Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Annelerin itirafları

Arada sırada annelerin hatırını sormakta fayda var canım! Nasılsınız, iyi misiniz? Nasıl hissediyorsunuz, var mı bir değişiklik gibilerinden ... Ben her zaman için anketlere bayılmışımdır. Sonuçlar yüzde 100 doğruyu yansıtmasa bile anketi bir fikir sahibi olmamıza yardımcı olur bana kalırsa.

Amerika’nın bir ebeveyn dergisi, internet ortamında bir araştırma yapmış. Çok "Amerikan" olabilir ama benim hoşuma giden ve örnek almamız gereken cevaplar var. Size aktarayım dilerseniz:

3 binden fazla katılımcının yüzde 61’i, annelerimizin bizi yetiştirdiği zamanların çocuk yetiştirmek için daha zor olduğuna inanıyor. Yüzde 58’i ise anneliğin beklediklerinden daha zor olduğunu itiraf ediyor. (Doğrusunu isterseniz ben de kesinlikle onlardan biriyim! Aslına bakarsanız benim en ufak bir fikrim bile yoktu demek daha doğru olur)

Yine katılımcıların yüzde 43’ü hamileliğinde kendini anne gibi hissetmeye başlamış. Yüzde 25’i doğurur doğurmaz, yüzde 14’ü birkaç gün sonra, 18’i de birkaç hafta sonra...

Babalara yönelik bu cevaba ne dersiniz? Çok şık: Yüzde 35 oranında anne, kocalarının kendi anneliklerini beğendiklerini söylemiş. Takdir görüyorlar yani. Yüzde 41 ise zaman zaman başarılı bulduklarını söylemiş.

Kadınların kendilerini bir anne olarak kabul edip olaya hakim olmaları hiç fena değil: Yüzde 45. Yüzde 25’inin ise birkaç ayını almış anneliğe adapte olmak. Sadece yüzde 7’sine bir yıl gerekmiş.

Annelerin yüzde 73’ü doğum yapmadan önce daha seksi göründüklerine inanıyormuş. Yüzde 40’ı ise şimdi daha seksi buluyorlarmış kendilerini.

Amerikalıların mı kafası basmıyor yoksa biz kadınların mı!

Yahu, bir kadının 35’inden sonra kesinlikle daha iyi görüneceğini, düşüneceğini, hissedeceğini anlamak için illa ki bu yaşı geçmek mi gerekiyor?

Bunun doğumla da alakası şu açıdan olabilir: Kendine güvenmek! Evet, anne olan kadının hayatında öyle büyük bir sevgi vardır ki bu onun başka türlü yürümesini sağlayabilir. Bunu yani, anne olmayı, kadınların akıllıca değerlendirmesi lazım.

Evet, bir sonrakine geçelim...

Annelerin yüzde 41’i doğumdan sonra en çok kendi zamanından yediklerini düşünüyor. Yüzde 30’u temizlik gibi ev işlerinden, yüzde 17’si uykudan, 12’si de eşleriyle geçen zamandan fedakarlık ettiğini düşünüyor.

Peki iyi bir anne olmanın sırrı nerede dersiniz? En çok cevap yüzde 63’le sabır. Ve peşinden gelen cevap da "espri anlayışı!" Kesinlikle katılıyorum. Bu Amerikalılar çok akıllı!!!

İşte kesinlikle katıldığım bir sonuç daha: Anneler günü için ne istediklerini sormuşlar ve cevap: Yalnız kalmak!!! Sonrasında da yatakta kahvaltı, çiçek ve çocuk eli yapımı kart var.

Son olarak anneler her şeyi bilir mi?

Yüzde 50: Çoğunlukla!!!

Oyun onların dünyası

Çocuklarımızı yetiştirirken karşımıza birçok soru, verilmesi gereken birçok karar çıkıyor. Onlar için verilmesi gereken kararlardan bir tanesi de hangi dönem hangi oyuncağı seçmek gerektiği. Toyiki Genel Müdür Yardımcısı Jacqui Stevenson bize bu konudaki son gelişmeleri anlattı.

Türkiye’de özellikle 0-3 yaş arası bebeklere alınan oyuncaklarda aileler başta kalite, ikinci olarak fiyat ve son olarak markaya önem veriyor. Bu sıralama daha büyük çocuklar için değişiyor. Diğer yaş gruplarında ailelerin öncelikli kriteri fiyat, daha sonra kalite, çocuğun tercihi ve marka yönünde oluyor.

Çocukların hayal gücü her zaman önemlidir ve bunu da tetikleyen etkilerin başında oyuncakları gelir. Tüm oyuncaklar çocuğun hayal gücünde etkilidir. En basit bir aksiyon kahramanı bile çocuğun senaryo yazma yeteneğini geliştirir. Örneğin kızlar bebeklerle oynar, onlara isim verir ve gerçek birer bebek gibi konuşur. Topla oynayan çocuklar kendilerini bir futbol veya basketbol yıldızı olarak hayal eder.

Doğdukları ilk günden başlayarak çocuklar değişik öğrenim süreçlerinden geçer ama bunun farkına varmazlar. Yeni doğmuş bir bebek gözlerini bir noktaya odaklayamazlar ancak basit bir karyola oyuncağı onlara yardımcı olur. Bu oyuncağı seyretmek, ışık ve müziği takip etmek onlara huzur verir.

Oyuncakların çocuğun gelişiminde farklı şekillerde etkisi olur. Bazı oyuncaklar onların kas gelişimine destek verir, yürümeyi öğrenmesine yardımcı olur. Bazıları renkleri, şekilleri, hayvanları, sesleri tanımasına... Bazıları da hayal gücünü geliştirir.

Bebekler büyürken, çevrelerindeki sayısız nesnelerle oyun oynarlar: Elleri, ayak parmakları, pencereden içeri sızan güneş ışınları gibi. Aynı zamanda sesleri keşfederler, bebek diliyle kendi kendilerine konuşurlar. Bedenlerinin farklı bölümlerini fark ederler. Renk, ışık ve ses ayrımı yaparlar.

Çocuğunuza oyuncak alırken bir numaralı kriter, yaşına uygun seçim yapılması olmalı. Yaşından daha büyük ya da küçükler için dizayn edilmiş bir oyuncak kısa sürede çocuğunuzu hayal kırıklığına uğratabilir, ilgisini azaltır ve oyuncağa harcadığınız para çöpe gider.

Her çocuk farklıdır. Karakteristik özelliklerini bilmeden bir çocuğa oyuncak tavsiye etmek doğru olmaz. Biz her hafta Toyiki mağazalarımız için "ilk 10" popüler oyuncağı belirliyoruz ve çalışanlarımızı bu konuda eğitiyoruz ki, müşterilerimizi doğru yönlendirebilsinler. Müşterimizin gerçekten çocuğunu memnun edecek ürünle eve dönmesini arzu ediyoruz.

ÜÇ OYUNCAK KATEGORİSİ

Hareketli oyuncaklar:
El-göz koordinasyonu, kas ve kuvvet gelişimine yardımcı olur.

Yaratıcı oyuncaklar: Doğaçlamaya ve kendini ifade edebilmeye teşvik eder.

Eğitici oyuncaklar: Düşünme ve zihinsel gelişimi sağlar.

TÜRK AİLELERİ ÇOCUKTAN ÖNCE KENDİ SEÇİYOR

Avrupa genelinde oyuncak pazarı televizyon reklamları ve o an vizyondaki film ya da dizinin karakterleri ile doğru orantılı ilerler. Türkiye’de durum biraz farklı. Mesela dünyada okul öncesi oyuncak pazarı ortalama 1 milyar 658 milyon dolar ve bunun neredeyse 650 milyon dolarını banyo ve 0-1 yaş arası oyuncakları oluşturuyor. Türkiye’de en önemli farklardan biri, banyo oyuncakları pazarının olmaması. Bu lokal bir yaklaşım. Türkler için çocuğun banyoda uzun vakit geçirmesi çok olağanüstü bir durum. Türk aileleri kendilerinin öncelikle belirledikleri seçenekler arasından çocuğun seçim yapmasını sağlıyorlar. Çocuğun oyuncak seçimindeki katılımı daha ziyade yaşına bağlı.

İLK BİR SENE İÇİN OYUNCAK ÖNERİLERİ

İlk haftalarda

- Banyoda kullanılan oyuncaklar: Dokunma dürtüsünü harekete geçirir, siz onu yıkarken dikkatini başka yöne çeviren bir araç işlevi görür.

- Hareketli oyuncaklar: Görsel odaklanmanın gelişimine yardımcı olur; dikkatini toplamasını sağlar.

- Müzik kutuları ve kaset çalarlar: İşitsel uyarım ve huysuz zamanlarında rahatlatıcı etki yapması için kullanılır; sizi de rahatlatır.

- Bebek çıngırakları: Seslerin farkına varma becerisini geliştirir; dikkatini toplamasını sağlar; dokunma dürtüsünü harekete geçirir.

- Dolgu maddeli oyuncaklar: Dokunarak ayırt etmesine yardımcı olur.

6 haftadan 6 aya kadar

- Kumaşla kaplı bloklar: Dokunma dürtüsü; küçük kas koordinasyonu sağlar.

- Karyola oyuncakları ve egzersizler: Bütün duyuları uyarır; küçük kas koordinasyonu sağlar.

- Zincir halkalar: Dokunma duyusunu uyarır, küçük kas koordinasyonu sağlar.

- Aynalar: Görme duyusunu uyarır (göz odaklanması, kendi görüntüsünü algılama).

- Yumuşak toplar: dokunma duyusunu uyarır, küçük kas koordinasyonu sağlar (tutma,fırlatma,geri alma).

- Diş karıştırıcıları: Dokunma, tat alma, görme, ses uyarıcısıdır (dişeti egzersizi, renk/şekil algılama, bebek çıngırağı sesleri).

Bir yaşına kadar oyuncak önerileri

- İçinde hareketli nesneler olan toplar: Görme, dokunma duyusu, esneklik algısını geliştirir.

- Büyük yapbozlar: Görme, dokunma duyusu, yer ve biçim algısını geliştirir.

- İç içe geçen bloklar: Görme, dokunma duyusu; harekete geçirici el becerilerini geliştirir.

- İt-çek oyuncaklar: Görme, dokunma, işitme duyusu, büyük kas gelişimi; ses ayırt etme becerisini geliştirir.

- Şekil ayırma kutuları: Görme, dokunma duyusu; şekil ve biçim algısını geliştirir.

- Peluş oyuncak bebekler: Görme, dokunma duyusu; dil ve duygu gelişimini sağlar.

- Nesneleri bir araya getirme oyunu: Görme, dokunma duyusu; küçük kas kordinasyonu geliştirir.
X