Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
20 Nisan 2014 Pazar 13:47

 ADnet  
Reklam için
Hürriyet Anasayfa > Tüm Ankara Haberleri

İşret-meclis-muhabbet ES “Keremeyle”de ES

Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Restoran Dedektifi 11 Haziran 2010
Hafiyesi MihTAT bu hafta dost meclisi-işret meclisi, muhabbet mekanı Keremeyle’deydi. Ki Keremeyle “lütfedin-buyrun oturun” gibilerinden, unutulmuş bir nezaket sözü aslında... Ama “izin verin, beni dinleyin” gibi bir tınısı da var. Bu nüans ile girdik, “muhabbet felsefesi”ne...

“KENARI küpelerle çevrili o küçücük havuzun
Yamacında bir masa
Cahit ağabeyle otururduk yaz gecelerinde
Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba
Zaten Cahit’in (Cahit Sıtkı) gözleri daim yaşlı
‘Şunu siliver!’ derdi garsona
‘Şu muşambayı siliverir misin!’...”
Böyle anlatıyor Can Yücel, Yenişehir’deki bahçeli Buket Meyhanesi’ni.
Ve biraz da sitem eder:
“Buket diye bahçeli bir meyhane vardı
Yenişehir’de
Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde...”
Sonra da “Elveda” der zaten, Ankara’ya:
“Ne Cahit kaldı, ne Buket, ne fıskiye...”
Bu nostalji hiç bitmez
Meyhane deyince, amcalarımızdan, abilerimizden, ablalarımızdan dinleriz.
Dinleriz de bıkmayız hiç; Karpiç Lokantası’nı, eski Ankara Palas’ı, Ulus’ta Posta Caddesi’ndeki Kürdün Meyhanesi’ni, Üç Nal’ı...
Çünkü meyhane deyince, bırakın Karpiç’i, 68, hatta 78 kuşağı tayfasının mazi ekranından bile benzer fotoğraflar geçer:
Hep nostaljik, hafif sararmış, ucu kıvrılmış fotoğraflar...
Kızılay’da Piknik’den başlar, Sanatsevenler’i sollar, Maltepe AS-BU birahanesinden Bahçelievler Kokteyl Lokantası’na kadar uzanır.
Yenimahalle’de Çalıkuşu, Sakarya muharebesinde “emekçiler yönetime” şiarıyla yoluna devam eden Kumsal, Sakarya’nın ardından Nenehatun’da kat-katlanan Göksu, Tavukçu filan vardır da hala...
Ama meyhane nostaljisi bitmez.
Bitmez...
Çünkü lezzette-çeşitte değilse de, “gelenek”te değişiklik vardır, hafiften.

“Öğle rakısı” kuşağı yorgun

Mesela, bu mekanlarda eskiden filmi erken başlatan/erken kopartan “öğle rakısı” muhabbeti...
Hani “üç film birden” sinemalar misali, bu mekanlarda rakı muhabbeti öğleden geceye kesintisizdi eskiden.
Artık azalıyor.
O tayfa da, o mekanlar da...
Azalacak tabi, “değişmeyen tek şey değişmenin kendisi”, değil mi?
Kolesterol, lipid, SGOT, SGPT mi dayanır, önünde...
Zaten nedenlerden birisi, “öğle rakısı kuşağı”nın yorulup/yaşlanması, bazı “amca”ların anca öğlen uyanması.
“Öğle rakısı” bayrağını hala taşıyanların bir bölümü ise, ikili-altılı ganyan tayfası...
“Atlar koşar, koşar koşar içersin”in ardından, akşamı evde buluyor.

Keremeyle’de işret-muhabbet

Ama yine de, eskiyi aratmayan “erken rakı” mekanları, “akşam tek tek”i var elbette.
Güneş rakı burcuna girmeden az önce, bir kadeh rakı, bir kupa bira eşliğindeki sohbetlere, “han/cihan” olan işret meclisleri... Ki, öncelikle “dost meclisi”dir geleneği.
“Çilingir”inin anahtarı da, “tanıdık”tır.
Böylesi mekanlardan birisi de, ABD Büyükelçiliği’nin hemen arkasında, Paris Caddesi’ndeki Keremeyle...
Keremeyle “lütfedin-buyrun oturun” gibilerinden, unutulmuş bir nezaket sözü aslında... Ama “izin verin, beni dinleyin” gibi bir tınısı da var. Ki bu nüanstır zaten, “muhabbet felsefesi” aslında.
Keremeyle’nin yılları deviren sadık/gedikli yüzleri, müdavimlerinde rahatlıkla bulabileceğiniz bir meziyet de, elbette.

Çok hesaplı klasik meyhane lezzetleri

Bu “stil”in mimarı ise, mekanın sahibi ve hem gençlerin, hem de Ankaralı Eskişehirspor camiasının Sinan ağabeyi.
Ki “es-es” atkıları, fotoğrafları mekanın da bir parçası. Bardaki asılı atkılara torcida verde gibi zor bulunur parçalar da eşlik ediyor. Kırmızı şimşekler”in Ankara’da “es es” maçlarını Keremeyle’de izlemesi de, başka bir gelenek.
Keremeyle’nin mönüsü ise sade ama lezzetli.
Tadını her zaman koruyan beyin salatası, zeytinyağlı bakla, Arnavut Ciğeri, buzlu badem, semizotu, şakşuka, kabak kızartması her daim taze ve hazır. Ki bir çoğu az yerde bulunuyor artık.
Ayrıca köftesi, saç kavurması, mevsiminde hamsi, istavrit başta olmak üzere balık çeşitleri de var.
Bütün bu keyfin ardından hesap ise gerçekten az/şaşırtıcı, her zaman çok hesaplı... Özellikle cuma ya da haftasonu gitmek isterseniz, “aman rezervasyon” derim. (Rezervasyon: 418 36 26)

Eski 45’liklerden Balkanlara gece seferi

FARABİ’deki Kalender Zebra’da yarın çifte “canlı”lık var. Grup Kalender yarın saat 21.00’de sahne alıp gecenin ilk saatlerine kadar solist Özüm Ayıtkan ile “eski 45’likler”i seslendirecek. Saat 12.30’da ise Ankara’da Balkan müziğinin öncü isimlerinden “Safa Bolat ile Şenlik Bandosu” var. Hem de sabahın ilk saatlerine kadar... (Tel: 466 14 01)

Çeşmi Kebap’ta fasıla devam

ÜMİTKÖY’deki Çeşmi Kebap Et Restoran’da her cuma ve cumartesi olduğu gibi bu hafta da sabahın ilk saatlerine kadar fasıl müzik eşliğinde birbirinen lezetli kebaplar içki eşliğinde yenebilecek. Başkent’in ünlü fasıl gruplarından “Eski Dostlar”ın şarkılarıyla, keyifli bir haftasonu için bulunmaz fırsat (Tel: 235 93 93)

Mutlu mutlu bir buçuk...

SÖZ “müdavim”inden açılmışsa, Keremeyle’nin az aşağısındaki “Mutlu Lokantası”na değinmeden olmaz. Güvenlik Caddesi 69 numaradaki mekan, et döneri ile efsanedir.
Tipik “esnaf lokantası” atmosferi, yazın 9-10’a çıkan masası ile “yemeğini ye-kasaya hesabını öde” stilidir.
Öğle saatlerinde yer bulmak zor olsa da, çözüm bir süre önce Güvenlik Caddesi’ni tek yönlü yapan Büyükşehir Belediyesi’nden gelmiştir!
Tüm Güvenlik esnafı gibi, onlar kadar olmasa da, yıllardır kendi yağıyla kavrulan “Mutlu” da bu uygulamadan nasibini almıştır.
Lezzet efsanesi ama son kuşak
Geçenlerde yine uğradım. Bir buçuk döner, bir cacık söyledim ki daha masaya yerleşirken, kızarmış yarım ekmeğim geldi, sıcak sıcak. Ekmek ılımadan da ızgaralanmış biber eşliğindeki döner.
Gerçekten nefis. Soğan seviyorsanız çekinmeyin, karanfiliniz hazır.
Döner yerine ya da dönere destek tatlar isterseniz, tas kebabı, kuru fasulye-pilav, patlıcan musakka, İzmir köfte de her zaman hazır ve nazır. Onlar da gerçekten lezzetli.
Hesap ise 15 lira.
Lezzet nedeniyle “Niye büyütmüyorsunuz”, “Niye şube açmıyorsunuz” sorularına sık hedef oluyorlar.
Bu sorunun yanıtı ise Mutlu’yu işleten ailenin son kuşak olmasında gizli. Yani onlar bu işi bıraktığında, bu lezzet efsanesi de sona erecek.
İşletmenin mütevaziliği, “kazandığım bana yeter” tokgönüllüğü, akşama doğru yemekler bittiğinde dükkanın kapanmasıyla da kayda geçmektedir.
Ömürleri uzun olsun. (Tel: 426 28 42)



 
Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok
Diğer Haberler
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH