Annenin zorunlu tercihi

Elif ERGU
22.09.2015 - 22:03 | Son Güncelleme:

Türkiye’de kadın istihdamının artmamasının en önemli nedenlerinden biri anne olduktan sonra kadınların iş yaşamından uzaklaşması. Bugün çalışan kadınların yüzde 40’ı anne olduktan sonra işten ayrılıyor.

TÜRKİYE’deki çalışma koşulları en çok çalışan annneleri zorluyor. Kadınların işgücüne katılım oranı sadece yüzde 27. Danone Nutricia ve IPSOS Türkiye geneline “Çalışan Annelerin İlk 1000 Günü” araştırmasına göre kadınların yüzde 14’ü ilk bin gün içerisinde işinden ayrılıyor. Yüzde 40’ı ise anne olduktan sonra farklı zamanlarda işinden ayrılmak zorunda kalıyor. Çalışan annelerin yüzde 91’i çocuk bakımının ekonomik maliyetleri yüzünden işini bırakıyor.

SORUNLAR ARTIYOR

Araştırma sonuçlarını Nutricia Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Gamze Çuhadaroğlu açıkladı. Kendisi de anne olan ve daha önce çalıştığı şirketlerde anne olmaktan kaynaklanan sorunları yaşadığını anlatan Çuhadaroğlu, “Toplumsal eşitlik ve kalkınma için kadınların iş yaşamına katılımı, üretebilmeleri çok önemli. Ekonomimizin büyümesi için bu şart. Çalışma hayatına atılan kadınların en büyük sorunları anne olunca ortaya çıkıyor. Çoğu kadın hamileliğini bu yüzden stres içinde geçiriyor. Kreş konusu çözülmediği için çok zorlanılıyor. En kötüsü de destek görmediği için kadınlar yılıyor ve çalışma hayatından çekiliyor. Daha sonra dönmek istediğinde ise işe dönüş o kadar kolay olmuyor. Rakamlar da bize kadınların özellikle anne olduktan sonra iş yaşamından koptuğunu gösteriyor” dedi.

EMZİRME ODASI YOK

Bu araştırmada şirketlerin yalnızca yüzde 9’unda emzirme odası olduğu ortaya çıktı. Çuhadaroğlu, “Emzirme odası demek de yanlış. Süt sağım odası denmeli, çünkü emzirme odalarında kadınlar bebeklerini emzirmiyor. Süt sağıp depoluyorlar. Ancak şirketler ne yazık ki bu sütler için buzdolabı bile koymuyor” diye anlatıyor. Araştırmada annelerin büyük kısmı iş yerlerinde kreş hizmeti olsaydı işi bırakmayacaklarını söylüyorlar. Nutricia İK Direktörü Pınar Öztep de bu konunun altını çiziyor. Büyük şirketlerde kreş bulundurma zorunluluğu olduğunu ancak cezanın 1200 lira gibi şirketler için küçük bir rakam olduğu için şirketlerin kreş açmak yerine bunu ödemeyi tercih ettiğini söylüyor. Araştırmada çalışan annelerin özel yuvalara ve bakıcılara ayda ortalama 840 lira ödediği bilgisi yer alıyor. Çocuğunu bir yuvaya gönderemeyen, evde bakıcı tutamayan çalışan anneler bu hizmet için ancak 400 lira ayırabileceklerini söylüyorlar. Çocuk bakımı için aile desteği bulamayan, geçim sıkıntısı içinde olan kadınların büyük çoğunluğu ise çaresizlik içinde işten ayrılıyor.

Anneler daha çok izin istiyor

ARAŞTIRMADA izin sürelerinin de dikkat çektiğini belirten Gamze Çuhadaroğlu, “İdeal izin süresi 31 hafta. Ancak yöneticilerin büyük kısmı 16 haftanın yeterli olduğunu düşünerek annelerin ücretli izinlerini uzatmalarını istemiyor. Amacımız bu araştırma ile farkındalık yakalamak, diğer şirketlere örnek olmak. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) bebeklerin ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak ücretli doğum izni 16 hafta. Çalışan anneler ücretli doğum izninin uzatılmasını talep ediyor. Çalışan kadınların anne olduktan sonra iş yaşamından çekilmemesi için doğum izinlerinin uzatılması, ancak bunun kadınlar için bir ayrımcılığa dönüşmemesi şart” şeklinde konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı