Ankaralı neden çok kaza yapıyor

ANKARA’DA uzun yıllardır ulaşım sistemi, yollar, kaldırımlar, çukurlar, trafik bir tartışma aldı başını gidiyor.

Haberin Devamı

Bitirilmeye çalışan metrolardan tutun da modifiye asfalta, köprülü kavşaklardan teleferiğe kadar irdelemediğimiz konu kalmadı.
Ancak, geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) öyle bir istatistik derledi ki; ilgili ve yetkililerin tüm bu saydığım konulardan önce bu istatistik sonuçlarını masaya yatırması gerekiyor. TÜİK diyor ki, “Türkiye’de üç büyük il arasında en çok kazayı Ankaralı yapıyor.”
NEREDEYSE YAKALADIK
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de en çok trafik kazası İstanbul’da meydana gelse de nüfusa ve araç sayısına oranlandığında, 3 büyük il arasında en az kazanın yaşandığı şehir İstanbul. Türkiye genelinde 2010 yılında 116 bin 804 trafik kazası meydana geldi. Kazaların 11 bin 934’ü İstanbul, 9 bin 40’ı Ankara, 6 bin 827’si İzmir’de yaşandı.
Bir milyon nüfusa oranladığınızda ise trafik kazası sayısı Türkiye genelinde bin 584. Türkiye ortalamasını aşan Ankara’da ise bir milyon nüfusa bin 989 kaza düşüyor. Bu sayı, İzmir’de bin 729, İstanbul’da ise 900.
Bu gidişle Ankara trafik kazası sayısında 4.5 milyonluk nüfusuyla, 13 milyonluk İstanbul’u hiç oranlamaya gerek kalmadan salt rakamlarla sollayacak. Her yönden incelenesi bir durum. Peki bu kadar çok kaza neden oluyor?
BİR PROBLEM VAR AMA...
Ankaralı sürücüler mi acemi? Yollarda mı bir anormallik var? Acaba bu kazaların kaçı çukurlarda slalom yaparken gerçekleşiyor. Ya da bu kazaların kaçına günü iki tur daha fazla yaparak kapatmak için çabalayan dolmuş şoförleri sebep oluyor.
Başkentli sürücüler çok mu hızlı; yoksa çok mu dikkatsiz?
4.5 milyonluk bir kent trafik kazası sayısında, kendisinden üç kat nüfusa sahip olan bir kenti yakalıyorsa, bunu bireysel hatalarla açıklayamayız. Bir kent topyekün acemi olamaz, bir kent topyekün alkollü direksiyon başına geçemez, bir kent topyekün aşırı hız yapamaz.
O kentin ya yollarında ya da trafik düzeninde bir problem vardır.
Yok eğer yollarımız düzgünse, kavşaklarımız nizamiyse, trafiğimiz gayet akışkansa, geriye tek bir seçenek kalıyor. Değiştirin o kabak lastiklerinizi.

Haberin Devamı

Uçan uçana

Haberin Devamı

NORMAL kazaların yanısıra Ankara’da son bir iki aydır acayip kazalar da meydana geliyor. Geçtiğimiz günlerde, Sincan’da köprülü kavşakta bir otomobille çarpışan belediye otobüsü, köprüden aşağı uçmuştu. Maalesef 14 kişinin yaralandığı kazada bir vatandaş da hayatını kaybetmişti. Aynı günlerde Gölbaşı’ndan Samsun yoluna doğru giden sebze yüklü bir kamyon, Akköprü’de köprüden uçmuştu. Ondan önce de, Anadolu Bulvarı’ndaki Marşandiz Köprüsü’nün demir bariyerlerini kıran bir otomobil bu kez asfalta değil, tren yoluna düşmüştü. Neyse ki bu iki kazada ölen olmamıştı. Uçanların yanısıra neredeyse haftada bir de özel halk otobüsü ve dolmuşların kazalarına şahit oluyoruz. Yine geçtiğimiz günlerde Sincan’da iki halk otobüsü çarpışmış, 12 yolcu yaralanmıştı. Bunlar büyük kazalar, şans eseri yaralanmaların meydana gelmediği ufak tefekleri sayamıyoruz.

Yazarın Tüm Yazıları