GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Uygulamada okumaya devam et.

Stil kodları

2. Yumuşaklık, sertlikten iyidir. (Makyaj)
3. Aydınlatma, koyultmadan iyidir. (Yüz, saçlar)
4. Sıcak tonlar, soğuk tonlardan iyidir. (Saç rengi, makyaj)
5. İnceltmek, kalınlaştırmaktan iyidir. (Eyeliner, giyim... Kaş için sakın algılamayın. Kaş ne çok kalın, ne çok ince olmalı)
6. Nem, kuruluktan iyidir (cilt, dudaklar, gözler)
7. Pürüzsüzlük, engebelerden iyidir. (Göz kapağı, dudaklar, iç giyim)
8. Farkındalık, sıradanlıktan iyidir. (Kıyafetler, yaşam)
9. Az, aşırılıktan iyidir. (Kıyafetler, yaşam)

İPEK DUMANİ İLE 5 SORU 5 CEVAP

BU hafta “5 soru 5 cevap” bölümümüzde, başarılı Türk çanta markası Bago’nun kurucusu ve kreatif direktörü İpek Dumani var. İpek Dumani ile hem markasını, hem de stilini konuştuk.



1- Sizi tanıyabilir miyiz?

Adana doğumluyum. Tarsus Amerikan Lisesi, ardından İstanbul Teknik Üniversitesi ve New York/Fashion Institute of Technology’nin beraber yürütmüş olduğu çift diploma programında ‘Tekstil Geliştirme ve Pazarlama’ eğitimi aldım. İstanbul’a döndüğümde Beymen ve Ralph Lauren gibi moda markalarında altı sene çalıştım ve ardından da 2015 yılının aralık ayında Bago’yu kurdum.

2- Çantalarınızın hikâyeleri varmı?

Kadınlar, Bago’nun en önemli bireyleri. Üretimimizin perde arkasında 100’den fazla kadın zanaatkâr bulunuyor. Farklı ülkelerde yaşamını el işçiliği ile sürdüren kadınlar ile çalışıyoruz. Böylece koleksiyonlarımız farklı kültürlerin hikâyelerini içinde barındırmış oluyor. Dünyada sadece el işi yaparak ailesine bakmaya çalışan çok sayıda zanaatkâr ve ev kadını var. Fazla iş imkânı ise maalesef yok. Bu yüzden kadınların birbirini destekleyip, güzel şeyler yaratması için daha fazla olanak sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Bu sosyal sorumluluğun yanı sıra sürdürebilir modaya destek vermek de Bago’nun DNA’sını oluşturuyor.
Koleksiyonlarda doğal olmayan hiçbir materyal kullanmıyoruz. İstiridye kabuklarından ananas yapraklarına, muz ağacından palmiye yapraklarına, deniz yosunundan sedefe uzanan zengin bir doğal materyal paletimiz var. Ayrıca bu güzelliklerin yanında koleksiyonlarımızı daha da zenginleştiren doğal amatist, turkuaz, kuvars, lapis gibi taşlar da kullanıyoruz. Bu olayın en güzel yanı üretim sonucunda hiçbir çantanın birbiri ile aynı olmaması oluyor. Böylece her çantayı aslında kişiye özel kılmış oluyoruz.



3- Kadınlarımız çanta alırken nelere dikkat almalı?

Öncelikle siluetinizi orantılamak için vücut tipinizin zıttı olan modellere, gardıroptaki kıyafetlerinizin genelini aklınıza getirerek kıyafetlerinizin çoğunluğuna uygun, sizi gündüzden geceye kolayca adapte edebilecek, kullanışlı ve taşıması kolay çantalar almayı tercih etmelisiniz.



4- Siz stili nasıl yorumlarsınız?

Ruhumuzu ve bedenimizi tanıdıktan sonra büyük parçalara odaklanmak yerine, ufak detaylarla yaptığımız kişiselleştirmeler oluşturuyor aslında stilimizi.

5- Türkiye’de kimlerin stilini beğeniyorsunuz?

Ece Sükan, Ezgi Apa ve Aslı Abbasoğlu.



KÜÇÜK BİR NOT...

Ankara bu yıl 9’uncusu düzenlenecek olan Models of Türkey Güzellik Yarışması’na hazırlanıyor. Bu güzel ve bir o kadar özel yarışmaya, 26 Aralık’ta Joker Ajans’ın kurucusu Burak Özdemir imzasını atacak. Stil bir yarışma olacağından eminim.
Buradan genç kızlarımıza duyurulur:
* Hayatınızda güzel bir anı, bir de taç aldınız mı? Ne büyük bir keyif.
* Doğal, yaşınız gibi, az makyaj ve sadelik hep ön planda olsun.
* Eğitiminizi ön planda tutarak bunu bir de güzellik unvanı ile taçlandırmak çok güzel olsa gerek.
* Unutmayın, güzellik donanımınızla birlikte olursa anlam kazanır.
Joker Ajans bugünlerde adaylarla doluyormuş benden söylemesi. Yarışmayla ilgili tüm ayrıntılı bilgi www.jokerajans.com adresinde.



Yazının devamı...

Kadının değdiği her şey güzelleşir

Kadın adayların ilk defa bu kadar yüksek bir oranda başarılı oldukları ara seçim sonrası ünlü tasarımcılar, yüzde 50 indirim yaparak seçilmiş kadınları kutladı.
ABD’nin dünyaca ünlü tasarımcıları (bunlardan biri de mayo/bikini tasarımcı Lisa Marie Fernandez) aslında bu kampanya ile şu mesajı verdiler:
“Kadının değdiği her şey güzelleşir.
Bu sadece moda alanında değil.”
* * *
Umut edelim ki bu hareket, bizim ülkemizde de karşılık bulsun.
Yaklaşan belediye seçimlerinde umarım tüm siyasi partiler kadın adaylara ağrlık verir ve bizim siyasetçi kadınlarımız da yönetimde hak ettiği yeri alır.
Hem kim bilir bu başarı belki bizim tasarımcılarımızı da hareket geçirir ve onlar da nisan ayında seçilmiş çok sayıda kadın belediye başkanlarının şerefine yüzde 50 indirim yaparak kutlama yapmış olurlar.
Ne dersiniz, sizce fazla büyük bir hayal mi?
Ama hep şunu söylemez miyiz:
Her şey hayal kurarak başlar.

BESTE İNCE İLE 5 SORU 5 CEVAP

Sevgili Beste İnce.... Sobe markasının kurucusu ve aynı zamanda babasından aldığı bayrağı ‘ayakkabı tasarımı ve üretimi’nde başarıyla devam ettiren başarılı bir kadın. Beste İnce ile moda yolculuğunu, ilham kaynaklarını konuştuk.



1- Sizi kısaca tanıyalım...

İnsanın kendini anlatması zor ama mesleğimden başlamak, kendimi anlatmamın en rahat yolu. İkinci jenerasyon olarak babamdan aldığım bayrağı, ayakkabı tasarımı ve üretiminde devam ettiriyorum. Babamla beraber bu sektörde farklı müşterilerle tanışma fırsatı buldum ve bu beni hep çok heyecanlandırdı. Sektöre de bu şekilde giriş yaptım. Beyoğlu’nda başlayan bu serüvene, Şişli de dahil olduktan sonra, artık Nişantaşı’nda kendi showroom’umda dört sene önce kurduğum ‘Sobe Hand Made’ adlı markama ait ürünlerimi sergiliyorum.

2- Tasarımlarınızı hayal ederken nelerden ilham alıyorsunuz?

Aslında hayatımdan! Günlük yaşadıklarım, arkadaşlarım, bazen güzel bir deri veya el işlemecimle çalışırken çekmecelerden çıkan bir boncuk. Sobe benim kendimi anlatma şeklim olduğu ve bunu 7/24 klasik bir iş olarak algılamadığım için benimle beraber şekillenen her şey Sobe’nin hamuruna giriyor. Haliyle de koleksiyonda yerini alıyor.



3-Kış mevsiminde sizin o güzel terliklerinizi nasıl kombinleyerek giymeliyiz?

Aslında benim terliklerimi her şeyle kombinleyebilirsiniz. Farklı çoraplarla daha şık veya daha sadece görünebilirsiniz. Yani düz siyah bir çorapla düz modelleri kombinleyerek daha günlük ve sade kalabilirsiniz veya simli-file çoraplarla daha renkli terlikleri de kullanabilirsiniz. Sobe olarak amacımız müşterilimizi kombin yaparken çok düşündürmeden şık olmalarını sağlayabilmek. Ayrıca kış için kürklü ürünlerimiz ve botlarımız da var. Herkesin bildiğinin aksine Sobe Hand Made sadece bir terlik markası değil. Bu yola terliklerimizle başladık ama her sezon yeni kalıplar ve modeller ekliyoruz.



4- Peki ya sizden stil ipuçları vermenizi istesek... Neler söylersiniz?

Sobe’nin en önemli söylemi, şıklıkla beraber rahatlık. Trendler ne olursa olsun bence güzel bir stilin en önemli noktası kadının giydikleriyle kendini rahat hissetmesi. Bu yüzden bence rahatlık ve şıklığın ön planda olduğu kombinler, zamansız ve keyifli oluyor. Ekose ve pırıltıların çok olduğu bir sezondayız. Bunu kıyafetlerde kullanmanın yanı sıra ayakkabı ve terlikte de kullanmanızı öneririm.



5-Hayat mottonuz nedir?

Asla inandığından vazgeçme.

AYSUN KABA’YA SORUN

SORU: Minyon ve ince biriyim. Nasıl ayakkabılar tercih etmeliyim?
* Zerrin Verimli
CEVAP: Zerrin Hanım, her zaman zarif ayakkabılar tercihiniz olsun. Fazla platformlu ayakkabılar giymeyin. Eğer bu tarz ayakkabıları seviyorsanız, İspanyol pantolonların altına giyinin. Ten rengi tercih ederseniz bacak boyunuz daha uzun görünür.

Yazının devamı...

Pazar tadında giyinin...

Sevgili hanımlar ve beyler. Brunch’a davetlisiniz... Peki ne giyeceksiniz?
“Sakın ha!” dediklerimiz:
Önce hanımlar...
* Stiletto, platformlu topuklularla sakın.
* Yapılı saçlar, takma kirpikler, gece makyajıyla sakın.
* Abiye kıyafetlerle sakın.
Sonra beyler...
* Takım elbiseyle sakın.
* Kravatla sakın.
* Kösele ayakkabıyla sakın.
* Ütü izi olan kumaş pantolonla sakın.


* * *
Seçeneklerinizde spor şıklık iyi bir seçimdir.
* Bu yüzden hanımlar her zaman sade, sakin, konforlu kıyafetler ve az makyaj ile doğal mis gibi şampuan kokan saçlarla brunch’a gitmeli. Giderken de düz ayakkabılar veya spor ayakkabılar, eşofman pantolonlar ,kapüşonlu sweatler, jean pantolon, tayt, jean gömlek veya tek parça bir elbise altına sneaker veya kovboy bot tercih etmeli.
* Beyler ise spor ayakkabı, kanvas, kadife, jean pantolon, jean gömlek, kazak, sweat, tişört, eşofman pantolon, güzel bir eşofman takım giymeli.



CANSU YARDIMCI İLE 5 SORU 5 CEVAP

Sevgili Cansu Yardımcı, Happy Roseberry markasıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.
Cansu Yardımcı ile, “kişinin dinamik, hareketli ve cool ruhlarının izini taşıdığını” söylediği markasını ve moda üzerine merak ettiklerimizi konuştuk.



1-CANSU YARDIMCI KİMDİR? KISACA ANLATIR MISINIZ?

İstanbul’da doğdum. İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklam Bölümü’nden mezun olur olmaz, modaya olan ilgimi profesyonel bir alana taşımak istedim. Aynı anda Lüks Marka Yönetimi ve Modelizm Eğitimi aldım. Her iki taraftaki eğitimimi tamamladıktan sonra moda dünyasına giriş yaptım ve Happy Roseberry markasını ortaya çıkardım. Henüz iki senelik bir markayız. Birlikte büyüyoruz diyebilirim.

2-TASARIMLARINIZDA ÖNE ÇIKANLAR VE İLGİ ÇEKENLER HANGİLERİ?

Yeni sezonda favori parçalarım, el örgüsü modellerim. Her birinde inanılmaz emek ve hayal gücü var. Onun dışında tabii ki herkesin de bildiği püsküllü kot ceket ve eteklerim. En çok ilgiyi gerek ünlüler tarafından gerek müşteriler tarafından püsküllü modellerim çekiyor.



3- ÇOK GENÇ YAŞTA BİR ÇOK ÖNEMLİ MAĞAZALARDA TASARIMLARINIZI GÖRÜYORUZ. NASIL BİR DUYGU?

Emeğinin karşılığını almak ve beğenilmek her modacının hedefidir. Doğru kıyafetler ürettiğimizin bir kanıtı olsa gerek. Harvey Nichols, Brandroom ve Galeries Lafayette gibi ikonik mağazalarda satabilmek, benim gibi yolun başındaki bir kişi için çok güzel bir duygu.

4-GENÇLERE STİL İPUÇLARI DERSEK?

Öncelikle vücut yapısına göre giyinmek çok önemli. Herkesin vücudunu ve kendine yakışan rengi tanıması lazım. Bir şey moda diye giyilmemeli. Zamansız ve kendilerine yakışan parçaları giyinmeyi öğrenmeliler. Ben her zaman yaratıcılıktan yanayım. Herkesin üstünde görülenden kaçmalarını öneririm.

5-TÜRKİYE’DE “STİL” DENİLDİĞİNDE KİMLERİ SÖYLERSİNİZ?

Ece Sükan’ın tarzını çok beğeniyorum. Onun dışında Bünyamin Aydın yani Les Benjamins’in tarzını ve koleksiyonunu çok beğeniyorum ve gurur duyuyorum.

KÜÇÜK BİR NOT

Bu yıl 2’ncisi Ankara’da düzenlenen ve Türkiye’nin farklı yerlerinde alanında en iyilerin belli olduğu Başkent Ödülleri’nde, ‘Yılın En İyi Moda Yazarı’ ödülüne layık görülmem benim için çok anlamlıydı. Bu güzel ödülün sahibi olmama fırsat veren başta Hürriyet Gazetesi olmak üzere emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim.



Yazının devamı...

Audrey Hepburn’ün güzellik sırları

Evet, ondan bahsediyorum.
Audrey Hepburn’den.
Siz de Audrey Hepburn gibi zamansız olmak istiyorsanız; saçınızı toplayışınızla, kalem eteğiniz ve üzerine giyeceğiniz poplin gömleğinizle farkı yakalayabilirsiniz.
1950-1960’ların şıklığını günümüze taşımak istiyorsanız, işte size liste:
* Pembe fular.
* Cigarette pantolon.
* Düz kesim, dar kalıp elbiseler.
* İnci kolye.
* Uçuşankloş etekler.
* Ve tabii ki kalem etek.
* * *
Audrey Hepburn, güzelliğin ve zarafetin sırrını 5 maddede şöyle açıklıyor:
1- Çekici dudaklara sahip olmak istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözden başkasını dokundurmayın.
2- Güzel gözleriniz olsun istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin.
3- İdeal beden ölçülerine sahip olmak ve zayıf kalmak istiyorsanız yemeğinizi yoksullarla ve açlarla paylaşın.
4- Alımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız, çocuğunuzun günde en az bir kere onu okşamasına izin verin.
5- Dikkat çekici pozlar vermek istiyorsanız, yanınıza bilgelik ve tevazuyu alarak yürüyün, asla cahilce ve gururla yürümeyin.

MURAT TÜRKİLİ İLE 5 SORU 5 CEVAP

Beymen Artistik Direktörü Murat Türkili ile bir araya geldik.
Hem, ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden başlayan moda dünyasındaki başarılı kariyerini...
Hem de, tabii ki tasarımlarını, ilham kaynağını, kadınların garanti parçalarını konuştuk.
Bu keyifli pazar gününde, siz sevgili Hürriyet Ankara okurlarımızı, bir başka Ankaralı Murat Türkili ile baş başa bırakıyorum.



1- TASARIMLARINIZIN İLHAM KAYNAĞINI NEDİR?

Hızla değişen dünya, günlük yaşamın karmaşık yapısı, sanat ve tabii ki kalbimi uzun yıllar önce çalan Paris. Gördüğümüz ve yaşadığımız her şey bize bir şekilde dokunuyor, fikrimizi ve duygularımızı şekillendiriyor. Sonra bir bakmışsınız, yarattığınız bir şeyde ufak nüanslar olarak dışa vurulmuş ve o karmaşık yapının bir parçası olmuş. Şehir hayatı içinde olsak da doğa ile bağlarımızı koparmamak bizim için önemli bir detay. Sonbahar-Kış panomuzda da doğaya ve çiçeklere dair bolca referans bulmak mümkün. Şehrin ortasında kurulmuş bu doğaya odaklı hayal içinde, çağdaş ve şehirli yaşam tarzından ödün vermeden, konforlu ama göz alıcı siluetleri alışılmışın dışında, özgün bir modernlikle yorumlamaya özen gösteriyoruz.



2-SİZE GÖRE KADINLARIN GARANTİ PARÇALARI NELER OLMALI?

Fiti kusursuz olan siyah bir blazer, zarif ve zamansız bir siyah mini elbise, giyildikçe karakter kazanan mükemmel bir jean.

3-ANKARA’DAN İSTANBU’A VE ORADAN PARİS’E. TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ ARTİSTİK DİREKTÖRÜ VE TASARIMCISI OLMAK NASIL BİR DUYGU? GENÇLERE NE TAVSİYE EDERSİNİZ?

Moda tasarımı konusunda kariyer yapmak isteyen gençler için en önemli tavsiyem, bu yolda önce hiçbir sınırlandırma altında kalmamaları. Sanatı, sanat tarihini, öncü sanatçıları öğrenmeleri, süreçleri görmeleri ve anlamlandırabilmeleri gerekir. Sanat, yaratmanın ve tasarımın temelini oluşturur. Bu sebeple ilk önce temelini öğrenip onu anlamaya çalışırlarsa, yolculuğunun diğer etapları için daha sağlam bir muhakeme algıları oluşur. Kendini sürekli güncel tutmak ve geliştirmek hayat boyu, mesai içinde de dışında da devam ettirilmesi gereken bir süreç. İkinci sırada sabırlı olmak ve çok çalışmak geliyor. Çalıştığınız kuruma ve yaptığınız işe sadık olmak ise önemli prensiplerden bir diğeri. Kariyerinde yükselmek isteyenler yaptıkları işe konsantre olduklarında bu doğal olarak gerçekleşiyor.



4-MODAYI NASIL YORUMLARSINIZ?

Moda, stil ile güçlüdür. Kişinin stilini keşfetmesi onu, trendlerin çabuk tükenen ve kaybolup giden esaretinden kurtarır. Hatta daha da özgürleştirir.

5- KADINLARIMIZA STİL İPUÇLARI VERMENİZİ İSTESEK, NELER SÖYLERSİNİZ?

Stil, insanın kişiliğiyle, kim olduğu veya olmadığıyla doğrudan ilişkilidir. Bu ilişkiyi keşfetmek, özümsemek ve beslemek neredeyse parmak izi kadar özel sonuçlar doğurur. Verebileceğim en iyi tavsiye içinizdeki enerjiyi ve çağdaş zarafeti yansıtan, giydiğinizde kendinizi iyi hissedeceğiniz tasarımları seçin.

Yazının devamı...

İçten dışa güzellik en büyük güzelliktir

Peki...
Fransız kadınlarını bu kadar zarif kılan özellikleri hiç merak ettiniz mi?
* * *
44-75 yaş aralığındaki Fransız kadınlarla bir araştırma yapılmış.
Araştırmanın amacı, ‘bu yaş skalasındaki kadınları genç tutanın ne olduğunu’ öğrenmekmiş.
İşte yanıtı:
* Seyahat.
* Golf.
* Yoga.
* Sergileri gezmek, kitap okumak.
* Yıllık müze üyelikleri.
* Çocuklar ve torunlar.
* Eğlence.
* Temiz hava ve uzun yürüyüşler.
* Çok meyve ve sebze yemek.
* Aşk.
* * *
Görüyorsunuz ki en sevilen kremden veya güzellik ipuçlarından bir kez bile bahsedilmemiş!
Ne anlıyoruz o zaman...
İçten dışa güzellik, en büyük güzelliktir.

YELDA KIRÇUVAL İLE 5 SORU 5 CEVAP

Sevgili Yelda Kırçuval... O bir iletişimci, aynı zamanda da sunucu.
Yelda Kırçuval ile modaya ve hayata dair keyifli sohbet gerçekleştirdik. Gelin bu keyifli sohbetimize siz de katılın.



1- SİZİ TANIYALIM..

Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi/Sinema-Tv Bölümü’nü başarı bursuyla okuyup, Medya Yönetimi üzerine de yüksek lisans yaptım. Geçen sene yazdığım ilk kitabım olan ‘Adapsız Kadınlar Hayâsız Erkekler’in 18’inci baskıya ulaşmasıyla, yazar yönümü iletişimci kimliğimle harmanlayıp, şu günlerde 2’nci kitabım ve ilk romanımın heyecanı içindeyim. ‘İnsan İnsanı Acıtır’ adlı kitabım, tüm kitap evlerinde. Aynı zamanda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesi Sinema-TV Bölüm Başkanı olarak da geleceğin iletişimcilerini yetiştirmekteyim.

2- HAYAT MOTTONUZ NEDİR?

Hayat mottom: Sanatla bütünleşen bir zihnin iletişim modeli gelişimin en temel taşıdır. Kimliğimizin en temel yansıması kelimelerimizdir. Bu yüzden kelimelerimiz, kimliğimizdir. Aşınmamış bir dil, karakter aşınmasının en büyük düşmanıdır. Değerlerimizi değerli kılan söylem ve jargondur.



3- MODAYI NASIL YORUMLARSINIZ?

Moda, kişinin şahsiyetini yansıtan bir pazardır. Nasıl kelimelerimiz kimliğimizse, bedenimizde taşıdığımız parçalar da işte o kimliğin bir yansımasıdır. Nasıl söylemimizde bizimle örtüşmeyen sakil duran yoz kelimeleri kullanmak bizi değersizleştiriyorsa, bedenimizde taşıdığımız her bir parça bedenimiz ve ruhumuzu yaşam felsefemizi yansıtmıyorsa, o kadar eğreti durmaktadır. Moda kişinin kendi iradesiyle kendini yansıtabilme lüksüdür. Ben bu lüksü olanlardanım. Şöyle çoğu zaman az kelimeyle ama üzerimde taşıdığım bir parçayla söylemek istediklerimi yansıtma şansına sahibim. Moda eşittir, ‘kitapların resmedilmesidir.’ Her beden bir tablodur, her tablo bir kitaptır, her kitap bir dünya görüşüdür. Kısacası, takip ettiğim moda değil dünya literatürüdür.

 

4- NASIL GİYİNİRSENİZ KENDİNİZİ İYİ HİSSEDERSİNİZ?

Daha çok spor giyinmeyi tercih ediyorum ama her bir spor parçayı mutlaka bir aksesuarla dikkat çekici hale getirmeyi seviyorum. Mesela kemer takıntısı olan biriyim. Kemer bazen ayak bileğimde, bazen saçımda bazen de boynumun tamamlayıcı bir parçasıdır. Kendimi en rahat jean içinde iyi hissediyorum. Fiziğime ve ruhuma spor giyim oldukça iyi geliyor ama şaşırtmayı da sevmiyor değilim hani. Siyah ve beyaz vazgeçilmezimdir. Üzerime hangi parçayı giyinirsem giyineyim eğer bir Yelda imzası yoksa, içinde asla mutlu hissedemem.

5- GENÇLERE NELER ÖNERİRSİNİZ?

Her şeyden önce sabırlı olmalarını öneririm. Sebat sözcüğünü hiç kullanmayan gençlerimize yürüdükleri yolda sebat etmelerini tavsiye ederim. Hayallerinin peşinden koşmalarını, gelişime her daim açık olmalarını, bilgiye aç olmalarını, ne istediklerini bilerek hareket ederken asla hedeflerinden sapmadan ok gibi yol almalarını ve bunu hayatlarının vazgeçilmezi yapmalarını hatta kendi anayasalarının ilk maddeleri olmasını öneririm. Bence en mühim şeyler arasında başka konu başlıkları da var. Onlardan biri denge, diğeri güven ve özgüven. Sonra beslenme ama hem bedeni, hem ruhu, hem de zihnimizi beslemek.



AYSUN KABA’YA SORUN

SORU: Kilolu biriyim. Özellikle üst bölgem çok geniş. Sizce ne renk ve modellerden uzak durmalıyım?
Yeliz
CEVAP: Sevgili okurumuz Yeliz Hanım. Büyük desenlerden, büyük kolyelerden uzak durmalısınız. Tek renk giyinin, üst bölgenize daha koyu renkler tercih edin. Üst bölgenizde koyu tek renk ve detaysız (volansız, fırfırsız olan) modeller olmalı. Kumaş seçiminiz daha ince ve akışkan kumaşlar olmalı.

Yazının devamı...

Kendinizi demode hale getirmeyin

Düzenli olarak yıpranmış, hasarlı ve biçimsiz hale gelmiş kıyafetlerinizi atın. Kötü giysileri üzerinizde tutmak için herhangi bir bahaneniz asla olmamalı. Düşündüğünüz gibi onları tekrardan kullanmanızı sağlayacak bir zaman gelmeyecek. Yalnız yaşıyorsanız bile, evin içinde dahi son kullanma tarihi çoktan geçmiş kıyafetlerinizi giymemelisiniz.



***
Her zaman size yakışacak renklerde ve kesimde kıyafet bulacaksınız, eski kıyafetleriniz hem sizin gözünüzde hem de başkalarının gözünde sizi değişime açık olmayan ve asla değişmeyen biri olarak niteleyecektir. Bu da elbette ruh halinizi olumsuz etkileyecektir. Değişim güzeldir, onu kullanın. Demode görünmemenin şifresi de çok basit; eski sezonun bir elbisesini giyiyor ve o yıllarda giydiğiniz gibi giymiyor, güne uyarlıyorsanız ve demode kıyafetlere sahip değilseniz, demode görünmek gibi bir endişeniz de olmayacaktır.

DİCLE İPEK ÖZTAŞKIN’LA 5 SORU 5 CEVAP

Dicle İpek Öztaşkın... Büyüdüğü, eğitimini tamamladığı ve moda sektöründe çalıştığı Ankara’dan göçüp İstanbul’da kurduğu Rivus markasıyla sektöre imzasını atmış bir girişimci ve tasarımcı. Dicle İpek Öztaşkın siz sevgili okurlara stil ipuçları verdi.



1-RİVUS MARKASI NASIL OLUŞTU? MOTTONUZ NEDİR?

Uzun yıllar satış odaklı tekstil hazır giyim markalarında tecrübe edilen bir sürecin sonucunda ortaya çıkmış bir marka Rivus. Mottosu ise ayrımcılığa, her türlü sınırlandırma ve sınıflandırmaya karşı! Üreten, çalışan, okuyan, sorgulayan, farkındalığı olan. Kendine iyi bakmayı hayat felsefesi sayan. Modanın esiri olmaktansa, kendisinin efendisi olmayı seçmiş bir kitleye hitap edecek ürünleri yaratmak.

2-TASARIMLARINIZIN DİĞER TASARIMLARDAN FARKI NEDİR?

Zamansız, mevsimsiz, tamamlayıcı. Çabasız, sade ve kimlikli olması.

3-SİZ STİLİ NASIL YORUMLARSINIZ?

Stil; kişinin kimliği, görgüsü, personası ve hayattaki duruşuyla doğru orantılıdır. Stil şahsi olarak yaratılmış bir olgu olarak gözlemlense de tamamen tecrübe ile kazanılmış bir izdüşümdür.



4-KADINLARIMIZIN EN BÜYÜK İSTEĞİ KIYAFETLERİN DAHA ZAYIF GÖSTERMESİ. SİZ TASARIMLARINIZI HAZIRLARKEN BU KONUYA ÖNCELİK VERDİNİZ Mİ?

Tabii ki yaptığımız modellerde öncelik, modellerin form ve kesimleri ile örtüşen kumaşlar kullanmak. Tüketicinin ürünü aldığında kendini iyi, fit ve konforlu hissetmesi çok önemli. Satış yapacağımız hedef kitlenin alım gücü, sosyal yaşantısı, beslenmesi kısacası hayat tarzını göz önünde bulunduruyoruz.

5-ALIŞVERİŞE ÇIKTIĞIMIZDA NELERE YATIRIM YAPALIM?

Öncelikle efektif ürünler olmalı. Zamansız, tamamlayıcı ve sadece bir sezon giy-at mottosuyla üretilmiş ürünler olmamalı. Sizi anlatmalı ve gardırobunuzdaki herhangi bir ürünle mutlaka kombinlenebiliyor olmalı.

AYSUN KABA’YA SOR

SORU: “Kışın da beyaz giyinin” diyorsunuz. Beyaz renk giyinmek biraz cesaret istiyor ve kış mevsimine nasıl uyduracağımı bilemiyorum. Yardımcı olur musunuz?
Sevilay KOÇ

CEVAP: Sevilay hanım beyaz renk her mevsimin, yaşın, bedenin rengidir. Sonbahar-kış mevsiminde giyeceğiniz beyaz renkte, ürününüzün sadece dokusu biraz daha kışa uygun bir kumaştan olmalı (Ya pantolon, ya da etek kumaşı daha kalın olmalı). Eğer bir pantolon ya da ceket giyecekseniz kumaşı mevsime uygunsa, içine giyeceğiniz daha ince dokulu olmalı. (krem, beyaz ipek gömlek, tişört gibi) Ayakkabı olarak beyaz bir bot, beyaz bir sneaker da tercih edebilirsiniz (baştan aşağı bembeyaz) her zaman çok klas...

Yazının devamı...

Değişim daima saç ile başlar

Çılgın tecrübeleriniz de bittiğine göre (Saçlarını Britney Spears gibi kazıtmayacaksınız) kendi stilinizi korumak güzel. Bu ne demek? Birkaç dokunuştan bahsediyorum. Liseden beri saç şekillerini değiştirmemiş akrabalarınız veya arkadaşlarınız var mı? Benim var. Hâlâ gençlik yıllarındaki saç modelini kullanıyorlar. Stil değişir, tabiki yüzünüz de, o yüzden saç boyları, modelleri değişmeli, hafif kâkül kesimleriyle başlayabilirsiniz, kâkülleriniz kalınsa inceltebilirsiniz mesela. Saçınızı toplama şekilleri değişebilir. İşte kuaförünüzle tartışabileceğiniz birkaç ufak değişim önerileri.



Tarz ve katlı kesim. Saçlarımı şekillendiren kuaförüm “Saçlarınızı öne atın ve değişim başlasın” diyor. Birazcık olsun uzunluğuyla oynayın, en azından mevsimsel. Kıştansa yazın uzatabilirsiniz.
Ayrımını değiştirin. “Sadece yaş almış kadınların tek bir yönü vardır” diyor kuaförüm. İfadeniz saçlarınızı ayırdığınız her bir yöne göre değişir. Deneyerek başlayın. Gerçekten yeni bir görünüş istiyorsanız sabit fikirlerinizi unutun.



HADİ KIMILDAYIN

Kuaförünüzü değiştirmenin zamanı değil mi? Eğer çok uzun süredir kuaförünüz değişmediyse, her gittiğinizde saçlarınız ancak bir önceki versiyonun bir tık daha iyileşmiş halidir diyorum. Birileri belli bir stilinizin olmadığını söylüyorsa, hadi kımıldayın. Herkes vücut ölçüsünün, yaşam şeklinin, saçlarının ve yüzünün doğru yanlarını yansıtacak farklı bir versiyonuna sahip olabilir. Ve eğer saçlarınızın daha iyi görünmesi için bir sürü ürün kullanmanız gerekiyorsa bu doğru kesim değildir. Yeni bir kuaföre ihtiyacınız var. Sizin, saçlarınızın geçmişini bilmeyen, size dinamik ve modern bir bakış açısıyla yaklaşacak olan bir kuaföre ihtiyacınız var. Kuaförünüzü bırakmanın kolay olmadığını biliyorum, ama bazen buna mecbursunuz. Kendinizi suçlu hissedecekseniz eğer, ona son bir şans daha verin.
Gidin ve daha genç ve modern bir şeyler istediğinizi söyleyin. Hatta dergilerden beğendiğiniz birkaç modeli de getirebilirsiniz. Eğer istediğiniz olmadıysa, kuaförünüz de onu neden bıraktığınızı anlayacaktır.
Mektup yazmanıza veya bir açıklama yapmanıza gerek yok. Bazılarımız için bunu yapmak çok zor hatta onlar birilerinin duygularını incitmektense, aynı sıradan saçlarla devam etmeyi bile tercih edebilirler. Bu kişilerin siz olmasına izin vermeyin.

ECE SALICI İLE 5 SORU 5 CEVAP

Ankaralı, Ankara’yı seven başarılı tasarımcı Ece Salıcı’nın mottosu, mutlu olmak ve mutluluğunu da tasarımlarına yansıtmak. Güzel stil ipuçlarını okuyun derim.



1 ECE SALICI’YI SİZDEN TANIYALIM?

1986’da Ankara’da doğdum. Hacettepe Üniversitesi’nde iktisat okuduktan sonra Milano’da İstituto Marangoni’de moda tasarımı eğitimi aldım. Nisan 2011’de kendi atölyemi açtım. 2012 Elle Style Awards’da yılın genç moda tasarımcısı adayı oldum. Çin’deki Wuhan Fashion Week’te mini bir defile sundum. Fransa ve Çin basınında Ece Salici markası çokça yer aldı. Markam NYC, Amsterdam, Şangay, Pekin, Kuveyt ve Beyrut’ta hâlâ satışa devam ediyor. Başkent Üniversitesi Moda Tasarımı bölümünde ders verdim. Hâlen kendi markam için çalışmaya devam ediyorum.

2 HAYAT MOTTONUZ NEDİR?

2014’te kızım Sare dünyaya geldikten sonra tempomu yavaşlattım ve yaşanılacak tatiller için çalışmaya başladım. Fazla değil, gerektiği kadar diyelim. Bu hayattaki en önemli şey mutlu olmak ve bunu her an hissetmek.



3 BU KIŞ BİZİ NELER BEKLİYOR? NELERE YATIRIM YAPALIM?

Trendlere gelecek olursak, ekose desenini bolca göreceğiz, 80’ler özellikle tamamı deri ‘look’ları ile yeniden gündemde. İpek eşarp desenli elbiseler ve eşarbın her yerde kullanılması öne çıkıyor, bu Donatelle Versace’nin kardeşi Gianni’ye adadığı ve markanın ikonik modellerinin yeniden yorumlandığı defilesi ile evlerimize girdi. Takım giymek bu kış çok moda. Ceket pantolon takımlar, özellikle de tüvit ve ekose deseni ile görülüyor. Yılan ve leopar deseni ise en yükseldiği sezonunda. Bir de Dior markasından bir parça edinilebilir. Özellikle yeniden piyasaya sunduğu ikonik çantası Dior Saddle. ‘Ugly shoes’ trendi devam ediyor, bu demek oluyor ki bir süre daha hayatımızda olacaklar. O yüzden böyle bir spor ayakkabısı da edinilmeli.

4 TASARIMLARINIZ HAZIRLARKEN NERELERDEN İLHAM ALIYORSUNUZ?

Kendimden. Kendi kişisel gelişimim, tasarımlarımı da değiştiriyor.



5 GARDIROPTA OLMAZLARIMIZ DERSEK?

Kaliteli bir deri ceket, ‘nude’ bir stiletto. Kendi hayatımızdan ilham alarak, kendimize özel yaptırdığımız bir mücevher. Vücudumuza tam oturan bir deri pantolon.

Yazının devamı...

Sabah ne giyeceğim derdine son

Pazar akşamı şöyle yatağınızın karşısına ayaklı elbise askısını yerleştirip, 5 günlük kıyafetinizi askıya kombinleyerek asın. Ne büyük keyiftir sabah ne giyeceğini biliyor olmak. Lüks nedir? Lüks kıyafetinizin içinde kendinizi mutlu hissetmek ve sabah kalktığında ne giyeceğini biliyor olmaktır. Lüks sadece marka giyinmek, pahalı yerlerde gezmek değildir. Lüks aslında sizsinizdir ( konfor, huzur, kendinizi iyi hissetmektir) bu da dipnot olsun...



-Pazartesi günü... Siyah tek parça elbisenizle, boynunuza alacağınız şöyle kocaman renkli bir şal. (topuklu ayakkabınız ve yanınıza alacağınız sneaker)
-Salı günü... Lacivert bir ceket, siyah pantolon içine giyeceğiniz V yaka beyaz ipek bluz. (büyük renkli bir küpe, leopar bir ayakkabı)
-Çarşamba günü... Beyaz renk pantolon, krem ipek bir gömlek (krem ve beyaz birlikte çok stil) üzerine krem veya haki renk trençkot, boynunuza renkli küçük eşarp, ayakkabı tercihiniz nude rengi.
-Perşembe günü... Siyah smokin takım, içine gri V yaka tişört, boynunuza uzun bir kaç kat dolanan inci kolye. (ayakkabı düz lofer veya stiletto tercih sizin)
-Cuma günü... Güzel bir kot pantolon (eğer izin varsa kot pantolon için) üzerine anvolop kırmızı ipek gömlek, boyfrend bir ceket (haki veya camel renk) ve kovboy bot.
Dipnot: Kombinleyerek ayırır ve asarsanız, sabah 15 dakikanızı çocuğunuzla, eşinizle keyifle geçirirsiniz veya yalnızsanız müzik dinleyerek güne güzel başlarsanız. Ve ne giyeceğim? sorusuna son verirsiniz...

EBRU GÜNAY İLE 5 SORU 5 CEVAP

Başarılı tasarımcı Ebru Günay tasarımlarını yaratırken sadelik olmazsa olmazı olup, trend kaygısından hep uzak durarak, özel bir koleksiyon hazırlamış. Kendisiyle bu güzel sohbetimizi okuyun derim.



-EBRU GÜNAY’I TANIYABİLİR MİYİZ?

İstanbul doğumluyum. İşletme ve moda tasarımı eğitimimi eş zamanlı yürüttüm. Mezun olduktan sonra Dice Kayek markasında Ece Ege’nin asistanı olarak çalışmaya başladım. Sonrasında sektörün önde gelen ihracat firmalarında koleksiyon dept. yöneticiliği ve kumaş tasarımı yaptım. Bu süreçte Raf Simons, A.F Vandevorst, Ann Demeulemeester, Isabel Marant gibi dünyaca ünlü tasarımcılarla çalıştım. 2005’te kendi firmamı kurdum ve firmalara tasarım ve danışmanlık hizmeti vermeye devam ettim. 2008’de kendi üretim birimimi kurarak ihracata başladım. Ekim 2017’de koleksiyonlarımı sizlerle de buluşturmak için İstanbul Bebek’te bulunan mağazamı açtım.



2-TASARIMLARINIZIN HİKÂYELERİ VAR MI?

Stilimizin, sergilediğimiz duruş ve tavrın bizi en iyi şekilde ifade ettiğine inanıyorum bu nedenle hikâyelerin yanı sıra, benimsediğim sadelik anlayışıyla duruş yaratmak, esas tasarım anlayışım.

3- TRENDLERDEN Mİ YANASINIZ? ZAMANSIZ PARÇALARDAN MI?

Kesinlikle zamansız tasarımlar. Trend kaygısından uzak, tamamen hislerle özgün yaratılmış koleksiyonların büyüsünü hiçbir zaman kaybetmediklerini düşünüyorum.

4- SİZİN NASIL BİR TARZINIZ VAR? KİMLERİN TARZINI BEĞENİYORSUNUZ?

Yoğun şehir hayatının getirdikleri ve zaman içerisinde değişen yaşantımda, sadeliğin cazibesini keşfetmiş biri olarak minimalist, zamansız, rahat kombinlenebilen ve günden geceye rahatlıkla uyarlanabilen bir tarzım olduğunu söyleyebilirim. Carine Roitfeld, Loulou de Saison, Caroline de Maigret, Pernille Teisbaek, Cate Blanchette...

5- TASARIMCILIĞA YENİ BAŞLAYAN KİŞİLERE NELER ÖNERİRSİNİZ?

Uzun soluklu bir yolculuk olduğunu ve önlerine çıkan engellerde yılmamalarını, geçici süreli tanınırlıkları değil uzun vadede kalıcı olmayı hedeflemelerini, tutkularından vazgeçmeyip inandıkları yolda sabırla ilerlemelerini öneririm. Gerçek başarının, yeteneğin yanı sıra çok çalışarak ve sürekli öğrenmeye açık olarak, kendini geliştirerek kazanıldığına inanıyorum.

AYSUN KABA’YA SOR

-Lacivert çok sevdiğim bir renk ama hangi renkle kombinleyeceğim konusunda biraz kararsızım yardımcı olabilir misiniz? Yüzüm oval, kahve tonunda saçlarım, saçlarımı kâkül kestirmek istiyorum sizce yakışır mı?
Ceyda AVŞAR

Ceyda hanım lacivert asil ve kararlı bir renktir. Lacivert rengi siyahla kombinleyin. Örneğin lacivert bir ipek gömlekle siyah bir pantolon iyi bir seçimdir. Kırmızı, lila, pembe, krem, beyaz renklerle de güzel olur. Saçlarınızı kestirmeden isterseniz kâkül peruklar var, kuaförünüze danışın bir tane yaptırın. Çok kullanışlı, her an hazır bir kâkül sizi bekliyor olur. Saçlarda dip boyası geldiğinde, kâkül peruk çok işe yarayan bir kurtarıcıdır. kâkül her zaman 5 yaş daha genç gösterir.

Yazının devamı...