Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anma törenini o da hüzünle izlemiş olmalı

İSTANBUL rüya gibi büyülü bir kent...

Denizlerin buluştuğu, yeşille mavinin kucaklaştığı bir doğa harikası...
Binlerce yıllık tarihi, kültürleri yüreğinde yaşatan kent...
Yirmi dört saati durmaksızın yaşayan dünyanın heyecanla izlediği en ilginç megapollerinden biri.
Üstelik bu İstanbul 2010 Avrupa Sanat ve Kültür Başkenti.
Ama bu İstanbul bugün bir opera binasından yoksun.
Ve Avrupa’nın kültür ve sanat başkentinde bugün opera ve bale oynanamıyor.
Kentin senfoni orkestrası ise konser verecek salon bulamıyor.
Bu yüzden senfoni orkestrası sanatçıları her hafta değişik mekânlarda müzik yapmak için göçebe gibi oradan oraya koşuşturuyorlar.
İşte bu talihsiz İstanbul’da geçtiğimiz hafta ilginç, ilginç olduğu kadar hüzün verici bir konser vardı.
Türk operasının ilk sanatçısı Semiha Berksoy’un 100. yaş kutlaması ancak operetlerin ve küçük operaların oynanabildiği Süreyya Operası’nda yapılabildi.
İyi ki orası vardı...

Semiha Berksoy, 1910 yılında İstanbul’da dünyaya geldi.
Onu müzikle ressam olan annesi Fatma Saime Hanım tanıştırdı ve ona şarkı söylemesini öğretti.
Küçük Semiha büyük yetenekti. Bunu ilk fark eden de annesi oldu.
Kızını hiç düşünmeden Darülbedai tiyatro okuluna verdi.
Şan dersleri alan Semiha üstün yeteneğiyle hızla ilerdi ve konserler vermeye başladı.
1932’de Darülbedai’de çalışmaya başladı ve burada çeşitli oyunlarda başrol oynadı.
Muhsin Ertuğrul’un çektiği ilk Türk filminde kendisine başrol verildi.
Atatürk’ün Adnan Saygun’a bestelettiği Özsoy operasında oynadığı rolde büyük başarı kazandı.
Bütün bu sanatsal çalışmaları yeterli bulmayan Semiha Berksoy açılan sınavı kazanarak Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera bölümüne girdi.
Berlin’de verdiği konserlerde büyük başarı kazandı.
Ancak onun aklı canı kadar sevdiği ülkesindeydi.
Ankara Devlet Operası’nın kurulmasında Carl Ebert ile birlikte görev alan Semiha Berksoy 1941’de profesyonel anlamda ilk opera gösterisi olan Tosca’da oynadı.
Yurtiçinde ve yurtdışında büyük başarılara imza atan bu büyük sanatçı 16 Ağustos 2004’te yaşama veda etti.
Yaşamını operaya adayan Semiha Berksoy, ömrünün sonuna kadar şarkı söylemeyi sürdürdü.

Semiha Berksoy’un yüzüncü doğum günü kutlaması pazartesi akşamı Süreyya Operası’nda mütevazı bir gala ile yapıldı.
Sanata ve sanatçıya değer veren ülkelerde böyle bir sanatçıya çok daha görkemli ve anlamlı kutlamalar yapılır.
Opera ve Bale Genel Müdürü Rengim Gökmen ile İstanbul Operası müdürü Suat Arıkan dışında Kültür Bakanlığı’ndan kimse yoktu.
Opera sanatçısı Prof. Mesut İktu ve sanatçı arkadaşları vardı.
Opera sanatçıları Selva Erdener, Ayşe Sezerman ve Evren Ekşi İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın eşliğinde ünlü operalardan aryalar söylediler.
İnanıyorum ki, Semiha Hanım’ın ruhu o gece o salondaydı...
Ve kızı tiyatro sanatçısı Zeliha Berksoy ile Prof. Mesut İktu’nun büyük özverilerle yaşattıkları Semiha Berksoy Opera Vakfı’nın dar olanaklarıyla yapılan bu mütevazı anma törenini hüzünle seyrediyordu.
X