Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Arap Yatırımcı’nın Türkiye’ye bakışı…

Arap yatırımcıların Türkiye’ye nasıl baktıklarını biliyor musunuz? İktidarda kimi tercih ettiklerini tahmin edersiniz? Bildiğinizi sanıyorsunuz, ancak yanlış. Bakın, parayı elinde tutan Arap zenginin Türkiye’den beklentisi ne?

Geçenlerde, uzun süredir yakından tanıdığım İsviçre’li bir dev fon yöneticisiyle yemek yedim. Elinden milyarlarca dolar geçiyor ve bir işaretiyle bu fonlar bir ülkeden çıkıp bir başka ülkenin bankasına akıyor. Elinde tuttuğu fonun büyük bölümü de, Arap sermayedarlara ait.

          

Konuşurkendikkat ettim, sürekli şekilde Türkiye’deki gelişmeleri soruyor, AK Parti’nin politikalarının ne anlama geldiğini, Erdoğan’ın yaklaşımlarını yorumlatıyordu.

          

Türkiye konusunda son derece ilgili bir insan olduğunu biliyordum da, AK Parti merakını tam anlayamamıştım.

          

Neden?” diye sordum.

          

Gülümsedi.

          

“ Arap müşterilerim çok merak ediyorlar.” diye yanıtladı.

          

Neymiş bu “merak” biliyor musunuz ?

          

Türkiye’nin laiklikten ödün verip vermeyeceği!

          

İsviçre’li fon yöneticisinin anlattıkları beni çok etkiledi. “…Arap müşterilerimin hemen tamamınınmerakı, Türkiye’nin laik sisteminin değişip değişmeyeceği ile ilgili…Sizi belki şaşırtacak, ancak yatırımcı Araplar laikliğe büyük önem veriyorlar. AK Parti onlar için sempatik geliyor, ancak laiklik her şeyin önünde…”

          

Şaşırdım, zira ben de sizin gibi, Arapların AK Parti’yi tercih edeceğini, Türkiye’nin daha muhafazakar, daha dindar bir ülkeye dönüşmesini destekleyeceklerini bekliyordum.

          

“ Hayır…Belki size öyle söylüyor olabilirler, ancak İslam dünyasının üst düzey zenginleri Türkiye’yi, günün birinde veya gerektiğinde kendilerini atabilecekleri bir liman gibi görüyorlar…”

          

AK Partiye sempati duymalarına rağmen, belirli bir kuşku içinde bulunduklarını anlatan, İsviçre’li fon yöneticisi, aynı çevrelerin diğer bir meraklarının da Türk Silahlı Kuvvetleri olduğuna dikkat çekti.

          

O neden ?

          

“…Araplar da, laik sistemin garantisi olarak Silahlı Kuvvetleri görüyorlar…”

          

Peki, Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyelik perspektifi hakkında ne düşünüyorlar? O konuda ne yorum yapıyorlar?

          

İşte yanıt…

          

“ Türkiye’nin AB üyeliğiyle çağ atlayacağına inanıyorlar. Ancak, bu işin 10-15 yıl süreceği ve son anda Avrupalıların tutum değiştirebileceklerinden kaygılandıkları için, yine de gözleri Asker’in üstünde…Önce kendilerini güvenceye almayı tercih ediyorlar…”

          

Bizbu insanları iyi tanımıyoruz. Yanlış yorumluyoruz.

                                             *                    *                    *

TÜRKİYE’DE YAŞAYAN BİR YABANCI GÖZÜYLE...

 

Şimdi bir de, Türkiye’de yaşayan ve büyük bir yatırımın başında bulunan bir yabancının Türkiye ile ilgili görüşlerini dinleyelim.

 

Avrupalı dev bir şirtekin Genel Müdürlüğünü yapan bu kişinin anlattıklarını not edin. Yabancı gözüyle, ülkemizde yatırım yapanların nelerle karşı karşıya kaldığını öğrenmekte yarar var.

 

Bunu uzun uzun, ülkemizdeki güç odaklarını anlattı. Bakın değerlendirmeleri nasıl:

 

    SİVİL BÜROKRASİ:

 

Her işadamını HIRSIZ  olarak görüyor. Kendi kazandıkları paraya bakıp “Ben bu izni verdiğim taktirde, zengin olacaklar. Peki bana ne yararı var?” diye düşünüyor. Ya engellemek için elinden geleni yapıyor veya rüşvet bekliyor. Sivil bürokrasi tüm direnmesine rağmen aşılabiliyor.

 

    HÜKÜMET:

 

Eğer doğru kişilerle, özellikle de Başbakan ile konuşabildiğiniz taktirde önünüz açılabilir. Ancak hükümetler,hiçbir zaman herşeye hakim olamıyorlar. Hem kendi aralarında görüş ayrılıkları, hem de dışardan kaynaklanan seslere gereğinden fazla önem veriyorlar. Çok çabuk korkuyor ve aleyhte etkileniyorlar.

 

    YARGI:

 

Dış yatırımcılar için en büyük tehlikeyi yargıteşkil ediyor. Yasalarson derece karışık ve birbiriyle çelişik. Yargıç ve savcılar hala soğuk savaş döneminde yaşıyorlar. Başlıca görevlerinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletini yabancıya karşı korumak olduğuna inanıyorlar. Nasıl karar vereceklerini tahmin etmek imkansız. Yasalar bugünün dünyasına uyarlanamadığı için, durum daha da güçleşiyor.

 

     MEDYA:

 

Avrupa’nın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar büyük bir güce sahip. Çok etki altında kalabiliyor, aynı zamanda bürokrasiyi de çok etkileyebiliyor.

SONUÇ: TÜRKİYE’DE YATIRIM ÇOK YORUCU

 

Bu dengelerle başa çıkabilmenin ne kadar güç olduğuna dikkat çeken yatırımcının değerlendirmesi son derece ilginçti:

 

Türkiye’de yatırımıen çok korkutan unsur yargıdır... Diğer güç odaklarıyla bir uzlaşıya varılabiliyor, ancak yargı mekanizmasındaki belirsizlik her birimizi korkutuyor. Hem de çok yoruyor...AK Parti bizi hiç rahatsız etmiyor. Laik sistem ayakta kaldıkça, Türkiye’ye güven sürecektir.

X