« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Anlayana!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

DÜŞÜNCE özgürlüğü ile 312. madde arasına sıkışıp kalan hükümet, Anayasa Mahkemesi'nin basın suçlarında cezaları erteleyen yasanın kapsamını genişleten iptal kararından sonra gerekçeli kararı beklemeye koyuldu. İptal kararının hangi suçları kapsayacağına ilişkin tartışma devam ederken, ben Erbakan'a destek için çalmadık kapı bırakmayan Kutan'ın, ‘‘2. maddenin yeterince açık olmaması yüzünden bugüne dek sayıları yüze varan gazeteci, yazar, düşünür ve siyasi hapse mahkum edilmiştir’’ sözüne takıldım.

Kutan'a sormak lazım; Eşber Yağmurdereli, Akın Birdal, Hasan Celal Güzel, Tayyip Erdoğan cezaevine girdiğinde aklınız neredeydi?

* * *

İZMİR'de, ekonomik istikrar paketinin altında kalarak kapısına kilit vuran fabrika sayısının 200'ü bulduğunu belirten EBSO Başkanı Atıl Akkan, Ecevit'e sunduğu, ‘‘Sanayiciyi kurtarma formülünü’’ Yeni Asır'dan Mehlika Türkmenoğlu'na da açıklamış. Formül şu;

Merkez Bankası, ABD ve İsviçre bankalarında bloke durumdaki 30 milyar doların 5 milyar dolarını ‘‘2 yıl ödemesiz, 5 yıl faizle’’ batık sanayiciye verecek, böylelikle yüzlerce fabrika ayağa kalkacak, binlerce insana yeniden iş imkanı doğacak(mış!)

‘‘Batık Bankaları Kurtarma Operasyonu’’ ile bu ülkenin 2 milyar dolarını hortumlayan ‘‘aile fertleri’’nden sonra şimdi de, ‘‘Batık Sanayiciyi Kurtarma Operasyonu’’ iş bilmez işadamlarını düze çıkaracağız.

Akkan haklı; bu ülkenin işçisi, memuru, esnafı kimin için çalışıyor ki?

* * *

BM Genel Sekreteri Annan'ın, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik dolaylı görüşmeler öncesi, tarafların siyasi bakımdan eşit olduğuna ilişkin açıklamasıyla başlayan dalgalanma kısa sürdü. Önce Annan, ardından da ABD yönetimi apar topar, bu sözlerin KKTC'yi tanımak anlamına gelmediğini net bir dille ifade etti.

Klerides'i iki günlük boykota sürükleyen bu gelişmeler sonrası dördüncü tur görüşmeler devam ederken, yanlış bir anlamadan kaynaklansa da önemli bir mevzi kazanmış görünen Denktaş'ın dikkatli adımlar atması şart. Denktaş, satranç tahtasında hamlelerini yaparken sadece Ada'yı değil, değişen Türk-Yunan ilişkilerini de gözönüne almak zorunda.

* * *

Bu ülkemizde en kolay işin ahkam kesmek olduğunu belgeleyen yukarıdaki satırlar, akşam koordinatör, yazı işleri müdürü ya da genel yayın yönetmeni kimliği ile yatıp, sabah spor yazarı olarak kalkanlara ve spor yapmakla spor yazmayı birbirine karıştıranlara ithaftır.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler