Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anladığı dille anlatmak

Oktay EKŞİ

Şimdi de başımıza, ‘‘Acaba Şemdin Sakık'ı yakalayıp buraya getirmekle hata mı edildi?’’ sorusu çıktı.

Özellikle Ankara'daki bazı çevreler, ‘‘Efendim, keşke orada bırakılsaydı. Çünkü bu suretle Türkiye kendisini sıkıntıya sokacak gelişmelerden kurtarırdı’’ diyorlarmış.

Bu Ankara'daki yüksek zekâlı çevrelerin kimler olduğunu bilemiyoruz ama rivayete kulak vermek gerekirse Milli İstihbarat Teşkilatı ile Emniyet Genel Müdürlüğü dünyasından böyle sesler çıkıyormuş.

Gerçi bu bilginin sağlamlığından emin değiliz ama birileri herhalde bunları söylüyor olmalı ki, rivayet taa İstanbul'a kadar ulaşıyor.

Efendim, esasen Abdullah Öcalan isimli şerire yönelik operasyonlardan da daha önce, bu nedenle vazgeçilmişmiş. Çünkü sayınız ki Apo'yu yakalayıp Türkiye'ye getirdiniz. O zaman bu adamı yargılamanız gerekecek. Eh... On dört yılda on binlerce insanın ölümüne yol açan bir şerire çiçek sunup da ‘‘Buyur Akdeniz'in şu sahilinde sana güzel bir yazlık tahsis ettik. Ömrünün sonuna kadar burada otur, denize gir, dinlen’’ diyecek değilsiniz ya... Yargılayıp çok muhtemelen idama mahkûm edeceksiniz. O zaman da bu adamı idam etmenize izin verirler miymiş?

İnsan bu ipe sapa gelmez sözleri duyunca ‘‘Acaba Turgut Özal da, Silahlı Kuvvetlerimiz'in Kuzey Irak'a operasyon yapacağını önceden açıklayıp askerimizin fazla kayıp vermesine bu ince düşüncelerle (!) mi yol açıyordu?’’ demekten kendini alamıyor.

İdam cezası kötü. Ama insaf edin... İnsanlara Amerika'da idam cezası verilince bu adalete uygun düşüyor da, sıra on binlerce masumun kanına giren şerirlere gelince mi yanlış oluyor?

Aynı şey şimdi Şemdin Sakık için de ağızlarda dolaşıyor göründüğü için bu farazi ihtimalden söz ediyoruz.

Efendim sadece idam ihtimali değil, başka sakıncalar da söz konusuymuş. Örneğin Türkiye böyle Şemdin Sakık gibi birine çok ağır ceza verirse, PKK'nın üst düzey yönetiminde çözülme olmazmış. Çünkü Apo'yu terk etmek isteyenler artık kendi emniyetlerini Türkiye'de göremezlermiş.

Canları cehenneme!

Emniyetlerini nerede görüyorlarsa oraya gitsinler.

Kaldı ki hiç kimse, Apo'nun yakın adamlarının sınır boyuna dizilip de Türkiye'den yeşil ışık beklemeye başladıklarını hayal etmesin. Onlar bu tür silahlı mücadelenin kurallarını da, faturalarını da bizim masa başı ukalalarından çok daha iyi bilirler: Bu kavgada muhabbet değil sadece yenmek ve yenilmek konuşur. Gerisi palavradır.

O nedenle onlarla anladıkları dili konuşmak gerekir. O da aynen Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı gerçek yiğitlerin yaptığı gibi, gidip yılanı deliğinde ezmektir.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI