"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Arap baharı bitiyor peki nerede bu demokrasi

DEMEK ki demokrasi denilen kültür, öyle siparişle, ihracatla, ithal ikamesiyle gelmiyor.

Çekince uzamıyor. Silah gücüyle hazır ola geçmiyor. Reçeteyle yürümüyor.

Diktatör dövmekle de olmuyor.

Çünkü demokrasi meşakkatli bir kültürdür.

Çünkü demokrasi insanlık tarihinin acılı yollarında serpilmiştir.

İşte Irak...

Demokrasi “getirmek” için “geldikleri” Irak;

Bakın şimdi ne hale “geldi”?

ABD çekildi. Ve Bağdat neredeyse parçalanmaya ve patlamaya hazır bir bombaya dönüştü.

Sünniler Şiilerle boğaz boğaza. Kanlarını akıtıyorlar.

Kürtler keskinleşiyor.

Barzani “Bağımsız Kürt devleti” diyor.

Kim diyebilir ki, Irak halkı demokrasi istemiyor.

Her sandık kurulduğunda, bombalı tuzakların, suikastların ölümcül tehdidine rağmen oy sırasına giriyor bu halk.

Yani halkın bir direnci yok.

Zaten o yüzden daha birkaç ay öncesine kadar umut dolu manşetlerin eşliğinde muazzam bir bahar yaşıyorduk.

Facebook’un Tahrir Meydanı için “özgürlük tabelası” haline geldiğini gördük.

Sanal âlem, gerçek âlemdeki diktatörlere karşı demokratik bir cephe oldu.

Peki oldu da ne oldu?

İşte gerçek...

Arap coğrafyası şimdi ağır ve derin bir yara gibi kanıyor.

Ve bakıyorum, kan çanağına dönmüş bu bahar için...

Dünyada bir “uçurum sessizliği” var.

Mübarek iktidarı sırasında Tahrir Meydanı için gösterilen tepki ve medyatik ilgi şimdi yok.

Irak’ta her gün onlarca insan ölüyor. Kahire’de kadınlar meydanlarda dayaktan geçiriliyor.

Şam’da işkence günlüğü tutuluyor.

Ama BM’den ses çıkmıyor. AB kendi içine kapanarak, bir küresel güç olamayacağını zaten gösterdi.

İslam Konferansı her zamanki gibi çaresiz.

Peki ne oldu şimdi?

Tamam diktatörler gitti. Ama bu defa da başka bir kıyıcı iktidar geldi.

Irak’tan Şam’a, Trablus’tan Yemen’e, oradan Kahire’ye kadar kan akmaya devam ediyor.

Yani bu “gözyaşı coğrafyası”nda demokrasi bir türlü serpilemiyor.

Mezhepsel aidiyetler birbirine karşı silahlanıyor.

Asıl soruya gelirsek...

Peki Türkiye böyle kanlı bir coğrafyadan nasıl etkilenecek?

30 yıldır, Kürt meselesiyle terör arasına sıkışıp kalan Türkiye sivil ve devrimci bir anayasa yapabilecek mi?

Böylece çoğunluğu Müslüman olan halkların da barış içinde yaşayabileceği bir demokrasi modeli kurabilecek mi?

Gündelik savrulmaların ötesinde...

Asıl ve kalıcı sorumuz budur işte!
X