Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Antik çağ mirası İzmir’i ihya eder

Bayraklı’daki Smyrna antik kenti, Kadifekale, Roma Agorası, İzmir Arkeoloji Müzesi, Kültürpark’taki Tarih ve Sanat Müzesi gibi birikimlerimizi değerlendirmemiz gerekiyor.

KONAK Belediyesi’nin ücretsiz düzenlediği ve benim gönüllü yol göstericilik yaptığım kültür turlarının ikincisi “Antik Çağda İzmir” başlığını taşıyordu. Yine yoğun katılım oldu. Asistanlarım Gizem Hunler ve sempatik Çağdaş ile bu görevi de başardık. İl Genel Meclisi üyesi Abdurrahman Atalar özellikle müze girişlerinde bize yardımcı oldu.
Dünya şiirinin atası Homeros’un yaşadığı yer olan İzmir’in antik çağ birikimin kapsamlı biçimde gözler önüne serilmesi, hem şehrin turizm potansiyelini artırması, hem de EXPO gibi süreçlerde avantaj sağlaması açısından önemlidir. Bu yüzden mevcut birikime ek olarak Agora ve Kadifekale’nin çevresinin temizlenmesi, antik tiyatronun gözler önüne serilmesi, mega-müze hayalleri ile oyalanacak yerde, eldeki müzelerin genişletilerek cazip hale getirilmesi gerekmektedir.

GEZİ GÜZERGAHI

Bu görkemli tarihin izlerini yakalayabilmek için önce Kültürpark’taki “Tarih ve Sanat Müzesi”nin kapısına dayandık. Bu müzede antik çağ belgeleri sergilenir. İzmir ve çevresinde bulunan heykeller, lahitler, çanak çömlek, vazo, amfora, değerli eşya, sikke (para) örnekleri bulunur. Demeter ve Poseidon ikili heykel kompleksi önemlidir.
Sonra Bayraklı’daki Smyrna kentine uzandık. Burası en eski İzmir kentidir. Bir ören yeridir. Tepekule Höyüğü çevresine yerleşmiştir. Eskiden denize uzanan yarımada idi. Merhum Ord. Prof. Ekrem Akurgal’ın ortaya çıkardığı bu antik kent, Megaron tipi evleri (oda ev), dünyanın ilk ana caddesi, ilk ızgara mimari planı, en eski Athena Tapınağı, çeşmesi ile dünyaca ünlü en eski klasik kent formundadır. Altımızda Konak Belediyesi’nin tahsis ettiği otobüslerimiz vardı. Bayraklı’dan Kadifekale’ye uçtuk. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender İzmir’e geldi ve Pagos Tepesi’nden aşağılara uzanan yeni bir kent inşa edilmesi emrini verdi. Böylece bu tepeye bir kale ve aşağılara uzanan yeni mermer kent inşa edildi. Bu, yeni İzmir’di. Kadifekale çeşitli istilalarla 10 kez yıkılıp yeniden inşa edildi. Kadifekale’yi gezdikten sonra otobüslerimizin içinde dağıtılan kumanyalarımızı midemize indirdik.

ROMA AGORASI

Agora’nın batı kapısı kemeri üzerinde İmparatoriçe Küçük Faustina’nın maskı bulunur. Bu kemerin altında şehrin Roma dönemini anlattım. Romalılar M.Ö.133 - M.S.395 yılları arasında kente egemen oldu. Kenti geliştirip yükseltti. Tarihçi Flostrat’ın yazdığına göre, Avrupa Roma kentleriyle başa güreşecek bir İzmir vardır.
Mermer kitabelerde “Alimler Ormanı İzmir”, paraların üzerinde ise, “Asya’nın Birincisi İzmir” yazılıdır. Agora, bu uygarlığın ayakta kalmış resmi pazar yeridir. Günümüzde yıkımlar yapılarak çevresi ortaya çıkarılmaktadır. Agora’dan sonra İzmir Arkeoloji Müzesi’ni de gezmek gerekir.
İzmir kent turlarına katılacak olanlara küçük tavsiyelerim olacak: Sevgili katılımcılar, gezi süresince güncel sorunlarınızdan koparak anlatılanları dinleyin, çevrenizi dikkatle izlemeye çalışın. Eski kalıntıları ve eski kent dokularını inceleyin, müzelerde veya ören yerlerindeki panoları dikkatle okuyun, notlar alın, fotoğraf çekin, şehirle bütünleşmeye çalışın. Bir süre sonra
şehrin bir şehir değil, gerçekte binlerce yıldır yaşamakta olan bir insan, hem de bir dişi olduğunu olduğunu hayretle fark edeceksiniz.

İZMİR TARİHİ

Şimdi kültür turumuzda nereleri ziyaret ettik ve neler anlattık, kısaca değinelim. İzmir’in antik çağdaki ismi Smyrna’dır. Bir Amazon Kraliçesi’nin ismini taşıdığı varsayılmaktadır. Kentin tarihinin 5 bin yıl öncesine uzandığı belirlenmiştir. Bölgenin ilk halkının, yerli bir Anadolu kavmi olan Luwiler olduğu ortaya çıkmıştır. Bu halkın Hitit’ler, Sümer’ler ile yakın çağdaş olduğu sanılmaktadır.
Bölgenin tarihsel olarak hem efsanelere, hem de yazılı kaynaklara geçmiş en parlak antik dönemi, İyonya Uygarlığı’dır. Milattan önce 800 – 600 arasında bu uygarlık bölgeye damgasını vurdu ve dünyanın ilk felsefeci, matematikçi, tarihçi, coğrafyacı, edebiyatçı ve şair ünlülerini yarattı. (Felsefeci Heraktitos, tarihçi Herotodos, şair Homeros gibi)  Daha sonra Lidya Krallığı’nın ve Pers İmpatorluğu’nun istilaları ve uzun süren yönetimleri geldi. Ardından Makedonya Kralı Büyük İskender’in yönetimi başladı. Helenistik dönem, Bergama Krallığı yönetimi ve görkemli Roma İmparatorluğu uzun dönemi sıraya girdi.

X