"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Annelerin beslenmesi çok önemli

Yeni doğum yapan annelerin besin seçimleri yani ne yiyip içtikleri çok önemli bir konudur.

Özellikle emziren annelerin yemek listelerine bazı “özel besinleri” de eklemeleri gerekir. Çünkü onların hem kendileri hem de bebekleri için bazı yaşamsal maddeleri mutlaka kazanmaları lazımdır.
Süt veren annelerin en çok ihtiyaç duydukları besin unsurları Folik asit, kalsiyum, B-6 vitamini, tiamin, çinko, magnezyum, demir ve omega-3 yağ asitleridir. Beslenme planları yapılırken onların eksikliklerini giderebilecek yiyeceklere öncelik vermek şarttır.
NE YAPMALI?
Kalsiyum kaynağı olarak süt, peynir, yoğurt ve diğer süt ürünleri ile lahana ve kalın yapraklı yeşil sebzeler emziren anneler için çok önemli yiyeceklerdir. Yeşil yapraklı sebzeler ayrıca folik asit ihtiyacını karşılamada da işe yarıyor. Folat ihtiyacını yerine koymada karaciğer (mesela ızgara ya da Arnavut ciğeri şeklinde), tam tahıllar, kabuklu yemiş ve meyveler de önemli besinler. B-6 vitamini için muz, kavun, kuru erik, ıspanak, baklagiller çok değerli yiyecekler. Kabuklu yemişleri ve tabii ki kırmızı eti, tavuk ve balığı da unutmamak şart!
Çinko ve magnezyuma gelince... Çinko deniz ürünleri, yumurta, kırmızı et, kümes hayvanları, yoğurt ve baklagillerde bulunan bir mineral. Aynı besinlerde yeteri kadar magnezyum da var. Ayrıca kabuklu yemişler, özellikle ceviz güçlü bir magnezyum kaynağı.
BALIK GÜVENLI OLMALI
Omega-3 yağ asitleri için en iyi besin balıktır. Bununla birlikte emziren annelere balık önerirken cıva ile kirlenmemiş olduklarından emin olmak lazımdır. Güvenli değilse balık yememeleri gerekir. Bu durumda temiz ve kaliteli omega-3 kapsüllerinden faydalanmak mümkündür. Bitkisel omega-3 için keten tohumu (salatalara), semiz otu ve ceviz de düşünülmeli.
Emziren bir annenin demir eksikliği problemi yaşamadığından da emin olmak lazımdır. Demirin en güvenli kaynağının kırmızı et olduğunu da hatırlatalım.

Kilo yönetim programları nasıl olmalı? I

Diyete tıbbi değerlendirme ile başlamak çok önemlidir.
Dikkatli bir bedensel ve ruhsal değerlendirme, hormonal değerlendirmeler, kan şekeriniz, karaciğer testleriniz, böbrek fonksiyonlarınız dikkatle incelenmelidir.
Diyet programınızı ve bedeninizde meydana gelen olumlu-olumsuz değişmelerin belirli aralıklarla doktorunuz tarafından gözden geçirilmesi gerekir.

Kilo yönetim programları nasıl olmalı? II

Programınız kilo fazlalığınızın nedenlerini dikkatlice inceleyip araştırmalıdır.
- Beslenme sorunlarınız var mı?
- Hareketsizlik söz konusu mu?
- Kilo probleminiz sağlık problemlerinizle ilişkili mi?
- Psikolojik sorunlarınız mevcut mu? Bunlar mutlaka araştırılmalıdır.
Bu sorunları çözmeden kilo veremez ya da verdiğiniz kiloları yeniden geri alırsınız.

Kilo yönetim programları nasıl olmalı? III

Diyetler kişiye özeldir! Herkes her diyeti yapamaz.
Herkes için ortak formül öneren sihirli diyetlerin uzun süreli kilo kontrolünde başarılı olması mümkün değildir.
Yaptığınız diyet güvenli olmalıdır! Yanlış diyetler hasta bile edebiliyor.
Diyetiniz vitamin, mineral, yağ, karbonhidrat ve proteinler için günlük önerilen minimum miktarları mutlaka içermelidir.
Aktivite desteği olmayan hiçbir program kalıcı sonuç vermez.

Dikkat

Hamilelikte olduğu gibi emziren anneler de hiçbir bitkisel ürünü, hiçbir alternatif desteği asla ve asla kullanmamalı. Bu çok önemli bir nokta. Emziren annelere ekinezya gibi bağışıklık desteklerini, sarı kantaron, kediotu (valerianlar) melisa gibi sakinleştiricileri, hele hele zayıflatıcı hapları (altın çilek, açai, hoodia, biber, lahana hapları!) asla kullandırmamak gerekiyor.
Bunların “doğal” denilerek pazarlanmaları çok önemli bir tehlike.
Ne yazık ki özellikle kilolu ve eğitim seviyesi düşük anneler “doğal” kılıfına inanıp bu hapları kullanabiliyorlar. Oysa bitkisel hapların özellikle bebeklerin geleceği için son derece “toksik” olma ihtimali var.

X