Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Anlaşmayı kıvırıp yutmamak için

    Hürriyet Haber
    04 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 04 Aralık 2001 - 00:01

    BEN AGSP falan anlamam. Kurulmakta olan bir Avrupa ordusudur ve Türkiye Avrupa ordusuna yeşil ışık yaktı. Bizim en büyük sıkıntımız Kıbrıs'ın Rumları AB'ye girince, Avrupa Kıbrıs'ı tek bir ülke saydığı için Türkiye'nin Avrupa toprağını işgal etmiş ülke konumuna düşmesiydi. Blair Ecevit'e yazdığı ‘‘Canımlı’’ mektupta, Kıbrıs'ta meydana gelmesi olası bu durumla ilgili güvence verdi. Türkiye'nin bir diğer sıkıntısı ise Ege'ydi. Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasını Türkiye ‘‘casus beli’’ yani ‘‘savaş nedeni’’ sayıyordu ve böyle bir girişimde Yunanistan'a savaş açacağını ilan etmişti. Avrupa ordusu kurulunca Türkiye Yunanistan'a savaş açmakla, Avrupa'ya savaş açmış olacak ve karşısında Avrupa ordusunu bulacaktı. İngiltere Başkanı Blair aynı konuda da güvence verdi. Ama bütün bu güvenceler hep mektupla veriliyor. Ben uluslararası anlaşmalara yüzde 50 güvenirim, mektuplara ise hiç güvenmem. Yarın öbürgün bu konularda büyük bir sıkıntıyla karşılaştığımız zaman ‘‘Ama mektup...’’ deme şansımız olmaz. O nedenle de Avrupa ordusu kurulurken, Türkiye çok dikkatli olmak ve Yunanistan'ın NATO'ya dönmesine izin verilirken yapılan hataları tekrarlamamak gerekiyor. Aksi takdirde bir gün Blair'in mektubunu kıvırıp yutmak zorunda kalırız. Unutmamalı ki, bu kıvırma işi Blair emekli olduktan ve hatta öldükten sonra bile olabilir. Kıbrıs meselesinde ise Denktaş'ın haklı tezleri Türk halkına bile anlatılıp, kamuoyu desteği sağlanamazken, bunları dünyanın anlaması beklenilemez. O nedenle de Denktaş'ın uzlaşmaz tarafın Rum tarafı olduğu konusunda ikna edeci bir tavır sergilemesi ve masadan kaçan değil, masada kalan taraf olması gerekiyor. Aksi takdirde bugün ‘‘Kıbrıs'ı satalım’’ diyenler, yarın daha da öteye gidip, ‘‘Madem para da etmiyor, o zaman atalım’’ derler... Okul banka kapanınca!BİR bankaya daha el konuldu. Aslında Toprakbank ilk el konulması gereken bankalardan biriydi ama Halis Toprak'ın ‘‘kritik’’ yatırımları nedeniyle bu bankaya uzun süre şans verildi. Ne var ki, ekonomideki gelişmeler bankayı daha da kötü duruma düşürünce, Halis Toprak şansı kullanamadı ve banka gitti. Bu arada bir başka banka, İktisat Bankası da kapatıldı. İktisat öyle sıradan bir banka değildi. Bu banka Türkiye'ye bankacılıktaki pek çok yeniliği öğreten, ilk uluslararası kredi kartını, ilk factoringi ve ilk leasingi Türkiye'ye getiren ve tanıtan bankaydı. Ciddi bir okuldu. Pek çok bankacı bu okuldan yetişti. Bankanın eski patronu Erol Aksoy pek çok genç bankacıya örnek oldu. İktisat'ta çalışan ve artık işsiz bir dostumla karşılaştık cuma akşamı.‘‘Fon bankaları yönetimi ve BDDK bize büyük kazık attı’’ dedi. İktisat'ta çalışan ve her biri bankacılık alanında kıymet olan genç bankacılara bankaya el konulmasından sonra pek çok teklif gelmiş. Bilgili, deneyimli ve piyasada iş yapabilecek durumda oldukları için talipleri hayli fazlaymış. Ancak ayrılmak isteyenlere banka yönetimi ‘‘Ayrılamazsınız’’ demiş.Hatta bazılarına ‘‘Banka ile sözleşmeniz var. Ayrılırsanız dava ederiz’’ denilmiş. Şimdi banka kapandı ve hepsi işsiz. Genç bankacılara ‘‘Gidemezsiniz’’ diyen ‘‘yönetim kademesi’’ ise devletten maaş almaya devam edecek. Arkadaşıma ‘‘Teklifleri şimdi değerlendirin’’ dedim. ‘‘Artık teklif yok ki’’ dedi. Üzüntüsü kendinden çok Türkiye için. ‘‘Bana bir şey olmaz. Birikimlerim var. Onlarla bir şeyler yaparım. En kötü ihtimal yurtdışına gider orada çalışırım. Ama bu banka boyundan büyük iş yapardı. Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 9'u bu banka üzerinden yürürdü. Şimdi bu birikim de yok oldu. Umarım Türkiye olumsuz etkilenmez’’ diye dert yandı. Anlattıklarına bakılırsa, bazıları şu son 3 yılın hesabını biraz zor verecek gibi duruyor. Tabii soran olursa!NE ZAMAN ADAM OLURUZ?Bu köşeyi kendi çıkarlarım için kullanmadığım, hayatı çıkar üzerine kurulu satılmışlar tarafından da anlaşıldığı zaman.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı