"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Antalya sıcak çok sıcak

Bir kadın günlerdir Hillside Su Oteli'nin lobisinde erkeklerin kabusu olmaya devam ediyor.

İsim ya da kim olduğuna dair ipucu vermeyeceğim ama festivalin yabancı konuklarından olan bir kadın günlerdir Hillside Su Oteli'nin lobisinde erkeklerin kabusu olmaya devam ediyor.
Gecenin ilerleyen saatlerinde su gibi içtiği içkinin de etkisiyle ayakları yan basan, önüne gelen herkese asılan ve birlikte olmayı teklif eden bu bayanı otel personeli de zaptedemiyor üstelik.

45. Antalya Altın Portakal ve 4. Avrasya Film festivallerinde dördüncü güne geldik.

Burada şimdilik, bir şey hariç (az sonra!), asayiş berkemal.

Hafta sonuna doğru Kevin Spacey, Mickey Rourke şehre geldiğinde neler olacak bilemiyorum tabii.

Tecrübelerimiz yabancı ünlülerle birlikte ortalığın karışabileceğini söylüyor (bkz. Michael Madsen vakası).

Kısa açılış raporu vermek gerekirse; iki dev gece az sorunla atlatıldı.

Altın Portakal’ın açılışında Ulusal Yarışma jüri üyelerinden sinema yazarı Sevin Okyay’ın takdiminde yaşanan unutkanlık en çok biz meslektaşlarını etkilemiştir herhalde. Gücendiğimizi belirtmeden geçmeyeyim.

Bir sonraki gece yapılan Avrasya Film Festivali açılışında Engin Yiğitgil konuşmasını öyle hızlı, rahat ve seri yaptı ki hepimize "işte budur" dedirtti. Kısa kesemeyenlere duyurmuş olayım.

Törende onur ödülü alan ünlü yönetmen Paul Verhoeven (Robocop, Temel İçgüdü, Total Recall onun elinden çıkma), Türkiye’de film çekmeye hazırlandığını müjdeledi. Verhoeven yaşına rağmen çok yakışıklı. Bu filmde kendisi de kamera karşısına geçse hiç fena olmaz gerçekten.

SEZEN AKSU SÖYLÜYOR

Avrasya’nın açılışında Ferzan Özpetek’in "Mükemmel Bir Gün" adlı filmi gösterildi.

31 Ekim’de vizyonda olacak filmin finali boğazıma yumruk gibi oturdu diyebilirim. Yürümeyen ilişkileri, takıntılı bir erkeğin eski eşinin ve çocuklarının hayatını kabusa çevirişini anlatan film hüzünlü sonuyla en çok çocuk sahibi olanları etkileyecek.

"Mükemmel Bir Gün"de Ferzan Özpetek’in nazar boncuğu olarak gördüğü ve her filminde yer verdiği Serra Yılmaz kısa bir rolde. Kadronun geri kalanı İtalyan oyunculardan oluşuyor.

Ferzan’ın bir başka vazgeçilmezi olan Sezen Aksu da filmde "Şanıma İnanma" adlı parçayı söylüyor. Aksu’nun bu güzel şarkısı milletvekili adayının kızının doğumgününde çalıyor üstelik.

MİLLİ GELİN ÇOK SAMİMİ

Ve geleyim festivalde onur ödülü alan Jacquelline Bisset’ye.

Antalya’ya birlikte geldiği Emin Boztepe’yi yanından bir an olsun ayırmayan Bisset, 64 yaşında olmasına rağmen sinemanın en üretken oyuncularından biri. Hálá bu kadar çok filmde rol almasını seyahat etmeyi çok sevmesine bağlıyor.

Bisset hiç kasıntı değil, son derece samimi ve alçakgönüllü. Basın toplantısında kendisine yöneltilen "Kendinizi zeki buluyor musunuz" sorusuna "Evet zekiyimdir, ama bazen de bir o kadar aptal olurum" demekten kaçınmıyor.

Ve her şey bir yana bu kadın festivalin hakkını veriyor. Günde 2-3 film izlediğine bizzat şahit oldum.

Bazı Türk oyuncular otel lobilerinde laklak yaparken Bisset sinema salonlarından çıkmadı.

AZGIN KADIN      KABUS OLDU!

En bomba dedikoduyu sona sakladım.

İsim ya da kim olduğuna dair ipucu vermeyeceğim ama festivalin yabancı konuklarından olan bir kadın günlerdir Hillside Su Oteli’nin lobisinde erkeklerin kábusu olmaya devam ediyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde su gibi içtiği içkinin de etkisiyle ayakları yan basan, önüne gelen herkese asılan ve birlikte olmayı teklif eden bu kadını otel personeli de zaptedemiyor üstelik.

Hanımefendi, kendisini odasına götürmek isteyen personeli "Ben Türk değilim, bana dokunamazsınız" diye azarlıyormuş.

Festivalin erkek konuklarının hali ise perişan.

Bizim arkadaşlar kadına yakalanmamak için tuvalate bile yalnız gidemez oldular.

Biz de karşılarına geçip, ağlanacak hallerine gülüyoruz tabii.

Bu tuhaf kadına mı yoksa saldırıya uğrayan arkadaşlarımıza mı acısak bilemiyorum gerçekten.

AROG’un müzikleri

Cem Yılmaz da Antalya’da film izleyenler arasındaydı.

Ama bu bilgiler ondan değil, AROG için çalışan müzisyenlerden.

AROG taş devrinde geçiyor ya.

Müziklerinde de ilkel enstrümanlar, ağırlıklı olarak da vurmalılar kullanılır diye düşünmüştüm.

Yanılmışım.

AROG’un müziklerinde günümüz rüzgarları esecekmiş.

Merak edip hemen müzisyen arkadaşlara "nasıl yani?" diye sordum.

"Marilyn Manson ve Nine Inch Nail tarzı gibi" dediler.

Keşke sormasaymışım, merakım azalmadı daha da arttı.

Son fragmanlar, dinozorlar, Marilyn Manson, Nine Inch Nails...

AROG’un vizyona gireceği 5 Aralık’a daha kaç gün var acaba?

Merak kediyi öldürmeden şu filmi görsek iyi olacak.

X