman sustuk, sineye çektik, yeter ki kurumlar arasında kavga olmasın, yeter ki Türkiye'de ekonomik istikrarı, huzur ortamı bozacak birileri devreye girmesin' diyedir. Sessizliğimiz, suskunluğumuz bundandır. Yanlışlığımızdan değil” dedi.

    “...YALNIZ KALDIĞIMIZ GÜNLERDE, SADECE ÜLKEMİZİ DÜŞÜNDÜK”

    Arınç, şöyle devam etti:
    “Ben ve eşim, Sayın Cumhurbaşkanını uğurlarken de burada 23 Nisan resepsiyonu verirken de yalnız kaldığımız günlerde sadece ülkemizi düşündük. Herkes bizimle alay etmiş olabilir. Bizi küçümsemiş olabilir, kişilik haklarımıza saldırıda bulunmuş olabilir. Ama eşimle birlikte 23 Nisan akşamları, burada birilerini kabul etmek için en güzel giysilerimizle, kendi mekanımızda (hoş geldiniz) deseydik, Türkiye'yi karıştırırlardı. Yaptığımız iş, Türkiye adına fedakarlıktır.”
    Arınç, “Bu fedakarlığa devam mı yoksa tamam mı?” diye sorulması üzerine, fedakarlığın, ülke adına her zaman yapılabileceğini ifade etti.

    “KURUMSAL MUTABAKATIN ZAMANI GELDİ”

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın “toplumsal mutabakata” ilişkin sözlerine işaret eden Arınç, “16.5 milyon insan, sokaktaki 2 kişiden 1'i, AK Parti'nin muhafazakar, demokrat, merkez partisi kimliğine oy veriyor. İş bitmiştir. Netice bu, bu neticeyi kimse küçümsemesin” dedi. Başka bir soru üzerine Arınç, kurumsal mutabakatın da zamanının geldiğini belirterek, “Herkes, bu sonuçlara göre Türkiye'yi yeniden tanımak, yeniden algılamak, meşhur, mevcut korkularından kurtulmak, el sıkışmak, biraz daha sosyolojik açıdan bakış yapmak, biraz daha toplumun içinden, onların isteklerini öğrenmek ihtiyacını duyacaklardır” dedi.
    “Bu dönem olur mu” sorusu üzerine Arınç, “Bu dönem olur, bundan sonraki dönem olur. Türkiye iyi günlere gidiyor” karşılığını verdi.

    “BAKANLIK YAPMADIM AMA BAKANLIK TEKLİF EDİLMİŞTİ”

    “Bülent Arınç, önümüzdeki dönem ne yapacak?” diye tekrar sorulması üzerine Arınç, “Bu seçim zaferi içinde Bülent Arınç olarak milyonda 1 payım olsa bile, inanıyorum ki tavrım, duruşum, sözlerim, halka verdiğim mesajlar, sivil bir kurumun içinde sivil konuşmaların, bu başarının içinde beni bir aktör haline getirmiştir” dedi.

    Arınç, Meclis Başkanlığı konusundaki spekülasyonların “küçük şeyler” olduğunu, hiçbir zaman ısrarcı olarak, inat ederek Meclis Başkanı olmadığını ifade ederek, “Şimdi yine benim ısrarım, talebim yoktur. Hiçbir talebim yok, ben görev insanıyım. Bana görevi verecek olan, önce AK Parti ve Genel Başkanıdır” derken, Meclis Başkanı olup olmamasının, kendisi açısından fark edip etmeyeceğinin sorulması üzerine de “Hiçbir şekilde fark etmez” karşılığını verdi.

    “Meclis Başkanı sürecinde mercekler üzerinizdeydi. (Şimdi kabine içinde olsam) demez misiniz?” sorusuna, “Sade milletvekilliğini özlediğimi söyleyebilirim” dedi. “Bakanlık yapmadınız ama...” denilmesi üzerine Arınç, “Doğru, bakanlık yapmadım ama bakanlık bana teklif edilmişti. Ben Meclis Başkanlığını tercih ettim” dedi. Arınç, hiçbir beklenti içinde olmadığını, AK Parti Genel Başkanının bir görev teklif etmesi halinde bunu üstlenebileceğini belirterek, “Bu, benim partimin bana nerede ihtiyaç duyacağıyla ilgili bir konudur. Kimsenin uykuları kaçmasın, bu adam Meclis Başkanı olur mu diye?” dedi.

    Bülent Arınç, Parlamentoda yeni dönemde, uyum ve uzlaşma içerisinde, ancak farklılıkları zenginlik olarak kabul eden bir anlayışın hakim olacağını düşündüğünü söyledi. Bunun en güzel örneğini, cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşamayı ümit ettiğini ifade eden Arınç, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde kolay ama yerinde yapılacak bir görüşmeyle, uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçiminin yapılabileceğini düşünüyorum” dedi.

    Erken seçim olup olmayacağının sorulması üzerine Arınç, “Erken seçim oldu” dedi. Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde yeni bir seçime gitme ihtimalini 10 milyonda 1 ihtimal olarak gören Arınç, “Bu insanlar deli mi?” diye sordu.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı