KEŞFET
EN İYİLER
ROTA

Uygulamada okumaya devam et.

Yeşille mavinin dansı: Altınoluk

Huzurun, doğal yaşamın ve temiz havanın doruklarını yaşayabileceğiniz şirin mi şirin bir belde Altınoluk…  Kazdağları’nın eteklerinde yeşille mavinin buluştuğu bir cennet. Alpler’den sonra dünyanın en yoğun oksijenine sahip. Yılın 365 günü yemyeşil bir doğaya sahip. Her köşesini karış karış bilsem de, her yaz gitmekten vazgeçemiyorum. Yine düştüm yollara… İşte size Altınoluk gezi rehberi…

Dila ÖZDOĞAN / Instagram: @dilaozdogan

Doğal su kaynakları, bol oksijenli havası ve flora (bitki örtüsü) zenginliğiyle ülkemizin en önemli hazinelerinden biri Altınoluk… Şehir hayatının yoğunluğundan, gürültüsünden ve kirliliğinden yorulduğunuzda kaçıp gelinebilecek en güzel yer. Buraya ilk defa altı aylıkken annemin karnında geldim. 22 yıl boyunca her yaz gittiğim sahil kasabasında gözlemlediğim en önemli şey asla değişmemiş olması. Artık keşfedilmeyen çok az yer kaldı. Altınoluk, bilinen bir yer olduğu halde yıllardır dokusunu korumayı başardı. Her yer ferah, her yer sakin… “Burada yaşasam ömrüm uzar” diyebileceğim nadir yerlerden.




Gözleme yemeden olmaz

Altınoluk küçük bir yer olduğu için çok fazla görülecek şey yok. Ancak köye çıkmadan dönmemelisiniz. Köy, denizi ve kenti tepeden gören bir konumda. Altınoluk sahilleri tüm ihtişamıyla gözlerinizin önünde… Burada kendinizi doğanın kollarına bırakın ve mis gibi havayı ciğerinize çekin. Özellikle gözlemenin tadına bakmalısınız.




O kadar lezzetli ki, sanırım yapan teyzelerimiz içine sevgilerini katıyor. Ayrıca gözleme yapan çay bahçeleri dışında, bir sürü sokak tezgâhı da bulunmakta. Tezgâhlarda, ev yapımı reçeller, şifalı bitkiler ve zeytinyağı satılıyor.



Üstelik tezgâh sahipleri ürünlerden satın almasanız bile sizinle sohbet etmek için can atıyor. Buradan ayrılırken mutlu hissedeceğinize eminim.

Ne ararsan var

Bir tatil beldesine gelindi mi çarşısı dolaşılmadan dönülmez. Altınoluk çarşısı rengârenk, cıvıl cıvıl. Hediyelik eşya satan sokaklarında dolaşırken adeta kendinizi kaybedeceksiniz. Tezgâhlarda sıra sıra dizilmiş taze çiçeklerden yapılmış taçlar, kolyeler, özel taşlar ve magnetler en çok satılan hediyelik eşyalar.




Çarşının bir ucu bu dükkanlarla kaplıyken diğer ucu dondurmacılarla dolu. Benim için dondurma denince akan sular durur. Hele ki, taze süt ve meyveden yapıldı mı değmeyin keyfime. Burada dondurma yiyince sanki gerçek meyve yiyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Altınoluk’ta dondurma yemenin usulü sahilin sonuna gelmeden dondurmayı bitirmek. Ama sahilin büyüsüne kendinizi öyle bir kaptırıyorsunuz ki bu pek mümkün olmuyor.



Altınoluk’a geldiğimde özüme dönüyorum, hiç olmadığım kadar kendim oluyorum. Çocukluğuma dönüp ve büyümemiş olmayı istiyorum. Burası benim için farklı, benim için özel. Burada gökyüzüne çıkabiliyorum, kuşlarla konuşabiliyorum, denizin anlattıklarını dinleyebiliyorum.



Kendime daha merhametli, daha neşeli, daha sevecen, kibar, daha empati dolu bir dünya yaratıyorum. Kediler, köpekler, papağanlar ve hatta horozlarla birlikte paylaşılan bir ömür olduğunu hatırlıyorum. Her yaz ayrılırken seneye tekrar gelebilmeyi diliyorum. Bir tatlı huzur alıp evime geri dönüyorum. O da bana bütün kış yetiyor.

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

Eylül bitmeden son çıkış: Ege’de ekonomik tatilin 6 adresi
Yaşam süresi en uzun şehir olan Giresun'a yatırım yapmak için 5 sebep
Fen Bilimlerinde başarılı bir kariyer için Lisansüstü eğitimin 4 olmazsa olmazı!
Kariyerinizde fark yaratacak bir lisansüstü eğitiminin şifreleri…
İstanbul’da üniversite kazananlara 10 adımda öğrencilik rehberi

EN SON HABERLER

  1. Son yamyamların izinde
  2. Uçaklar mikrop yuvası mı
  3. Prens Adaları’nın en iyi 10 oteli
  4. En lezzetli festival başlıyor
  5. Benim için mutluluk eşittir her ay bir ülke
  6. Kaçırılmaması gereken fırsatlar
  7. Sen Nehri kıyısında 36 saat
  8. Bir gezginin gözünden Suriye...
  9. Güneşe “merhaba” demek için Nemrut’a…
  10. Komşu'nun en gözde adası: Mikonos