Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anneler Neden Gezi Parkı' nda?

Son günlerin değişmez gündemi Gezi Parkı ve 12. gününe giren eylemler...

Eyleme katılanların profilleri pek çok açıdan analiz edildi. Özellikle 90 doğumlu yeni neslin verdiği orijinal tepkiyi vurgularken, benim gözüm  80 kuşağından gelen annelerin tepkisindeydi. Nasıl oldu da apolitik gençlik sokağa döküldü? Yaşıtlarımın çoğu yani biz 80 kuşağının çocuğu var ve bu konuda tepkisiz kalmak yerine, çocuklarını evde eşine bırakıp, demokratik tepkisini ifade etmeye parka koştu.

Görüşleri şöyle:

- Gezi direnişi uzun süredir insanların içinde sakladığı ve belki de farkında bile olmadığı iyiliği, güzelliği ve bir olma duygusunu açığa çıkarmıştır. Farkında olan insanların dünyasında hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Tüten Yolukar


- Bu süreç aslında herkese pek çok şeyi öğretti. İnsanların tepki göstermesi, haksız olduğunu düşündüğünü konularda sesini çıkarması gerektiğini hatırlattı. En önemlisi de bu ülkede birlik olup sapasağlam ayakta durabileceğimizi görmüş olduk. Ben bir anne, bir eğitimci, bir eş, bir abla, bir evladım ve bütün kimliklerimle #direngezi #direnturkiye diyorum. Yeşim


- Umudun kaybolduğu yerde umudu gorduk. Halki, sevgiyi, kucaklaşmayı gördük.  Anne olarak düşünüyorum, kızım 20li yaşlarda olsaydı ve orada bulunsaydı bundan hem korkar hem de gurur duyardım. Oradaki gençleri bu şekilde görmek işte umudun ışığını görmek. Gezi parkı direnişinde anneler hem kendi çocuklarının geleceği için hem de başka annelerin çocuklarının yanında onlara göz kulak olmak, onlara anne eli uzatmak için oradaydı. Sadece çocuğunu düşündüğü için daha önce bu tarzda eylemlere katılmayan anneleri artık çocuğu için, ülkesi için meydanlarda, parklarda daha çok görmeye alışacağız sanırım. Belki de sıra sizin çocuğunuzu götürdüğünüz parka gelmiş olabilir. Esra Erkut Demiröz

Anneler Neden Gezi Parkı nda

- Hamileliğimden dolayı hiç katılamadığım Gezi Parkı direnişine çok fazla katılmak istememin, yerimde duramayışımın nedeni, sese ses katmaktır, belki duyulmayanı duyulur kılmak için desibelin artmasına minicik bir katkım olur diye düşünmemdir. Bir yerlerde direnememek şu an bana acı veriyor, evet. 2 gün önce Gezi Parkı'na attım kendimi, resmen koştum oraya, oradaki arkadaşlarımızın yanına, toprağa oturmak istedim. Nasıl bir dostluk var Gezi'de... Gözlerim doldu. Bu, Gezi ile başlayıp tüm Türkiye'ye yayılan bir hoşgörü hareketi gibi. Herkes birbiriyle hoşgörü çerçevesinde artık, bu hareket bizleri buraya taşıdı. Ben bir anne olarak, bu gergin ama coşkulu günlerde, evladımı, çevresine sevgide, saygıda tutmak adına elimden gelenin daha fazlasını yapacağım. Onunla ekip biçip çöp toplamaktan, tanımadığımız insanları selamlamaktan daha umut dolu bir etkinlik düşünemiyorum şu an. Böylece attığımız her adım GEZİ olacak bizim için. Markaanne Derya Derinbay


- Safak baskininin oldugu aksam saat 23.30 a kadar orada diger çapulcu annelerimle ordaydım, ellerimiz, yüreklerimiz, kalbimiz hep aynı düşünceyle birleşti; özgürlük diyorduk, nefes alabilelim diyorduk, ötekileştirmeden yaşayabilelim diyorduk ve çevreme şöyle bir baktığımda, her seferinde ama her seferinde gözlerim dolarak izliyordum; oradaki coskuyu,birligi,butunlugu. Bunlar 31 Mayıs gecesi yaşanılan güzelliklerin cümleleridir. Bugün günlerden 8 Haziran. Direnişin 12.günü... Bir yürekte birleşmiş eller, hala aynı coşkuda bu kez artarak devam ediyor,edecek de... Orada olan olmayan,toplumu siz biz diye ayırmayan, birbirimizi  ötekileştirmeye çalışan zihniyete karşı olan tüm arkadaşlarımla ve kendimle gurur duyuyorum. Oradaydim,olmaya da devam edeceğim. Herkese sevgiler... Aysim


- "Papatyalar ne zaman çıkacak anne?" diye sorup durdular tüm bahar boyunca kızlarım. Halbu ki papatyalar çoktan çıkmıştı ama biz, binalardan göremiyorduk bir türlü. Çocuklarını AVM'lerin havasız ortamında oyalayan annelerden olmadım ben. Doğayı ve hayvanları seven çocuklar yetiştiriyorum.  Önce bir anne olarak benim "dur" demem gerekiyor adım başı bitiveren AVM'lere. Ömrüm yettiğince de, karşılarında olacağım doğayı katledenlerin. Derya Coşkundeniz


- Yaşam hakkım için ve yok sayılmaya direnmek için oradayım ben. Derya Divrikli


- Direnişe destek veriyorum;haklı tepkilerini dile getirmek için orada sakince oturan ve taşkınlık yapmayan insanların üzerine gaz bombası atılması bence insanlığa aykırı.Olayı provoke edenler yok mu,tabi ki var.Bu noktada bilinçli insanlara sapla samanı ayırmak düşüyor. Ben,baş örtüsü için özgürlük yürüyüşlerine de katıldım, Mavi Marmara’da yaşananlar içinde yürüdüm ve şehitlerimiz içinde.Sağ –Sol ne görüşte olduğunuz fark etmez burada önemli olan “insanlık”.Ülkeyi bölme amacında olan kişilerle bile uzlaşmak için bir komite kurulduysa Gezi için direnenler göz ardı edilmemeli.Halkı en çok galeyana yetiren bu hiçe sayma tavrıdır. Merve


- Sakat belime rağmen, her gün kullandığım astım ilacımı yanıma alıp Taksim' e gidiyorum. Bu festival kaçmaz! Bana eşlik etmek isteyenler arkadaşlar eğlenme garantisi vermiyorum ama çocuklarımıza "zulme karşı durduk" demenin onuru yeter. Barışçı ve pasif bir şekilde Gezi Parkı' nı savunanlara bu derece orantısız şiddet uygulayan hükümeti protesto ediyorum. Anlayana kadar da protesto edeceğim, yine Taksim' e gideceğim. Gaz yemek berbat bir şeymiş, yaşadım, yine yaşayacağımı bile bile, tekrar gideceğim. Taa ki baştakiler tek dileğimizin huzur içinde yaşayacağımız, vatandaşın elindeki yeşilin, derenin, suyun  feda edilmeyeceği günlere ulaşıncaya dek! "Ülkü


- Oğlumu Gezi Parkı' na getirdim, çünkü onun geleceği için mücadele eden abilerini ablalarını görsün istedim. Onların özgürlüklerimiz ve buradaki ağaçlar için mücadele ettiklerini anlattım. Özellikle de Gezi Parkı'ndaki özgürlük, barış, birlik ve beraberlik havasını da solumasını istedim. Hassas Anne Ece Kumkale


- Ordayim çünkü barışçıl bir duruşla bir şeylerin değiştiğine model olmak istiyorum. Hepimizin içinde bir provakotör var. Onunla nasıl başa çıkabildiğimizi, öfkemizi nasıl kontrol edebildiğimizi, ötekileştirerek değil, "biz olarak" gelen şefkatli yaklaşımla çözebileceğimizi dişünüyorum. Kızıma böyle bir modelleme yapmak, yeni nesle bırakacagim en onemli hediye. Nilüfer Devecigil


-  Sade bir vatandaş, herhangi bir siyasal partiye bağlı olmadan haksızlık ve ayrımcılığa karşı her zaman aktivist, kadın, anne, iletişimci, insan. .. Ben sadece “anne” kimliğimle değil, bütün bu sıfatlarım yüzünden ve nedeniyle Gezi direnişçilerinden biriyim. Ağaç olsun, insan olsun, hayvan olsun, önce cana değer verdiğim için. Özgürlük anlayışım, bir diğerinin özgürlüğüne zarar vermeyecek noktada durduğu için. Kendime olan insani saygımı kaybetmemek ve oğlumun yüzüne iç rahatlığı ve gururla bakabilmek için Gezi Parkı' ndayım. İrem Afşin
 

- Gezi Parkı' ndayım çünkü oğlumun ileride görüş be düşüncelerini ifade ederken biber gazı yememesi için. Oğlumu da getirdim, çünkü buradaki ruhu görmesi  ve kavrayabilmesi için. Ayça


Bunlardan biri de bendim. Anne dostlarımla Gezi Parkı'ndan buluştum. Kimsenin kimseye özel yaşamı, tercihleri ve düşünceleri nedeniyle zorlamada bulunmaması gerektiğine inandığım için, oğlumun ve tüm çocukların gerçekten sağ duyu ve hoşgörü anlayışın egemen olduğu, hümanist bir dünyada büyümesini istediğim için anne, eğitimci, blogger ve çapulcu oradaydım. Çok farklı dünya görüşüne sahip insanlarla aynı alanda oturup, sohbet ederek çok şey kazandığımı, hoşgörüde tavan yaptığımızı düşünüyorum. Çeşitli aşağılama, küfür ve tehtide rağmen, iyi niyet, saygı ve barış dileyerek Gezi Parkı' nda olmaya devam edeceğim.


Arz olunur.



https://twitter.com/AylinAnne
www.aylinanne.com



Yazarın son yazıları

#5 Haziran 2013 Aile içi demokrasi nasıl sağlanır?
#1 Haziran 2013 Bizim parka gidelim anne!
#29 Mays 2013 Bu çocuk sizden mi?
#25 Mays 2013 Anne senin pipin var mı?
#22 Mays 2013 Her çocuğun özel bir arkadaşı olmalı
#11 Mays 2013 Anneler Gününüz Kutlu Olsun




YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>





X