Travis ve tabii ki ben

 Bayılıyorum böyle şeylere... Nerede değişik insan, enerji ve dostluk var, içimi çekiyor, oraya gidiyorum.

Haberin Devamı

Travis ve tabii ki ben


İnsan çeşnisi biriktiriyorum hayatımda.
Falcı malcı değil gittiklerim.
Bir amaç uğruna, canla başla öğrenenler ve insanlara öğretmeye niyet edenlere gidiyorum.
Metin Hara’yı yazmıştım daha önce sizlere.
Geçenlerde Onur Baştürk de yazdı Metin’i.
Biri varmış, Metin demiş ki Onur’a “Elini tutman hipnotize olmana yeter. Travis, hipnotize ediyormuş insanı.”
Tabi ki ben hemen atladım olaya, Onur’dan önce ben elini tuttum Travis Fox’un.
Çok değişik bir deneyimdi benim için ve şunu öğrendim, bizi kimse hipnotize etmiyor biz kendimizi ediyoruz.
Ve hepimizin bildiği üzere o da bu sözü defalarca tekrarladı, “hepimiz bir gün öleceğiz.”
Travis, psikoloji okuyor okulda. “Psikoloji okumak bende bir fark yaratmadı” diyor.
Sonra mentor dediği (yol gösterici, öğretici) klinik hipnozla tanışıyor. “Bunu herkes yaşamalı” diye düşünüyor.
Hipnozu uyur hale geçmek, birinin saati önünde sallamasıyla gerçekleşir sanırdım. Ama öyle değilmiş işte.
Aşağıda ona sorduklarımı yazdım, buyurun okuyun.

Haberin Devamı

Nasıl başladı bu yolculuğun?

- 19 yaşıma girdiğim zaman çıktım bu yolculuğa. Babam profesyonel bir golfçu olmamı istiyordu. Beş yaşımdan itibaren golf oynamaya başladım, sonra profesyonel golfçu oldum ama bitti. Aklım başka yerlerdeydi, sanki başka bir şey beni çağırıyordu. Babam dedi ki, “git ve seni ne çağırıyorsa onu bul.”
Hipnoza nasıl başladın?
- İlk hastam kendimdim. Golf kariyerim sebebiyle başladım. 18-19 yaşlarımda başarılı bir golf oyuncusundan, kötü bir oyuncuya dönüştüm. Psikoloji eğitimi almaya başladım. Üstadım beni hipnoza yönlendirdi ve beni hipnotize etti, gerçeği gösterdi. 15 sene ondan eğitim aldım. Daha sonra beni hazır olduğum için kendi başıma bıraktı. Ve o saatten sonra hipnozu kullanarak kendi yolculuğumda insanlara yardım etmeye başladım.
Zihnimize “hipnotist”, kalbimize “mühendis” diyorsunuz. Bunun sebebi ne?
- Kariyerimin ilk 15 senesini zihne odaklanarak, bilinçli zihin ve bilinçaltını inceleyerek geçirdim. Gerçekten güzel sonuçlar da aldım ancak hep bir şey eksik gibi hissettim. Ve dünyayı sezmeye, farklı üstatlarla tanışmaya başladım. Bu süreçte mühendis ile yani kalp ile tanıştım. İşte o noktada içeriden dışarıya değişimle ilgili her şey netleşti. “Varoluşun mühendisi” çalışması başladı.
Birebir seanslarda insanlarla ne yapıyorsunuz?
- Öncelikle onların mühendislerini uyandırmaya çalışıyorum. Bunu bazen nefes egzersizleriyle, bazen meditasyon, bazen süreci için gerekli yöntem her ne ise onu yaparak sağlıyorum. Onları işbirliği yapmaya ve dinginleşmeye başladığımızda hipnoterapiye geçip, tekrar otoprogramlamaya çalışıyorum.

Yazarın Tüm Yazıları