Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ANAP'a göre Ecevit kazandı

Muharrem SARIKAYA

ANAP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nun, 18 Nisan'da İstanbul'da aldığı ‘‘Genel ve yerel seçimler ayrı yapılsın’’ kararını, dün Meclis Grubu da onaylıyor.

Böylece, CHP lideri Deniz Baykal'ın, hükümete desteği karşılığı Başbakan Mesut Yılmaz'a getirdiği, ekimde bir bağımsızın başbakanlığında erken seçim hükümeti kurulması şartının ardından, iki seçimin bir arada yapılmasına dönük mutabakat da ortadan kalkıyor.

ANAP'ın etkin bakanlarından biri, bunun Yılmaz'ın ‘‘oyun planı’’ içinde öteden beri bulunduğunu belirtiyor. Ardından şunları söylüyor:

‘‘Yılmaz, hükümetinin ipini elinde tutması dolayısıyla Baykal ile iyi geçinen, ona muhtaç olan bir başbakan portresi çizdi. Böylece Baykal'a açıktan söyleyemediğini kamuoyunun söylemesini sağladı. Hükümeti rahatlattı. Bu saatten sonra Baykal hükümeti yıkamaz.’’

ANAP'taki inanışa göre; Yılmaz, öteden beri arzuladığı ‘‘1998'i seçimden kurtarma’’ operasyonunda başarılı oldu. Bununla birlikte koalisyon ortağı DSP'nin de puan kazanmasını sağladı.

Bu inanışı taşıyanlar gerekçelerini şöyle sıralıyor:

‘‘Ecevit uçlara gitmeyen, kavgadan uzak, barışçı, toplumun her kesimini kucaklayan lider portresi çizdi. Baykal'ın hükümet konusunda ileri sürdüğü şartlara karşı çıkarak kamuoyunun desteğini aldı. Kaybettiği puanları yeniden toplamayı başardı.’’

Orman Bakanı Ersin Taranoğlu, arkadaşlarının bu görüşlerine hak verirken, ‘‘Baykal'ın da bu işten başarılı’’ çıktığına inanıyor.

Taranoğlu'na göre Baykal, 24 Mayıs'taki kongresine ‘‘hükümetin iplerini eline almış, her dediğini yaptırmaya muktedir olmuş lider’’ olarak gidiyor.

Taranoğlu, şöyle diyor:

‘‘Baykal için önemli olan dış kamuoyu değil, partinin içi. Mayıstaki kongreden sonra Baykal da kamuoyuna döner ve hükümete daha büyük destek verir. Bundan sonra seçime zorlarsa bunun altında kendisi kalır...’’

Devlet Bakanı Burhan Kara da Taranoğlu'nun görüşlerine destek veriyor. Kara, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in dün Hürriyet'te yer alan sözlerinin kendilerini büyük oranda rahatlattığını vurguluyor.

Kara, iki seçimin ayrı ayrı yapılmasını istemelerinin gerekçesini ise şöyle dile getiriyor:

‘‘Mahalli genel seçimler sonucunda iktidar kazançlı çıkarsa zaten hemen ardından seçime gitmek ister. Kaybederse de muhalefetin baskısına dayanamayıp seçime gitmek zorunda kalır. Onun için marttaki yerel seçimden sonra liderler bir araya gelir, 50-60 gün sonrası için genel seçim tarihini belirler.’’

Yılmaz-Baykal mutabakatına ilk tepkiyi açıktan koyan Tarım Bakanı Mustafa Taşar da aynı görüşleri sıralıyor. Taşar, bir adım daha atarak seçimlerin ayrı ayrı yapılmasının ittifaklara olanak sağlayacak ortamı da yaratacağına inanıyor. Yerel seçim sonrası ortaya çıkacak tablonun partileri buna zorlayacağını vurguluyor.

Kabinedeki ANAP'lı bakanların görüşlerine dün CHP'nin önemli isimlerinden Mehmet Moğultay da destek veriyor. Moğultay da iki seçimin bir arada olmasının olanaksızlığını vurgulayarak şunları söylüyor:

‘‘1999 Martı'nda yerel seçim olur, genel seçim ondan sonra olur, hükümet de devam eder.’’

Moğultay, özellikle il kongrelerindeki etkinliği dolayısıyla CHP'de önemli bir isim. Açıklaması, bir anlamda koalisyonu da rahatlatacağa benziyor.

Buna karşın hükümetin çok zor bir döneme girdiğini söyleyenler yok değil. Bu kanatta yer alanlar, Baykal'ın, ‘‘mutabakatımız gerçekleşmedi’’ deyip ‘‘bakan avlamaya’’ başlayacağı görüşünü taşıyor.

Hatta haziran sonuna kadar hükümetin gitmesinin zor olduğunu söylemekten de çekinmiyorlar.

Ancak hepsinin üzerinde uzlaştığı tek bir konu var; Yılmaz-Baykal görüşmesi sonrası ortaya çıkan kargaşadan Ecevit'in kârlı çıktığı...













X