Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arda Turan’ın yeni rolü

AVRUPA Ligi’ndeki temsilcilerimizin maçları futbolumuzun son durumunu gözlemlemek için de önemli bir fırsat oldu.

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin gruplara kalma yolunda büyük avantaj elde etmeleri, Trabzonspor ve Sivasspor’un da şanslarını büyük ölçüde azaltmaları işin skor kısmıydı. İsterseniz işin bir de futbol kısmına göz atalım.

Galatasaray gol yollarında çok önemli silahlara sahip ve rakip savunmaları açmayı daha rahat başarabilen bir takım olmuş durumda. 7 resmi maçta atılan 25 gol Rijkaard’ın hücum yollarında istediği verimi aldığının bir göstergesi. Arda tıpkı Hidayet Türkoğlu’nun Milli Takım’da üstlendiği göreve soyunmuş gibi. Rakipler onu bir an için boş bırakırlarsa hemen sonuca etki edebilecek hareketleri yapıyor. Yok eğer topla buluşmakta güçlük çeker veya markaj altında kalırsa geriye gelip alan boşaltıyor ve diğer arkadaşlarının sorumluluk almasına neden oluyor.

Keita’nın sağ çizgiden gelip skora destek vermesi, Baros-Kewell ikilisinin gol yollarındaki etkisi takımın gücünü artırmış durumda. Elano’nun tam olarak hazır hale gelmesinin ardından hücum hattında tatlı bir rekabet yaşanacak. Ama görünen Keita, Arda, Elano, Baros dörtlüsünün ideale en yakın diziliş olduğu. Kewell, Aydın, Nonda da yedek kulübesinden taze kuvvet olarak oyuna girebilecek isimler.

Galatasaray savunma hattı da oturmaya başlamış durumda. Yine de perşembe günkü maça bakıp savunmanın çok iyi olduğunu söylemek erken. Zorlu takımlar ve hızlı forvetler karşısında Galatasaray’ın savunmasının zorlanma ihtimali var.

 

F.Bahçe’deki yenilik

 

FENERBAHÇE savunma konusunda bu sezon önemli mesafe kaydettiğini Sion karşısında da gösterdi. Daum’un sürprizleri devam ediyor bu arada. Takıma yeni katılan Lugano ile Deniz’i yan yana oynattı Alman çalıştırıcı. Kısa bir süre sonra da oyuna Önder girince tekrar geçen sezonki diziliş ortaya çıktı.

6 karşılaşmada 2 gol yiyen sarı lacivertli ekibin bu gelişiminde hemen hemen bütün oyuncuların savunmaya katkı yapmasının rolü büyük. En büyük rolü ise Emre-Cristian ikilisi oluşturuyor. Bu ikili hem pas trafiğindeki yüzdeyi artırıyorlar, hem de oyunun çok çabuk rakip alana yıkılmasında önemli görev üstleniyorlar.

Güiza çok tartışılan bir oyuncu. Gol atmadığı zamanlarda Sion maçındaki gibi oyunu çözen asistler yapabiliyor. Ya da boş alanlara attığı deparlarla rakibin dengesini bozuyor.

Semih-Güiza ikilisi geçen sezon çok iyi maçlar çıkarmıştı. Dos Santos ve Kazım’ın attığı goller de bu ikilinin pasları veren isimler olması Fenerbahçe’nin takım oyunundaki artı olarak dikkatleri çekiyor.

 

Savunma zaafları

 

TRABZONSPOR ve Sivasspor Avrupa Ligi’nde hiç beklenmedik skorlar aldılar. Sivasspor sezona kötü başladı ve moral olarak bir türlü toparlanamadı. Ama Trabzonspor’un Toulouse karşısında düştüğü durumu anlamak zor. Özellikle yenen üçüncü golün iyi analiz edilmesi gerek. Sisokko, kaleciyle karşı karşıya kalıp topa basıyor ve düşüyor. Arkadan gelen Mansare golü atıyor. Gignac Mansare’nin yanı başında, kale içindeki futbolcu Selçuk İnan. Broos’un bu fotoğrafa bakıp savunma anlayışını gözden geçirmesi gerek.

Toulouse’un en tehlikeli ismi Gignac’ın gollerde bomboş kalışı ise ayrı bir zaaf.

Fransa Ligi’nin gol kralını tutmak için çok daha fazla özen gösterilmeliydi oysa. Trabzonspor savunması belki daha sert ve yakın markajla bu oyuncuyu etkisiz hale getirebilirdi. Ama kornerde bile boş bırakılması takım konsantrasyonun zayıf olduğunu gösteriyor zaten.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI