Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Arınç: 29 Ekim Resepsiyonuna gideceğim

    Hürriyet Haber
    19 Ekim 2003 - 00:00Son Güncelleme : 19 Ekim 2003 - 00:01

    TBMM Başkanı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından verilecek 29 Ekim Resepsiyonu'na katılacağını bildirerek, ''Şahsi düşüncelerimi, duygularımı, kaprislerimi varsa bir kenara atmasını da bilirim'' dedi. Arınç Anayasa değişikliği ve YÖK tartışmaları ile ilgili konulara da değindi.TBMM Başkanı Arınç, Meclis'in ''Refik Belendir Sosyal Tesisleri''nde parlamento muhabirleri ile kahvaltılı sohbet toplantısında biraraya geldi. Bir gazetecinin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından verilecek resepsiyona katılıp katılmayacağı sorusu üzerine Arınç, ''Bu tür sorulardan artık beni de kurtarın, siz de kurtulun. Resepsiyon öncesi ve sonrası Türkiye'de bir gerilim noktası olmaktan çıkarılmalı. Sizleri çok seviyorum, çok saygı duyuyorum. Ama (Resepsiyondu, geldi mi, gitti mi,gelecek mi, gelmeyecek mi?) artık ben bu soruları aştığımıza inanıyorum'' dedi. Devletin önemli bir noktasında Meclis Başkanı olarak hizmet ettiğini vurgulayan Arınç, şunları söyledi: ''Şahsi düşüncelerimi, duygularımı, kaprislerimi, varsa bir kenaraatmasını da bilirim. Dolayısıyla görevimi yaparken ne gerekiyorsa bihakkın onu ifa etmek benim dikkat ettiğim bir husustur. 29 Ekim Resepsiyonu'na elbette gideceğim. Ama bunu niçin sorduğunuzu anlayamıyorum. Elbette gideceğim, Cumhuriyet Bayramı'nın akşamında Sayın Cumhurbaşkanı'nın bir davetine benim katılmamam sözkonusu olamaz.''      29 EKİM DAVETİYELERİ     AK Parti'li miletvekilleri ile CHP'li milletvekillerine gönderilendavetiyelerin farklı olduğunu belirterek, görüşlerini soran bir gazeteciye Arınç, ''Daveti yapan makam neresi?'' şeklinde bir soruyla yanıt verdi. ''Cumhurbaşkanlığı'' yanıtını alması üzerine Arınç, şöylekonuştu: ''Tamam, sorunuzun karşılığını sizden almış oldum. Davetiyeyi gönderen makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Böyle bir ayrımcılık yapıldıysa niçini kendilerine sormanızda fayda var. O açıdan soruyorum, yoksa davetiyeleri gönderen makamın neresi olduğunu ben biliyorum. 29 Ekim davetiyelerini ben henüz görmedim. Gönderen makam niçin, hangi sebeple, kime, tek veya eşiyle birlikte davetiye göndermiştir... Bunu işi düzenleyen makamdan bu işin sebeplerini sorunuz, kamuoyu da aydınlanmış olsun.'' YÖK YASA TASARISI GÖRÜŞMELERİYÖK Yasası'nda değişiklik yapan tasarısının komisyon  görüşmelerine YÖK'ün temsilci göndermediğini ifade ederek görüşlerini soran bir gazeteciye ise Arınç, "YÖK ile hükümet arasındaki ilişkilerin iyi veya kötü olması bir tarafa, bu bir görev olarak algılanmalı ve bu görevi ifa etmek üzere YÖK'ün orada temsil edilmesinin icap ettiğini düşünüyorum" yanıtını verdi. YÖK'ün görevini bir kenara koyarak kişisel düşüncelerle komisyonda temsil edilmemesinin yanlış olduğunu kaydeden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Adı YÖK olsun, başka kurum olsun... TBMM'de bulunmak gerekliliği Anayasa'da bir İçtüzük hükmü ise bunu yerine getirmeyenler kamu görevini yapmamış demektir. Aynı zamanda TBMM'ye karşı yakışıksız bir davranıştır. (Gelmeyeceğiz) şeklinde konuşmak hiçbir kamu görevlisinin hakkı değildir, böyle bir lükse hiçkimse sahip değildir. Geleceklerdir, görevlerini yapacaklardır, nerede bir yanlışlık varsa onu mutlaka söyleyeceklerdir. Bu davranışı yakışıksız buluyorum."      REFERANDUM TARTIŞMASI Anayasa değişikliği konusunda görüşlerinin sorulması üzerine de TBMM Başkanı Arınç, "TBMM'nin kurucu meclis gibi çalışarak yeni bir Anayasa yapmasını gerçekçi bulmuyorum" dedi. Arınç, ancak gerek duyulan konularda düzenlemeler yapılabileceğini de belirtti. Özellikle kendi içinde çelişkiler taşıması, farklı yorumlara kaynak oluşturabilmesi nedeniyle 175. maddenin değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Arınç, özetle şunları söyledi: "Biz de şaşırıyoruz, uygulayıcılar olarak. Anayasa'nın değişme sistematiğini 175'in içine koymalıyız. Sayın Cumhurbaşkanı 169 ve 170'nci maddelerde yapılan değişikliğitekrar veto etti. İkinci kez iade etme hakkı olmadığı iddia edildi. Biz kapsamlı bir araştırma yaptık. Öyle de anlaşılabilir, böyle de anlaşılabilir, bu taraf ağır basıyor diye Meclis'te okuttuk. Benden sonraki Meclis Başkanı farklı düşünürse onun da önünde kimse duramaz. 367 ve üzeri oyla kabul edilen bir Anayasa değişikliğinin her halukarda referanduma gitmemesi gerekir diye düşünüyorum. Bu rakam aslında 3-4 partinin milletvekili sayısıdır. Kanun koyucu parlamentodaki çoğunluğun halkı temsil etmesi gerektiği düşüncesiyle bunu koydu. Ama bugünkü seçim 367'yi bir partiye verdi. Bir mesele 367'nin üzerine çıkmışsa ona üzerinde uzlaşma olan bir konu gözüyle bakılmalı. 330-367 arasındaki kabullerde referandum imkanı olmalı." TBMM Başkanı Arınç, hukukun matematik gibi olması gerektiğini, farklı yönlere çekilen düzenlemelerle hukukta istikrar olamayacağını söyledi.    
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı