Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    ‘Anladıklarımı yazarak yol göstermeye çalışıyorum’

    Hürriyet Haber
    08.01.2018 - 16:59 | Son Güncelleme:

    Yaşamına anlam katmak istiyorsan yolda ol, yolcu ol ve yol al... Aradığın o şeyi bulmak istiyorsan eksik bıraktığın şeyi tamamlamak istiyorsan, bir sabah erkenden uyan... Görünmeyeni görmek istiyorsan o perdeyi kaldır... Gerçeği bulmak, gerçeğe doğru yol almak insanın ilk vazifesidir. Mevlana’nın dediği gibi “Neyi arıyorsan sen o’sun.”Nimet Erenler Gülkökü’nün ‘Küllerinden Doğmak/Uyanış ve Arayış’ adlı kitabı bize aradığımız şeyin ne olduğunu anlatan bilgi ve bilgelik kitabı... Gülkökü’nden dinledik...

    Bugüne kadar yazdığınız kitaplardan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda Uzakdoğu Zen felsefesi ve Şamanik öğretileri sosyolojik çalışmalarla buluşturan bir yazar olarak tanınıyorsunuz. Araştırmalara nasıl karar veriyorsunuz?
    Araştırmalarımda insanlığın içinde bulunduğu ve yaşantısını inşa ettiği, varlığını ve varoluşu anlama çabasını nereden gelip nereye gideceğini, inanç, ruh, madde, doğa yasaları ve bunların insanla olan ilişkisi üzerene yoğunlaşarak ilerliyorum. Doğunun mistik felsefesiyle çağımızın bilimini ihmal etmeden sürdürüyorum çalışmalarımı. On yılı aşkın bir süreden beri Zen eğitmeni olmam da bana çok şey katıyor ve kitaplarımın konusunu belirlememe yardımcı oluyor. Bu bağlamda ilk iki kitabımı Kur’an ve Tevrat üzerine yazdım. Ardından bireyi ele alarak kendi bilincini sorgulamasına yardımcı olacak bilinç bilinçaltı ve rüyalara değindim. ‘Küllerinden Doğmak’ ise Zen felsefesinden Şamanik bilgeliğe ve modern sosyolojinin sentezi eşliğinde hepimizin yaşantısında karşılaştığı sorunlara farklı bir bakış açısı sunuyor.

    'Yazmak benim için hayatı anlama çabasıdır' diyorsunuz. Ne demek bu?
    Anladıklarımı yazarak başkalarının hayatlarına farklı bir yol gösterebilmek benim için değerli bir paylaşım. Çünkü benim yaşadıklarım bizim yaşadıklarımızdır. Bizim yaşadıklarımız beni etkileyendir ve beni etkileyen şey bizim etkilendiklerimizdir. Ben, sen, biz kısaca hepimiz bir birimizin bir yansımasıyız. O nedenle etrafımda olup biten yaşamlar üzerine gözlemlerim, hissettiklerim ve düşündüklerim başkalarına bir kapı açabilir. Dolayısıyla yazma isteğim temelinde anlayabildiklerimi anlatarak bilginin paylaşılmasına destek vermektir. Yaşantımızı dille inşa ediyoruz. Yazılı dil bunun önemli bir parçasıdır. Edebi, felsefik, psikolojik ve bilimsel bilginin buluştuğu bir dil insanı, farklı bir anlamlar dünyasına davet ediyor. İşte bu çerçevedeki anlamlar dünyasında düşünmeyi ve yazmayı çok seviyorum.

    ‘Küllerinden Doğmak/Arayış ve Uyanış’ta okuyucu nelerle karşılaşacak?
    Kitapta hayatın içinden konu başlıklarına rastlayacaksınız. Ezberleri bozan bir bakış açısıyla düşüncelerimizi hiç akla gelmeyen bambaşka yerlere taşıyacak bir kitap. Ölümden mutluluğa, affetmekten nefrete, aşktan sevgiye, kadından erkeğe dek uzanan geniş bir yelpazede hemen her okuyucu kendinden bir şeyler bulacaktır. Bu kitabı Paulo Coelho, Osho, Krishnamurthy, Gurdjieff gibi, ezoterik ve mistik kitapları okumayı tercih edenlerin ve ayrıca kişisel gelişimle ilgilenen okuyucuların severek okuyacağını düşünüyorum.

    Kitabınızdaki kısa kısa yazılarınızda hayata dair birçok kavrama ve bilgiye ulaşıyoruz. Özellikle ‘Kaderin Yazmanı Düşünceler’ başlıklı yazınıza değinelim, insan kaderini kendimi yazıyor sizce?
    Evet, çok değişik konu başlıklarına yer verdim. Örneğin ‘affetmek’ konusu da ısrarla üzerinde durduğum konulardan. “Affedin!” diyorlar. Affedin olsun bitsin (!) Böyle bir şey yok... Bu düşünce iyimser veya çözümleyici görünüyor olsa da aslında sorunu öylece orada tutuyor. Bir kere affeden kişi kendisini direk haklı diğerini ise gizli suçlu olarak ilan etmiş oluyor. Diyelim ki bir olayda gerçekten yüzde kere haklısınız ve karşınızdaki haksız. Ve siz bu haksızlıktan dolayı ona çok kızdınız bu kızgınlığınızı dindiremediniz ve en sonunda onu affetmeyi seçerek durumu çözdünüz. Hayır, gerçekte durumu çözmediniz. Egosal bir yol seçerek, egonuz kendisini üstün görerek bu durumdan kurtulma yolu seçti hepsi bu. Peki bu durumda nasıl bir çözüm aramalıyız? Ben her zaman şunu söylemişimdir kendime: “Yaşam bana başkalarına kızmak yerine kendime kızmayı öğretti”. Başkasını affetmemiz değil biz kendimize çektirdiklerimizi affedebilecek miyiz? Hayır! O halde geriye yanlışlarımızdan dersler çıkarmak ve bu yanlışlara, boşluklara yer vermememiz gerekir. Kaderle ilgili soruya gelirsek; kesinlikle kaderimizi ve yaşayacaklarımızı kendimiz belirliyoruz. Ve bu kaderi belirleyen en önemli şey bilincimizin seviyesidir. İçinde bulunduğumuz çevre, ilişkide bulunduğumuz insanlar, dinlediğimiz müzikler izlediğimiz filmler, okuduğumuz kitaplar gibi hemen her şey kaderimizi etkileyip belirliyor.

    'Yaşamak bir sanattır bilene' başlık yazınız için neler söylemek istersiniz?
    Hayattan güzel şeyler istiyoruz. Başarı güven mutluluk zenginlik şan şöhret... Bunları isterken eksik bıraktığımız en önemli şey ise ne istediğimizi bilmeden istiyor olmamız. Oysa biz, ne istediğimizi bildiğimizi düşünürüz. Oysa, görünenin ardında hep bir görünmeyen mevcuttur. Bütün mesele bu perdeleri aralayıp gerçeğe ulaşmaktır. Hayat hiçbir zaman güllük gülistanlık değil; hayat acısıyla, tatlısıyla, hastalığı ve sağlığıyla iyisiyle kötüsüyle bizi beklemektedir. İşin özü ise bizim, yaşadığımız zorlukları aşabilecek gücü ve dirayeti kendimizde görebilme yeteneğimizdedir. Bu bir yaşam bilgeliğinin uygulanması halidir. Yani “yaşamak bir sanattır”.

    Yazılarınızda işaret ettiğiniz temel bir kavramı ‘ezoterizm’i sormak isterim, kısaca bahseder misiniz ‘ezoterizm’den?
    Ezoterizmi, “Görünenin ardına gizlenen bilgi” şeklinde yorumlayabiliriz. Yani saklı bilgi ya da görünenin ardındaki görünmeyen bilgi...

    Sonraki kitabınızın konusu ne olacak?
    Biz kadınların yaşadığı gerek duygusal gerek ruhsal gerekse toplumsal olguları yaşantılar üzerinden anlatmak istiyorum. Önümüzdeki yıl çıkarmayı planladığım beşinci kitabım özetle kadın bilinci üzerine olacak. Kadının pek çok yönden aklı, duyguları, sezgisi, yaratıcı yönü, anne kadın, eş, arkadaş kısaca kadının iç dünyası ve dünya anneyle olan yolculuğunu irdeleyerek bir kadın bilincinin oluşmasını amaçlamaktayım. Kitabımın adı ‘Gayanna’ olacak.


    KÜLLERİNDEN DOĞMAK
    Nimet Erenler Gülkökü
    CBN Yayıncılık, 2017
    180 sayfa, 21 TL.

    ‘Anladıklarımı yazarak yol göstermeye çalışıyorum’

    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı