"Sibel Arna" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Arna" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Arna

Annelerin yüzde sekseni kahvaltı hazırlamıyor

Bunu ben değil Banvit Kurumsal Gelişim ve İletişim Direktörü İlgi Görener söylüyor. Nereden mi biliyor? Çünkü 2008’den beri Türkiye genelinde ilköğretim okullarını gezip çocuklara dengeli beslenmeyi öğretmeye çalışıyor. Çocukların yüzde sekseninin ellerine bir poğaça tutuşturularak okula gönderildiğini anlatıyor. Kulaklarıma inanamıyorum, bu annelik mi?

Akıllı Çocuk Sofrası, Banvit’in 2008’de başlattığı, ilköğretim okullarında okuyan çocuklara yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmayı hedefleyen sosyal sorumluluk projesinin adı. Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ve Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün danışmanlığında hayata geçirilen projenin birinci faz eğitimleriyle geçtiğimiz dönemlerde Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul ve İzmir’de 862 bin 80 öğrenciye ve 20 bin civarında öğretmene ulaşılmıştı. Yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra fiziksel aktiviteyle temel hijyenin önemi konularında eğitimlerin verildiği proje, tamamlanan yüzyüze eğitimlerinin ardından çocuklarla www.cemilecemile.com üzerinden buluşmaya devam etmişti.
Banvit Kurumsal Gelişim ve İletişim Direktörü İlgi Görener ile ikinci fazı konuşmak üzere buluştuk. Görener ikinci faz eğitimlerin çok daha eğlenceli olduğunu söylüyor. Çocuklar içeriği daha iyi kavrayabilsinler diye, eğitimi oyunlarla aktarılan yeni bir modele dönüştürmüşler. Oyunlar Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pınar Bayhan tarafından hazırlanmış. Banvit proje öğretmenlerinin eğitimleriyse yine aynı bölümün öğretim görevlisi Semra Şahin tarafından gerçekleştirilmiş. Eğitimin sonuna da Ekol Drama Sanat Evi tarafından hazırlanarak sahnelenen fantastik çocuk oyunu eklenmiş. ‘Cem ile Cemile Gizli Bahçe’de isimli oyun, çocukların hayal güçlerini harekete geçirerek hem eğlenip hem de öğrenmelerine olanak sağlamayı hedefliyor. Hikaye uzay çağında geçiyor ama sorunlar hep aynı. Cem ve Cemile lezzetsiz ve sağlıksız besleniyor.

HEDEF ÜÇ YÜZ BİN ÇOCUK

Eğitimde bir de sihirli tabaklar var. Eğitim materyallerinden biri olan kâğıt tabaklar, bir öğünde alınması gereken besin grupları için bölümlendirilerek çocuklara veriliyor. Eğitimin bir parçası olarak bu tabaklardaki bölümlere, beslenme piramidinde yer alan besin gruplarına dahil yiyecekler resmediliyor. Böylece bir öğünde almaları gereken yararlı gıdaları dengelemeyi, yani gruplamayı öğreniyorlar.
2010-2011 döneminde sadece İstanbul’da gerçekleştirilecek eğitimlerle yıl sonuna kadar üç yüz bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor. İstanbul’daki eğitimler, belirlenen okullarda dört aşamada yürütülecek. İlk aşamada formasyonlu 22 profesyonel eğitmen tarafından verilecek eğitimler, drama ve oyun yöntemiyle aktarılıyor. İki hafta sonra aynı okullara yapılacak ikinci ziyarette, farklı oyunlarla bu eğitimlerin kısa bir tekrarı yapılarak, bilgilerin daha da pekiştirilmesi sağlanıyor. İkinci hafta eğitimlerini takiben tiyatro salonları uygun olan okullarda eğitimin ana fikrini vurgulayan fantastik tiyatro oyunuyla çocukların, bilgileri bir de görerek anlayabilmeleri sağlanıyor. Son aşamadaysa okullarda Akıllı Çocuk Sofrası ‘gönüllüleri’ aracılığıyla kulüp çalışmaları yürütülecek. Bu aşama, beslenme bilincinin öğrencilerde tam olarak yerleşmesi için yıl boyunca, hem okullarda hem de www.cemilecemile.com’dan yapılacak çalışmaları ve yarışmaları kapsıyor. Projenin son fazı sayesinde Akıllı Çocuk Sofrası tam anlamıyla sürdürülebilir bir özellik kazanıyor.
İşin teknik kısımları bunlar...
Gelelim sorunun büyüklüğüne ve kaynağına. Görener’in sohbetimiz esnasında söylediği bir söz beni dehşete düşürdü. Ona göre ilköğretim çağındaki çocukların yüzde sekseni evlerinde kahvaltı yapmıyor. Anneleri ellerine bir poğaça verip okula yolluyormuş. Giderek artan yetersiz ve dengesiz beslenme, gelişim bozukluları ve obezite gibi sorunlar da bu noktada başlıyor ya zaten. Peki annelik hangi noktada bu kadar vicdansızlaşabiliyor? Kahvaltı hazırlamakta ne var yahu? Evladınızın o kimbilir hangi yağla pişirilen poğaçaları yemesine; yumurta, bal, peynir yemeden güne başlamasına nasıl vicdanınız el veriyor?
X