Ankara
Su kutusuyla evde içme suyu üretiyor

İpek ARIOĞUL

Su kutusuyla evde içme suyu üretiyorANKARALI girişimci Emre Ermiş’in ters ozmoz teknolojisiyle içme suyu üreten cihazı Waterbox, 700-3 bin YTL arasında değişen fiyatı, teknik servisi, evlerde ücretsiz tanıtım organizasyonu ve kompakt dizaynıyla ilgi görüyor. "İçtiğiniz suyu kendiniz üretin" sloganıyla yılda 50 bin adet Waterbox sattıklarını, küresel ısınmaya karşı sosyal projelere büyük önem verdiklerini belirten Ermiş, ayrıca ek iş arayanları tanıtım organizasyon ekibine katılmaya çağırıyor.

İÇME suyu elde etmek için ürettiği "su kutusu"ndan (Waterbox) yılda 50 bin adet satan Ankaralı girişimci Emre Ermiş, beş yıl garanti ve teknik hizmetin yanı sıra uygun fiyatı ve evlerde tanıtım organizasyonuyla piyasanın en tercih edilen markası olmayı hedefliyor.

ODTÜ Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ermiş, uzun süren bir araştırma sürecinin ardından hiçbir kimyasalın kullanılmadığı "reverse osmosis" (ters ozmoz) teknolojisiyle ürettiği Waterbox’ı Ankara Hürriyet’e anlattı. "İçtiğiniz suyu kendiniz üretin" sloganıyla piyasaya sunduğu Waterbox’ın ithal olan benzerlerinden en büyük farkının kompakt olması ve beyaz eşya sınıfında üretilmesi olduğunu kaydededen Ermiş, "Ters ozmoz uluslararası alanda çok yaygın kullanılan bir teknoloji" dedi. Ermiş, markanın oluşum ve gelşim sürecini hedeflerini şöyle anlattı:

ABD’DE HEMEN HER EVDE

1996 yılında içme suyu üreten makinaların ithalatı üzerinde çalışan bir firmada işe başladım. O dönemde ABD’ye yaptığım ziyaretlerde, içme suyu teknoljisinin bu ülkede çok gelişmiş olduğunu, hemen her evde bir profesyonel arıtma cihazı olduğunu gördüm. Daha sonra ABD’de bu konuda yapılan fuarlara katıldım, araştırmalar yaptım. Türkiye’de piyasanın amatör cihazlarla kirlendiğini gördüm. Böylece 2000’lerin başında, ’Amerika’da içme suyu ihtiyacı böyle karşılanıyorsa, bizde de böyle karşılanabilir’ diyerek, cihaz üzerinde çalışmaya başladım. Dizaynla marka oluşumu paralel ilerledi. Her eve montajı yapılabilecek, çok pahalı olmayan bir alet olmalıydı. Tasarım çalışmaları sırasında kutuya benzer bir alet ortaya çıkınca adını "su kutusu" koyduk. Yurtdışında da satılabileceğini düşünerek şirkerin adını "Su Kutusu", markanın adını ise "Waterbox" olarak tescil ettirdik.

KENDİ SUYUNU KENDİN ÜRET:

Çıkış sloganımız ise "Kendi suyunu kendin üret" oldu. Türkiye’de ters ozmoz teknolojisi üzerine satılan markaların tümü ithal. Waterbox ise yüzde 80’i yerli olan tek marka. Diğer markalara göre çeşitli avantajlarımız da var. Waterbox, sadece içme suyu arıtımı üzerine uzmanlaşan bir firmanın ürünü. Yurtdışı bağımlılığı olmadığı için parçalar ekonomik ve hızlı olarak karşılanabilir. Yaygın ve başarılı bir teknik servis hizmeti var. Diğer markaların garanti süresi genelde iki yılken Waterbox’ın garanti süresi beş yıl. Firma, mağazada satış sistemi yerine müşterinin kendi mekanında tanıtım organizasyonunu benimsediğinden, uzman tanıtım ekibimiz 20 dakikalık bir süre içinde ücretsiz olarak müşterinin mekanına gidip ideal içme suyu, ters ozmoz teknolojisi ve ürün hakkında bilgi veriyor, ürünün kullanılacağı mekanın şartlarını tespit edilir, su basıncına bakıyor.

İnsanlar hala kuşkulu yaklaşıyor

FİrmanIn kurulduğu 2000 yılında 20 bin adet civarında satış yaparken bugün, 50 bin adete ulaştık. Türkiye’nin her yerine yayılıyoruz. 16 ilde tanıtım ofisimiz var. Bu gelişmeye rağmen, 5 yılda daha büyük bir artış beklerdik, ama insnalar bu teknolojiye ve içme suyu arıtma cihazlarına hala kuşkuyla bakıyor. Cep telefonu ve plazma televizyona gösterilen ilginin yarısı bu teknolojiye gösterilmiyor. Oysa bu sadece bir sağlık cihazı değil, kişinin yaşam standartını da yükselten bir ürün. Oldukça modern, şık bir mutfakta bazen bakıyosunz tezgahın üzerinde plastik, pompalı bir bidon. Ayrıca, paketlenmiş suların içme suyu elde etmede ideal çözüm olduğuna inanmıyorum. Ambalaj ve nakliye masraflarının yanı sıra bir de plastiklerin yarattığı çevre kirliliği var.

Küresel ısınmaya karşı ağaç ve çimri

Waterbox Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ermiş, son yıllarda dünya gündemini meşgul eden en önemli konulardan biri olan küresel ısınma nedeniyle kendilerinin de iki proje geliştirdiklerini belirtti. İlk projenin Orman Bakanlığı ile yaptıkları protokol çerçevesinde yürüttükleri ağaçlandırma projesi olduğunu belirten Ermiş, şunları anlattı: "Yağmur bulutlarının havadaki nemi yağışa çevirebilmesi için ağaçlandırma ve orman hayati önem taşıyor. Ankara gibi yağışın az olduğu kurak coğrafyalarda yağmur bulutları şehrin üzerine geldiğinde yeterli ağaçlık alan olmadığı için yağmur damlalarını bırakmadan geçip gidiyor. Bunu önlemeye yönelik yürüttüğümüz proje kapsamında her waterbox müşterisi için bir fidan dikiyoruz. 10 yıl içinde 500 bin fidan dikmeyi hedefliyoruz. Diğer projemize göre ise Waterbox alan her müşterimize ’cimri’ adı verilen bir su tasarrufu aparatı hediye ediyoruz. Musluk ve duş başlıklarına takılan bu alet suyu havayla karıştırarak, tazyiki azaltmadan, müşterilerimizin yüzde 50 oranında su tasarrufu yapmasını sağlıyor.




20 Eylül 2007