Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Andrey Platonov’un ‘Çukur’u

    ERHAN TEKTEN erhan.tekten@gmail.com
    03.10.2017 - 16:21 | Son Güncelleme:

    Sovyetler Birliği’nde sanayileşme ve kolektifleştirmenin arka planına odaklanan Andrey Platonov’un ‘Çukur’u, fantastik ama gerçekçi, komik ama trajik, son derece hareketli ve rahatsız edici bir roman. 1930’da yazılan ‘Çukur’, 1987’de, yazarın ölümünden 36 yıl sonra yayımlanabilmişti.

    Andrey Platonov bir demiryolu işçisinin oğlu olarak 1899’da Voronez yakınlarında dünyaya geldi. Kızıl Ordu saflarında iç savaşa katıldı. Elektrik mühendisi ve ıslah uzmanı oldu. 1926 yılından itibaren yazdığı makale, şiir ve denemeleriyle Maksim Gorki’nin dikkatini çekerek parlak bir başlangıç yaptı. Daha sonra ise kimi eserleri Sovyetler’de sert eleştirilere maruz kaldı. 2. Dünya Savaşı’nda savaş muhabirliği yapan Platonov, resmi olarak tanınmasının ardından savaş sonrasında da sansürlendi, önemli eserleri 80’li yılların sonuna dek yasaklı kaldı.

    Platonov’un 1930’da tamamladığı ama ancak 1987 yılında, yazarın ölümünden 36 yıl sonra yayımlanabilen ‘Çukur’ adlı romanı nihayet Türkçede. Sovyetler Birliği’nde sanayileşme ve tarımsal kolektifleştirmenin arka planını tüm çıplağıyla ortaya koyan ‘Çukur’da ‘geleceğin ortak proleter konutu’ için bir grup işçi temel kazma işine başlar. Platonov’un sert eleştirileriyle kaleme aldığı eserde, ekip çalışmaya başladığında işler zorlaşır, ne kadar derine inerlerse o kadar şey ters gider ve kazılmış olanın temel değil de muazzam bir mezar olduğu anlaşılır.

    ‘Çukur’, Sovyetler’de 1927 yılında uygulanmaya başlayan tarımın kolektifleştirilmesinin ortaya çıkardığı aksaklıklara doğrudan yanıt olarak yazılmış Platonov’un en açık politik eleştirisi. Çukurun zengin Rus köylülerinden yani ‘Kulak’lardan alınan toprağa açılması ve gelecekte kurulacak bu yapının da kolektifleştirilecek tarım işçilerinin evi olacağı gerçeği, eleştirisinin simgesel dilini oluşturuyor. Sovyetler’de kişilerin gönüllü bir kolektif çalışma için bir araya gelmesiyle oluşan birlik, yani ‘Kolhoz’, romanın ana karakteridir aslında. Hikâye, kısa bir süre sonra ‘Kolhoz’a katılacak Volşov’un çalıştığı küçük makine fabrikasından atılmasıyla başlar. Volşov’un işten atılma sebepleri ise ‘Dirençsizliğindeki artış ve genel iş temposu ortasında düşüncelere dalması’dır. İşini geri almak için gittiği fabrika komitesinde yaşadığı absürt tartışmada Volşov, iş ortasında düşünmesinin savunusunu yaparken “Mutluluk benzeri bir şey bulabilirdim, manevi anlam sayesinde de verimlilik artardı” der. Mutluluğun materyalizmden geldiğine inanan fabrika komitesi üyeleri ise Volşov’un bilinçsiz bir adam olduğu kanısına varır. İş yaşamına dönemeyen Volşov’un yolu ‘Kolhoz’ ile kesişir ve çukurda çalışmaya başlar. Kolhoz örgütlenmiş üyelerin katılımıyla sürekli büyürken, örgütlenmeyi reddeden özel mülk sahipleri de direniş göstermeye başlar.

    Metis Yayınları’nın bu baskısı Platonov’un değişik bir final metnini ve bizzat daktiloyla yazdığı ama kitaba almadığı parçalara da yer veriyor. Absürt diyalogları, varoluşsal sorgulamaları, psikolojik çözümlemeleriyle Platonov’un tuhaf ve özgün üslubu şaşırtıcı derecede iyi. Karakterlerinin sürekli propagandası yapılan ideolojiyi komik bir şekilde yanlış anlaması ve sosyalizmin soyut idealleriyle somut uygulamalar arasındaki uçurumun gözler önüne serilmesi nedeniyle de ‘Çukur’, yazıldığı çağın ötesine, çok çok ötesine geçmiş...

    Andrey Platonov’un ‘Çukur’u
    ÇUKUR

    Andrey Platonov
    Çeviren: Günay Çetao Kızılırmak
    Metis Yayınları, 2017
    168 sayfa, 18 TL.

    Etiketler: Kitapsanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı