Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Anlat geyşa

    Ömür Gedik
    11.02.2006 - 17:34 | Son Güncelleme:

    Arthur Golden'ın çok satan aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan Bir Geyşanın Anıları, Çin'de yasaklanmasının hemen ardından Türkiye'de vizyonda. Steven Spielberg dahil pek çok yönetmenin adı geçtikten sonra Chicago'dan hatırladığımız Rob Marshall'a devrolan film, küçükken satın alınıp, geyşa olmak üzere yetiştirilen bir kızın öyküsünü anlatıyor. Japon geyşaların Çinli oyuncular tarafından canlandırılmış olması nedeniyle Japonya ve Çin'de protesto edilen film 6 dalda Oscar'a aday.

    MEMOIRS OF A GEISHA
    BİR GEYŞANIN ANILARI
    Yön: Rob Marshall

    Anlat geyşa

    Oyn: Gong Li, Ziyi Zhang, Ken Watanabe
    Tür: Dram-Romantik-Komedi
    Süre: 145 dk.

    Arthur Golden tarafından kaleme alındıktan sonra 1997 yılında yayınlanan Bir Geyşanın Anıları, batı dünyası için gizemini koruyan ve de her zaman ilgi çeken geyşa dünyasının kapılarını aralamış, kısa sürede de çok satanlar listesinin zirvesine oturmuştu.

    Romanın, geyşalığı anlatan  "Benim dünyam hassas olduğu kadar yasaktır; gizemleri olmadan ayakta kalamaz. " cümlesi bile ilgi çekeceğinin ve kalıcı olacağının bir göstergesiydi.

    Bir Geyşanın Anıları, iki yıl boyunca The New York Times'ın çok satanlar listesinde kaldı, İngilizce baskısı 4 milyondan fazla sattı ve tüm dünyada ilgi göreceği anlaşıldığında 32 dile birden çevrildi.

    Geriye dönüp baktığımızda romanın yazılışının ardından 8 yıl geçmiş olduğunu görüyoruz. Hollywood'un ses getiren, altın değerindeki bu romanı beyazperdeye taşınmasının bu kadar gecikmesi elbette ki şaşırtıcı, ama nedensiz değil.

    MADONNA'NIN BİLE ADI GEÇMİŞTİ

    Kitap piyasaya çıkar çıkmaz haklarını satın alan yapımcılar uygun oyuncu kadrosunu ve bu büyük projeyi hayata geçirecek yönetmeni bulmakta hayli zorlandılar.

    Ne eş ne hayat kadını

    Ne eş ne de hayat kadını olan geyşalar yaşamlarını güçlü adamları eğlendirerek kazanan birer sanatçı. Gei, Japonca'da sanat anlamına geliyor. Bir geyşa eğitimli bir dansçı, şarkıcı, müzisyen ve sohbeti hoş biridir. Müşterilerinin esprilerine güler ve onların sırrını asla ifşa etmezler. Sosyal geceler Japonya'da her zaman iş dünyasının bir parçası olagelmiştir ve bir geyşanın varlığı ev sahibinin maddi gücünün böylesine gösterişli refakatçilere yettiğinin göstergesidir.


    Yönetmen adayları arasında önceleri Steven Spielberg'in bile adı anılıyordu. Ne var ki sonunda kamera arkasına geçen kişi Chicago'dan hatırladığımız Rob Marshall oldu, Spielberg ise yapımcı olarak filme katkısını sürdürdü.
    Oyuncu seçimine gelirsek, Madonna bile geyşa rolünde gözü olduğunu açıkça dile getirmişti. Ama batılı bir oyuncunun varlığının filmin otantikliğini tehlikeye atacağı ortadaydı. Sonunda geyşa rolleri çekik gözlü oyunculara gitti. Ama ufak bir detay atlanmıştı. Japon geyşaları Çinliler canlandırıyordu.

    Çin'li Geyşa olur mu tartışmaları filmin büyük bir coşkuyla karşılandığı batılı ülkelerin değil, Çin ve Japonya'nın gündemini meşgul etmekte.

    ÇİNLİLERE GÖRE GEYŞAYLA FAHİŞE EŞ ANLAMDA

    Geyşaları birer fahişe olarak gördüklerini söyleyen bazı Çinliler, geyşa rolünde vatandaşlarını görüyor olmaya fena halde içerliyorlar. Japonlar ise kendi kültürlerinin bir parçası olan geyşaları, aralarının çok da iyi olmadığı Çinliler tarafından canlandırılıyor olmasına kızıyorlar.

    Film Japonya'da protesto edilirken, geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir gelişme sonucunda Çin'de gösterimi yasaklandı.
    Uzak doğuyu ilgilendiren bu tartışmaları bir kenara bırakıp, dönelim filme.

    1929 yılındayız. Karısını kaybeden fakir bir balıkçı iki kızından ayrılmak zorunda kalıyor. Filmin asıl kahramanı olacak Chiyo (Suzuka Ohgo), henüz 9 yaşındayken bir geyşa evinde buluyor kendini. Geyşa olup olamayacağına zaman ve yetenekleri karar verecek.

    Evin patronu Anne (Kaori Momoi) Chiyo'ya elinden geldiğince eğitmeye çalışırken, evdeki geyşa Hatsumomo (Gong Li) kıza sürekli kötü davranıyor ve eziyet ediyor. Chiyo, yaşıtı Pumpkin (Youki Kudoh) ile birlikte zengin erkeklere eşlik edebilmek üzere yetiştirilirken acı çekiyor.

    Bir kimono bir yılda hazırlanıyor

    Geyşa dünyasının zirvede olduğu dönemde geyşaların çok sayıda kimonosu olduğu söyleniyor. Kimonolar sadece yedi metreden oluşan, oldukça basit bir kumaştan yapılıyorlar. Onları değerli kılan şey ise yapımlarında kullanılan çok sayıdaki teknik. Gerçekten kaliteli bir kimono elde, çok özel bir teknik olan shibori'yle boyanıyor. Ayrıca, nakışları elde yapılıyor. Japonya'da böyle bir kimono bir yılda hazırlanıyor.

    Geyşaların dünyasında aşka yer yok (ki Hatsumomo bu konuda onlara hayli kötü bir örnek oluşturmakta). Birlikte oldukları erkeklere onlara aşıkmış gibi hizmet etmeleri, ama aşık olmamaları gerek.
    Gönül ferman dinlemez diye biliriz, Chiyo da, tüm öğretilere rağmen, daha küçücük bir kızken tanıştığı Başkan'a (Ken Watanabe) gönlünü kaptırıyor.

    Chiyo, ona kol kanat geren efsanevi geyşa Mameha'nın (Michello Yeoh) himayesinde Sayuri adını alıp (ve tabii rolü de Ziyi Zhang'a devrolup), ünü yayıldıkça, Hatsumomo ile arasındaki rekabet daha da artıyor.

    Dönemin en gözde geyşası olan Sayuri'nin bekaretinin satışa çıktığı gün geldiğinde ise, zengin erkekler arasında mücadele başlamış oluyor.

    SENARYODA BOŞLUKLAR VAR

    Filmin nasıl bir uyarlama olduğunu söyleyebilmek için kitabı okumak gerekmekte. Okumamış olanlar hiç kuşkusuz, benim gibi filmi kendi içinde değerlendirmek zorunda kalacaklar.

    Bir Geyşanın Anıları'nın senaryosunda sorunlar, kopukluklar, boşluklar olduğunu, izleyiciye geyşalık hakkında yeteri bilgi aktarımını yapmadığını söylemek mümkün.

    Karşımızda geyşalık üzerine bir belgesel yok, ama insan Bir Geyşanın Anıları adlı bir filme gidince, geyşa kültürünün detaylarına inmek, merak ettiği bu gizemli dünya hakkında biraz daha fazla bilgi edinmek, her ortamda nasıl davranılacağını bilen, karşılaştığı her erkeği kendine hayran bırakan, ağzı çok iyi laf yapabilen bir geyşanın, kültürel anlamda kendini nasıl geliştirdiğine ait bir kaç sahne görmek istiyor. Bunlar da bu filmde yok ne yazık ki.

    CANI YANAN KADINDAN KORKUN

    Film, 'geyşa nasıl olunur'un üstünden şöyle bir geçip, bir geyşanın acıklı, zorlu yaşam öyküsü ve tarafların (özellikle de erkek tarafının) davranışlarındaki motivasyonları anlamakta güçlük çektiğimiz bir aşk hikayesi anlatmakta.

    Bir Geyşanın Anıları, aşkı anlatırken, bir yandan da kadınlar arasındaki rekabetin ne boyutlara varabileceğine güzel bir örnek teşkil ediyor. Kadınların rekabetinin çok fena olduğunu anlıyoruz. Filmden çıkarılabilecek en önemli ders, canı yanmış bir kadından korkmak gerektiği olabilir!

    Geyşa sözlüğü

    Filmi ve geyşaların farklı dünyasını daha iyi anlayabilmek için bazı terimleri bilmek gerek. İşte geyşa dünyasının kapısını aralayacak anahtar kelimeler:

    Anlat geyşa

    Arigato gozaimasu: Teşekkür ederim
    Danna: Bir geyşanın masraflarını karşılayan daimi erkek müşterisi
    Gei: Sanat
    Hanamachi: Bir şehirdeki geyşa mahallesi
    Kampai: Japon kadeh kaldırışı
    Konnichiwa: Merhaba
    Maiko: Çırak geyşanın Kyoto'daki adı
    Obi: Kimononun beline sarılan dekoratif kuşak
    Okasan: Geyşa evinin  'anne' denilen idarecisi
    Okiya: Geyşa evi
    O-nesan: Abla geyşa
    Shamisen: Uzun süredir geyşa dünyasıyla özdeşleşen üç telli çalgı



    Diğer yanda, Bir Geyşanın Anıları'nın gözlerimizin bayram ettiği film olduğunu söylemek mümkün. Film kostümleri, mekanları, renkleri, kısacası her şeyiyle güzel görünüyor. Çiçeklerle süslü, cıvıl cıvıl mekanları, özenle döşenmiş Japon evlerini, kimonoları ve de Sayuri'nin dans ettiği sahneyi seyre doyamayacaksınız.

    Japon geyşaları Çinli oyuncuların canlandırması bizleri Japon ya da Çinli izleyiciler kadar ilgilendirmemekte. Bu nedenle geyşaları neden Çinliler oynuyor diyecek ve bunu mesele yapacak değiliz. Çekik gözlü ve rolünün altından kalkan bir oyuncu olduğu sürece (Madonna'ya dayanamazdık doğrusu) sorun yok.

    Oyuncu seçimi belli ki dünyaca tanınan yıldız oyuncuların filme getirecekleri göz önüne alınarak yapılmış. Ziyi Yang, Gong Li ve Michelle Yeoh da Holywood formülleriyle çizilmiş rollerinin altından başarıyla kalkmışlar. Üstelik güzellikleriyle de filmin etkileyici görselliği ve müthiş kostümlerine paralel bir görüntü sergiliyorlar.
    Görsellik demişken, son olarak, filmin Oscar adaylıklarını hatırlatalım.

    Bir Geyşanın Anıları bu yıl Oscar'da En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Kostüm Tasarımı, En İyi Ses Kurgusu, En İyi Ses Montajı ve En İyi Müzik ödülleri için yarışacak.

    Çekim mekanları şaşırtıcı

    Marshall ve ekibi filmin egzotik ve karmaşık dünyasını Los Angeles'ta üç ayrı platoda yarattı. Ekip dönemin geyşa mahallesini baştan sona inşa etti; eski caddeleri yeniden yaptı, hatta California'ya bağlı Ventura County'de büyük bir çiftlikte yılan gibi kıvrılan bir nehir bile yarattı. Yapım ekibi Hollywood filmlerinde hemen hiç görülmeyen otantik mekanları görüntülemek için Japonya'ya gitti. Bu mekanlar arasında 778'de kurulmuş ve 1633'te tekrar yapılmış Budist tapınağı Kiyomizu-tera ile 1029'da kurulmuş Budist tapınağı Yoshimine-tera bulunuyor.

    Geyşa mahallesinde neler oluyor

    Arthur Golden'ın romanında canlı bir şekilde tasvir edilen geyşa mahallesi bugün hâlâ mevcut. Otantik geyşalar eski şık çayevlerinde müşterilerini eğlendirmeye devam ediyorlar. Bugün geyşa olan kadınlar mesleğe geleneksel sanatlara duydukları ilgi nedeniyle giriyor ve sadece birkaç yıl bu işi yapabiliyorlar. Oysa, bir zamanlar, ülkelerinin en gözde kadınları olan geyşalar, Japonya 'da modernin batılı olarak tanımlanışına dek süper model olarak görülürlerdi.

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı