Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Annelik ona yeni bir kariyer yolu açtı

Çoğunlukla kadınlar doğumdan sonra iş hayatından, kariyerinden kopacakları için endişe ederler. Ama bazen tam tersi olabiliyor. Anne olmak kadına kariyer kazandırabiliyor.

Pınar Yücel genç bir anne. Emre Berent adında, 16 aylık bir oğlu var. Bütün zamanını alan yoğun bir iş hayatı vardı. Anne olacağını öğrenince eşiyle oturup dünyalarını değiştirmeye karar verdiler.

Çalışma saatlerini yavaş yavaş değiştirmeye, daha düzgün ve saatlerine özen göstererek beslenmeye, uykularına dikkat etmeye başladılar.

Bebek doğduktan sonra iyiden iyiye yerleşik bir düzene geçmek istiyorlardı ama arkalarındaki yoğun çalışma temposu onları rahat bırakmadı. Karı-koca, bu yoğunluğun zararlı olduğuna kanaat getirdiler: ‘Birkaç gün bu konunun üzerinde konuştuk. bir sanal teraziye artı-eksi değerleri koyduk ve benim işten ayrılmam gerektiğine karar verdik. Çünkü artık dünyada bana herkesten çok ihtiyacı olan bir varlık vardı, oğlum.’

Bunun üzerine işini bırakıp bebeğine bakmaya, bebeğiyle ilgili kitapları okumaya başlamış Yücel.

BASİT BİR FİKİR

Sonra tüm bu araştırmaları yaparken, kendisi gibi aradığını bulamayan, yabancı dil sorunu olmadığı için sürekli diğer dillerde kaynakları araştırıp okuyan birkaç arkadaşı ile aralarında yazışmaya, konuşmaya, edindikleri bilgileri paylaşma başlamışlar.

Bir gece bebeğini uyuttuktan sonra, ‘‘Biz anneyiz, birbirimizi bulduk ama ya bulamayanlar’’ diye düşünürken bir fikir oluşmuş:

‘Bir şey yapmalı, şu ana kadarki toplam iş tecrübelerimi, birikimlerimi, vizyonumu kullanmalı, tüm bu anneleri bir araya getirmeliydim. Öyle samimi, öyle gerçek ve öyle düzeyli olmalıydı ki benim aradığım şeyi arayan herkes gelip bana katılmalıydı. Bunlar kimdi? Annelerdi... Biz kimdik? Anneydik...

Gece yarısı kalkıp yatak odamdaki bilgisayarda domain adresini almak üzere bilgisayara oturdum. www.anneyiz.biz adresini satın aldım ve 'Tamam' dedim, 'işte bu!' Önceleri çevreden eleştiri almamıza rağmen yılmadık ve inanılmaz bir çalışma temposuna girdik.

Tamamen gönlümüzü vererek, 'Bizim aradığımız bu, bunu da sevecekler, bunu da beğenirler' diyerek heyecanla çalıştık. Bu dönemde bu projeye hiçbir beklentisi olmadan her türlü katkıda bulunan bir çok güzel isim oldu. Uykusuz geceler geçirdim, yemek yemediğim, dinlenemediğim zamanlar oldu. Sadece bebeğime baktım ve onun uyuduğu zamanlarda makine başında çalıştım. Eşim, işin iş planını, stratejik planlamasını ve yazılım kısmını üstlendi. Sonra bir gün bir arkadaşımızın sürprizi ile bir gazetede aniden haber olunca siteyi beklediğimizden önce açtık.’

EVDEN DÜNYAYA

İlk gün 400'den fazla tebrik mesajı almışlar. Aradan bir yıl geçmiş durumda. Her gün ortalama 11 bin 300 ziyaretçi, siteyi tıklıyor.

Sitenin bu başarısı ve ulaştığı insan sayısı başka alanda hizmet veren şirketlerin de dikkatini çekti. Bir süre önce Ericsson Mobility World - TıpTem işbirliği ile ülkemizin ilk mobil platformunu oluşturmada adım attılar. Böylece ‘‘anneyiz.biz’’ evden çıktı ve Maslak'ta bir ofise taşıdı. Bu kez destekleyici bilgileri, mobil teknoloji aracılığıyla onbinlerce annenin cep telefonuna ulaştırabilmek için çalışmalara başlandı. Bundan böyle, internet kullanıcısı olmayan annelere, televizyondan ve radyodan da ellerini uzatacaklar.

Bez dönemi bitti, şimdi güzel ablalarla oynama zamanı

Artık bez bağlama devrini kapadık. Arada bir gece kaçırmaları yaşasak da ailemiz için önemli olan bu büyük gelişmeyi, bütün heveslilerin bir an önce yaşamasını dilerim.

Ama bezden kurtulmuş olmam konuyla alakamı kesmeme neden olamıyor tabii. Edindiğim görev üzerine, henüz bu dertten kurtulmamış ya da yakında yakalanacak olanlar için çalışmalara devam ediyorum.

Mesela geçen cuma, Sinan Efendi ile beraber İçerenköy Carrefour'un bahçesinde açılan Prima Evi'ne gittik. 80 metrekarelik bir ufak ev burası. Anne ve çocuk olarak giriyorsunuz içeri. İçeride çocukların oynayabileceği iki küçük oyun alanı, annelerinin de sohbet edebileceği minik bir oturma grubu var. Daha önemlisi, Türk Pediatri Derneği'nden doktorlar var ve çocuğunuzun genel bir kontrolünü yapıyorlar ücretsiz olarak. Temel ölçümler yapılıyor, ciğerler dinleniyor, boğaz burun kontrolü gibi.

Ayrıca içeride belli günlerde annelere sağlıklı bebek gelişimi üzerine eğitim verilecek seminerler yapılıyor. Eğer seminerleri kaçırdıysanız da videoda size seyrettirebiliyorlar. Dana sonra da Prima tarafından hazırlanan 'Bebeğimin Gelişim Rehberi' de ziyaretçilere dağıtılıyor.

PRİMA EVİ PROJESİ

Sinan Efendi ortada elinde balonla dolaşıp oyuncaklarla oynarken ben de Procter & Gamble Dış İlişkiler Direktörü Hayrünnisa Aligil ile sohbet ettim. Tüm Türkiye genelinde en az 50 noktada yaklaşık yüz bin çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini anlattı bana. Bir de sağlıklı bebek gelişimini takip etmek açısından bu evdeki çalışmaların önemli bir veri oluşturacağını söyledi. Çünkü hastalık ve bebek ölüm oranları hakkında pek çok istatistiğe sahip olmamıza rağmen sağlıklı çocukların ne durumda olduğunu bilemiyoruz.

Bence daha acısı sağlıklı zannedilen çocuklar. Çünkü Aligil'den pek çok çocuğun hasta olmadıkları zamanları dışında doktorla alakası olmadıklarını öğrendim: ‘Bu ev projesinin doğuş gerekçesini Türkiye'de bebek takip oranının düşük olmasından ortaya çıktı. Türkiye'de bebek takip oranı yaklaşık yüzde 50'dir. Oysa özellikle bebeğin ilk yıllarında sağlık kontrolünün düzenli olarak yapılması sağlıklı gelişimini takip edebilmek için oldukça önemlidir. Bu noktada Prima, bebek sağlığının takibi konusunda aileleri bilinçlendirmeyi hedeflemektedir.‘

Gerçekten de bir bebeğin doğumundan itibaren belli sıklıklarda doktora görünmesi, boy, kilo, baş çevresi gibi ölçümlerinin takip edilmesi ve aşılarının doğru zamanda yapılması gerekiyor. Örneğin bir yaşına kadar her ay doktora gösterilmeli çocuk. İki yaşına kadar üç ayda bir, üç yaşına kadar da altı ayda bir... Ama Türkiye genelinde bunu gerçekleştiren çok az anne var. Belki bunu bilmiyorlar, belki de imkanları yok.

Bu durumda bu tip doktor kontrollerinin sağlanması ve duyurulması bence gerçekten önemli.

Prima Sağlıklı Gelişim Evi 1-14 Ekim tarihlerinde İçerenköy Carrefour'da hizmet verdikten sonra 17-29 Ekim tarihleri arasında Beylikdüzü Migros'ta olacak. Aralık ortasına kadar İstanbul'da belli alışveriş noktalarında kalıp diğer illere gidecek.

Sinan başta garipsediği bu yerden çıkarken çok memnundu. Buraya tekrar gelmek istediğini söyledi bir de şöyle dedi: ‘Güzel ablalarla oynamayı çok seviyorum!’

Ben de güzel abla tarifini istedim ondan. Uzun boylu, uzun saçlı, ne zayıf ne şişman!

Bu bana mı benziyor acaba!

Kuşadası'nda çocuklar için çalışıyorlar

Bugün Kuşadası'nda çok önemli bir konferans var. Türkiye Okul Öncesi Eğitimini Geliştirme Derneği ve üyesi olduğu OMEP (Okul Öncesi Eğitimi Dünya Organizasyonu) tarafından dünya konsey toplantısı ve konferansı düzenleniyor. Dünyadan ve Türkiye'den akademik katılımcılar, çocuklar ile ilgili tüm konularda bildiriler sunacaklar; çeşitli forumlar düzenlenecek. Dünyada 74 üye ülkesi bulunan ve 1948 yılından beri 0-8 yaşları arasındaki çocukların yararına çalışan uluslararası bir sivil toplum örgütü olan OMEP'in bu girişimi 8 Ekim'de başladı ve Erken Çocukluk Gelişim ve Eğitiminde Yeni Politikalar, Ailenin Eğitime Katılımı, Çocuğun Yaşam Değişikliklerine Uyumu gibi pek çok konuda seminerler düzenlendi. Bugünkü gezi ve konuşmalara katılmak için www.omep2003.com adresinden bilgi alabilirsiniz.

ANNEMİN KÖŞESİ

80'lerden sarkan küpeler

Bozuk olan iki müzik setimi tamire gönderdikten ve sapasağlam geri aldıktan sonra uzun bir zamandır dinleyemediğim müzik dünyama geri döndüm. Ve radyomu direkt olarak 94.5 frekansına ayarladım. Paso 80'ler çalıyor. Bayılıyorum. Çocukluktan çıkışımı ve gençliğe geçişimi hatırlıyorum. Ve bizim evde kız kıza nasıl giyindiğimizi, makyajlar yapıp koca koca küpeler taktığımızı...

Ve kullandığımız bütün malzemelerin annemin olduğunu...

Bizde pembe dışında far rengi yok ki... Ama artık büyüdük, hooop annemin odasına, çekmeceye... Çekmecenin içi alt üst, kozmetikler haşat...

Ya o gözü gibi baktığı koca küpeleri...

Her biri bir kızın kulağında, zıp zıp dans edildiğinde de yerde...

Kadın sesini çıkarmadı vallahi...

Sadece bu değil, onun sayesinde evde müthiş bir 'Intersoft' serisi oluşmuştu. Hatırlatayım, Şamdan'ın hazırladığı müzik kasetleri...

Bir yere gidemesek bu sefer de o kasetlerle eğlenirdik evde.

Anne, o kasetler şimdi nerede?..

Bunu bilemeyiz ama inanır mısınız:

Küpeler hálá çekmecelerde...
X