GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Uygulamada okumaya devam et.

Evliliğe hazır değilim

Merhaba Güzin Abla, benim 2 yıllık bir ilişkim var. Sevgilim beni çok seven, bana güven veren, sürekli sürprizler yapan biri. Ama ben evlilikten korkuyorum. Sanki evlenince hayatım mahvolacakmış gibi hissediyorum.
Hayalini bile kurmuyor, sürekli geçiştiriyorum. İlişkim uzaktan sürüyor. İki haftada bir yanıma geliyor.
Cinsel anlamda da erkek arkadaşımı arzulamıyorum. Benimkisi daha çok huzur ihtiyacı.
Onun yanında kendimi huzurlu hissediyorum. Daha çok bir kardeş ya da baba gibi ona sığınıyorum.
Ama eğlenmek istediğim zamanlarda o bana ayak uyduramıyor. Öyle olunca da sürekli kırıcı konuşuyorum, öfkeleniyorum.
Gelecekten bahsettiğimizde bazen “Bir an önce olsun bitsin, evlenelim” diyorum bazen de ayrılırsak kendimi daha iyi hissedecekmişim gibi geliyor.
Onu kaybetmeyi veya üzmeyi kesinlikle istemiyorum.
Ya evliliğe ya da onunla evlenmeye hazır değilim. Kısır döngüdeyim. Çok korkuyorum yaşayacaklarımdan.
Ne yapacağıma karar veremiyorum. Bu benim üçüncü ilişkim.
İlk defa böyle istikrarlı, düzgün gidiyor beraberliğim. Öte yandan ilk kez âşık olmadan bir ilişkiye başladım. Lütfen yardımcı ol bana abla...
◊ Rumuz: Endişeli

YANIT
Sevgili kızım, resmen kendini bu ilişkiye ya da evliliğe mahkum gibi hissediyorsun.
Onu arzulamıyorsan, nasıl cinsellik yaşayacaksın?
Ailende bulamadığın sevgi, şefkat, güven gibi duyguları bu genç adamda bulmuşsun.
Bu nedenle ondan kopmak istemiyorsun, ama kendini idama mahkum biri gibi hissetmen normal mi?
Böyle bir beraberlik yürümez, böyle bir evlilik düşünülemez. Bir de sanki mutlaka evlenmek zorundaymışsın gibi düşünmen de beni şaşırttı.
Sanırım onunla bazı konularda anlaşamıyor, onu yavaş buluyorsun.
Bu da evlilik açısından isteksizliğinin bir nedeni.
Kısacası kim seni evlenmeye zorluyor? Dur bakalım, acelen ne?
Bence bir süre daha bu gençle dene, ona da henüz evliliğe hazır olmadığını söyle.
Eğer yine de yürütemeyeceğini düşünüyorsan bu ilişkiyi bitir.

Arkadaş çevresi gözümü korkutuyor

Merhaba Güzin Abla, benim sorunum hoşlandığım kişinin arkadaşlarıyla ilgili.
Kendisinin çok geniş bir arkadaş çevresi var ve kadın-erkek hepsiyle çok samimi.
Ben de pek içine kapanık biri sayılmam ama o denli samimi olduğum arkadaşım yoktur.
Sözünü ettiğim kişiyle yeni bir ilişkiye başlamak üzereyim ama arkadaşlarına bu kadar düşkün olduğu için ona uyum sağlayamamaktan korkuyorum.
Belki buna aramızdaki yaş farkı sebep oluyordur.
Çünkü kendisinin yaş olarak bana en yakın olan arkadaşıyla aramda 6 yaş var.
Benden 20 yaş büyük arkadaşları bile var.
Ne önerirsiniz?
Arkadaşlarıyla hemen samimi olmaya mı çalışayım yoksa biraz daha çekimser mi durayım?
Bana soğuk dururlarsa ne yapmalıyım?
RUMUZ: ARKADAŞLAR

YANIT

Sevgili kızım, belli ki beraber olduğun kişinin arkadaşlıkları uzun yıllara dayanıyor. Bu gibi arkadaşlıklarda, nedense yeni sevgili ilk başta tepkiyle karşılanır. Çünkü onu kimseye layık görememe durumu vardır.
Bu nedenle her hareketini ince eleyip sık dokuyacaklardır. Sen düzgün duruşunu korumalısın.
Onların esprilerine katılabilirsin elbette, yine de ters düşecek sözlerden kaçınmalısın. Önceleri çok fazla samimi olman gerekmiyor.
Bilgiç biri gibi görünmen hoş karşılanmaz. Her şey dozunda olmalı.
Onlar sana ukalalık yapsalar da sen sakin ol, ters tepki gösterme. Zaman içinde seni benimserler.

 

Yazının devamı...

Ailem sevgilimi ilkokul mezunu olduğu için istemiyor

Merhaba Güzin Abla, ben 33 yaşında bekar, üniversite mezunu genç bir kadınım. Aileme her zaman maddi manevi destek oldum. Onlardan hiç karşılık beklemedim.
Çevremde beğenilen bir kadınım, fazlasıyla hamaratım. Herkes gıpta ile bakıyor bana, işyerimde bile “böylesi her eve lazım” diyorlar.
Dolayısıyla da hayatıma çok erkek girmek istedi ama ben hep mesafe koydum. 2 yıl önce biriyle beraber olmaya başladım. Anca bu kişi, kadınları kandıran, onların sayesinde geçinen alkolik bir adamdı. Maddi manevi anlamda bana çok zararı oldu. Şimdi ondan kurtuldum, çok şükür...
İşyerinde 2,5 yıldır tanıdığım 40 yaşındaki bir adamla çok iyi arkadaştım.
Sonra bana karşı ilgisi olduğunu, bana âşık olduğunu söyledi. Bir süre sonra ben de ondan etkilendim.
Daha sonra yakınlaştık ve ilişkimiz başladı. Durumu ablamla paylaştım, ilişki için onay verdi. Anneme de söyledim, o da bu ilişkiye sıcak baktı. Bir tek babam istemedi, onun bana yakışmadığını söyledi. Zamanla o da alışır derken bu kez diğerleri de karşı çıkmaya başladı. Ailemle sürekli tartışıp kavga eder olduk.
Erkek arkadaşım ilk evliliğini 19 yaşında yapmış ve oğlu 5 yaşlarında. Karısı “boşanalım” deyince hemen bitirmiş... Etrafında pek çok kadın olmasına rağmen peşimden ayrılmayan, âşık olduğu için benden vazgeçmeyen ve ömrümüzün sonuna kadar böyle beni seveceğini söyleyen biri....
Ailem onu ilkokul mezunu olduğu için de istemiyor. Sevgilim, aynı işyerinde ilişkimizi sürdüremediğimiz için işi bıraktı. İki ay işsiz kaldı. 1 ay öncesine kadar basit işlerde çalıştı ama yürümedi.
Bu yüzden artık kendisi iş kurmak istiyor, devlet destekli.
Sorumsuz biri asla değil ama şansı yaver gitmedi. Beni çok seviyor, her işi yapar benim için... Âşıktan da önce iyi bir hayat arkadaşı, bunun bilincindeyim. Ailem karşı çıktığı halde “evlenelim” diyor. Ben de artık böyle düşünüyorum. Savaşmaktan yoruldum artık. Ev hayatımda bile anne bendim. Üniversite okurken bakıcılık yaptım. Mezun oldum, iş hayatı yordu beni ve ailem maaşıma kadar alıyordu. Şu an ise birikmiş param olmadığını yüzüme vuruyorlar.
“Zaman her şeyi halleder” diyorum ama anlayışsız, tutucu, çevresini düşünen ve beni kullanmayı seven bir ailem var. Biz 5 kardeşiz... Diğer kardeşlerim de hata yaptılar ama ailem onlara her istediklerinde destek oluyor...
Erkek arkadaşımı 2,5 yıldır yeteri kadar tanıdım, iyi niyetli biri. Annemse hâlâ evli bir erkekle olduğumu söyleyecek kadar anlayışsız biri. Onun boşanmış olmasını kabul etmiyor.
Rumuz: Yoruldum

YANIT

Son zamanlarda sık sık aileleri karşı çıktığı için birbirini seven iki kişinin bir türlü evlenemediğine şahit oluyorum.
33 yaşına gelmiş, üniversite mezunu, çalışan, becerikli, akıllı fikirli bir genç hanımsın. Hayatına giren erkekler seni mutlu edememiş, üzülmüş kırılmışsın. Yine de hayata küsmemişsin.
Şimdi ise hayatını kurmayı düşündüğün biri var karşında. Evet eğitim düzeyiniz bir değil, adam evlenmiş ayrılmış, senden de yaşça biraz büyük. Ama onda aradığın pek çok şeyi bulmuşsun.
Her şeyden önce, “o her işi yapar benim için, âşıktan da önce iyi bir hayat arkadaşı, bunun bilincindeyim” diyebilecek kadar ona güveniyorsun. Bu ne kadar önemli bir şey biliyor musun? Bunu kaç kişi söyleyebilir günümüzde, inan çok fazla değil. Önemli olan onun ekmeğini taştan çıkarabilecek yapıda biri olması.
Boşanmış ve bir çocuk babası olması elbette önemli ama, iyi bir aile babası bunları çözümleyebilir. Sen de zaten ona destek olabilecek yapıda bir genç hanımsın. Baksana ailen bile çalıştığın süre içinde elindekini avucundakini almışlar. Sana evlenmek için birikim yapma fırsatı vermemişler. Şimdi kendi yuvan için çalışman çok mu ters geliyor onlara?

Erkek arkadaşım sohbet sitelerine giriyormuş

Merhaba Güzin Abla, ben 19 yaşındayım. 3.5 yıldır süren bir ilişkim var. Erkek arkadaşım 4 aydır askerde... Sevgilimin biz kavgalıyken eski kız arkadaşına mesaj attığını öğrendim. Bir süre mesafeli davrandıktan sonra onu affettim. Ama bu kez de arkadaşlarıyla birlikte bir chat programında tanımadıkları kızlarla muhabbet ettiklerini duydum. Erkek arkadaşım birkaç kez sohbet etmiş. Bunların cinsel içerikli değil, eğlenmek için yapılan muhabbetler olduğunu söyledi.
Beni sevdiğini söylüyor ama neden böyle şeyler yapıyor anlamış değilim. Ne yapmalıyım? Sizce ilişkimi bitirmeli miyim? Rumuz: Ne yapmalıyım

YANIT

Sevgili kızım, sevdiğin gencin askerde olduğunu söylüyorsun, bütün bu yaşadıklarınız askere gitmeden önce mi ortaya çıkt? Muhtemel bunlar o askere gitmeden önce olmalı. Şimdi ise ilişkinizi sorguluyor, “ona ders vermeli miyim, görüşmemeli miyim” diyorsun.
Her şeyden önce genç bir erkeğe askerlik yaptığı dönemde bunu yapman çok büyük acımasızlık olur. Onu pişman etmek için belki de sana en çok ihtiyacı olduğu şu süreci kullanmamalısın. Onun şu sırada yakınlarına, sevdiklerine, şefkate ilgiye çok ihtiyacı vardır. Tam tersine, ona yakın davranmakla, ona şefkatini ve sevgini göstermekle, onu daha çok kazanmış olursun. Üstelik bu anlattıkların o kadar çocukça, o kadar safça yapılmış hatalar ki... Bunu tamamen gençliğine vermeli, arkadaşlarının da etkisiyle yaptığına inanmalısın.
Böyle mesajlaşmaları hangi genç yapmıyor sanıyorsun. Sen onun sana verdiği değere önem vermelisin. Ki bu konuda da sana değer verdiğini göstermiş sözleriyle... Anladığım kadarıyla onu kaybetmek istemiyorsun ama ona bir ders vermek çabasındasın. Şimdi hiç sırası değil, inan bana.

 

Yazının devamı...

Kocam işsiz, ailesi hep gezmek istiyor













YANIT

Sevgili kızım, eşinin durumunu bilerek evlenmedin mi? İşsiz olduğunu ve ailesinin de size destek olacak düzeyde olmadıklarını bilmiyor muydun? Eşinin memuriyet sınavını kazanıp kazanamayacağı belli miydi?
Bunları göze alıp eminim sırf o genç adamı sevdiğin için evlenmiş olmalısın. Babasını çocuk yaşta kaybetmiş, hayatı hiç de güllük gülistanlık geçmemiş bu genç adamı eş olarak kabul etmişsin. Ama şimdi sürekli maddi sorunları ileri sürmeye başlamışsın.
Evliliğinizle ilgili anlattıkların sadece maddiyata dayalı sorunlar. O genç adamın senin kadar şanslı olmadığını unutuyorsun, onun seninki gibi maddi imkânları olan bir ailesi yok. Seninki gibi iyi para kazandığı bir işi yok.
İş bulmak için çabalıyor, hatta sırf işsiz gezmemek için asgari ücretle, pek de kendine uygun olmayan bir işte bile çalışmayı göze almış.
Onu ailesine düşkün olmakla suçlayamazsın, bir annesi bir de abisi kalmış geride... Belki onların bazı hataları, yersiz sözleri olabilir. Bunlar da seni kırmış olabilir.
Ama onlara “paragöz” demeni hiç hoş karşılamadım.
Yazından anladığım kadarıyla, eşini sürekli maddi imkânsızlıkları nedeniyle suçlayıp, kendini ve aileni üstün görmektesin. Bunu eğer eşine ve ailesine de hissettiriyorsan, elbette ortalık geriliyordur.
Bence güzel kızım, eşini seviyorsan, binlerce kadının yaptığı gibi, evlilik yaşamı müşterektir, diye düşünerek ona destek olmayı sürdürmelisin.
Eğer eşini seviyorsan, onun hakkında böyle atıp tutmak yerine, ona iyi bir iş buluncaya kadar huzurlu bir ortam sağlamalısın.

İnsan içine çıkmak istemiyorum



YANIT

Sevgili kızım, gerçekten bu sorun pek çok genç insanın sorunu.
Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de sık rastlanan bir problem. Aşırı terleme, en sık avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altlarında görülür. Genellikle ergenlikte başlamakta ve yıllarca devam edebilmektedir. Bu ciddi konu hakkında gereken bilgiyi almak üzere, bu sorunu uzmanına danıştım.
İşte Dermatolog Dr. Ethem Mercan’ın açıklaması:
“Bu sorun ter bezlerinin aşırı çalışmasına ve bununla ilişkili olarak cilt yüzeyinde bakteri ve mantarların çoğalmasına bağlıdır.
Terlemeyi azaltan kremler ve deodorantlar yeterli olmayabilir. Bu soruna toksin enjeksiyonları süreli rahatlama sağlayabilir. Tedavi temelde ter bezlerini küçültmek ve derideki bakteri dengesini düzeltmeyi amaçlamalıdır. Toksin enjeksiyonları toprakta ve suda bulunan Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir ilaçtır. Enjeksiyon sinir uçlarına uygulanarak aşırı terlemeyi engeller. Bu tedavi son yıllarda çok yaygınlaşmıştır.
Aşırı terleyen bölgedeki derinin içine özel, ince uçlu iğnelerle uygulanmaktadır. Uygulamadan önce o bölgeye anestetik etkisi olan bir krem sürülerek ağrı hissi giderilir. Uygulamadan yaklaşık 5 ve 7 gün sonra terleme tamama yakın olarak kaybolmaktadır.”

Yazının devamı...

Annemden nefret ediyorum












YANIT

Genellikle anneler “fedakârlık ve karşılıksız sevgi örneği” olarak gösterilir. Annelerin bu dünyadaki en güvenli sığınak olduğu söylenir.
Sevgiyi hiç kimsede, hiçbir yerde anne sevgisinde olduğu kadar gerçek göremez insan.
Sevgili kızım, bir düşün bakalım, gerçekten annene haksızlık ediyor olabilir misin acaba? Annenin sana karşı tutumunu yanlış değerlendiriyor olabilir misin?
Kendin de söylüyorsun işte, kardeşinin psikolojik sorunları varmış. Annenin kardeşine aşırı sevgi göstermesinin nedeni belki de budur, kim bilir...
15 yaşında bağırıp çağıran, vurup kıran bu çocuk pek de normal görünmedi bana...
Anneni yargılarken de yanlış davranıyorsun, onun babanın ailesiyle de iyi geçinmediğini söylüyorsun.
Onun neler yaşadığını biliyor musun? Zamanında onlara çok kırılmış, onlar tarafından çok itilip kakılmış olabileceğini hiç düşünmüyor musun?
Annenin, senin ona karşı ters tavırlarından, ona bağırmandan kaynaklanan bir tepki olarak, sana böyle sözler söylediğini de düşünmekten kendimi alamıyorum.
Gün olur da bir kızın olursa acaba anneni bugünkü gibi yargılar mısın?
Tek taraflı olarak düşünmekten vazgeçmelisin sevgili kızım. 

BENi BIRAKTI ÇEKiP GiTTi

















YANIT

Anlaşılan bu genç adam ansızın çekip gitmiş olmaktan kaynaklanan bir vicdan azabı duyuyor. Kendince ve çok saçma bir şekilde vicdanını rahatlatmaya çalışıyor.
Sevgili kızım, başlarda zaten onu pek ciddiye almamışsın, sonraları seni inandırmayı başarmış. Ama nereden baksan bu arkadaşlık birkaç aydan fazla sürmemiş.
Sana bu kadar kısa bir süre içinde evlilikten söz etmesi, seni aşırı bir şekilde sahiplenmiş gibi davranması da çok akıllıca bir davranış değil.
Bana göre bu genç adam ne yaptığını bilmiyor. Kararsız ve kendine güveni olmayan biri. Lütfen kendini üzme.
Zaten üzülecek kadar uzun süreli bir beraberliğiniz olmamış. Seni bu dönemde mutlu da etmemiş. Onu pek fazla tanıyamamışsın, tanımadığın için de sevmiş olamazsın.
Üzerinde durma, geçmiş gitmiş. İyi ki de gitmiş.

Yazının devamı...

Eşim beni aldattı

Merhaba Güzin Abla, ben 6 yıllık evliyim. Eşimle birbirimizi çok severek evlendik. 5 yaşında bir oğlum var. 2016 yılına kadar her şey güzel gidiyordu. O yıldan sonra eşim bana maddi konuda destek olmak için bir işe başladı.
Bir ay kadar önce beni aldattığını öğrendim. Instagram hesabı açık kalmıştı, 2 yıldır biriyle görüştüğünü anladım.
Dünyam başıma yıkıldı sanki...
Benden ikinci bir şans istiyor.
Yaptığının büyük bir hata olduğunu, tehdit edildiği için böyle bir ilişki yaşamak zorunda kaldığını söyledi.
Fakat ben gururuma yediremiyorum, ona inanamıyorum.
İşyerinde beraber çalıştıkları biriymiş bu. Eşim “Kandırıldım, bana şantaj yaptı” diyor. Şu an sizin yardımınıza çok ihtiyacım var.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok çaresizim. Yuvamın yıkılmasını da istemiyorum. Ona tekrar güvenebilmek için onunla nasıl bir dilde konuşmalıyım, nasıl bir yol izlemeliyim?
“Bir kere yapan hep yapar” diyorlar ama yine de ona şans vermeli miyim?
◊ Rumuz: Çaresizim

YANIT

Sevgili oğlum, elbette ki ihaneti kabullenmek çok zor. Her ne kadar eşin sana “Kandırıldım, şantaja maruz kaldım” dese de, böyle bir ilişki 2 yıl sürer mi? Bir kadın istemediği halde bunca zaman böyle bir ilişkiyi sürdürür mü?
Demek ki işe başladığından beri varmış bu kişi hayatında.
Eşini her ne kadar sevsen de, evliliğini kurtarmak gibi bir düşünceye sahip olsan bile benim sana söyleyebileceğim, karşındaki kişinin doğruları yansıtmadığıdır.
Ancak eşin şu anda pişman olmuş belli ki... O da senin gibi evliliğinden vazgeçmek istemiyordur.
Ama sonuç olarak sen bu evliliği sürdürmeye kararlıysan, gerçekleri kabul ederek affetmeyi başarabilmelisin.
Ve eğer affedip, onunla devam edeceksen, bütün bunları unutacaksın. Bu olanları sineye çek demiyorum ama evliliğini yıkmamak adına, ona bir şans vermek istiyorsan eğer, eşine iyi davranarak onu bir anlamda utandırmalısın.
Ama kin güdüp, ikinize de hayatı zehir etmeyeceğinden emin olmak şartıyla... Yoksa boşuna yeniden başlamayı düşünmemelisin.

Karşıma çıkan erkekler ciddi ilişki düşünmüyor

Güzin Abla merhaba, ben 23 yaşındayım. Üniversite öğrencisiyim. Bir yandan da yarı zamanlı çalışarak geçim sağlıyorum. Sarışın, uzun boylu, dikkat çeken bir kızım.
Bu yaşıma kadar sevgililerim oldu.
En uzun ilişkim 4 ay sürdü. Karşıma çıkan erkekler benimle ciddi ilişki düşünmüyorlar.
Sadece eğlenmek, vakit geçirmek istiyorlar. Daha açık söyleyecek olursam kendilerine cinsel ilişki yaşayacak birini arıyorlar. Bense bakireyim ve bir erkekle böyle bir ilişki yaşamak istemiyorum.
Onlar ilişkilerin önce cinsel beraberlikle başladığını, daha sonra ciddiye gittiğini söylüyorlar. Sizce haklılar mı, benim bu ilişki yaşamama durumumu abartmamam mı gerekiyor?
Rumuz: Ciddi ilişki

YANIT

Sevgili kızım, 23 yaşındasın, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu görüp anlayabilirsin.
Kendi kendine aldığın kararlara uyarak hiç de yanlış yapmıyorsun.
Seni elde etmek isteyen erkeklerin seninle cinsel ilişki yaşamak için türlü nedenler ileri sürmeleri çok doğal.
Ne demek önce ilişki yaşayıp, sonradan bu beraberliği ciddiye dönüştürmek? Elbette böyle ilişkilere sıcak bakan kızlar var. Belki bunlardan bazıları ileride bu ilişkilerini ciddiye döndürmeyi başarabilmiş olabilirler. Bu seni hiç ilgilendirmez.
Çünkü böyle başlayan yakınlaşmaların neye varacağını bilmek mümkün değil. Sen de zaten prensip olarak böyle hemen cinselliği yaşamak istemediğini söylüyorsun. Bunun dışında söylenebilecek hiçbir şey yok. Çünkü cinsellik iki kişinin birlikte karar vereceği, birlikte isteyerek yaşayabileceği bir eylemdir.
Bu genç adamların seninle yakınlaşmak istemeleri, senin gibi güzel, dikkat çeken bir genç kızla ilişki kurmak istemeleri çok doğal değil mi? Ama sen de çok iyi biliyorsun ki, bu gençler büyük ihtimalle hoş bir ilişki yaşamaktan öte bir amaç peşinde değiller.
Çünkü böyle olmasaydı, henüz arkadaşlığa yeni başlamışken, hemen beraberliği cinselliğe sürüklemek için çaba göstermez, sana sevgiyle yaklaşırlardı.
Bu gibilere yüz vermek istememekte yerden göğe kadar haklısın.

 

Yazının devamı...

Güvenmiyorum ama onsuz da yapamıyorum

Güzin Ablacığım, biliyorum uzun bir mesaj ama
lütfen oku, yardımına ihtiyacım var...
22 yaşındayım, İstanbul’da üniversitede okuyorum.
3.5 senedir tanıdığım, benden hoşlanan birisi vardı. Beni 3 sene boyunca bekledi, çünkü o zamanlar başka bir sevgilim vardı.
Gerçi onun da hayatına başkaları girdi o süreçte ama yapamadı, hepsinden ayrıldı ve her seferinde beni aradı. En sonunda onun için sevgilimden ayrıldım. Birlikte olduk.
Ailemin kesinlikle onaylamayacağı birisiydi, çünkü sevgilim varken bana yazdığını biliyorlardı. Bu yüzden ilişkimizi ailemden gizledim.
O da durumu kabullendi.
Daha sonra ailem öğrendi, bu ilişkinin bitmesini istediler.
Onun uğruna ailemi karşıma aldım, rest çektim, “Seviyorum” dedim. Ama o bunca olayın üzerine “Benim yüzümden aileni karşına almanı istemiyorum” deyip gitti, beni bıraktı.
Ailem haklı çıkmış oldu, günlerce benimle konuşmadılar.
Bana olan güvenlerini sarstım.
Ama sonra pişman oldu, tekrar konuşmaya başladık.
Bana söz verdi, “Bir daha seni bırakmayacağım” dedi. Ben hâlâ bu durumu ailemden saklıyorum.
Aramızda güvensizlik var.
O beni aşırı derecede kısıtlıyor.
Kıyafet konusunda olsun, sosyal hayatımda olsun.
Ve aşırı derecede sinirli biri, hatta sinirlendiğinde bana küfür bile ediyor. Ama onu çok seviyorum, bu yüzden her seferinde susuyorum.
Bana çok da yalan söylüyor.
O bir müzisyen, parasını akşamları kafelerde şarkı söyleyip gitar çalarak kazanıyor. Bu yüzden ona takılan kız çok oluyor.
Bugüne kadar çok yalanını yakaladım. Haliyle ona inanmıyorum. Bana bir şey söylediğinde hep ya kanıt istiyor ya da sorguluyorum.
Geçen gün buluştuk. Bana internet paketinin bittiğini ama faturası yüksek geldiği için ek paket yapmayacağını, zaten 3 gün sonra yenileneceğini söyledi.
Telefonumu normalde her buluşmamızda kontrol ederdi, bu sefer istemedi. “Artık birbirimize güvenmemiz lazım” dedi.
Benim de ondan telefonunu istemememi rica etti.
Ama ertesi gün tutup telefonundan bana bir fotoğraf attı, internete bağlı olduğunu gördüm.
Doğruyu söylemesini beklediğim için önce “İnternet paketi mi aldın?” diye sordum. “Yok” deyince “Bana yalan söylüyorsun” diye üsteledim.
Tek açıklaması “Paketi bugün aldım” oldu. Ben öfkelenince “Yoruldum artık, bu kadar sorgulanmayı kaldıramıyorum, bu güvensizliği kaldıramıyorum, yürütemiyoruz” dedi.
Tam gidecekti, yalvardım, “Gitme, sana güveneceğim” dedim, sonunda “Tamam” dedi.
Şu an hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor ama benden bir şeyler sakladığını, başka birisiyle konuştuğunu düşünüyorum.
Güzin Abla, ne olur yardım et, onsuz yapamam.
Beni son bıraktığında hastanelik olmuştum.
Ona nasıl güvenebilirim, güvenmemekte haklı mıyım? ◊ RUMUZ: ACİL YARDIM

YANIT

Sevgili kızım, “Sinirlendiğinde bana küfür ediyor ama onu çok seviyorum” diyorsun.
Ben de “Bu nasıl sevgi” diye çıldırıyorum! İnsan sevdiği kadına küfür eder mi? Bu küfürler daha sonra fiziksel şiddete dönüşmez mi? Üstelik bir de ona güvenmediğini söylüyorsun, sık sık yalanını yakalıyormuşsun.
Güven olmayınca sevgi ve saygı da olmaz, sağlıklı bir ilişki de... Bu yüzden tartışmalar yaşıyor, kavgalar ediyorsunuz, iş küfürleşmelere kadar varıyor zaten. Böyle bir beraberlikten mutluluk beklenebilir mi?
Bence sen onu takıntı haline getirmişsin. Önceleri pek fazla ilgilenmediğin bu genç, bir şekilde başını döndürüp seni elde etmeyi başarmış.
Onun yüzünden daha önceki sevgilini bırakmış, aileni bile karşına almışsın. Onun için birçok fedakarlık yapmışsın. Sonuçta onun iki dudağı arasından çıkacak tek bir söze bakar olmuşsun.
Ona aşırı bağlanmışsın ve o da bunun farkında, bu yüzden seni parmağında oynatıyor.
Belki çok üzüleceksin ama söylemeden yapamayacağım, bu genç adamın artık seni sevdiğini düşünmüyorum.
Bu gerçekle yüzleşirsen, bir şekilde ondan kopmaya karar verebilir, seni her geçen gün daha çok yıpratan bu ilişkiye nokta koymayı başarabilirsin.


Ailem mi yoksa hayallerim mi?

Merhaba Güzin Abla, sizin fikrinize çok ihtiyacım var. Ailemi terk edip memurluk için mi çabalayayım, yoksa ailemin yanında kalıp özel sektörde mi yola devam edeyim?
Ben ön lisans mezunuyum. Bu sene okulu bitirip ailemin yaşadığı şehre döndüm.
Özel sektörde işe başladım ama kısa sürede anladım ki özel sektör bana göre değil. Düşük maaş, vaat edilen ama yapılmayan sigorta, aşırı yorucu bir iş...
Tabii bu saydıklarımın dışında, çevremden duyduğum “Okudu da ne oldu?” sözleri... Bunlar canımı çok sıkıyor.
1 sene boyunca sosyal hayattan el çekmek ve KPSS’ye hazırlanmak, memur olmak istiyorum. Ama ailemin baskıları, evdeki düzensizlik ve kaos sınavlara hazırlanmama olanak vermiyor.
Aileme okuduğum şehre dönmek, hem çalışıp hem KPSS’ye hazırlanmak istediğimi söyledim. “Bu kadar okuduğun yetmez mi? Hiçbir yere adım atamazsın” diye karşı çıktılar. Bu tepki onlardan iyice uzaklaşmama sebep oldu.
En ufak bir destekçim olmadığı için bunalımdayım. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Çok azimliyim, bu sınavı kazanacağımdan eminim oysa...
Sizce ne yapmalıyım? Gelecek kaygısı, aile baskısı, üstüne üstlük özel sektörün verdiği yorgunluk beni sadece ailemden değil, hayattan da soğutmuş durumda... ◊ RUMUZ: KARAR AŞAMASINDAYIM

YANIT

Oğlum, binbir zorlukla okuyup sonraki aşamada hayal kırıklığı yaşayan binlerce gençten birisin. Seni mutlu etmeyen bir işte çalışmak zorunda kalmışsın. İşte günümüz gençlerinin durumu bu. Bu işi kabul etmesen, işsiz kalıp hem ailenin hem de çevrenin gözünde küçük düşeceğini düşünüyorsun.
Memurluk, elbette yerinde bir düşünce.
Hiç değilse ilerleme ve zaman içinde layık olduğun bir göreve gelme hayalin olacaktır. Ama bu konuda da fazla umutlu olmandan endişeliyim. Çünkü büyük ihtimalle bu sınavları kazansan bile istediğin yere, mevkiye atanman pek kolay olmayacaktır. Umarım beklentilerin gerçek olur.
Ancak ailen de bir yerde haklı sayılır.
Seni uzun yıllar okutmak için mücadele vermişler, şimdi yeniden uzaklara gitmeni istemiyorlar. Onların hayali, seni kendi yakınlarında tutup mürüvvetini görmektir.
Bunu yadırgamamalısın. Hayallerinin peşinden gitmeni tabii ki öneririm. Ama bunu aileni üzmeden yapmaya çalışmalısın.

Yazının devamı...