Gündem Haberleri

    Anayasa suçu işledi

    Süleyman DEMİRKAN / ANKARA
    12.12.2001 - 01:58 | Son Güncelleme:

    Sağlık Bakanı Osman Durmuş, TÜRKSEV'i kurup, başkanlığını üstlenerek, Anayasa'yı ihlal etti. Anayasa'nın 82'nci maddesi, ‘TBMM üyelerinin vakıf kurucusu, yöneticisi, denetçisi olamayacağı’ hükmünü taşıyor.

    Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un, Anayasa'nın 82'nci maddesine göre, ‘Vakıf kurucusu, yöneticisi, denetçisi’ olamayacağı hükmünü ihlal ederek, TÜRKSEV'i kurduğu ve başkanlığını da üstlendi. Durmuş'un üstelik Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün uyarısına rağmen ‘kurucu başkan’ olarak adının çıkarılmasına izin vermediği öğrenildi.

    Durmuş'un, başkanı olduğu TÜRKSEV vakfının kuruluş sürecinde de ‘hukuki sakatlıklar’ yapıldığı belirlendi. Durmuş'un talimatı doğrultusunda kuruluş çalışmaları sürdürülen TÜRKSEV, önce 40 kurucu üye ile 3.2.2000'de 43483 nolu makbuzla tasdik ettirildi. Noter'e tasdik ettirildi.

    Bu arada, ilk vakıf senedinde bazı eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü senedin yenilenmesini istedi. 18.4.2000 tarihinde eksiklikler giderilerek 41'inci noter 40 kişilik kurucuları tasdik etti.

    Ancak, Durmuş'la arkadaşları arasında çıkan yanlışlıkla kurucu sayısı 22'ye düşürüldü ve bu değişiklikle vakıf senedi yeniden aynı notere tasdik ettirilmek istendi. 41'inci Noter, ‘‘Bu yasalara aykırı. Üyeler noter aracılığıyla kurucu üyelikten çekilmezlerse, tasdikleyemeyiz. Aksi halde bir üyenin itirazı ile zor durumda kalırız’’ diyerek reddetti.

    41'inci Noter'in tasdik etmediği 22 üyeli vakıf senedi, bu kez Ankara 16'ncı Noteri'ne 18831 yövmiye numarası ve 16 Haziran 2000 tarihinde onaylatıldı. Daha sonra 32. Asliye Hukuk Mahkemesi de 19.6.2000 tarihinde 163 esas ve 2000/333 karar numarası ile vakfın kuruluşuna karar verdi.

    Durmuş'un kurmayları da , yasal olarak mümkün olmadığı halde, 18 kişi eksikle vakıf senedinin son halini Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere gönderdi. Ancak, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Anayasa'nın 82. maddesine göre Bakan'ın Türksev'de kurucu başkan olamayacağını, bu nedenle ‘Osman Durmuş’ isminin çıkarılması gerektiğini belirterek, vakıf senedini bir süre Resmi Gazete'de yayımlatmadı.

    Fakat, daha sonra Durmuş'un bastırması ile 7 Ekim 2000 tarihinde Durmuş'un başkanlığında Türk Sağlık ve Eğitim Vakfı'nın (TÜRKSEV) kurulduğu Resmi Gazete'de ilan edildi ve vakıf resmiyet kazanmış oldu.

    Vakfın kuruluşuyla ilgili olarak Durmuş ve öteki kurucuların cebinden tek kuruş çıkmadığı, tüm masrafların Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüsü Dayanışma Derneği'nce karşılandığı öğrenildi. Bu derneğin paraları ise öğrencilerden yapılan kesintilerden oluşuyor. Kuruculuğu usulsüz olarak düşürülen bir kişinin mahkemeye başvurması halinde, Durmuş'un TÜRKSEV'inin kapatılacağı belirtildi.

    GELİNE USULSÜZ TERFİ

    Bu arada, Osman Durmuş'un Personel Daire Başkanı olan kardeşi Fuat Durmuş'un Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda (DTM) memur olan eşi Beyhan Durmuş'un yapılan usulsüz bir sınavla programcı olarak terfi ettirildiği ve maaşının da 300 milyon liradan 1 milyar liranın üzerine çıkarıldığı belirlendi. DTM'de 12 Ekim 2000'de programcı ve çözümleyici sınavı açıldı. Ancak, bu sınavın 18 Nisan 1999 tarih 23670 sayı ile RG'de yayımlanan Devlet Memurlarının Görevde Yükselmesine ilişkin Yönetmeliğe aykırı yapıldı. ‘En az 2 yıl çalışmış olma koşulu’ arandığı halde, bu süreyi doldurmayanlar da sınava alındı. Sınavda kazandırılan Beyhan Durmuş, sözleşmeli ‘bilgisayar programcısı’ ünvanı alarak 300 milyon aylık maaşı; bir ay 1 milyar, bir ay 1.5 milyar liraya yükselmiş oldu. Usulsüz sınav, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nca incelemeye alındı.

    82. maddeye aykırı davrandı

    ANAYASA'nın 82'nci maddesi şöyle:

    ‘‘TBMM üyeleri, devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da, dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.(...)’’
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı