GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Uygulamada okumaya devam et.

Ege’de yarıyıl tatili

* Çok güzel eğitimler bunlar...

Ege Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (EGEÇEM) hayat verdiği ‘Sömestr Tatili Eğitimleri’, 6-18 yaş arasındaki çocuk ve gençleri bekliyor. Code.org ile Oyunumu Tasarlıyorum, Lego Boost ile Robotumu Tasarlıyorum, Astronomide STEM Uygulamaları, Minik Yönetmenler Yeni Medyada Kendini Anlatıyor, Stop Motion Animasyon Atölyesi, Öykülerle Temel Ekonomi Okur Yazarlığı... Fen bilimlerinden görsel sanatlara, matematikten uzay bilimlerine tam tekmil eğitimler 21 Ocak-1 Şubat arasında. Eller çabuk tutulsun, kontenjanlar göz açıp kapayıncaya kadar doluyor.

* Ver elini uzay...

Tatillerin olmazsa olmazı, küçük büyük herkesin merakı Türkiye Uzay Kampı... İster beş günlük Uzay Yolcuları Programı, ister iki günlük Yıldızlar ve Gezegenler Macerası ya da anne-babayla takılmalı Aile / Çocuk Uzay Kampı... Astronot simülatörlerinin kullanılması, Hurricane 360 VR simülatörüyle sanal gerçeklik macerası, Sanal Mars gezisi simülatörü Mars Explorers... Ama kampın açık ara en etkileyicisi Uzay İstasyonu Görevi. Daha fazlası için: www.spacecampturkey.com

* Orada bir köy var uzakta...

O köy Nesin Matematik Köyü. Köyün sömestr matematik programları büyük çocuklara. Yani matematikle yatıp matematikle kalkan, kalbi matematik aşkıyla çarpan sevgili liseliler için. Cebir Problemleri, Çok Değişkenli Fonksiyonlarda Türev, Kombinatoriğe Giriş... Programlar 21 Ocak’ta başlıyor, 3 Şubat’ta final yapıyor. Merak edenler, katılmak isteyenler soluğu Şirince’de Nesin Matematik Köyü’nde alıyor.

* Vira vira demir aldı dünya...

Vira Kürek ve Denizciler Spor Kulübü işbirliğiyle Kürek Kampı yapılıyor. 12-18 yaş çocukların, gençlerin kalbini fethediyor. Kamp Bodrum’da yarın başlıyor, 27 Ocak’a kadar sürecek. İster kürek çekmeyi önceden bilin, ister çekirge olun, fark etmiyor. Eğitim gruplarının başında kürek kampı eğitim koordinatörleri, kıdemli ve milli kürekçi antrenörler var.

* Yelkenler fora...

Denize, Ege’ye, spora sevdalılar... Yelkenle tanışmak, kaynaşmak... Ege’yle, denizle samimiyeti arttırmak isteyenler... Sömestrın ikinci haftasında, 11.00 ile 17.00 arasında Urla Yelken’in tanışma kursları ajandaya not edilsin. Yolu Urla’ya düşecekler en azından bir “Merhaba!” desin.

*  Rehberin en lezzetlisi...

Tabii ki The Chef 4 U... Ve The Chef 4 U’nun genç şefler yarıyıl atölye programları... Suşi, pizza, makarna, çikolata, cupcake... Çocukların, gençlerin aklından, kalbinden, damağından ne geçerse... Atölyeler 13.00-15.00 arası. ‘Bir bilet al, iki kişi gel’ kampanyası da cabası. Biletler için: Biletix.

* Son olarak da etkinlik, atölye arayanlar...

İzmir’in etkinlik merkezi Atölye Lobi’de sabun, çinili tabak, mum, seramik, kurabiye, çikolata atölyeleri düzenleniyor. Ayrıntılar için: www.atolyelobi.com.


 

Uzay Kampı Türkiye.

 

 

Yazının devamı...

Kim korkar kış depresyonundan?

Sosyal hayatı suyunu çekenler... Hal böyle olunca hepten yalnızlaşanlar... İşte bu sizin hikâyeniz...
Neden gireriz?
Bu aylar depresyona girmek için neden elverişli? Bir kere biyolojik koşullar uygun. Mevsimsel değişiklerle yılın belli zamanlarında hortlayan ve kendini tekrar eden duygu durum değişikliklerine ‘mevsimsel duygu durum bozukluğu’ deniyor. En çok kış aylarında vizyona çıktığı için de ‘mevsimsel depresyon’dan çok ‘kış depresyonu’ dillere pelesenk olmuş. Gün ışığının azalmasına bağlı, beynin verdiği tepkiyle hayat buluyor. Serotonin ve melatonin hormonlarındaki değişiklikler enerji ve ruh halindeki farklılıklara sebep oluyor. 

Belirtileri neler?
Duyarsızlar, uykusu-iştahı tavan yapanlar ya da yerde sürünenler... Enerjisi çekilenler, oturduğu yere yapışıp kalanlar... Sürekli yorgan altında, uyku modunda takılmak isteyenler... Konuşmaya, anlatmaya, dinlemeye, iletişim kurmaya hali olmayanlar... Sosyal hayatı suyunu çekenler... Hal böyle olunca hepten yalnızlaşanlar... İşte bu sizin hikâyeniz...
Kimler risk altında?
Beyler, yine yırttınız. Kadınlarda erkeklere oranla dört kat daha fazla görülüyor. Kapalı mekânlarda çalışanlar, gece vardiyasında çalışıp gün ışığından faydalanamayanlar, ekvatora uzak ülkelerde yaşayanlar risk altında.
Doktor, derdime
bul bir çare...
İlaç tedavisi, ışık tedavisi, psikoterapi ve doktor uygun görürse D vitamini takviyesi kış depresyonunun şifası.
Kış uykusu modundan çıkmak için ipuçları
Depresyon ruhen ve bedenen zayıf olduğumuz anları kollar ve hemen işbaşı yaparmış. Öyleyse sağlam kafa sağlam vücutta olur diyor, kafayı da vücudu da sağlam tutuyoruz.
 Söylenmekten, şikâyet etmekten yol yakınken vazgeçiyoruz. Yazdan, kıştan şikâyet; işten, eşten şikâyet... Bitmiyor, bölünerek çoğalıyor. O halde ne yapıyoruz? Güzelliklere odaklanıyoruz. Hayatı olduğu gibi, geldiği gibi kabul ediyoruz.
Hareket berekettir, spor yapıyoruz. Sporun serotonin ve melatonin hormonlarına on numara etkisini unutmuyoruz.
Karbonhidrata oturmuyoruz, mümkün olduğunca azaltıyoruz. Taze meyve, sebzeye veriyoruz coşkuyu.
Erken kalkan yol alır, bir de gün ışığı alır. Gün ışığından olabildiğince erken faydalanıyoruz, beynimizin duygusal merkezini uyandırıyoruz. Yükselen sesleri, mırıldanmaları, itirazları duyar gibiyim. Karı, kışı bahane etmiyoruz. Kar yağarken de orada, bir yerlerde güneş var. Çıkıyoruz, yürüyoruz, güneşi mi gördük 10 dakika bekliyoruz. Kendimizi şarj ediyoruz.
Yedi-sekiz saat uyku yeter de artar bile. Azı da,çoğu da zarar...
Bitmedi! Sevdiğimiz dostlarımızla vakit geçiriyoruz, hayata küçük molalar veriyoruz, tadı damakta kalacak gezilere çıkıyoruz. Yaşadığımız şehirde turist oluyoruz, yine yeniden keşfediyoruz.
Bir gün ışığından, bir de iletişimden enerji alıyoruz. İçimize, kendimize dönmeyi, tek başınalığı da unutmuyoruz. Ve dengede kalıyoruz. “Hayatta her şey dengeye bakar” diyor psikoloğumuz. Ve sohbetimize küçük bir uyarı bırakıyor: “Depresyon belirtileriniz iki haftadan fazla sürüyorsa lütfen bir psikiyatrın kapısını çalın...”

Yazının devamı...

Ege’nin şifa ve sağlık rotaları

◊ Afyonkarahisar... Türkiye’de termalin ilk beşinde: Gazlıgöl, Gecek, Hüdai, Heybeli... Romatizmal ağrılara, ortopedik, nörolojik rahatsızlıklara, solunum sistemi rahatsızlıklarına, cilt hastalıklarına, kalp ve dolaşım sistemi, metabolizma, bağırsak ve mide rahatsızlıklarına, idrar yolları ve böbrek hastalıklarına iyi geliyor. Afyon’a gitmişken Frig Vadisi’ni gezmeden, yöresel lezzetleri tatmadan, patatesli, mercimekli bükme yemeden, sucuk, kaymak, lokum almadan... Üstüne bir de ünlü maden suyundan patlatmadan dönülmüyor. 

Tire... Otları, köftesi, tostu, kahvaltısı afiyetle yenir. Bakmayın dağ tepesinde olduğuna Kaplan Dağ Restoran’a bir solukta gidilir. Dağlardan toplanan otlarına, otlu böreğine, el emeği dövülmüş keşkeğine, Tire köftesi arkadaş edilir. Finalinde tatlı lor üzeri karadut reçeli parmak yedirir. 

◊ Gölcük... Kafalar karışmasın, Kocaeli sanılmasın. Halis mulis Ege’deyiz. Yazın püfür püfür yayla havası, kışın kafa dinleme molası. Ege’de kışı yaşamak isteyenlerin buluşma noktası. Göl kenarı koşu, yürüyüş, bisiklet...

Pamukkale... UNESCO Dünya Miras Listesi’nde, kalbimizin en güzel köşesinde... Hem göze, hem gönüle hem de bedene şifa... Su sıcaklıkları değişmeyen travertenleri, termal suları, antik kentleri ve birçok efsanenin başrolü. Mitolojide tanrıçaların güzelleşmek için şifalı sularda yüzdüğüne inanılıyor. Dönüş yolunda Serinhisar leblebisi almayı, Tavas pidesi tatmayı, Bayramyeri’nde Denizli kebabıyla bayram yapmayı unutmayalım.

◊ Fantastik üçlü Bozdağ, Spil, Denizli Kayak Merkezi... Olası bir kar yağışında hemen Bozdağ’a koşulur, yok yağmazsa dağ havasına mest olunur. Alternatifi Manisalı Spil olur. Spil’in orman köşkleri eş dost, cümbür cemaat bu mevsim pek güzel olur. En iddialısını en sona sakladım. Denizli Kayak Merkezi, Ege’nin en büyük kayak merkezi olma unvanıyla başköşeye oturur. Sezon açıldı. 9 pistiyle amatörlerin, profesyonellerin, kayakçıların, snowboard’cuların gözdesi olur.

Kendimize not!
◊ 20 Ocak’ta yine çiçeğiz, yine güzeliz, yine Karaburun’dayız: Karaburun Nergis Festivali için geri sayım başladı. (20 Ocak)
◊ Bir çiçek festivali de Datça’dan: 8–10 Şubat’ta Badem Çiçeği Festivali için şimdiden programlar yapılsın...

Yazının devamı...

Son dakikacılar için Ege’nin yılbaşı rehberi

İLK DURAK İZMİR
Dolu dolu program arayanlar Swissotel Büyük Efes’e... Balo Salonlarında Fatih Erkoç, Agean Band var... Equinox, Aquarium ve Sky Bar’daki programlar da kaçmaz, kaçırılmaz...
Yılın yorgunluğunu atmak, termalde takılmak... Akşam da eller havaya yapmak isteyenlere Kaya Termal’in bir yanında Altay bir yanında Seyyal Taner ve Kurtalan Ekspress’le Yılbaşı Gazinosu... Eğlencesi, coşkusu, dinlencesi bonusu...
Şehrin eğlencelisi 360 lezzete ve eller havaya doymak isteyenler için iş başında... Kokteylle karşılama, sushilerle, çıtır ördek ravioli, asma yaprağında miso somonla doyma, club’da coşma...
Deli dolu lezzetler, deli dolu eğlence deyince akla hemen onun adı gelir... Lezzetle, eğlenceyle, 45’liklerle deliliğe vurmak isteyenlere Delinin Sofrası önerilir.
İzmir lezzet ve keyif bahçesi... Her daim klasiği La Cigale’in menüsü güzel, müzikleri güzel... Yeni yılda 80’ler, 90’lar en güzel...
Meyhane Piero’nun lezzetiyle, sıcaklığıyla yeni yıla girmek isteyenler... Piero’nun bingosu DJ performansı...
Alsancak’ın tazeleri, gözdeleri Grigio Lounge, Baci ve Kitchen Lab “Hodri meydan!” diyor. “Tebdili mekânda ferahlık vardır” diyenleri bekliyorlar.
Bir ihtimal daha var... O da Gündoğdu Meydanı... Mekânlara tıkılmak istemezseniz meydanlar, sokaklar, Kordon sizi bekler... Hem de ne büyük coşkuyla, sevinçle, sohbetle, muhabbetle bekler...

LEZZETLİ İKİLİ URLA–GÜZELBAHÇE
Kalbimizi, damaklarımızı fetheden... Yeni bir soluk, yeni bir lezzet getiren Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi bir iddialı, pir iddialı...
Şarap severler, peynirden, şarküteriden vazgeçemeyenler... Butik olsun, bizim olsun diyenler... En butiğinden, en lezzetlisinden Mahzen ve Kiler, yılbaşında dostları bekler...
CANIMIZ CUNDA
Rotayı Kuzey Ege’ye çevirenler Mola Cunda’nın lezzetleri, canlı müziği, Cunda Luna’nın eğlence maratonu, Bay Nihat’ın fevkaladenin fevki menüsü sizi bekler... Seçin, beğenin, takılın... Ama mutlaka rezervasyon yapın.
Evde yılbaşı yapmak isteyenler Ayna Cunda’nın ‘Evde Yılbaşı Yemeği’ güzelliğini kaçırmayın. Sipariş için son gün bugün... Eşe, dosta afiyet, ziyafet yapın...

ROMANTİZM TAVAN: ŞİRİNCE
Açık ara en romantik iki öneri Güllü Konakları ve Nişanyan... Baş başa takılmak, romantizmi tavan yapmak isteyenlere...
BODRUM BODRUM...
Bodrum’un İspanya’ya şapka çıkartan İspanyolu La Pasion By Neco, yılbaşı menüsü ve müzikleriyle misafirlerine şapka çıkartmaya hazırlanıyor. Sıkı durun on numara tapaslarıyla La Pasion geliyor.
Sezonun sıkılarından, Instagram’ın aktif simalarından Avlu Bistro Bar bizden ve içtenliği ile yılbaşına Hızır gibi yetişiyor. 


Marina Yacht Club’un hareketi, bereketi yılbaşında da hız kesmiyor. Meze çeşitlerinden deniz mahsullerine, deniz mahsullerinden dünya mutfağına menüde yelpaze geniş, lezzet geniş... Bir de müzik var ki değmeyin keyfinize.
OLUR OLUR BAL GİBİ OLUR FOÇA
Foça’nın çiçeği burnunda İtalyanı Rosole Ristorante Italiano ilk yılbaşı mönüsü ile karşınızda... Foça kaçamağı yapmak ve İtalyan takılmak isteyenlere duyurulur...
Eskinin Saka’sı şimdinin Aheste’si...
Hesabına değil lezzetine bayılmak isteyenlerin adresi. Yılbaşı menüsü değerlendirilesi...
HER MEVSİM
BAŞKA, YILBAŞINDA
BAMBAŞKA ALAÇATI
Ev sıcaklığıyla Insula hep gözde, en gözde... Tam tekmil yılbaşı mönüsüne Son Dakika Band’in canlı performansı eşlik ediyor.
Kalbimizin ve Alaçatı’nın en güzel köşesi Köşe Kahve... Lezzetiyle, samimiyetiyle yılbaşının da başköşesinde...
Cin by Göz’de yılbaşı maratonu bugün başlıyor. DJ performansları tabii ki dört gözle bekleniyor.
Yeni yılı kutlu, mutlu ve dutlu olsun isteyenler Dutlu Kahve’de buluşuyor. Bol mezeli menüyle DJ performansı pek güzel gidiyor.
Yeni yıldan bir tatlı huzur almak isteyenler Şişarka’da fasıl var, nostalji var, eski yıla veda, yeni yıla merhaba var diyorum... Başka söze gerek duymuyorum.
Sezonun tazelerinden Morah yılbaşında “Biz de varız!” diyor. Menüsü, eğlencesi pek bir iştah kabartıyor.
Alaçatı kalabalığından fersah fersah kaçanlar... Evli, mutlu, çocuklular... Sade, sakin takılanlar... Butik değil büyük otelcilere... Bir de SPA keyfi patlatmak isteyenlere dolu dolu programlarıyla Radisson Blu, Boyalık ve Ilıca Otel...
Otel demişken bu otel başka otel... Bu otel yetişkin otel... The Stay Otel... Yılbaşı partisi, lezzet fırtınası ve Dj’leri ile yine başka, bambaşka...
Ve tabii ki sokak partisi... Gençlere, ruhu 18’liklere, merak edenlere her şeye rağmen Alaçatı sokak partisi derim... Safları sıklaştırmanızı, kalabalıkta kaynamamanız için şiddetle öneririm.

 

Yazının devamı...

Aralıkta İzmir başkadır

Geçen sene 10 Aralık’ta kadına şiddet ve cinsiyet eşitsizliğine hayır demiş, hep beraber İzmir’i turuncuya boyamıştık. O renk büyüdü, serpildi ve ‘Turuncu Dernek’ oldu. #izmirituruncuyaboya kampanyaları bu yıl da kaldığı yerden devam ediyor; mağazalar, işyerleri, evler, balkonlar yine boyanıyor. Üstünüz başınız olur, saçınız tırnağınız olur, siz de ucundan köşesinden turuncuya dokunun. Unutmadan, bugün 14.00’te Ticaret Odası’nda Turuncu Konuşmalar etkinliği var.

Hiç Lokanta ve Tadım Atölyesi yedi ay önce hayatımıza bir girdi, pir girdi. Mevsimsel ve değişken ‘yeni Urla mutfağı’ mönüsüyle; gastronomi, tasarım, sinema ve sanata dair atölyeleriyle kalbimizi fethetti. Kendi tasarımları seramik tabaklar, bardaklar gözlerimizi şenlendirdi. Meşhur etkinliklerine gelince... 20 Aralık’tan başlayarak gazeteci-yazar Nedim Atilla’yla ‘Yönetmenin Sofraları’, iki haftada bir perşembe günleri ‘Lezzetli Film Geceleri’ var. Aromaterapi ve mikro yeşiller atölyelerinin eli kulağında. İsteğe bağlı düzenlenen zeytinyağı tadım ve kombucha atölyelerini de unutmayalım. Kaçırmamak için Instagram’da @hicoliveoil hesabını takibe alın.

Adı Mahzen ve Kiler. Biraz şarküteri, biraz restoran; çokça lezzet, biraz da müzik... Şahane tapas, peynir, özel et, sosis, kendi fırınlarından pizza, şarap... Ve tabii etkinlikler: Her çarşamba ve cuma 20.00’de caz gecesi var; şarap-peynir tabağı gecenin değişmezi. 9 Aralık Pazar ise suşi ve şarap günü. Daha fazlası için Instagram hesapları
@mahzenvekiler’i takipte kalın.

- İzmir Fransız Kültür Merkezi’nin gelenekselleşen Yeni Yıl Pazarı, 13-15 Aralık’ta 13.00-20.00 saatlerinde. Dolu dolu 50 stanttan hediyeler alınsın, yeme-içme noktaları da unutulmasın. Çekilişlere katılınsın, Noel Baba ve Noel Anne’yle selfie pozları verilsin. Bu kadarla da kalmıyor etkinlikler. 13 Aralık’ta So Soul Band’le coşulsun; 14 Aralık’ta ‘Fındıkkıran Balesi’, 15 Aralık’ta ‘Beyaz Diş’ film gösterimleri unutulmasın...

- EÇEV’e (Ege Çağdaş Eğitim Vakfı) katkı, eğitime destek vermek isteyenler, rotanız Atölye 64/A’daki Yeni Yıl Pazarı olsun. 21-22 Aralık tarihleri ajandaya not alınsın.

- Yeni yıl öncesi ruhuma gıda olsun diyenler 19 Aralık’ta Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde buluşsun. Olten Filarmoni’nin Yılbaşı Özel Konseri kaçırılmasın.

 

 

Yazının devamı...

En İzmirli 8 ses


Hiçbir topuk tıkırtısı bu kadar davetkâr çalamaz!

Sezen Aksu’nun sözüne, müziğine, sesine sağlık. İşte bu, İzmirli kadınların ayak sesleri. Sadece güzelliğin değil zekânın, yeteneğin, yaratıcılığın, iletişimin, girişimciliğin, sıcaklığın, samimiyetin, özgüvenin, özgürlüğün, özgünlüğün ayak sesleri... İzmir’de kulağınıza çalınacak, oradan da kalbinizi, aklınızı çalacak en güzel tıkırtı...

Biraz vapur, biraz martı

İki yaka arası yol alırken, Karşıyaka’dan Alsancak’a, Pasaport’a, Konak’a uzanırken... Kordon’da tur atarken, güne başlarken, veda ederken... Gün ortasında aheste takılırken, her şeyi çok da kafaya takmazken İzmirlinin kulağındaki en güzel müzik... Gevrek-ayran, tulum-boyozdan sonra en iyi İzmirli ikili.

Kot lazım mı kardeşim?

Daha ‘Kemeraltı’ bir cümle olabilir mi? Olmaz, olamaz, imkânsız! Kemeraltı’nda yürümek sanat, o ‘kotçu’ları atlatmak başka bir sanat. Göz göze geldiniz mi yanarsınız; nasıl bir dil dökme şaşarsınız.

Fal bakayım ablama...

Kemeraltı’ndan Kordon’a geçelim. Bir Kordon klasiğidir, fazla da direnmeyelim. ‘Fala inanma, falsız kalma’yı kulaklara küpe edelim. Yumuşak tonlarda geçiştirerek, hızlı adımlarla olay yerini terk edelim. Bunun bir de “Allah sevdiğine kavuştursun; gül vereyim dünya güzeline, Şanzelize güzeline” versiyonu var ki aman diyelim...

Geliyom, gidiyom, n’apıyon?

İzmirli, Fizan’a da gitse kendini, dilini, memleketini belli eder. ‘R’leri doğduğuna, doğacağına pişman eder. Sakın düzeltmeye kalkmayın; bir İzmirlinin diline, ‘yom’una, ‘yon’una karışmak yürek ister.

Vaar midye! Çiğdemciii! Süt darı kaynamış!

Bir de ‘Geevriyooz’ var ki, o da ‘gevrek-boyoz’ demek. Her sabah afiyetle yemek gerek. Listemin favori sesleri, tabii ki İzmir’in en lezzetlileri. İzmir usulü midyesi, çekirdek değil çiğdemi, darısı namı diğer mısırı, çıtır gevreği, kat kat boyozu... Özetle ayaküstü ziyafeti garanti.

Kaf kaf kaf... Sin sin sin...

Mevzu en İzmirli sesler olur da içinde ‘Kafsin kafsin kaf’ olmaz mı? Hem de en fanatiğinden olur. Karşıyaka-Göztepe bir bakarsınız rakip, bir bakarsınız kardeş olur. Marşları dillere pelesenk olur.

İzmir’in dağlarında çiçekler açar...

Hep bir ağızdan yükselenini en sona sakladım. Miting, bayram, festival, şenlik olsun... Düğün ya da mezuniyet olsun... İzmir’in sadece dağlarında değil her yerinde, her zaman çiçekler açar. Gurur, özlem, minnet... Tüm güzel duygular ‘İzmir Marşı’yla pek iyi gider.

Bir de ses getirecek etkinlik...

İzmir Amerikan Koleji öğrencileri Galya Algranati ve Dünya Gürses’in girişimiyle düzenlenen TEDxGündoğduSquare,
9 Kasım’da Fransız Kültür Merkezi’nde İzmirlilerle buluşacak. Etkinliğin teması ‘Özüne Dön’. Birbirinden renkli, değerli konuşmacılarla, katılımcılarla içimize, köklerimize döneceğiz.
Ben de özümle, sözümle orada olacağım.
Kaçırmayın derim! ted.com/tedx/events/31106

 

 

 

 

Yazının devamı...

‘Zeytinin kalbi’nden bildiriyorum

Büyüdü, serpildi, toprağa kök, bize meyve verdi... Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri bu sene 14 yaşına girdi. Zeytin ağacı gibi ölümsüz olması dileğiyle... Dört gün sürecek etkinlikler, şenlikler dün başladı. Aklından, kalbinden Kuzey Ege geçenlere not; son gün 29 Ekim.
Hasat Günleri’nin bu seneki sloganı, ‘Zeytinyağı, sağlık kaynağı’. Öyleyse gereği yapılsın, şifası sayılsın: İyi kolesterolü yükseltiyor, damar sertliğini azaltıyor, yapısındaki antioksidanlarla kanserden koruyor, ayrıca bellek, bağışıklık, cinsellik, cilt ve eklem dertlerine deva oluyor.
Günün programı yoğun: Hasat etkinlikleri, gösteriler, sohbetler, söyleşiler; damaklara şenlik lezzetler; Prof. Dr. Güngör Uras Sokağı’nın açılışı; Zeytinyağı ve El Emekleri pazarları sayesinde Ayvalıklı üreticilerin ilk hasat zeytinyağlarıyla buluşma ve zeytinyağı temel tadım eğitimi... Yarın: ‘Zeytinyağı, Sağlık Kaynağı’ paneli ve ‘En İyi Çiftçi’ ödül töreni; Küçükköy Meydanı’nda ‘Zeytinli Şiirler’ dinletisi ve Zeytin Çekirdekleri konseri... Ve 29 Ekim: Cumhuriyet Bayramı kutlaması ve ‘Denizden Ayvalık’ tekne turu...
Rehberimiz Saffet Emre Tonguç sayesinde bir başka Ayvalık’la tanıştık. Zeytinle, zeytinyağıyla, hasatla 80 yıllık deneyimin, birikimin mirası Kristal Yağları’nın izinde buluştuk, hayatımıza bir de fabrika ve zeytin bahçesi deneyimi kattık. Markanın bölgeye özgü bir lezzeti de var: ‘Meraklısına Özel Ayvalık Sızması’.
Bereketine kuvvet... Ayvalık’taki zeytin ağacı sayısı 2 milyon 250 bin olmuş. 2 milyonunu Ayvalık tipi zeytin ağacı oluşturuyormuş. Doğal yaşamındaki ağaçların tümü çevre koşullarına dayanıklı yabani zeytin ağacı ‘delice’den aşılanmış.


Kaliteli zeytinyağına giden yol
Ayvalık’ta üretilen zeytinyağının başrolünde ‘natürel sızma’ var. Meyve aroması ve nefaset bakımından yoğunluğuyla ön planda. Sahip olduğu olumlu duyusal ve kimyasal özellikleri kalitesini uzun süre korumasını sağlıyor.
Sofralık zeytinlerin işlemesi genellikle doğal yollarla yapılıyor. Yeşil ve siyah zeytin üretimi eşit oranda.
Kaliteli zeytinyağına giden yol nereden geçiyor? Ayvalık zeytinyağının dünyada hak ettiği yere gelmesi için canla başla çalışan Genel Müdür Christopher Dologh’tan öğreniyorum ki her şeyin başı kaliteli zeytin. Zeytin alınırken önce yağlanma seviyesine bakılıyor. Uygun yağ seviyesine gelen zeytinler toplatılıp fabrikaya getiriliyor ve aynı gün sıkım yapılıyor.
Bu arada, ‘Üreticileri Geliştirme ve Bölgesel Lezzetleri Koruma Projesi’ tam yol devam! Üç yıl önce başlayan projenin amacı üretici ve yağhanelerle birebir iletişime geçmek, doğru üretim için bilinçlendirmek, eğitmek. Ve tabii Türk zeytinyağının kalite çıtasını yükseltmek, yerel lezzetleri korumak, yok olmaya yüz tutanları kurtarmak...

 

Yazının devamı...