"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Anlaşmalı seks köleliğinin dayanılmaz cazibesi

Belki okudunuz, belki okuyorsunuz, belki haberiniz yok. Haberiniz yoksa da yakında olur, olacaktır elbet.

Bay Christian Grey’den bahsediyorum.

Takma adı E.L. James’in Fifty Shades of Grey adlı kitabının baş karakteri,

Bay Çok Yakışıklı Çekici Dominant ve Erotik Christian Grey’den...

Kendisi her konuda dominant bir bey, hele de konu seks olunca üstüne yok.

Beğendiği, çok beğendiği demeliyim hatta, bakire kızımız bayan Anastasia Steele’ye kafayı takıyor. Ama ne takmak!

Anastasia, ilk onunla cinselliği tanıyor. Ama ne tanımak be kardeşim!

“Kölem olmayı kabul et, ben de efendin olayım, sana ne dersem yapacaksın; ama söz canını dayanamayacağından fazla acıtmayacağım!” diyen Bay Grey’in
cazibesine dayanamayıp kız, adamın seks köleliğine “Çak” yapıyor.

Kontratta her türlü detay yazılı ama. Ha bu da güvence oluyor bir bakıma yani. Süreli, yenilenebilir/iptal edilebilir bir kontrat. Adama asla başkaldırmak, karşı gelmek, fikir beyan etmek yok. Adam da canını çok acıtmayacak. O kadar.

Bu keyifli seks köleliği kontratına dayalı ilişkiyi anlatıyor kitap. Tabii buna ilişki dememeliyiz. Bay Grey kızar!

Porno demek istemiyorum; değil.

Eskinin Beyaz Dizi’sinin 21. yüzyıl şekli sanki. E eskiden seks bu kadar uluorta değildi, şimdi öyle. Kitap da doğal olarak bir o kadar uluorta anlatıyor her şeyi.

Her şeyi.

Tutkulu, en ince detaylara giren, cinsel içerikli, büyüklere uygun roman demeliyim sanırım.

Okuması da kolay. Su gibi akıyor kitap. Hatta pek bir akıyor, elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Meraktan ölüyorsunuz.

Okurken kendi halinize şaşıyorsunuz.

Hem adama bayılıyor hem de acaba ben bu anlaşmayı imzalar mıydım filan derken kendinizi basıyorsunuz.

Kadınlık işte. Valla sizi bilemem ama, ben köleliğin her türlüsüne karşıyım şekerim.

Biliyor musunuz bu kitap, tüm föşür föşür cinsel içeriğine rağmen bir gözden kaçma sonucu, Dubai’de bir süre raflarda kaldı. En çok satanlar listesine girdi hatta. Biz şoka girdik. Koşarak aldık kitabı kaldırılmadan.

E çünkü Dubai’de dergide emziren anne resminin üzeri siyah bantlıdır. O yüzden Dubai’den alma kitap kopyamızın yarın öbür gün altın değerinde olacağı geyiği bile döndü aramızda.

Ama bu geyik kısa sürdü tabii. Biri uyandı ve kitap derhal ortadan kaldırıldı.

Bu yeni dünya düzeninde bir şeyi yasaklamak ne işe yarayacaksa!

Takır takır iPad’den indiriyor herkes kitabı.

Su gibi içiyor kadınlar Christian Grey ve seks maceralarını.

Anlaşmalı seks köleliğinin bu kadar cazip geldiği bir başka dönem oldu mu edebiyat tarihinde, ben bilmiyorum.

Kadın sohbetlerinde, “Christian gel bana da bir kontrat ver, kölen olayım!” geyiklerinin bu kadar çok döndüğü bir dönem oldu mu, onu da bilmiyorum.

Suyun öteki tarafında, erkekler cephesinde yani, bakire Anastasia’nın ilk deneyimi ve şehveti bakımından kitabın nasıl duygular uyandırdığını merak etmiyor değilim.

Ama belli ki, bakire kızlara rağbet dünya çapında arttı.

Baksanıza,

Alacakaranlık’taki bakire Isabella, aşkından “Vampir olacağım” diye kafayı yemişti, şimdi de Anastasia seks köleliğinin anlaşmalı haline tav oldu gitti.

Ve bu kitaplar milyonlarca satıyor, deli gibi.

Sosyoloji-psikoloji el ele verse de, bu halleri bir irdelese... Meraktan ölüyorum.

İlginç bir durum, değil mi?

Yonca
“özgür”

X