Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Apo ziyaretçileri

Emin ÇÖLAŞAN

Katil Apo İmralı'da. Avrupa'nın ‘‘hukuk sistemi’’ uyarınca bu adama şimdi yurtdışından ziyaretçi akını başlayacak. Türkiye biraz göz yumsa, her gün yüzlerce Avrupa liboşu bu adamı ziyaret edip üzüntülerini bildirecek!

‘‘Ah Apo, vah Apo!.. Ne halt ettin de enselendin Apo! Sen bunların eline düşecek adam mıydın be Apo!..’’

Ne yaparsak yapalım, Apo'yu yağla balla besleyelim, onu krallar gibi ağırlayalım, hiç fark etmez.

Bu heyetlerin pek çoğu, Avrupa'ya döndüklerinde yine Türkiye aleyhine konuşacaklar...

‘‘İşkenceyi saptadık. Apo zor durumda. Kimseyle konuşturulmuyor. Fiziki ve psikolojik işkence görüyor...

Bunun avukatlığına soyunan şahıs, birkaç gün önce düzenlediği basın toplantısında bu olacakların ilk işaretini vermişti.

‘‘Bizimle konuşurken bakışları sabit ve donuktu.’’

Meğer o avukat, bir süre önce PKK tarafından ajan ilan edilmiş, bazı aracılarla kendini kurtarmaya çalışmış!

***

Şimdi gelelim işin bir başka boyutuna. Apo için gelecek Avrupa heyetlerinden bir bölümünü zorunlu olarak kabul edeceğimiz anlaşılıyor. Acaba bu heyetlere şöyle bir zorunluluk getirmemiz mümkün olur mu?

Apo'yu ziyaret etmesine izin verilen her Avrupa liboşu, önce Gülhane Hastanesi'ne getirilir.

Orada PKK mayınlarıyla kolları bacakları kopmuş, gözleri kör olmuş gazilerimizle görüştürülür.

En azından, onları görmesi sağlanır.

Hariçten gazel okumak kolay! Hele tuzu kuru Avrupalı için daha da kolay.

Adamlar terörün ne olduğunu hayatlarında bilmemişler. Bu yüzdendir ki, kendi ülkelerinde en ufak bir terör olayı olduğunda elleri ayaklarına karışıyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar.

Örneğin Almanya, hakkında tutuklama kararı vermiş olduğu Apo'yu, İtalya'da misafir muamelesi gördüğü sırada isteyemiyor...

Çünkü korkuyor!

***

Avrupa, Türkiye'nin gerçeklerini bilmiyor. Bilse de, görmek istemiyor. Görmek işine gelmiyor.

Onların ‘‘demokratlığı’’ ve ‘‘insan hakları’’ nutukları, sadece kendi çıkarları elverdiği düzeyde geçerli. İşin ucu kendilerine dokunduğu anda demokratlık falan havaya uçup gidiyor.

Apo ziyaretçisi Avrupa heyetleri dün İmralı'da siftah etti! Bundan sonra daha niceleri gelecek.

Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi heyeti dün büyük olasılıkla Apo'yu gözden geçirdi, belki ona sorular sordu, hatta bu adamın yanındaki görevlilerin dışarı çıkarılmasını istedi.

Onunla yalnız ve özgürce konuşmaları gerekirdi ki, doğruyu söylesin!

Ne olduğunu bu yazıyı yazdığım sırada bilmiyorduk.

Acaba Apo işkence gördü mü?

Görmediği kanısındayım. Niye yapılsın ki!.. Daha enselendiği anda bülbül gibi ötmeye ve Türk milletine övgüler düzmeye başlayan bir teröristin nesine işkence yapacaksınız!

***

Adına ‘‘işkence’’ denilen kavram sadece Apo için mi geçerlidir? Yoksa PKK mayınlarıyla kolunu bacağını yitirmiş, gözleri kör olmuş asker ve sivillerin yaşadığı, işkence değil de başka bir şey midir?

PKK terörü nedeniyle köylerini, evlerini terk etmek zorunda kalan on binlerce insanımız acaba işkence çekmiyor mu?

İşkence, ille de yakalanan birini öttürmek için onu dövmek, askıya germek, hayalarını burmak vesaire midir?

Bundan yaklaşık bir yıl önce Gülhane'de yaşanan bir olayı televizyon ekranlarından izlemiştik.

İsmini anımsıyorum. Levent isimli bir astsubayımızdı. PKK mayını ile iki kolu ve yanılmıyorsam bir bacağı kopmuş, gözleri kör olmuştu.

Komutanlar, gazileri ziyaret ediyordu ve Levent astsubay onlara şöyle dedi:

‘‘Gözlerimi istiyorum komutanım. Bana gözlerimi verdirin.’’

O kahraman, Avrupa liboşlarının ölçülerine göre, acaba işkence çekiyor mu? Hayır, hayır!.. İşkence sadece terörist için var!

***

On binlerce memleket evladının katili, binlerce insanımızı sakat bıraktıran ilkesiz ve omurgasız bir katil, İmralı'da el bebek gül bebek muamelesi görüyor. Görsün.

Ama öte yanda onun bir ‘‘eseri’’ var. Binlerce ana baba kuzusu organlarını yitirmiş, yaşamlarının her dakikasında ‘‘işkence’’ çekiyor. Şehitleri, onların geride bıraktığı ailelerin çekmekte olduklarını burada hiç saymıyorum... Çünkü onların duyguları burada sözcüklerle anlatılmaz...

Ve Avrupa heyetleri, bu omurgasız katil için kalkıp taaa buralara geliyorlar, şimdi süklüm püklüm olmuş bu adamı ziyaret edip işkence araştırması yapıyorlar! Daha da çoook gelecekler, çoook ukalalık edecekler.

***

Evet, ben olsam bunları önce Gülhane'den geçiririm. Oradaki gazilerimizle şöyle bir tanıştırırım.

Sonra Ankara şehitliğine götürürüm.

Orada yavrularının mezarı başında ağlayan birkaç anayı mutlaka göreceklerdir.

Acaba etkilenirler mi?

Onları ancak bu iki ziyareti kabul ettikleri takdirde Apo'nun yanına götürürüm... Ve derim ki:

‘‘İşte adamınız... İftiraya uğramış masum bir Türk vatandaşı... Onu buraya cami avlusundan getirdik... Cami duvarına işerken yakalanmıştı. Başka suçu yok. İlk duruşmada tahliye olur!..’’

Avrupa liboşları dün İmralı'da siftah etti! Kolay gelsin, rastgele!



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI