Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ana feryadı

BUGÜN size Antalya’dan okuyucum Ayten Coşkun’un 5 sayfalık el yazısıyla yazılmış mektubunu özetleyerek iletmek istiyorum. Emekli bir annenin feryadını duyacaksınız. ‘Oğlum üniversite bitirmiş, askerliğini yapmış pırıl pırıl bir genç. 14 Aralık 2004 günü yolda yürürken iki kişinin saldırısına uğruyor. Elindeki cep telefonunu gasp etmek isteyen asker kaçağı Ağrılılar, oğlumu doğrudan bıçaklıyor ve çantasıyla telefonunu alıp kaçıyorlar. Mikroplu bıçak 10 santim giriyor. Antalya Devlet Hastanesi’nde tam 4 kez ameliyat edildi. Bir ay hastanede kaldık ve bundan sonra da ameliyat olması gerekiyor. Vakumlu sondası halen çıkarılamadı. Karnında sürekli iltihap ve ödem oluşuyor, tedavi devam ediyor. Polisler bu gaspçıları yakaladı. Şimdi ikisi de hapiste. Yeri gelmişken tüm doktorlara ve polislere teşekkür ediyorum. Olay anında en ufak bir boğuşma yok. Doğrudan bıçak saplıyorlar. İnanın bunlar kin ve nefret kusuyor. Anlayamadık gitti. Sade vatandaşlarız. Ailemizin bütün huzuru kaçtı. Perişan olduk.Ama benim esas seslenmek istediğim, bizi yönetenlere, kanun yapıcısı milletvekillerine ve 5 dakikada kanun çıkarabilen AKP hükümetine. Ülkemizde bu olaylarla her gün pek çok insanın canı yanıyor. Aileler perişan. Lütfen, daha ne bekliyorsunuz? Sizin ve yakınlarınızın da bizler gibi canınızın yanmasını mı? Ama size bir şey olmaz, zira korumalarınız var. Bizler gibi tehlikeye açık değilsiniz. Allah aşkına, AB uyum yasaları diye bu ipten kazıktan kopmuşları koruyup kollamaya ne zaman son vereceksiniz? Biraz da bizim gibi sade vatandaşları koruyup kollayın. Arkamızda bizi de savunan bir hükümetimiz var diyebilmek için bizler ne yapmalıyız? Çıkaracağınız yasalarla bunlara ağır cezalar getirin. Caydırıcı yasaları bir an önce çıkarın. Yeterli sayıya sahipsiniz. Daha ne bekliyorsunuz? Bu ipsizler bilmeli ki cezaevine düşünce hayatları kayacak, Avrupa’da olduğu gibi feleği şaşacak ve orada uzun yıllar yatacak. Oysa bunlar hapishaneleri barınma eve gibi görüyorlar. Biraz yatıp semiriyorlar, sonra afla çıkıyorlar. Kanunlarımız caydırıcı değil. Edindiğim bilgilere göre cezası 15 yıl olan gaspın cezası şimdi 8 yıla indirilmiş. Niye indiriyorsunuz? Kime şirin görünmeye çalışıyorsunuz? AB’ye mi? Bu aflar, bu ceza indirimleri niye? AB’nin canı cehenneme. Benim evladımın sağlığını bana AB mi verecek? Memlekette her gün böyle yüzlerce olay oluyor. Nedir bu laçkalık Emin Bey? Yetmezmiş gibi Rahşan affı benzerleri çıkarılıyor, cezalarda indirim yapılıyor, hepsi aramıza salıveriliyor. Bu arada Rahşan Ecevit’e de iki çift lafım var. Unutmayın, öbür dünyada iki elim yakanızda olacak. Beni ürküten bir konu daha var. 1 Nisan günü yürürlüğe girecek yasalarla polisin zaten olmayan yetkileri bir daha budanacak ve tırpanlanacak. Bunu nasıl bir mantıkla yapıyorlar? Benim aklım mantığım bunları hiç almıyor. Böyle bir toplumda polisin yetkisini nasıl kısıtlarsınız? Siz böyle bir toplumda sırf AB’ye hoş görünmek için bu yetkileri kısıtlarsanız vay bizim halimize. Allah bizlere acısın. Vallahi millet birbirinin gözünü oyar. Bunlar bunu bile göremiyor mu? Emin Bey, belki size biraz uzun yazdım ama inanın içim çok dolu. Çok canım yanıyor. Evladımın başına gelenler yüzünden çok zor günler geçiriyoruz. İçi yanan bir anneyim ve son olarak diyorum ki, ey hükümet aklınızı başınıza devşirin. Bizi başkalarının yasalarıyla değil, bize uygun yasalarla yönetin. Zira bizde açlık, işsizlik, sefalet, vurgun, köşe dönmece, hortumculuk, saygısızlık, uğursuzluk bol döküm ortalıkta kol gezerken gözbebeğimiz güvenlik güçlerimizi güçsüzleştirmenin neticesinde daha çok canlar yanar, çok ocaklar söner. Son olarak diyorum ki, Allah askerimizin, polisimizin gücüne güç katsın, onların eksikliğini bize göstermesin. Saygılarımla. Not: Lütfen adresim sizde kalsın. Eğer mektubumu yayınlamak isterseniz sadece adımı soyadını verin. Teşekkürler.’* * *İşte size bir ananın, sade bir vatandaşın feryadı. Hiç kuşkum yok, bu feryadı milyonlarca insanımız paylaşıyor. Her gün çok sayıda insanımız gaspçıların, kapkaççıların, hırsızların, tinercilerin kurbanı oluyor. Acaba bu ana feryadını duyması gerekenler kadrolaşmaktan, malı götürmekten, din ticaretinden, torpil patlatmaktan, haksızlık yapmaktan, yurtdışı gezilerinden zaman bulup duyar mı?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI