Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ana görüşme maddesi Kıbrıs

    Hürriyet Haber
    08 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 08 Kasım 2001 - 00:01

    Atina'da bulunan Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile Yunan Dışişleri Bakanı Papandreu arasındaki en önemli görüşme konusu Kıbrıs oldu. Cem, konfederasyonun çözüm olduğunda ısrar etti. Yunanistan ve Türkiye arasında ise mültecilerin iadesi protokolü ve 3 güven artırıcı anlaşma da imzalandı.Söz konusu yeni önlemler, Türk ve Yunan subayların karşılıklı olarak geniş kapsamlı bir tatbikata gözlemci olarak davet edilmesi, iki ülke genelkurmayları arasında daha ileri düzeyde iletişim sağlanması ve Meriç Nehri`nin kirlenmesini önlemeye yönelik ortak ve sürdürülebilir çevre girişimi projesinin yaşama geçirilmesini içeriyor.  İki ülke arasındaki mevcut kültürel işbirliği anlaşması çerçevesinde Türkiye`nin Atina Büyükelçisi Ali Tuygan ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Eğitim İşleri Genel Direktörü Dimitris Rokalas, kültür programlarının değişimine ilişkin bir porotol imzaladı.  Ayrıca, iki Ülke arasında kaçakların iadesine, ``Türk-Yunan Doğal Afetlere Karşı Ortak Birimi``nin kurulmasına, dışişleri bakanlıkları diplomatik akademileri arasında işbirliğine ilişkin protokol de imzalanırken, Papandreu ve Cem Olimpiyat Barış Bildirisi`ne ilk imzaları atan isimler oldu.  Cem ve Papandreu, bunun yanı sıra Ottowa Anlaşması çerçevesinde kara mayınlarının temizlenmesi, futbol federasyonlarının işbirliği Türkiye ve Yunanistan arasında AB`ye ilişkin bilgi aktarımı, kara paraaklama, gazeteciler ve medya organları arasında işbirliği konularının da üzerinde çalışılan konular olduğunu açıkladılar.  ``A.A`YA PAPANDREU`DAN ÖVGÜ``Papandreu, iki ülke medya organları arasındaki işbirliği çerçevesinde Anadolu Ajansı (A.A) ve Atina Haber Ajansı`nın (ANA) aralarındaki işbirliği anlaşmaları çerçevesindeki çalışmalarını ve katkılarını övdü.İki bakan daha sonra ortak bir basın toplantsı düzenledi. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile ``Üzerinde anlaşamadıkları da dahil tüm konular üzerinde görüş alışverişinde bulunduklarını`` söyledi.  Basın toplantısının başında çok önemli olduğunu vurguladıkları ``Kaçakların iadesine ilişkin`` protokol üzerinde anlaşmaya vardıklarını açıklayan Cem ve Papandreu, bu protokolün iki ülke arasında örgütlü suç, terörizm, uyuşturucu ve insan kaçakçılığına karşı mücadelede işbirliğini öngören anlaşmanın bu alanda işbirliğini öngören 8. maddesi çerçevesinde imzalandığını belirttiler.  MÜLTECİLERİN İADESİYunan gazetelerinin bugünkü sayılarında ``imzalandığı takdirde Cem`in ziyaretinin en önemli gelişmesinin elde edilmiş olacağını`` vurguladıkları protokol hakkında bilgi veren Papandreu, protokolün, Türk ve Yunan topraklarına yasadışı bir biçimde giren iki ülke ve 3. ülke vatandaşlarının geri gönderilmesini düzenlediğini kaydetti.  Papandreu, ``bu işlem için belli süreler var. Biz ve tabi ki Türkiye böyle bir durumda 14 gün içinde birbirimize karşılıklı bilgi vereceğiz. Ancak, bu anlaşma, her gelenin derhal karşıya gönderileceği anlamına gelmiyor. Ayrı bir kategori olan siyasi mülteciler var ve bunlar hakkında uluslararası hukukun hükümlerinin uygulanması yükümlülüğü var`` dedi.  Kaçak ticaretini yürüten uluslararası şebekelerin varlığına da dikkati çeken Papandreu, çeşitli suç ve terör örgütleriyle bağlantılı bu şebekelerin bu ticaretten büyük para kazandıklarına dikkati çekti. Bu şebekelerin pek çok ülkede ütlü olduklarını belirten Papandreu, Türkiye ile Yunanistan`ın bu alanda işbirliği yapmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.  Türkiye`nin de son gelişmelerin ardından büyük bir mülteci akınıyla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Papandreu, mültecilerin Afganistan`da ya da sınırlarında kalmasının sağlanması için barınma veinsani yardım faaliyetleri alanında Türkiye ile Yunanistan`ın önemli işbirliği yapabileceklerini kaydetti.  Cem ise bu protokolün büyük zorlukların yaşandığı bir alanı kapsadığını ve büyük önem taşıdığını vurguladı.  Türkiye`nin İnterpol, Yunanistan ve İtalya ile bu alanda yakın işbirliği içinde olduğunu belirten Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ``olayın boyutları hakkında fikir edinebilmeniz için bazı rakamlar vermek istiyorum. Türkiye`de 2000 yılında 94 bin kaçak yakalandı. Bu rakam, 2001 yılında Eylül ayı başına kadar 58 bin oldu. Bu, zor bir konu`` dedi.KIBRIS KONUSUNDA GÖRÜŞLER AÇIK AÇIK KONUŞULDUDışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye`nin Kıbrıs`ta iki tarafça da kabul edilebilir nitelikte bir çözümü arzu ettiğini ve bunun da konfederasyon olduğunu söyledi.  Cem, Papandreu ile Atina`da yaptığı ortak basın toplantısında, gazetecilerin, Rum Kesimi`nin AB`ye üyeliğe kabul edilmesi halinde Türkiye`nin alması söz konusu önlemlerin AB ile ilişkilerine olası etkileri hakkındaki sorularını yanıtladı.  Türkiye`nin AB`ye ilişkin tavrında bir değişiklik olmadığını vurgulayan Cem, şöyle dedi:  ``Konuyla ilgili açıklamamın tümünü okuduğunuzu tahmin ediyorum. Orada, tavır değişikliğine dair bir atıf yok. Bizim arzumuz, Kıbrıs`taiki taraf için de kabul edilebilir nitelikte bir çözüm bulunmasıdır. Biz, Konfederasyon`un bu çerçevede çözüm olduğunu düşünüyoruz. Eğer, gelecekte, Ada`da taraflardan birisi kendi arzusunu diğer tarafa dayatırsa bu kabul edilemez. Zorlar çıkar. Bizce, gerçekçi ve herkese faydalı, kabul edilebilir bir çözüm söz konusu olmalıdır.``  Cem, Kıbrıs`ta çözüm bulunamaması halinde, Türk-Yunan yakınlaşmasının nasıl etkileneceğine ilişkin soruları da ``Kıbrıs`ta çözüm bulunması kuşkusuz daha iyi olur`` diye yanıtladı.  Gazetecilerin Başbakan Bülent Ecevit`in yaptığı KKTC`nin ilhakını konu alan sorularını yanıtlayan Cem, şunları kaydetti:  ``Başbakan Ecevit`in açıklaması kısa ve net. Üzerinde yorum yapmamsöz konusu değil. Ben, gayet açık ve samimi bir biçimde herkes için zorluk çıkacak diyorum. Bu nedenle çözüm için çaba harcanması gerektiğini söylüyoruz.``  PAPANDREU: ``BİZCE AB ÜYELİĞİ ÖNEMLİ BİR FIRSAT``Kıbrıs konusuna, Atina ve Ankara`nın farklı bakışları olduğunun bilindiğini kaydeden Papandreu ise iki taraf için de kabul edilebilir bir çözüm bulunmasını müzakere deyiminin mantığının gerektirdiğini vurguladı.  Atina`nın BM Genel Sekreteri`nin iyi niyet misyonu ve Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde bir çözüm arzu ettiğini vurgulayan Papandreu, şunları söyledi:  ``Ortada bir AB süreci var. Biz, bu çerçevede çözümden yanayız. Helsinki zirvesi kararları biliniyor. Ada`da siyasi çözüm olmasa da üyeliğin mümkün olduğunu belirtiyor. Bu durumda takvim belli. Bir buçuk en fazla iki yıllık bir süre var. Siyasi açıdan bu kısa bir zaman dilimidir. Çözüm çabalarını artırmalıyız. Bu süreç, bizim için bir fırsattır diye düşünüyorum. AB üyeliği, hem Kıbrıslı Türklerin hemde Rumların yararına.``  Kıbrıs konusunun Türk-Yunan ilişkilerine etkisini yadsımadığını davurgulayan Papandreu, sorunun varlığını koruduğu sürece ilişkilerde bir diken olacağının altını çizdi. Papandreu, ``Bu konu aramızdaki yakınlaşmayla daha da önemli hale geldi`` dedi.ABARTMADAN İYİ İŞLER YAPIYORUZDışişleri Bakanı İsmail Cem, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile abartmadan iyi işler yaptıklarını vurgulayarak, ``nereden nereye geldik. Oldukça büyük mesafe aldık`` dedi.  ``Sanırım Papandreu ile siyasal bilgiler fakültelerine ders olacağız`` diyen Cem, Papandreu ile hepsi de önemli olan pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.  Balkanları, ikili ilişkileri, 11 Eylül`deki trajik olaylardan sonraki gelişmeleri ve işbirliği olanaklarını Ortadoğu`yu, dinler ve kültürlerarası çatışmanın önlenmesine ilişkin çabaları ele aldıklarınıbelirten Cem, Türkiye ve Yunanistan`ın birlikte düzenlemeyi hedefledikleri 2008 Avrupa futbol şampiyonasına da ``Bugüne kadar gerçekleştirilmiş en iyi şampiyonayı düzenlemeyi umuyoruz`` sözleriyledeğindi.  Papandreu ile Balkanlar`da Türkiye ve Yunanistan`ın daha organize bir çaba içinde olmalarının gereği üzerinde durduklarını vurgulayan Cem, Balkan girişimi ve İstikrar Paktı gibi mekanizmaların daha etkin olmaları gerektiğini belirtti.  Ortadoğu`daki gelişmelerde belli ölçüde Türkiye`nin müdahil olduğunu kaydeden Cem, amacın şiddetin sona ermesi ve müzakerelerin tekrar başlatılması olduğunu söyledi. Cem, buradaki önemli noktanın diyaloğun önşartlar koşulmadan başlatılması olduğuna dikkati çekti.  Papandreu ile dinler, kültürler ve uygarlıklararası çatışmadan nasıl kaçınılabileceği ve dini duyguların sömürülmesinin nasıl önüne geçilebileceği konusunu da ele aldıklarını kaydeden Cem, AB ve aday ülkelerle, İslam Konferansı üyelerinin biraraya gelmelerinin gereğine dikkati çekti. Cem, bu alanda herkesin katkısının gerekli olduğunu da vurguladı.  Cem`in kendisi için çok iyi bir dost olduğunu vurgulayan Papandreuise Cem ile her biraraya gelişlerinde ileriye doğru bir adım attıklarını söyledi.  Cem ile iki yıl önce New York`ta biraraya geldiklerinde ve ilişkileri geliştirme kararı aldıklarında ortak çıkarın nerede olduğunu belirleyerek işe başladıklarını belirten Papandreu, bu yolun onları işbirliğine götürdüğünü kaydetti.  Papandreu, ``karşılıklı anlayış ve işbirliği noktasına geldik. Çokönemli anlaşmalar imzaladık`` dedi.  TERÖR KAMPLARIBu arada gazetecilerin, Türk yetkililerin, Yunanistan`ın Lavrion kampındaki terör faaliyetlerine dikkati çeken açıklamalarına ilişkin soruları yanıtlayan Cem, ``ben, belli bir kamptan söz etmiyorum. Hiçbir ülkede terör kampları olmamalı. Teröristler eğitilmemeli ve barındırılmamalı. Bu bir insani yükümlülüktür. Hepimiz, terörizme karşı savaşmalıyız`` dedi.  Papandreu ise Yunanistan`ın bu konudaki tavrının açık olduğunu belirterek, şunları söyledi:  ``Adı geçen Lavrion kampı, siyasal sığınmacıların kaldığı bir tesis. Burada BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile işbirliği yapıyoruz. Biz, uluslararası hukuk çerçevesinde davranıyoruz. Topraklarımızda yasadışı faaliyetlere, teröre izin vermeyiz. Siyasi mültecilerin, aynen Yunan vatandaşları için geçerli olduğu gibi yasalara uyma yükümlülüğü bulunmaktadır.`` 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı