Gündem Haberleri

    Aramızda her 13 kişiden biri silahlı

    Sevinç YAVUZ
    27.01.2002 - 00:07 | Son Güncelleme:

    Henüz ABD'deki gibi okullarını basıp arkadaşlarını, öğretmenlerini kurşuna dizen çocuklarımız yok. Ama komşusunu halı silktiği için vuran, yanlışlıkla silahının üzerine oturup yaralanan, oğluna küçücükken alışsın diye kurusıkı atış yaptıran, düğün ve maç gecelerinde kör kurşunlarla ölen, babasının silahıyla oynarken vurulan insanlarımız var.

    Türkiye'de 3 milyonu ruhsatlı tam 5 milyon silah bulunuyor. Yani her 13 kişiden biri silahlı. Dünyada da durum pek farklı değil. Yeryüzünde her 10 kişiden birine 1 ateşli silah düşüyor.

    Çolak ve Alınak'lar, yıllardır Bakırköy Zuhuratbaba'da Aydınlar Sokak'taki Aydın Apartmanı'nda oturuyorlardı.

    Emekli yüzbaşı Semih Çolak'ın apartmanda iki dairesi vardı. Üst katındakini Sabri Alınak'a kiralamıştı. Akraba ya da kan davalı değillerdi. Düşman değil komşuydular. 2000 yılında bir ağustos gecesine kadar.

    Akşam sekizbuçukta Semih Çolak, balkondan halı silkelediği için kiracısı Sabri Alınak'ın kapısını çaldı, tartışmaya başladılar.

    Ağız dalaşı beş dakika kadar sürdü. Ama Semih Çolak hırsını alamamıştı. Beylik tabancasını çekerek kiracısına peşpeşe ateş etti.

    GİDEN GELMİYOR

    Sabri Alınak'ın kayınbiraderi Cemil Karahüseyinoğlu o sırada içeride oturuyordu. Birden eniştesinin kanlar içinde yere serildiğini gördü. Tesadüf bu ya, onun da bir tabancası vardı. Hemen çekti ve Semih Çolak'a ateş etti. Artık silah sesleri bir çatışmayı andırıyordu. Aydın Apartmanı'ndan o gece üç kişi çıktı. Sabri Alınak mezara, Cemil Karahüseyinoğlu hastaneye ve Semih Çolak cezaevine.

    O gece ortada bu kadar çok silah olmasaydı belki de halı silkme kavgası bir süre sonra unutulacaktı. Ama silahlar hiç unutulmayacak bir trajediye mal oldu. Bir buçuk yıl sonra bu yazıyı hazırlarken, yeniden o suç mahalline, Bakırköy Zuhuratbaba'daki Aydın Apartmanı'na gittik.

    Kapıyı ölen Sabri Alınak'ın kızı Serap Alınak açtı. Çekinerek, kapı aralığından konuştu bizle: ‘‘Ailece o kadar acı çekiyoruz ki artık kendi aramızda bile konuşamıyoruz. Sadece mahkemeye gidip gelebiliyoruz o kadar. Ne yaparsak yapalım ölen geri gelmeyecek.’’

    SİLAH MANZARALARI

    Bu olay, Türkiye'nin bireysel silahlanmada nerelere geldiğini gösteren yüzlerce sıradan asayiş olayından yalnızca biri. Bu yüzden hayatını anlamsız bir biçimde kaybeden o kadar çok insan var ki. İşte sadece geçen yıl meydana gelen birkaç olay:

    19 Haziran Erzurum'un Çayraka Caddesi'nde oturan Saadet Karabaş, evlenme teklifini kabul etmediği emekli polis memuru Mustafa Aslan tarafından kurşunlandı.

    11 Temmuz Bursa'da Hamamlıkızık Köyü bekçisi Şevket Erdem (45), meyva çalan çocuklara ateş açtı. 2 çocuk yaralandı.

    12 Temmuz Kayseri Melikgazi'de Davut ve Hüseyin P. yüksek sesle müzik dinlediği için Ahmet Topkülek'i pompalı tüfekle öldürdü.

    3 Ağustos Fethiye Kaymakamı Cengiz Aksoy, evinde koltuğun üzerinde unuttuğu tabancasının üzerine oturunca yaralandı.

    6 Ağustos Zonguldak'ta kına gecesi eğlenenlere av tüfeğiyle ateş açıldı. Gelin Aynur Tayoğlu (22), beş yakınıyla birlikte yaralandı.

    11 Ağustos 15 yaşındaki M.A. yaşıtı kız arkadaşı Gamze'yi tartışmadan sonra kendisine sırtını döndü diye okul koridorunda vurdu.

    12 Ağustos Bağcılar'daki evinde geç saatlere kadar içen Dr. Mustafa Ümit, evinin balkonundan pompalı tüfekle rastgele ateş etti. Sokakta oynayan Aytaç Aydın (6) saçmayla yaralandı.

    13 Ağustos Batman'da bir düğünde halaybaşı olmak isteyen gençler arasında silahlı kavga çıktı. 6 kişi yaralandı.

    REŞİT SARI (Tarihi Haliç İşkembecisi'nin sahibi)

    Delikanlılarıyla ünlü İstanbul Fener-Balat civarından, meşhur bir esnaf Reşit Sarı. Tarihi Haliç İşkembecisi'nin de sahibi. İşte Sarı'nın silahla ilgili anlattıkları:

    ‘‘Birkaç yıl öncesine kadar inanmayacaksınız ama ruhsatlı silah taşımadım. Eşimin Kumkapı'da bir iş yeri vardı. Bu münasebetle sık sık gidiyordum. Bir süre sonra baktık ki, Kumkapı'nın her sokağını eşkiya tutmuş. Adım başı mafya bozuntusu ve haraççı. Otopark, güvenlik derken herkesi haraca kesiyorlar. Tabii bellerinde de silah. Neyse işe Kumkapı Güzelleştirme Derneği'ni faaliyete geçirmekle başladık. Sonra adım adım polisin de yardımıyla oradaki mafya bozuntularını temizledik. Ama bu sırada tehdidin bini bir para. Kendime silah almak zorunda kaldım. Yoksa silah taşımaktan asla hoşlanmıyorum. İşim gereği içkili insanlarla muhatap oluyorum. Diyebilirim ki bu dükkandan gecenin bir saatinde işkembe içmek için giren on kişiden yedisinde silah var. Genci, ihtiyarı, kabadayısı, hatta cebinde beş kuruşu olmayanı bile silaha heves ediyor. Bir keresinde iki kişi girdiler dükkandan içeri. Alkollüler. Yemeklerini bitirdiler biri hesap ödemek için kalktı. Masada kalan arkadaşına 'hesabı ben ödeyeceğim sen elini cebine atarsan seni vururum' diye bağırdı. Ayaktaki önemsemedi ve kasaya gidip hesabı ödedi. Bir patlama duyduk. Bir de baktık ki, masadaki hem silahı ateşliyor hem de bağırıyor, ‘sana hesabı ben ödeyeceğim demedim mi ulan' diye. Adam kan içinde yere yığıldı. Allah'tan bacaklarından vurmuş. Bu tip olaylarla çok sık karşılaşıyoruz.’’

    Hesap ödeyeceğim diye arkadaş vuran müşterilerim var

    GENELEV FEDAİSİ (İsim ve fotoğrafı saklı)

    Silah araba gibidir yatırım yaptıkça değerlenir

    Silah olmazsa olmaz bir şey mi buralarda?

    -İstanbul'da silahın olmadı mı çıplaksın demektir. Hele bu alemde. Silahımın olduğunu bilmek bile, arkama dolanmak isteyecekleri bir kere daha düşünmeye zorluyor. Üstelik karşımıza çıkan adamlar da boş değil ki. Şu karşı kahvede polis arama yapsa yarıdan fazlasında silah bulur.

    Silahla yakalanmaktan korkmuyor musunuz peki?

    -Kendimize göre zulalarımız var tabii. Biz iş için taşıdığımızdan silah gösterme heveslisi değiliz. Silahlı girmeyeceğimiz mekanları biliyoruz.

    Ya silah alacak para yoksa?

    - Onlar da bıçak taşır. Yetişkin erkeklerin çoğu grup halindeki ergenlerle kavga etmek istemez. Dakkasında bıçak çekeceğini bilir.

    Herkes silah nasıl buluyor? Mesela siz nereden aldınız?

    -Diyelim ki piyasada 500 bin ruhsatlı silah var. Bu 500 bin ikinci el silah demek. Çünkü yasal silaha sahip insanlar bunu değiştirmek istediklerinde ikinci ele satarlar. Ama bunlar temiz silahlardır. İkinci el alıcısı da bellidir. Bir de kaçak silah meselesi var. Mesela 2 bin silahlık bir parti geldi. Bunların 2 bin kişi tarafından alındığını düşünün, bu 2 bin kişi elindeki 2 bin silahı satacağı için, bir harekette tam 4 bin silah el değiştirir. Bu ülkeye uyuşturucu gibi silah giriyor.

    İyi de nereden alıyorsunuz?

    -İş daha çok yasal olarak silah taşıyabilenler üzerinden yürüyor. Ama bu ağı uyuşturucu satışı gibi düşün. Belirli başvuru yerleri var. Daha fazlasını söyleyemem. Çok silaha ihtiyacı olan gruplar, sipariş çalışır.

    Yani silah kaçakçılar tarafından getiriliyor ama dağıtım ve satışı, yasal olarak silah taşıma sıkıntısı çekmeyen kişiler yürütüyor öyle mi?

    -Evet öyle. En azından bildiğimiz bu.

    Silahı kaça aldınız mesela. Piyasada hangi silah ne kadar?

    -Silah araba gibidir. Yatırım yaptıkça değerlenir. Mesela Kırıkkale silahın vardır. 300 milyona almışsındır. Ama gümüş kaplama yaptırırsın, masraf yaparsın 800 milyona satarsın. Ruhsat derdi yoksa daha da fazlaya. Benim silahım 3 milyar civarında bir Smith Wesson.

    KURUSIKI SİLAHA İLGİ FAZLA

    Konuştuğumuz silah satıcısı müşterisi bol bir mağazanın sahibi. Bu nedenle adının saklı tutulmasını istedi. Ama anlattıkları dikkate değer: ‘‘İyi giyimli, zengin insanlar geliyor. Ama gariban görünümlüleri de sık sık dükkanda görüyoruz. Adamın giyimi dökülüyor ama tüfek almak istiyor. Kurusıkı silaha ilgi de sanıldığından fazla. Belki öldürmüyor bu silahlar ama insanların silah taşıma güdüsünü tatmin ediyor. Bunların alıcıları da daha çok gençler. Oğluna kurusıkı silah alanların sayısı da çok fazla.'

    POLİGONA GİDEN KADIN SAYISI ARTIYOR

    Bayrampaşa’daki 11 yıllık Hedef Poligonu'nda yetkililerin en çok dikkatini çeken birkaç yıldır kadınların silaha gösterdikleri ilgi.

    Kadınlar genellikle eşleriyle gelip atış yapıyor. Eskiden pek kadın gelmezdi. Şimdi haftasonu çoğu insan eşini getirip ateş etmeyi öğretiyor.

    Poligon müşterileri belli bir gelir seviyesinin üstündeki insanlar. Bu ucuz bir iş değil. Müşteri 150 milyonluk mermi de harcayabilir, 500 milyonluk da.

    Müşteriler çoğunlukla kendi silahlarıyla geliyorlar. Ancak buradan silah kiralayıp atış yapanlar da var.

    Son iki yıldır tek başına ya da hanım arkadaşlarıyla gelen iş kadınlarına da rastlanıyor.

    MERAKLI OLDUĞU İÇİN SİLAH TAŞIYANLAR YÜZDE 30

    Geçen haftasonu İstanbul'da yapılan Uluslararası Bireysel Silahsızlanma Sempozyumu'nda Prof. Timur Demirbaş yönetiminde yapılan bir araştırma sunuldu. 4 Ocak 2002'de tamamlanan araştırma, İzmir gibi silahlı suçların çok yoğun olmadığı bir bölgede yapılmış olmasına karşın ilginç ipuçları veriyor:

    Katılanların yüzde 11.03'ü ruhsatlı, yüzde 7.58'i ruhsatsız silah bulundurduğunu söylüyor.

    Amaç sorulduğunda yüzde 42.93 güvenlik, yüzde 29.39 merak, yüzde 8.42 örf ve adet, yüzde 5.16 gösteriş diye cevap veriyor.

    Düğün ve kutlamalarda silah atılması konusunda yüzde 3.66 ‘‘uygundur’’ cevabı alınıyor. Yüzde 10.92 ‘‘bazen kullanılabilir’’ cevabı geliyor.

    Ancak insanların yüzde 72.99'u silahlanmanın yaygınlığından rahatsız olduğunu belirtiyor.

    SİLAH RUHSATI NASIL ALINIR?

    Bulundurma, taşıma ve av tezkeresi olmak üzere üç çeşit silah ruhsatı var. Bunlardan birini alan ülkenin tek yasal satıcısı Makine Kimya Endüstrisi'nin (MKE) düzenlediği fatura ve sahip olma belgesiyle silaha sahip olabiliyor. Belgenin her yıl yenilenmesi zorunlu.

    BULUNDURMA

    Kaymakamlığa başvuruluyor. Ruhsat sahibi silahını beyan ettiği mekanda tutmak zorunda. Üzerinde taşıyamıyor. Ruhsat süresi 5 yıl.

    TAŞIMA

    Valiliğe başvuruluyor. Ruhsat süresi beş yıl. Harç yatırılarak yenileniyor. Harç yatırılmazsa ruhsat geri alınıyor.

    AV TEZKERESİ

    Kaymakamlığa başvuruluyor. Bir avcılık kulübüne üyelik ve ağır cezalık suçtan sabıkalı olmamak yeterli. Tezkeresi olanlar yivli ve yivsiz av tüfeği alabiliyor.

    GEREKEN ÖZELLİKLER

    Fiziksel ve ruhsal engel taşımamak, 21 yaşını doldurmak, ağır cezalık ve silahla işlenen suçlarla, kaçakçılık, dolandırıcılık gibi suçları işlememiş ve ikiden fazla suçtan hüküm giymemiş olmak.

    CİNAYETİN KRALI TABANCA

    Dünyadaki ateşli silah 550 milyon.

    Her yıl 500 bin kişi kurşunla ölüyor. Ölümlerin yüzde 90'dan fazlasına tabanca yol açıyor.

    20 ülke ateşli silah üretiminin büyük bir bölümünü gerçekleştiriyor: ABD, Rusya, Avusturya, Belçika, Brezilya, İngiltere, Bulgaristan, Fransa, Almanya, Güney Afrika.

    Türkiye'de 596 bin 495 kişide silah taşıma, 475 bin 542 kişide silah ruhsatı var. Yani 1 milyon 72 bin 37 kişide resmi kayıtlı silah var. Buna 1 milyon 647 bin 443 av tüfeğini ekleyin. Toplam sayı 2 milyon 719 bin 480 kişi ediyor.

    Silah ruhsatı alanların çoğu işadamı, petrolcü, kuyumcu, dövizci, borsacı ve üst düzey kamu görevlisi.

    Ruhsatsız silah sayısı Emniyet'e göre 2 milyona yakın. Bunları en çok aşiret mensupları, mafya-çete üyeleri ve ‘‘delikanlılar’’ kullanıyor.

    2000 rakamlarına göre ruhsatlı silahla 1515 suç, ruhsatsız silahlarla ise 2372 suç işlenmiş.

    En çok işlenen suç adam yaralama.

    HANGİ SİLAH KAÇA

    MKE'nin yerli tabanca satış fiyatları 289 milyon 800 bin liradan başlıyor ve 1 milyar 98 milyon 70 bin liraya kadar yükseliyor. İthal tabancaların satış fiyatları ise 316 milyon 890 bin lira ile 2 milyar 954 milyon 952 bin lira arasında değişiyor. Yivli av tüfeği almak isteyenler de, halen 3 milyar 476 milyon 970 bin lira ile 3 milyar 928 milyon 302 bin lira arasında bir ödeme yapıyor. Fiyatının yüksekliğine rağmen yivli av tüfeğine ilgi büyük. Çünkü mermisi dönerek hedefe yöneliyor ve öldürücü etkisi çok daha fazla. Ruhsat sahibi olanların en çok tercih ettiği silah fiyatları 2 bin dolar civarında olan Smith Wesson, Browning ve Beretta.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı