"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ankara’nın köklü çınarı

ATATÜRK Lisesi, Ankara’nın en eski eğitim-öğretim kurumu olma özelliğini ve onurunu taşıyor. Okulumuz, uzun yıllar orta öğretim düzeyinde tek kurum olarak Ankara’nın ve civar illerin çocuklarına bir yuva oldu. Türkiye’nin aydın insanları burada öğretmenlik yaptılar, okul sıralarından değerli insanlar yetişti.

1985 yılında Ankara Atatürk Lisesini çeşitli devrelerde bitiren 92 mezun arkadaş bir araya gelerek, okulumuzun gelecek günlere daha güçlü ve sağlıklı bir şekilde taşınması için bir vakıf kurduk. O günden bugüne ’Ankara Atatürk Lisesi Eğitim Vakfı’ ile okul yönetimi, Lisemizin daha iyi, daha iyi, daha güzele ulaşması için çalışıyor. Bizi sevindiren tablo odur ki, Vakfımızın desteği, yöneticilerin, öğretmenlerin gayretleri, çalışkan, bilinçli çocuklarımızın varlığıyla Atatürk Lisesi bugün eğitim kurumlarımız içerisinde düzeyli ve seçkin bir yere ulaştı. Vakfımız, ülkemize aydın, iyi insanlar yetiştirmek için var; bizlerden sonra da var olmayı sürdürecektir.

Ankara Atatürk Lisesi’nin kökü, 19. yüzyılın son çeyreğine dayanıyor. 1886 yılında Ankara İdadisi adı altında kurulmuş, öğretime başlanmış. 2. Meşrutiyet yıllarında Sultani olmuş. 1923 yılında Ankara Erkek Lisesi adını almış. Günümüze erişemeyen, Ankaralıların ’Taş Mektep’ dediği ilk binadan bugünkü binaya ’Atatürk Lisesi’ adıyla 1940 yılında geliniyor.

Ardımızda dopdolu,renkli bir geçmiş var. Bir tarih yatıyor. Bugün okulumuz, güçlü, nitelikli, çağdaş bir yapıya sahip; ama bugünkü sahneye ışık veren özelliği de işte bu köklü geçmiş, bağlılık ve geleneğimizden kaynaklanıyor. Zengin geçmişimiz, geleceğe gururla, güvenle, bilinçle yürümemize destek oluyor.

Okulumuzun tarih içerisindeki uzun yürüyüşünde hangi sahnelere tanık olundu? Nasıl bir okulda buluştuk; okuduk, okuyoruz, okuyacağız? Vakıf yönetimi olarak, Ankara Atatürk Lisesi’nin geçmişini bugüne taşımayı düşündük. Ve bu 120 yılı yazmasını değerli araştırmacı Turan Tanyer’den istedik. Yazarımız da çalıştı, ’Ankara’nın Köklü Çınarı’nı yazdı. Bu kitapla tarihsel kimliğini koruyarak bugüne gelen, bugünden sonra da varlığını sürdürecek olan, Aziz Atatürk’ün adını taşıdığı için onur duyduğumuz okulumuzda geçmiş zamanın izini sürüyoruz.

Erol ÜÇER- (1945-46 öğretim yılı mezunu) Ankara Atatürk Lisesi Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

Tel: 0312-455 42 63

<ı>Mektepli efendiler,

Vatan sizden vazife beklediği zaman koşarak şitab edeceğinden eminim.

(Mustafa Kemal Paşa, 30.12.1919 Ankara Sultanisinde yaptığı konuşmadan.)

ABD’nin, 1950’den beri G.Doğu’ya bakışı belli

SONUNDA bıçak kemiğe dayandı ve sınır ötesi harekat için hükümetten beklenen izin çıktı. Ama asıl izin çıkması gereken yer hepimizin bildiği gibi ABD... Adamlar daha geçen gün Irak ile imzaladığımız ’sözde’ terörle mücadele anlaşmasına uluslararası hukukun izin verdiği ’sıcak takip’ hakkımızı bile koydurmadılar. Şimdi biz kendi özgür irademizle sınır ötesi harekat yapacağız. Buna inanmak için ya çok saf olmak lazım ya da ’tam bağımsız’ bir ülkenin vatandaşları. Belki toplumun infialini gidermek için bir sınır ötesi gösteriye müsaade ederler ama hepsi o kadar.

Adamlar uzun yıllar önce Ortadoğu ile ilgili genel politikalarını saptamışlar, planlarını yapmışlar ve artık bu planın son safhalarını uyguluyorlar. Türkiye ve özellikle Güneydoğu’ya bakışları belli. 1950’li yıllarda bastıkları haritalarda bile Güneydoğumuzda yaşayan halkı kürt olarak tanımlıyorlar. Biz ise ısrarla ve ümitle bir şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz. En son başbakanımız ABD’de Clinton’u düzeltti. ABD eski Başkanı Clinton, ’yanlışlıkla?’ ; Güneydoğumuza ’Kürt Bölgesi’, DTP’ye de ’Kürt Ulusal Partisi’ deyince, Erdoğan hemen duruma müdahale etmiş. Clinton eski ABD Başkanı olmasının yanında muhtemel yeni ABD başkanın da eşi... Söyledikleri ise yıllardır uygulanan ve uygulanacak olan ABD politikasının tam bir özeti. Biz hala neyi düzeltmeye çalışıyoruz, anlamak mümkün değil. ABD’nin bu politikasının düzelmesi için ABD ya daha cazip bir hedef bulacak ya da bu işi göze alamayacak, yani korkacak.

Şimdi bütün amaçları RTE’yi Kürtlerle aynı masaya oturtmak. Sonra sırada federasyon, daha sonra da bağımsız ’Kuzey Kürdistan’ı var. Ama biz stratejik müttefikimizi bir türlü anlamamakta ısrar ediyoruz. Artık söylenecek tek söz var; Tanrı bizi korusun.

Uğur KURUCAK-

E.Kurmay Albay


Bayrama ASKİ’yi anarak girdik

ASKER
emeklisiyim. 2006 mayıs ayında banka kredisi ile Çukurambar Öğretmenler Caddesi’nde

30 daireli bir apartmanda mesken aldım. ASKİ kanal, abonelik bedeli vs. adları altında 1544.60 YTL para tahsis etti. Bir müddet sonra foseptiğimiz garaj ve apartman içine taşmaya basladı.

Kötü koku ve sivrisinek etrafı kapladı. ASKİ’ye mÜracaatımızda kanalın projesinin olduğu kısa zamanda yapılarak foseptiğin buraya bağlanacağı söylendi. Eylül ayına kadar ASKİ’ye gidip geldik. Bir sonuç alamadık. Geçenlerde nihayet gelerek yarısına kadar yapıp gittiler. Diğer yarısı için halen beklemekteyiz. Şu anda mahalle koku ve sivrisinekten geçilmemektedir. Biriken pislikler motorlarla 200 metre ileri atılmakta, 2 günde bir motor yanmaktadır. 4-5 apartman en az 140-150 daire 1 yıldır mağduriyet çekmektedir. Heran salgın hastalık tehlikesi mevcuttur. Paralarımızı alan ASKİ ise olayI uzaktan izlemektedir.
X