"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Anne kimdir?

Anne, yaşamın kaynağıdır. ılk arkadaştır.

Koskoca adam olsanız da “Annneaaah ne yemek var?? Koyuversene bi’ tabak” cümlesine “Koca adamsın, kalk kendin al” demeden gayet makul bir şekilde karşılık verendir.
Krallar gibi yaşatandır.
Anne, evladının doyacağına asla inanmaz. “Bir tabak tepeleme ne kadar yemek alır?” sorusuna cevaptır. Anne eşliğinde diyet yapmak imkansızdır. Anne evinde diyet yapılmaz, tıka basa yemek yenir.
Üstüne de tatlı.
5 yaşındayken üşümemesi için bir astronot görünümüne kavuşuncaya kadar kapüşon-atkı-bere üçlüsü ile sarıp sarmaladığı çocuğun, 40 yaşına bile gelse üşütmesinden korkar hep. Bu duygusu hiç geçmez. “Sıkı giyin” uyarılarını hiç eksik etmez.
Anne, en güçsüz anlarınızda kendinizi kollarına bırakabileceğiniz, dünya üzerinde yüzde yüz güvenebileceğiniz tek varlıktır. (Bir de baba tabii. şimdi Anneler Günü ya o yüzden anne yazıyorum, yoksa ikisini birbirinden ayırdığımdan değil. N’aber baba??)
Hayatınızda size karşılıksız iyilik yaptığını sandığınız insanlar çıkacaktır. Onlara kanmayınız efendim. Menfaatlerine yaramadığınızı fark ettikleri anda bakınız nasıl da topuklarını popolarına vura vura kaçıyorlar. Unutmayınız ki, şu hayatta size karşılıksız iyilik yapacak, beklentisiz sevgi verecek tek insan annedir, babadır.
Anneler o kadar iyidir ki, belli bir yaşa kadar bazı çirkin gerçeklerle hiç karşılaşmazsınız, sonradan öğrenmeniz gerekir. Mesela yüzünüze gülüp arkadan iş çeviren, hesapta çaktırmadan kuyu kazma gayretinde olan insanların varlıklarına işte bu sebepten dolayı zor alışırsınız. Belki de hiç alışamazsınız...
Anneler hep haklıdır. Onun herhangi bir konuda haklı olmadığını düşündüğünüz bir zamanda, harekete geçmeden, kendi kendinize kararlar vermeden birkaç gün bekleyin. Sonunda annenizin dediğine geldiğinizi göreceksiniz.
şu hayatta sizin sevincinize en az sizin kadar sevinecek, üzüntünüze en az sizin üzüldüğünüz kadar üzülecek tek insan annedir. Ve bu hiçbir zaman değişmeyecektir.
Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun! Onlar olmasa halimiz nice olurdu yahu.

Aletli spor alanları bubi tuzağı gibi

Yıllar önce Amerika’da fast food’ların birinde kucağına sıcak kahve döken kadının hikayesini hatırlar mısınız? Kadın, şirketi bardağa içeceğin sıcak olduğunu gösteren bir uyarı koymamış olmaları sebebiyle dava etmiş ve 3 milyon dolara yakın tazminat kazanmıştı.
Amerika’da tüketici hakları meselelerinde durum böyledir, dolayısıyla bugün, satın aldığınız her ürünün kullanma kılavuzunda aklınızın almayacağı uyarılar görürsünüz. Mesela saç maşasının içinden çıkan kullanma kılavuzunda “gözünüze sokmayın, yakabilir” uyarısıyla karşılaşmanız gayet mümkündür. Düşünsenize, elimi, kolumu geçtim, gözümü korumam için uyarıyor beni.
(Düşünsenize, şimdi gidip sıcak maşayı gözüme soksam, tazminat için dava açsam, “Ama kullanım kılavuzunda gözünüze sokmayınız yazmıyordu” desem, hakim beni mahkemeden kovalamaz mı?)
şimdi saç maşasıyla gözümü dağlayacak filan değilim de, esas başka bir konu var ona geleceğim.
Baharla birlikte sokakta egzersiz yapanları, aletli spor alanlarında bekleyen büyük bir tehlike var.
Biliyorsunuz şehrin dört bir yanında parklarda, sahillerde, korularda, spor salonlarında bulunan aletlerin biraz daha basitleştirilmiş versiyonları bulunuyor.
Fakat spor salonlarında dahi eğit-men eşliğinde kullanmanıza müsaade edilen aletlerle ne yapmanız gerektiğini gösteren bir tabela yok!
“Aman ne var canım, indir-kaldır yapacaksın işte” diye yaklaşıyor olabilirsiniz ancak aletleri kullanmayı bilmiyorsanız yere beyin üstü çakılabilir, kolunuzu bacağınızı sakatlayabilirsiniz...
şimdi burada tüketici hakları devreye girmez mi? Birileri ciddi anlamda yaralansa, bunun bedelini kim ödeyecek? Belediye mi? Kim?

X