« Hürriyet.com.tr

Anıt ağaçlar arasında

Değişik bir gezi programı öneriyoruz bu hafta: İstanbul’un en eski sakinlerini, anıt ağaçlarını görmeye gidin. Çünkü evet, bir müze, bir sergi gezer gibi ağaç görmeye gidilir. Çünkü İstanbul asırlarca yaşamış 100’ün üzerinde ağacıyla gerçek bir anıt ağaç cenneti.

Cahit AKYOL
X
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peysaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Uzun, ‘İstanbul’un ağaçları, bu tarihi kente yakışır yaşlarda’ diyor. ‘Meydanlarda, cami avlularında, eski evlerin bahçelerinde bazen de kentin gittikçe yok olan ormanlarında o kadar çok anıt ağaç var ki. Bu ağaçların tamamına yakını envanterlerimizde kayıtlı. En bilinenleri 38 tane.’ İşte Adnan Uzun’un rehberliğinde İstanbul’un anıt ağaçları arasında bir gezinti.

EYÜP SULTAN ÇINARI

Yer: Eyüp Sultan Camii’nin dış avlusu, Eyüp. Cinsi: Doğu Çınarı. Çapı: 2 metre 87 santim. Boyu: 20 metre 50 santim. Yaşı: 600 civarında.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldığı sırada, Emevilerin şehri kuşatması sırasında şehit düşmüş Halit Bin Zeyd’in mezarının bulunmasının askerlerine iyi bir moral olacağını düşünür ve hocası Akşemsettin’den yardım ister. Akşemsettin mezarı rüyasında görür, yerini padişaha bildirir. Fatih hocasına mezarın ayak ucuna ve baş ucuna birer çınar dikmesini söyler. Sonra da hocasının doğru söyleyip söylemediğini anlamak için bir plan hazırlar. Silahtar Ağa’ya elindeki yüzüğü verip çınarların tam ortasına gömmesini, sonra da ağaçları söktürüp 20 adım kıbleye diktirmesini emreder. Mezarın bulunduğu açıklanır. Padişah bütün devlet erkanıyla gelir. Ama Akşemsettin, mezarın yerinin doğru olmadığını söyler. Padişah sinirlenmiş gibi görünerek ‘Hocam mezarın iki çınar ağacının arasında olduğunu söylüyordunuz, şimdi de burası değil diyorsunuz. Nasıl oluyor?’ deyince Akşemsettin ‘Efendim görüyorum. Bir kulaç altta yüzüğü, iki kulaç altta da mezarı görüyorum’ der. Kazı yapılır, yüzük ve mezar taşı çıkarılır. İşte bu efsaneye ilham veren çınar, Eyüp Camii’nin dış avlusunda bulunuyor.

FATİH’İN TAŞLI ÇINARI

Yer Gülhane Parkı kapısının karşısı, Eminönü. Cinsi Doğu Çınarı. Çapı: 2 metre 30 santim. Boyu: 23 metre 50 santim. Yaşı: 300 civarında.

Sirkeci’den Sultanahmet’e çıkan yolun ortasındaki bu dev çınarın yanında bir taşın gömülü olduğu, hatta bu taşın Fatih’in kıratını sıçrattığı söyleniyor. Oysa ağaç Fatih kadar yaşlı değil, 300 yaşında. 1940 tarihli bir makalede zamanın belediye başkanı Cemil Topuzlu ‘Bu dev çınar tramvay yolu genişletme çalışmalarında Sultanahmet’e çıkarken yolun sağ tarafındaki mezarlıktaydı. O taş da tam mezarlık duvarının ortasındaydı. Duvar yıkıldı ağaç ortada kaldı. Duvardan kalan taş da yok oldu’ diye yazmış...

DOĞU ÇINARI

Yer:
Midilli Ali Reis Camii’nin bahçesi, Anadolu Kavağı. Çevresi 6 metre Çapı 1.91 metre. Yaşı 200 civarında.

FENERBAHÇE PARKINDA ÜÇ AĞAÇ

Fenerbahçe Parkı’nda 3 anıt ağaçtan ikisi Akdeniz servisi, birisi sakız ağacı. Servilerin boyları 19 metre, yaşları ise yaklaşık 380. Sakız ağacının boyu 17 metre yaşı ise 442. Kanuni Sultan Süleyman 21 Mart 1562’de bir ferman yayımlayarak Topkapı Sarayı’nın karşısında bulunan yarımadaya bir fener kulesi yapılmasını, çevresinin de ağaçlandırılmasını emretmiş. Anıt servilerin bu devirden kaldıkları varsayılıyor.

AHTAPOT ÇINARI

Yer:
Orman Fakültesi, Eğitim Araştırma Çiftliği, Bahçeköy, Sarıyer. Cinsi Londra Çınarı. Çapı 3 metre 65 santim. Boyu 32 metre. Yaşı 500 civarında.

Bahçeköy Bilezikçi Çiftliği’nin girişinde sağda olan bu çınar sekiz kollu. Görebilmek için Orman Fakültesi’nden izin alınarak çiftliğe gitmek gerekiyor.

KATİL ÇINAR

Yer
Çengelköy Karakolu’nun arkasında. Çevresi 6.6 metre. Çapı 1.92 metre. Boyu 15 metre. Yaş: 500’e yakın

Çengelköy Karakolu’nun hemen arkasında, denize yakın bu çınarın en üstteki kuru dallarından biri yıllar önce kırılıp düşmüş. Altındaki çay bahçesinde oturan birisinin ölümüne yol açmış. Şimdi kalın bir dalı yere paralel olarak 10-15 metre boyunca uzanıyor. Üsküdar Belediyesi’nin alttan destek olarak birer metre arayla koyduğu demirler de ona yaşam savaşında yardımcı oluyor.

AŞIKLAR ÇINARI

Yer: Çamlıca Gazinosu’nun yanındaki setin üzerinde, Çamlıca Tepesi.

Yusuf Nalkesen’in ‘O ağacın altını şimdi anıyor musun?’ hicaz şarkısına ilham verdiği söyleniyor. Gerçi bu şarkıya ilham verdiği söylenen başka ağaçlar da var ama nedense o ağacın, bu ağaç olduğuna inananlar çoğunlukta. Aşıklar Çınarı 300 yaşından fazla. Yine o civarda, Küçük Çamlıca’daki Çilehane Bahçesi’nde de 450 yaşında bir servi ağacı var.

BEYKOZ’DA 13 ANIT AĞAÇ VAR

Beykoz tarihi ağaç bakımından çok zengin. Bunların arasında en bilinenleri Beykoz Parkı’ndaki 25 metrelik 200 yıllık Doğu çınarı. Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesindeki sedir ve Beykoz Paşabahçe’deki ikiz fıstık çamları dikkate değer. Ayrıca Beykoz’un Akbaba Köyü’ne giderken Ahmet Rasim’in evinin arkasında cumartesileri pazar kurulan alanda 15 çınar bulunuyor. İçlerinde 5-6’sı yaklaşık 300 yaşında.

Bir ağaç nasıl anıt ağaç olur?

Bir ağacın anıt olması için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları tarafından tescil edilmesi gerekiyor. Anıt ağacın sadece çok eski olması yetmiyor. Kendi türünün alışılmış ölçütlerinin üzerinde olmalı. Yöre folklorunda, tarihte özel bir yeri bulunmalı. Bir anıt ağaç ancak koruma kurulu tarafından izin verildiği takdirde budanıyor.

Neyzen Tevfik altında ney çaldı diye bir ağaç anıt ilan edilir mi?

İstanbul Pendik’te Neyzen Tevfik’in altında ney çaldığı bir sakız ağacı var. Bu kuru gövdeli sakız ağacının 150 yaşında olduğu saptanmış. Ama anıt ağaç değil. Bu yaşlı ağacın altında Neyzen Tevfik ney çaldığı için anıt ağaç statüsüne geçmesi gerekir mi gerekmez mi diye yıllardır tartışılıyor.

İki genç kızın mezarını bekleyen servi

Kocamustafapaşa Camii avlusunda kutsal sayılan bir ağaç var. Bu bir anıt ağaç değil. Payandalarla ayakta tutulmaya çalışılan ölü bir servi gövdesi. Öyküye göre, Kerbela’da şehit olan İmam Hüseyin’in iki kızı Yezid tarafından esir edilip Mısır’a gönderilir. Ancak yolda İspanyol korsanlar kervana saldırır, kızları Bizans’a getirirler. İmparator da iki kızı kendi oğullarıyla evlendirmek ister. Kızlar bu amaçla Kızlar Manastırı’na kapıtılır. Bir gece iki kız aniden ölür. İmparator bu servi ağacının altına iki mezar yaptırır. İstanbul’un fethinden sonra Sümbül Efendi Dergahı olarak bilinen eski manastırdaki bu servi, dibindeki mezarlar nedeniyle yıllardır ziyaret edilen bir yer haline gelir.

Kaynak: Cahit AKYOL

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
36 saatte Aarhus
GezginGezgin
Lego’nun başkenti Bıllund
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Kapadokya’ya gitmek için 10 neden
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
15 günde bisikletle İzlanda
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Uçaktaki kulaklıklar neden çift girişli?
Yeme&İçmeYeme&İçme
Türkiye’nin en lezzetli 10 şehri