Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Anadolu insanının Almanya'da 40 yılı

<B>Essen<br><br>40</B> yıl önce Anadolu'nun orasından burasından kopup gelmişler Almanya'ya...

Dile kolay, tam 40 yıl boyunca en meşakkatli işlerde çalışmışlar bugünlere gelebilmek için...

İlk gelenler maden ocaklarına indirilmişler. Demir-çelik ocaklarının ateşçisi olmuşlar.

Bu yıl onların Almanya'ya ayak basışlarının 40'ıncı yılı kutlanıyor.

Almanlar şimdi onlara şöyle diyorlar:

‘‘Sizlerin Almanya'nın bugünkü refahında çok büyük katkılarınız var. Sizlere ne kadar teşekkür etsek hakkınızı ödeyemeyiz.’’

Bugün ikinci neslin boy gösterdiği, hatta üçüncü neslin de filiz verdiği bu insanların sayısı 2 milyon 470 bine ulaşmış.

Bu insanlar bu 40 yılda ne yapmışlar? Neler çekmişler? Almanya'ya ne gibi katkılarda bulunmuşlar?

Olumlu, olumsuz bu toplumu nasıl etkilemişler?

Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen bu insanların 40 yılını özetlerken çok ilginç bilgiler veriyor:

‘‘1961'de kısa süreli bir çalışma dönemi olarak planlanan süreç, zaman içinde kalıcı bir ikamete dönüşmüştür. Geleceğini Almanya'da geçirme kararı Türk göçmenlerinin yaşam biçimlerinde yapısal değişiklikleri de beraberinde getirmiştir.’’

* * *

Prof. Şen, bu önemli saptamadan sonra kalıcılığın getirdiği sorunları şöyle açıklıyor:

‘‘İşten çıkarmalarda Almanlar öncelik alabiliyor. Çünkü Türk işçi ailede tek çalışan, çok çocuklu... Bu durum Türk düşmanlığını körüklüyor.

Başta mescitler vardı. Sayıları 2300'tü, ama bu Almanlar'ı etkilemiyordu. Kalıcılıktan sonra 80'den fazla minareli cami yapıldı. Hoparlörle ezan okuma sorun yarattı.

Spor takımları kuruldu. Yenilmeyi kabullenememe yüzünden maçlardan sonra kavga çıkıyor. Türk takımlarının maçlarını yönetecek hakem bulunması sorun oluyor.

Dışlanma iki türlü tepki yaratıyor. Ya
'Türk değilim' diyor, ya da kendisini dışlayanları dışlayıp kendi mekanını yaratıyor. Diskotekler, lokantalar, barlar, mahalleler, alışveriş yerleri vs...’’

Prof. Şen'e göre Türklerin yaşam biçimlerindeki bu yapısal değişiklikler uyum sorununu artırıyor.

11 Eylül olayı Almanya'da yaşayan tüm Müslümanların imajında hızlı bir bozulmaya neden olmuş.

Prof. Şen ‘‘Zaten Müslümanlar bu düşman resmi içinde yer alıyorlardı. Ama 11 Eylül'den sonra bu resim daha da karardı’’ diyor.

* * *

Bugün Almanya'da kamuoyunun en çok konuştuğu konunun ‘‘Kaplancılar olayı’’ olduğuna işaret ediyor Prof. Şen.

Aslında Kaplancılar küçük bir grup. Bin kadar militanı olduğu biliniyor. Ama görüntüleri Taliban'ın tıpatıp kopyası olduğu için Almanlar üzerinde büyük tedirginlik yaratıyor.

Bu yüzden ilk darbeyi Kaplancılar yedi. Şimdi sırada ötekilerin olduğu söyleniyor.

11 Eylül Almanlar'ın aklını başına getirdi anlaşılan. Şimdi gereken önlemleri alıyorlar.

Şu anda Almanya'da faaliyet gösteren 7 İslam örgütü var:

- Alevi Birlikleri, Diyanet İşleri'nin Türk İslam Birliği (Bunlarda sorun yok.)

- Milli Görüş (Soruşturuluyor. Topun ağzında.)

- Kaplancılar (Kapatıldı. Soruşturma sürüyor.)

- Nizamcılar (İzleniyor)

- Avrupa Türk İslam Birliği (İzleniyor)

- Avrupa Nizam-ı Alem Federasyonu (İzleniyor)

11 Eylül'e kadar İslamcı radikal örgütler için Almanya tam anlamıyla bir cennet ülkeydi.

İstedikleri gibi at oynatıyorlar, diledikleri gibi para topluyorlardı.

Şimdi artık işleri zorlaştı. Türkiye'nin istediğini 11 Eylül yaptırıyor Almanlar'a.
X