Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Analistler: Obama'nın İsrail çağrısı sonuç getirmeyecek

    Huffington Post
    20.05.2011 - 17:47 | Son Güncelleme: 20.05.2011 - 17:47

    Obama'nın Netanyahu ziyareti öncesi dile getirdiği "benzersiz" 1967 sınırları yorumu, iki ülke arasındaki ilişkileri biraz daha gerebilecek olsa da uzmanlar somut bir çözüm elde edilemeyeceğinde hemfikir.

    İsrail ve Filistinliler arasında 1967 sınırları üzerinden iki devletli çözüm sağlanması çağrısı, görevdeki bir ABD başkanı tarafından ilk kez dile getirildi.

     

    ABD Başkanı Barack Obama, dün yaptığı Ortadoğu konuşmasının sonlarına doğru, “İsrail ve Filistin’in sınırları 1967 çizgilerini ve karşılıklı olarak üzerinde anlaşılan toprak takasını temel almalıdır. Böylece her iki ülke için de güvenli ve kabul edilmiş sınırlar sağlanabilir” dedi.

     

    Obama, “Filistin halkının kendini yönetme hakkı olması ve bağımsız ve komşu bir ülkede potansiyelini gerçekleştirmesi” için çağrı yaptı.

     

    DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

    Başkan’ın İsrail’in Batı Şeria, Gazze ve Golan Tepeleri’ni terk etmesi yönündeki ifadeleri ABD hükümeti için yeni bir şey olsa da uzmanlar ve profesyonel barış müzakerecileri için bu fikrin çağ açtığı söylenemez. Washington’da bulunan birçok düşünce kuruluşu daha önce olası toprak takası senaryoları üzerinden haritalar hazırlamıştı.

     

    Altı farklı ABD Dışişleri Bakanı’nın altında 25 yıl boyunca Ortadoğu müzakerecisi olarak görev yapan Aaron David Miller, “Bu çok büyük bir anlaşmayla, anlaşmasızlık arasında bir nokta. Bu da tam olarak Beyaz Saray’ın istediği şey” dedi.

     

    Obama’nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun çeşitli temaslarda bulunacağı Washington ziyareti öncesi yaptığı konuşma “barış süreci”nin pek de barış getirmediği, aksine tıkanık bir sürece dönüştüğü bir dönemde geldi.

     

    FİLİSTİNLİLERİ DE UYARDI

    Başkan, Dışişleri Bakanlığı’ndaki konuşmasında, süregelen açmazın her iki tarafın da sorumluluğu olduğunu söyledi.

     

    “İsrail’in meşruluğunu ortadan kaldırma çabaları başarısızlıkla sonuçlanacaktır” ifadesini kullanan Obama, Filistin lideri Mahmud Abbas’ın Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapacağı Filistin devletini tek taraflı tanıma çağrısına değinerek, “İsrail’i Birleşmiş Milletler’de yalnız bırakmak için atılacak sembolik adımlar, bağımsız bir devlet yaratmayacaktır. Filistin liderleri Hamas terör ve inkar yolunda gitmekte ısrar ederse barış ve refaha ulaşamaz. Filistinliler İsrail’in varlık hakkını reddederek asla bağımsız olamayacak” dedi.

     

    Yahudi devletiyle olan bağların “kökünün ortak bir tarih ve paylaşılan değerler”de olduğunu ifade eden ABD Başkanı, “Tam da bu dostluğumuz dolayısıyla gerçeği söylememiz çok önemli: Bu statüko sürdürülemez” dedi.

     

    SINIR VE GÜVENLİĞE ÖNCELİK VERDİ

    Analistler Obama’nın ilk olarak sınırlar ve güvenlik konularına odaklanıp Kudüs ve mülteciler gibi daha yapışkan konuları sonraya bırakarak benzersiz – ve İsraillilerin gözünden bakıldığında tartışmalı – bir adım attığını belirtti. Ancak bu yaklaşım ABD’li İsrail yanlısı liberal lobi J Street tarafından yaklaşık bir yıldır savunuluyordu.

     

    Obama, İsrail’in herhangi bir barış anlaşması yapılabilmesi için Ürdün sınırına asker yığma talebini reddetmeye de hazır göründü. Obama, “İsrail askeri güçlerinin tam ve kademeli çekilmesi, Filistinlilerin bağımsız ve askersiz bir devlet kapsamında güvenlik sorumluluğunu üstlenmesiyle birlikte koordine edilmeli” dedi.

     

    Şu an Yeni Amerika Vakfı’yla çalışan eski İsrailli barış müzakerecisi Daniel Levy, “Obama bağımsız bir Filistin devletinin, Ürdün Vadisi’nde ya da Filistin’in üçüncü ülkeelrle olan sınırlarında kalıcı İsrail varlığı olmamasına bağlı olduğunu ortaya koymuş gibi görünüyor” dedi.

     

    ULUSLARARASI BARIŞ GÜCÜ SEÇENEĞİ

    Maryland Üniversitesi’nden Ortadoğu uzmanı Shibley Telhami, Obama’nın “çok önemli kelime seçiminin" Ürdün sınırında uluslararası barış gücünün olma ihtimalini ortadan kaldırmadığını belirtti.

     

    Sağ eğilimli Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü’nden Robert Satloff ise Obama’nın “Filistin devletinin Mısır, Ürdün ve İsrail’le komşu olması gerektiği” açıklamasının “gelecekte kurulacak bir Filistin devleti içinde herhangi bir açık uçlu İsrail varlığına Amerikalıların gösterdiği kategorik muhalefeti” ortaya koyduğunu belirtti. Satloff bunun Clinton yönetiminin yaklaşımından farklı olduğunu da sözlerine ekledi.

     

    Levy, “İsrail’de bazı çevrelerde, özellikle de medyadaki yorumcular ve iş dünyasının elitleri arasında, Obama’nın konuşmasının detaylarının Netanyahu’ya bir ihtar ve İsrail Başbakanı’nın başarısızlığının bir işareti olarak değerlendirileceğini” söyledi. Gerçekten de Netanyahu, Washington uçağına binmeden önce, “İsrail’in savunmasının, İsrail’in Ürdün Irmağı kıyısındaki varlığına bağlı” olduğunu söyledi.

     

    Miller da Obama’nın konuşmasının “Netanyahu’yla olan zaten gergin ilişkiyi daha da tuhaflaştıracağını” belirtti.

     

    "GÖRÜŞMELERİN YENİDEN BAŞLAMASI İMKANSIZ"

    STRATFOR Ortadoğu uzmanı Reva Bhalla, “İsrailliler Obama’nın barış süreci girişimleriyle mutlu olmayacak. Ancak barış sürecinin bir yere gideceği yok” dedi. Bhalla, Batı Şeria’daki yerleşim inşaatlarının devam etmesi, Mısır’ın geleceğinin belirsizliği ve Hamas ile El Fetih arasındaki birlik anlaşması düşünüldüğünde görüşmelerin yeniden başlama ihtimalinin kesinlikle olmadığını da belirtti.

     

    George W. Bush’un muhafazakar Ortadoğu danışmanı Elliott Abrams ise Dış İlişkiler Konseyi için kaleme aldığı yorumda, “Başkan’ın İsrail-Filistin çatışması yorumları süreci bir yere götürmeyecek” derken Obama’nın açık bir faaliyetten bahsetmediğine dikkat çekti.

     

    Huffington Post'ta Andrea Stone imzasıyla yayımlanan "Obama Call For 1967 Borders For Israel May Make For Awkward Meeting With Netanyahu" başlıklı analizden derlenmiştir.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı