"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Arınç bu işe sevinemedi galiba

USAME bin Ladin’in öldürüldüğünün açıklanması fanatik İslamcı gruplar dışında kalan kesimlerce küresel terör ile mücadelede önemli bir olay olarak karşılandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Dünyanın en büyük terör örgütünün başının bu şekilde ele geçirilmesi herkese ibret meselesi olmalı. Memnuniyetle karşılıyorum” dedi.
Bununla ilgili açıklamaları okurken dikkatimi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sözleri çekti.
Arınç şöyle diyor: “11 Eylül saldırısının El Kaide örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edildiğine göre, bunun üzerinden 10 yıl geçmesine bugüne kadar niçin müsamaha edilmiş veya göz yumulmuştur? Bunlar da kamuoyunda tartışılacak hususlardır.”
Arınç belki farkında değil ama Türkiye’nin de bir parçası olduğu Afganistan operasyonu on yıldır bu amaçla yapılıyor.
Birleşmiş Milletler, El Kaide’yi ve liderini koruduğu için Taliban yönetimindeki Afganistan’a müdahale etti, on yıldır orada savaş sürüyor.
Arınç sanki Bin Ladin’in ölü olarak ele geçmesine sevinememiş gibi!
Onun her açıklamayı daha sonra bir kez daha açıklamak zorunda kaldığını biliyoruz, belki de bu açıklamasını da açıklayacak başka bir açıklamayı bugün yapar!

Yanıldım, özür dilerim!

YARGITAY Cumhuriyet Başsavcılığı için Yargıtay’da yapılan seçimin ardından ortaya çıkan adaylara bakınca bir tahminde bulunmuş ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 3. Ceza Dairesi üyesi Hakkı Manav’ı atayacağını yazmıştım.
Bunu yazarken Cumhurbaşkanı’nın bundan önceki atamalarında izleyeceği yolu izleyeceğini varsaymıştım.
Yani AKP’ye yakın bir ismin seçileceğini düşünmüştüm.
Hakkı Manav’ın kızının nikâh şahidi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı ve Cemil Çiçek’in bakanlığı döneminde Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı’na atanmasını Ahmet Necdet Sezer veto etmişti.
Bu referanslara ve özellikle rektör atamalarında izlenen yola bakınca da Hakkı Manav’ın adı ön plana çıkıyordu.
Cumhurbaşkanı beni yanılttı ve göreve en çok oyu alan Hasan Erbil’i atadı, Erbil’i yeni görevi nedeniyle kutlarım.
Bu durumda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ve siz değerli okuyucularıma karşı bir özür borcum olduğunu düşünüyorum. Bu yazıyı yanıldığımı belirtmek ve özür dilemek için yazdım.
Dilerim Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bundan sonraki atamalarında da aynı yolu izler, partiye yakınlık tayin ve terfiler için bir referans olmaz.

Bodrum’un çözülmeyi bekleyen sorunları

HER yıl olduğu gibi bu yıl da Bodrumlu mandalina üreticileri bahçelerine yaptıkları masrafları çıkaramadılar. Çıkarabilenin yanına kalan kâr bir yıl yaşamaya da yetmiyor.
Biliyorum, çünkü aynı şeyi yaşadım. Bahçeye bakım için harcadığım para, kilosu ağaçta 20 kuruş eden mandalina satışından karşılanamıyor.
Bu devirde “Devlet destekleme alımı yapsın” gibi demode ve saçma bir şey söylemeyeceğim tabii.
Ama mandalina üreticilerini, bahçelerini satmaktan ya da kurumaya terk etmekten kurtaracak rasyonel yollar var.
Mesela Bitez Belediyesi, agro turizmi teşvik ederek bahçeleri kurtaracak bir imar planı hazırlığı içinde. Ama bürokrasinin malum tıkaçları bu işin gerçekleşmesini hangi yıla bırakır, o vakte kadar bahçe kalır mı, bilemem.
Bodrum Ticaret Odası, katma değeri yüksek ürünler geliştirerek mandalinayı kurtarmak için çabalıyor. Bodrum Mandalina Gazozu, bu amaçla çıkarıldı ama tüketimi sınırlı. Oysa bölgedeki her otel, mavi yolculuk teknesi, lokanta ve barlar bu gazozu satsa ciddi bir potansiyel var. Bodrumlu turizm işletmecileri unutmasınlar ki Bodrum’u çekici kılan tek şey deniz ve eğlence değil.
Bir başka sorun yarımadaya dağılmış küçük beldelerin maddi olanakları yetersiz, buna karşılık yazın üç-dört misline katlanan nüfus da hizmet bekliyor. Yarımadada geçen yıl sürdürülen altyapı çalışmalarından sonra bozulan yolları tek başlarına yapabilmelerine olanak yok, devlet bu işe bir el atmalı.
Bir diğer tuhaflık mavi yolculuk tekneleri ile ilgili. Bir turist eğer Bodrum’daki bir otel ya da pansiyonda konaklarsa yüzde 8 KDV ödüyor. Aynı turist tekne ile mavi yolculuğa çıkarsa KDV oluyor yüzde 18!
Teknelerdeki nitelikli yatak kapasitesi 3500 civarında. Önemli bir potansiyel var ve gelişmeye hazır bir sektör bu. Maliye Bakanlığı’nın bu işe de bir el atması şart.

X