GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Çömlek patladı

İlk o bildi erken seçimi.

Kutlarım... Taa haftalar evvel bir tv programında şunu söyledi:

- Size dünyanın en güzel elbisesini hediye etseler ama 3 Kasım 2019’dan önce giymeyeceksin deseler... Bekler misiniz?

Hele hediye edilen nesne, elbise değil de, lüks bir arabaysa, sahiden bekler misiniz?

Demek ki muhalefet teyakkuz halindeydi...

Bu durumda her an seçime hazır olmalıydı.

Nitekim hazırım diyor. Alâ.

***

Ben zannettim ki, 24 Haziran tarihi açıklanır açıklanmaz, ana muhalefet, derhal bir basın toplantısı yapıp, Cumhurbaşkanı adayını ilan edecek.

Hayır. Böyle bir şey yapmadı. “10-15 gün içinde belli olur” demekle yetindi...

10-15 gün mü?

Hâlâ mı?

Yahu aday seçmekte siz bu kadar uzun düşünüp zorlandığınıza göre, gariban seçmen sandıkta nasıl karar versin o aday için?

***

Bir taraftan da hodri meydan çağrıları devam ediyor. Önüne gelen hodri meydan çekiyor. Ana muhalefet elbet çekebilir lakin bu iş ayağa düştü. HDP bile küçücük boyuyla hodri meydan diyorsa, ne kadar bol favori var bu seçimde?

Biraz ciddiyet lütfen.

***

Haziranda çiçekler açacak, dalları kiraz basacak...

-Tamam da adayınız kim?

- En az yüzde 60 oy.

-Anladık ama adayınız kim?

- Dedik ya, en az yüzde 60.

.........

Böyle söyleye söyleye çıtayı epey yükselttiler... Tabii beklentiler de yükseldi.

Doğru mu yaptılar, vallaha bilmiyorum.

- Sakın dağ fare doğurmasın.

Mahvoluruz ha.

Yazının devamı...

İhtimaller

a) Emrivaki.

b) Danışıklı dövüş.

c) Bir ihtilaf.

d) Ya da bir fantezi.

.........

Bunlar, yakın çevremden aldığım değişik sesler.

Hangisine katılacağımı henüz bilemiyorum. Ama her şık için ortak bir gerekçe var: Bu gerginlikle Kasım 2019’a varmanın, çok güç ve geç olacağı.

***

Cumhurbaşkanı’nın grupta konuya hiç girmemesi, hatta -yazılı metin de olsa- 2019’a hâlâ atıfta bulunması danışıklı dövüş ihtimalini ortadan kaldırıyor ama bu bir strateji de olabilir.

Her neyse... Bugünkü Erdoğan-Bahçeli görüşmesinde durum zaten anlaşılacak.

***

Benim fikrimi sorarsanız...

Kasım 2019’a kadar bu gerginlikle yaşamanın güç ve geç olacağı görüşüne katılıyorum. Ve Bahçeli’ye hak veriyorum. Lakin 5 yıl için seçilmiş Cumhurbaşkanı’na ve seçilmiş milletvekillerine “siz görevinizden 1 yılınızı feda edin” deme hakkına sahip değilim. Kaldı ki daha uyum yasaları var.

***

İster Ağustos’ta seçim, ister Kasım 2019’da.

Bugün hiç değilse “erken seçim var mı?” diye sormaktan kurtulacağız. Var veya yok... Bugün öğreneceğiz, oh...

Geriye ne kalacak?

-Kabine revizyonu var mı?

Bu da olmasa biz gazeteciler ne yapacağız? Sanki bütün Bakan’ların ismini ezberlemişiz gibi...

 

Ege hatırası

Vaktiyle yine bir kriz sırasında Demirel demişti ki:

-Ege bir Yunan Gölü değildir.

Kısa bir sessizlikten sonra:

-Ege bir TürkGölü de değildir.

Ve devamla:

-Esasen Ege bir göl değildir.

Var mı itirazı olan? Yok.

İşte o kadar.

Bayrak dikildi, bayrak söküldü, bırakalım bu çocuk inatlaşmasını da, bari Demirel gibi işi şakaya vuralım.

Yazının devamı...