Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arapların gözünden pilotların kaçırılması

THY pilotları Murat Akpınar ve Murat Ağca'nın kaçırılmasının birinci haftası bugün doluyor.

Artık olayı biraz daha net görebilir durumdayız.

Ağca ve Akpınar, İstanbul-Beyrut seferini yapan uçağı alana indirdikten sonra otellerine giderken kaçırıldı.

İş oldukça profesyonel.

Yol kesildi ve trafik kaçırılmanın daha rahat yapılabileceği bir yere yönlendirildi.

Servis minibüsünde başkaları da olmasına karşın silahlı dört kişi, yalnızca iki pilotu almakla yetindi. Diğerlerinin kılına bile dokunmadı.


ADI DUYULMAMIŞ BİR GRUP


Kaçırılma haberinin duyulmasından kısa bir süre sonra olayı "İmam Rıza'nın Ziyaretçileri" (esasen Arapçaya daha hakim olanlar ziyaretçi yerine hacı kelimesinin daha uygun bir tercüme olduğu görüşünde) adlı bir grup üstlendi.

Bu, daha önce adı duyulmamış bir grup. Google'da arama yapıldığında sadece iki pilotun kaçırılması olayıyla ilgili linklerde adları geçiyor.

Ancak gerek Lübnan'ın yapısı, gerekse de olayın gerçekleştiği yerin tamamen Hizbullah'ın kontrolünde olması, bu grubun da Hizbullah'tan bağımsız hareket edemeyeceğini düşündürtüyor.

Sonra taleplerini açıkladılar: Suriye'de Azaz'da tutulan dokuz Şii hacının serbest bırakılması.

Benzer bir senaryoyu daha önce de görmüştük…

Esasen Azaz'da Suriyeli muhalifler kaçırdıkları 11 Şii hacıyı tutmaktaydı.

Türkiye'nin Suriyeli muhaliflerle arasının iyi olduğunu bilen hacıların ailesi biri iş adamı, diğeri TIR şoförü iki Türk'ü kaçırarak, "rehine pazarlığı" yapmış ve geçtiğimiz aylarda Türklerin serbest kalmasına karşılık, hacıların da ikisi serbest bırakılmıştı.


DOKUZ HACIYA İKİ THY PİLOTU


Şimdi masada dokuz hacıya karşı, iki THY pilotu var.

Bu da, Lübnanlı Şii militan grupların, kendilerinin en büyük destekçisi olan ve ülkenin önde gelen aşiretlerinden birine mensup bu hacılar serbest kalana kadar eylemlerini artırarak devam ettireceğini gösteriyor.

Bu olay, sadece Türkiye'de değil, Ortadoğu ve hatta Batı'nın da gündeminde kaldı, haftanın önemli bir bölümünde.

Arapların gözünden pilotların kaçırılması

Daha sonra, Mısır'daki olayların gölgesinde kalarak, biraz gündemdeki yerini kaybetti.

Ancak Türkiye'de ve özellikle Lübnan'da gündemin üst sıralarında kalmayı sürdürüyor.


LÜBNAN YÖNETİMİNİN ELİ KOLU BAĞLI


Lübnanlılar için olay biraz daha farklı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hemen devreye girip Lübnanlı yetkililerle temaslarda bulundu.

Ne var ki, Lübnanlı yetkililerin de elleri kolları biraz bağlı görünüyor.

Zira, Lübnan'da yapılan tartışmaların odağında, ülkenin bir bölümünde Hizbullah'ın "yönettiği, istediği gibi yol kestiği, adam kaçırdığı bir iç devletin" varlığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Gelen son haberler, pilotların ülkenin güneyinde ve ayrı ayrı tutulduğunu gösteriyor.

Ancak, Lübnan ordusunun veya polisinin güneyde rehineleri kurtarmak için bir operasyon yapabileceğini ya da yapabilecek bile olsa yapmak isteyeceğini düşünmek biraz güç.

Burası tamamen Hizbullah'ın elinde olan bir bölge. Lübnan ordusunun burada operasyon düzenlemesi demek, Hizbullah'la savaşması demek…

Ortadoğu'daki mevcut durum da göz önüne alındığında bu da yeni bir iç savaşı tetikleyebilecek bir hamle anlamına gelir…

Tüm bunların ışığında bize ve Lübnan'a uzak bir ülkede yayınlanan bir haber, özellikle dikkatimi çekti.


KUVEYT’TE BİR İLGİNÇ HABER


Bu haber, Kuveyt merkezli El Rai gazetesinde çıktı...

El Rai, sadece Kuveyt'te değil, Ortadoğu'nun birçok yerinde bürosu ve muhabiri olan, ayrıca yine birçok ülkede aboneleri ve okurları bulunan bir gazete…

Özellikle, Ortadoğu'da Arapça konuşanlar tarafından takip edilen, saygınlığıyla ve ciddiyetiyle bilinen bir basın organı.

Haber de El Rai'nin Beyrut muhabiri tarafından hazırlanan oldukça kapsamlı bir yazı.

Haberde muhabir, konuyla ilgili konuştuğu "kaynakların" anlattıklarını aktarıyor. Söylenenlere bakınca, bu kaynakların Hizbullah'tan ya da bu örgüte yakın isimler olduğunu düşünmek mümkün.

Habere göre, pilotların akıbeti, ne Lübnan'da ne de Suriye'de yapılacak görüşmelerde belli olacak.


TÜRKİYE BASTIRSIN, PİLOTLAR KURTULUR


Pilotların kaderi, esas olarak Lübnanlı temsilciler konuyu görüşmek üzere Türkiye'ye geldiklerinde şekillenecek.

Çünkü Lübnanlılar, kaçırılan Şiilerin serbest bırakılıp bırakılmayacağına karar verecek olanın Türkiye olduğuna inanıyor.

Ve buna kanıt olarak da çok ilginç bir olayı öne sürüyorlar: ABD'li Senatör ve eski Başkan adayı Cumhuriyetçi John McCain'in geçenlerde yaptığı ziyaret sırasında Türkiye'den Suriye'ye geçerek, muhaliflerle yaptığı görüşmeyi.

Lübnanlılara göre, McCain'in rahatça Suriye'ye geçmesi ve güvenli bir şekilde muhaliflerle görüşmesi, Türkiye'nin Suriyeli muhalifler üzerinde ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor…

Özetle haber, Türkiye'nin kendi göbeğini kendisinin keseceğini ve bunu da doğrudan Suriyeli muhaliflere "talimat" vererek yapacağını söylüyor.

Durum gerçekten bu haberdeki gibi mi kestirmek güç.

Ancak Lübnanlıların, Ortadoğu'da Arapça yayınlanan ve takip edilen bir gazeteye bu yönde görüş bildirmelerini de not etmek gerekiyor.


PAZARLIKLAR PERDE ARKASINDA


Rehine pilotların durumunun ise önümüzdeki günlerde gündemden düşüp, rehine olayların çoğunda olduğu gibi "perde arkası" gelişmelerin yaşandığı bir sürece döneceğini düşünüyorum.

Aynı şekilde, rehine kurtarma konusunda tecrübeli olan Türkiye’nin yoğun çabalar göstererek, zaman da alsa pilotları sağ kurtaracağına inanıyorum.

Yaşananlara bakınca insanın aklına ister istemez Suriye’de silahlı muhalif gruplar tarafından kaçırılan ancak üç ay sonra Mart 2012’de Türkiye’nin arabuculuğuyla serbest bırakılan İranlı mühendisler geliyor... Şimdi Türkiye, pilotlar için İran’ın kapısını çalıyor.

Pilotlar sağ salim kurtulduktan sonra da oturup, çok değil 3-5 sene önce Ortadoğu'da birbiriyle kanlı bıçaklı olan birçok grup arasında arabuluculuk yapan Türkiye'nin bugün vatandaşları pazarlık unsuruna dönüşen bir ülke haline nasıl geldiğini tartışmamız gerekiyor.






KUVEYT’TE BİR İLGİNÇ HABER

Yazarın son yazıları


#8 Ağustos 2013 Prestij için ne kadar para ödersiniz?
#2 Ağustos 2013 Suriye'de "tersten deja vu"
#26 Temmuz 2013 Gazeteciler için tehlike çanları
#19 Temmuz 2013 CNN Türkiye'yi nasıl kurtardı?
#12 Temmuz 2013 Kadınsız değişim de Devrim de olmaz
#5 Temmuz 2013 Ortadoğu'da her şey silbaştan
#28 Haziran 2013 Onların derdi de Penguen değil,Muffin
#21 Haziran 2013 Kolay ama yanlış yolu seçmek


YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X